Ergenekon soruşturması nedeniyle tutukluyken Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitiren eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu ile ilgili soruşturma sürüyor.
Geçtiğimiz günlerde dosyada feth-i kabir kararı alınmış, kabirden alınan örneklerle Kozinoğlu'na cezaevinde farklı bir ilaç verilip verilmediği araştırılmaya başlanmıştı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı genişletmiş; Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve emekli jandarma albay Hasan Atilla Uğur ile o dönem dosyayla ilgili takipsizlik kararı veren, sonraki yıllarda FETÖ'den ihraç edilen savcı Ali İşgören ve o dönem cezaevi savcısı olarak görev yapan, yine darbe girişiminden sonra FETÖ'den ihraç edilen Necip Doğan gözaltına alınmıştı.
Yıldırım ve Uğur hakkında bu sabah saatlerinde yaş ve sağlık durumları göz önünde bulundurularak ev hapsi kararı verildi.
Şüpheliler Ali İşgören ve Necip Doğan’ın, Sulh Ceza Hakimliği'ndeki işlemleri sürüyor.
"ŞÜPHELİ SIFATIYLA BURADA OLMAKTAN HİCAP DUYDUM"
Hasan Atilla Uğur, Silivri Adliyesi'ndeki işlemleri tamamlandıktan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada "Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük kahramanlardan olan, benim de koğuş arkadaşım ve silah arkadaşım, birlikte terörle mücadeleyi de üsteğmen rütbesiyle birlikte yapmış olduğumuz Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmesi neticesinde, tekrar soruşturma başlatılması üzerine buraya geldim" dedi.
Bu soruşturmanın en ciddi şekilde neticelenmesini gönülden arzu ettiğini vurgulayan Uğur şöyle devam etti:
"Bu konuda da kitaplar yazan, televizyon programlarında söyleyen bir emekli Türk subayıyım. Bu soruşturmanın açılmasını çok değerli ve önemli buluyorum.
Elbette ki bu soruşturmada şüpheli sıfatıyla burada olmak beni hicap duymama sebep oldu. Bundan dolayı üzüntü içerisindeyim ama çok yakın bir gelecekte gerçeğin anlaşılacağı ve özellikle Fethullahçı yapılanmanın o dönemde de, bu dönemde de hala bir takım faaliyetler içerisinde olduğunu belirlenmesi açısından bu soruşturmanın neticesinin ortaya çıkmasını çok değerli buluyorum."
Hasan Atilla Uğur, son operasyonda en dikkati çeken isimdi.
Kamuoyunda ilk olarak terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın 1999 yılında Türkiye'ye getirilmesinin ardından İmralı'daki sorgu sürecinde yer almasıyla tanındı.
Sonraki yıllarda ise gündeme Ergenekon soruşturmasında tutuklanmasıyla geldi. Uzun süre cezaevinde kalan Uğur, burada bir süre Kozinoğlu ile koğuş arkadaşlığı etti.
İlk yargılamada 29 yıl hapis cezası alan emekli albay, Yargıtay'da yeniden görülen davada beraat etti. Bu hüküm 2019 yılında kesinleşti. Şimdi ise Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüyle ilgili soruşturmada gözaltına alınmasına karar verildi.
Hakkında yakalama kararı çıkarılan Uğur'un Kıbrıs'ta olduğu anlaşılmıştı.
Hasan Atilla Uğur, KKTC Ercan Havalimanı'ndan kalkan uçakla saat 23.30 sıralarında İstanbul Havalimanı'na geldi ve gözaltına alındı.
KURTLAR VADİSİ SENARİSTLERİNİN İFADELERİNDE İSMİ GEÇMİŞTİ
Kurtlar Vadisi dizisinin senaristlerinden Raci Şaşmaz, soruşturmada kapsamında "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade vermiş ve ifadesinde Hasan Atilla Uğur'un ismi geçmişti.
Şaşmaz, sosyal medyada Uğur’un senaryoya müdahale ettiğine dair iddialarına ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı:
“Osman Sınav, Hasan Atilla Uğur ile ilk defa Deli Yürek Bumerang Cehennemi filminin çekiminde tanıştı. Diyarbakır’da jandarma bölgesinde yapılan çekimler esnasında jandarmadan izin almamız gerekiyordu. Osman Sınav, Hasan Atilla Uğur ile bu vesileyle tanıştı. Osman Sınav’ın ile Hasan Atilla Uğur arasında dostluk ilerledi. Sık görüşüyorlardı. Bu vesileyle ben de Hasan Atilla Uğur ile tanışmış oldum ancak hiçbir zaman benim kendisiyle bireysel bir ilişkim olmadı. Bizim senaryomuza kimsenin müdahalesi olmamıştır.”
"HİÇBİR SORU İŞARETİ BIRAKILMAYACAK"
Yürütülen soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından bilgilendirmelerde bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız." dedi.
Maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çalışmaların titizlikle sürdürüldüğüne işaret eden Gürlek, “Soruşturma kapsamında bugün; olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, eski cezaevi savcısı ve Kozinoğlu’nun iki koğuş arkadaşı olmak üzere 4 şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verilmiştir.” dedi.
İstanbul ve Ankara’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda 3 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığını bildiren Gürlek, “Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığımızın da katkısıyla, ölümün meydana geldiği gece yaşananlar, olayın ardından yürütülen adli işlemler, toplanan deliller ve önceki soruşturma süreci hiçbir soru işareti bırakılmayacak şekilde yeniden incelenmektedir.” açıklamasında bulundu.
Gürlek, aradan geçen süre ne olursa olsun; maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, sorumluların tespit edilmesi ve adaletin tecellisi için gereken bütün adli süreçlerin kararlılıkla yürüldüğünün altını çizdi.