Manisa’nın ekmeği sanayiden... Sanayi durursa şehir ne yapar?

Abone Ol

​"Korktuğumuz başımıza mı geliyor?" deyimi gerçek mi oluyor?
​Felaket tellallığını hiç sevmiyorum, yapanları da sevmem; ama bazen görünen köyü işaret etmek lazım. 1990'lı yıllardan 2002 yılına kadar krizlerle geçen bir süreç vardı, hatırlarsınız. Çok sayıda kişi işsiz kalmış, Manisa Organize Sanayi Bölgesi (MOSB) belki de en zor dönemlerinden birini geçirmişti. Daha önceleri işçilerle dolup taşan duraklar boş kalmıştı. Bu durum tam bir sosyal patlamaydı.
​AK Parti'nin iktidara gelmesiyle birlikte sorun yavaş yavaş çözülmeye başladı. Türkiye'nin ihracatındaki artış fabrika sayılarına yansıdı, istihdam edilen işçi sayısı her yıl arttı. Bu kısa özeti yapmamın nedeni, bugün geldiğimiz noktayı daha iyi anlatabilmek.
​Maalesef son bir yıldır Organize Sanayi Bölgesi’nde işler hiç de iyi gitmiyor. Başta Vestel olmak üzere birçok dev firma ve yan kuruluşları darboğaza sürükleniyor. Daha 1,5 yıl öncesine kadar ilçelere, köylere eleman aramaya giden firmalar; şimdi çalışanlarını ücretsiz izne ayırmak zorunda kalıyor. Yapılan tahminlere göre son bir yılda Organize Sanayi Bölgesi veya diğer sanayi bölgelerinde çalışan işçilerin yüzde 20'den fazlası işsiz kaldı. Bu rakamı olabildiğince iyimser bir seviyede tutmaya çalıştım; bana söylenenler çok daha vahim.
​İşin kötü yanı, bu oran her geçen gün artıyor. Manisa, bir "işçi şehri" olmanın sancılarını en ağır şekilde hissetmeye başladı. Manisa ekonomisini besleyen iki ana damar var: Birincisi sanayi, ikincisi tarım. Tarımın durumu malumunuz, ancak sanayi de hızla zayıflıyor. Bu geçici bir durum mudur yoksa mevcut sistemin getirdiği bir sonuç mudur, bilemiyorum. Ama şehir adına ufukta bizi bekleyen çok büyük bir tehlike olduğunu görüyorum.
​Vestel'in zor günler geçirmesi; yan sanayi kuruluşlarını, hatta o firmaların tedarikçilerini bile çok ciddi şekilde etkilemeye başladı. Diğer birçok firma da aynı daralmayı yaşıyor. Arçelik Grubu zarar açıkladı. Onlarca firma küçülme kararı aldı, bazıları vardiyaları iptal etti, bazıları ise işçileri zorunlu izne çıkarıyor.
Bazıları satıldı, kapanma ihtimali olanlar var.
İşten çıkarmalar ise ne yazık ki devam ediyor.
​İşin Türkçesi şu: Süreç böyle devam ederse Manisa, önümüzdeki 2-3 ay içinde çok ciddi bir ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya kalabilir. Ki şu anda bile bu sıkıntının yansımalarını hissediyoruz. Acilen önlem alınması lazım. Ne yapılır, nasıl bir yol izlenir; o benim uzmanlık alanım değil. Ancak bildiğim bir şey var: Manisa sanayisi kötüye giderse alışveriş durur, şehir ekonomik olarak çöker. Yıllar içinde Manisa'ya gelen işçi göçü, bir sosyal probleme dönüşür.
​Allah korusun...
​Umuyor ve diliyorum ki bir an evvel başta Vestel olmak üzere tüm fabrikalar ve üretim tesisleri düzlüğe çıkar; OSB'lerdeki bacalar yine üç vardiya tütmeye başlar. Aksini düşünmek istemiyorum; çünkü Manisa öyle bir gemi ki, fabrikalar durduğunda şehirde yaşayan herkes, doğrudan veya dolaylı olarak bu durumdan etkilenir.
​Ve sonuçları gerçekten ağır olur...

{ "vars": { "account": "G-VRBJNBGKJB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }