Sosyal medya fenomeni Çağla Öz ile gerçekleştirdikleri düğünle gündeme gelen ve “Vanlı Kara Haydar” olarak tanınan Mehmet Fatih Tançalan hakkında yeni bir soruşturma başlatıldı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Maslak’ta bulunan bir sitenin otoparkına operasyon düzenlendi.
Emniyet güçlerinin iki araçta yaptığı aramalarda yaklaşık 934 milyon lira değerinde euro ve dolar ele geçirildi.
Araçlardan çıkan paraların dökümünün şöyle olduğu bildirildi:
-
20 bin adet 500 euro: 10 milyon euro
-
29 bin 300 adet 200 euro: 5 milyon 860 bin euro
-
3 bin 200 adet 100 euro: 320 bin euro
-
5 bin 200 adet 50 euro: 260 bin euro
-
7 bin adet 100 dolar: 700 bin dolar
PARALAR VALİZLERDEN ÇIKTI
Paraların ele geçirildiği araçlarla ilgili bir şüpheli gözaltına alınırken, söz konusu otomobillere el konulduğu bildirildi.
Araçların bulunduğu otoparkta çekilen görüntülerde, paraların valizlerin içinde tutulduğu görüldü.
Soruşturma kapsamında ele geçirilen milyonlarca liralık nakit paranın kaynağı, hangi mali hareketlerden elde edildiği ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanmasıyla bağlantısı araştırılacak.
KARA PARA SUÇLAMASIYLA TUTUKLANMIŞTI
“Vanlı Kara Haydar” olarak tanınan Mehmet Fatih Tançalan, sosyal medya fenomeni Çağla Öz ile Van’da gerçekleştirdiği düğünle gündeme gelmişti.
Düğünde kaydedilen görüntüler sosyal medyada geniş yankı uyandırmış, görüntülerin ardından soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan Tançalan, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçundan sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.
Devam eden süreçte Çağla Öz hakkında da tutuklama kararı verilmişti.
ALTINLAR ODUNLUKTAN ÇIKMIŞTI
Tançalan’ın düğün için kiraladığını öne sürdüğü altınlar ise bir evin odunluğunda bulunmuştu.
Valizde 66 bilezik, altın olduğu değerlendirilen zincir, döviz ve çeşitli ziynet eşyalarının yanı sıra cep telefonları ile Tançalan adına düzenlenmiş pasaport da ele geçirilmişti.
Tüm materyallere el konulurken, evin sahibi de gözaltına alınmıştı.
Tançalan savunmasında, düğünde takılan altınların “kiralık” olduğunu ve düğünün ardından iade edildiğini öne sürmüştü.
Kuyumcu ise bu iddiayı reddederek bir set ile iki kelepçe altının satıldığını ve buna ilişkin faturasının bulunduğunu savunmuştu.