Gökmen AYTAÇ - Yeni Yıla Erken Girdim

 Özel günler bende hep sıkıntı yaratmıştır… Hatta stres… Bir türlü bünye bu günlere alışamadı… Bu günlerde ne yapıyorsun derseniz. Kutluyorum… Kutluyorum ama… Aması hep bende kalıyor…. Önümüzde benim için yine stres dolu bir yılbaşı, ardından sevgililer g

Abone Ol

 Özel günler bende hep sıkıntı yaratmıştır… Hatta stres… Bir türlü bünye bu günlere alışamadı… Bu günlerde ne yapıyorsun derseniz. Kutluyorum… Kutluyorum ama… Aması hep bende kalıyor…. Önümüzde benim için yine stres dolu bir yılbaşı, ardından sevgililer günü, onun ardından da diğer günler… Günü belli olan, aylar öncesi  herkese pompalanıp kutlanmasını istenen, bizleri alışveriş çılgını yapan günler bunlar.

 Hoş yılbaşı biraz istisna. Bunu kabul ediyorum… Ama bu günlerde hediye alıp verme, kutlama yapmak bana haz vermiyor… Biliyorum belki yanlışım bu konuda, ama benim düşüncem bu… Senin için özel gün, ya da mutlu olduğun gün nasıl olmalı? Sorusuna da cevabım şudur… Hiçbir özelliği olmayan, bayram değil seyran değil bir günde bana yapılan sürpriz, ya da benim hatırlanmam bana daha özel gelir… Yani belli günlerde hatırlanmak yerine, beklemediğim bir anda hatırlanmak beni daha fazla mutlu eder. Hatta bu doğum günlerim içinde geçerlidir. Bizim ailede eşim Pınar hanım özel günleri sektirmez… Belki de doğrusunu o yapıyor… Bize de ona eşlik etmek kalıyor…

Bu kadar yazdık. Yılbaşında her halde evde olacağımı düşünüyorsunuz… Ama yanılıyorsunuz… Yılbaşı programımız tamam. Allahtan tamam.. Allahtan parayı peşin bayıldık… Yoksa 31 Aralık programını iptal etmeyi bile düşündüm de ondan. Neden mi? Şundan… Geçen Cumartesi günü öyle güzel bir yılbaşı partisine katıldım ki, muhteşemdi. Belki sevgili eşim yanımda yoktu… Belki biricik ve tek oğlum yanımda değildi… Onlarsız bir kutlama oldu belki… Ama süper oldu… Keşke onlarda yanımda olsaydı… Yanıma almadığım için bin kere pişman oldum… Bin kere kahroldum… Öylesine güzel bir yılbaşı partisi yaptık ki, öylesine eğlendik ki, öylesine mutlu olduk ki, tarifi imkansız…

Manisa Ticaret ve Sanayi Odası’nın bence Manisa’da 2011 yılına damgasını vuracak bir sosyal sorumluluk projesiyle yeni yıla girdim… Benim için 2012 başladı… 31 Aralık gecesi de kutlama yapacağım… Eşimle, oğlumla ve yakınlarımla… Ama bu duyguyu yaşar mıyım bilemem… Belki o gecede ellerim havada olur… Çalsın sazlar kıvamında olurum… Belki de halay başı olurum… Ama Cumartesi günü Manisa’da Çocuk Esirgeme Kurumu bünyesinde yer alan Sevgi Evlerinde minik yavrularla yaptığımız kutlama gibi olur mu bilemiyorum…  

Manisa Ticaret ve Sanayi Odası’nın ‘Bir dilek tut gerçek olsun’ sloganıyla Cumartesi günü Sevgi Evlerinde 0-12 yaş grubu çocuklarla birlikte yaptığı yeni kutlamasında emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.

 Manisa TSO  Başkan Yardımcısı Yaşar Coşkun, Yönetim Kurulu Üyeleri Gökmen Gökdede ve Banu Tatlıcıoğlu Sevimli’nin katıldığı kutlamada minikler hayal ettikleri hediyelere kavuştular… İşte o kavuşma anı müthişti. Ne yazılır, ne tarif edilir. Hakikaten yaşamak lazım… Bir oyuncak, bu kadar mı değerli olur? Bu kadar mı mutluluk verir… O gün bunu gördüm. Annelerin, babaların yurda bıraktıkları  o çocukların sevinçlerini görmenizi isterdim…

Siz siz olun, yakınlarınıza yılbaşında ya da özel günlerde ne hediye alacağım diye düşünürseniz, aklınıza bulunduğunuz ilinizdeki sevgi evlerinde yaşayan bu minik, sevgiye muhtaç çocuklar gelsin. Onlara hediyelerini alın, gidin teslim edin ve sizde benim yaşadığım duyguyu yaşayın… İnanın daha mutlu olacak ve yeni bir yıla daha bir umutla gireceksiniz.

Deneyin görün. Fazla bir şey kaybetmezsiniz…

{ "vars": { "account": "G-VRBJNBGKJB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }