Çin hükümetinin azot-potasyum karışımları ve üre başta olmak üzere kritik gübrelerin ihracatını askıya almasıyla birlikte küresel piyasalarda yeni bir kriz başlığı oluştu. 18 Mart 2026 tarihinde bildirilen kararın, Orta Doğu’da artan çatışmalar nedeniyle doğal gaz arzında yaşanan aksamalara bağlı olarak alındığı ifade ediliyor.
Gübre Fiyatlarında Sert Yükseliş
Küresel üre fiyatlarının çatışmaların başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 40 oranında arttığı, bu seviyelerin 2022 enerji krizinden bu yana en yüksek düzeye ulaştığı belirtildi.
Tarımda Verim Kaybı Riski
Uzmanlar, gübreye erişimde yaşanacak sıkıntıların özellikle mısır, buğday ve pirinç üretiminde verim kaybına yol açabileceğine dikkat çekti. Bu durumun küresel gıda arzını daraltarak fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturacağı kaydedildi.
Küresel Tedarik Zinciri Zorlanıyor
Çin’in ihracatı durdurma kararının, kendi iç gıda güvenliğini koruma amacı taşıdığı belirtilirken, küresel pazarlarda arz açığını derinleştirdiği ifade edildi. ABD başta olmak üzere birçok ülkenin gübre tedarikinde dışa bağımlı olması, alternatif kaynak bulmayı zorlaştırıyor.
Jeopolitik Riskler Etkili
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin, dünya genelinde deniz yoluyla taşınan üre ve amonyak arzının önemli bir bölümünü sekteye uğrattığı belirtilirken, gübre piyasasının giderek jeopolitik bir unsur haline geldiği değerlendiriliyor.
Kırkağaç Ziraat Odası Başkanı Emin Özarı da yaptığı değerlendirmede, yaşanan gelişmelerin tarımsal üretim ve gıda fiyatları üzerinde küresel ölçekte etkiler doğurabileceğine dikkat çekti.