Yüksek Mahkeme, işçinin ilk çalışma dönemine ilişkin yıllık izinlerini kullanmış ya da kullanılmayan izinlerin ücretini almış olmasının, ikinci çalışma dönemindeki yıllık izin süresinin belirlenmesinde önceki kıdeminin dikkate alınmasına engel olmadığına hükmetti.
Habertürk'ten Ahmet Kıvanç'ın haberine göre dava, aynı işverene ait iş yerinde 9 Nisan 2015-31 Aralık 2018 ve 1 Ocak 2019-10 Eylül 2021 tarihleri arasında aralıklı olarak çalışan bir işçi tarafından açıldı. İşçi, ikinci çalışma döneminde yıllık izin sürelerinin eksik hesaplandığını belirterek alacaklarının ödenmesini talep etti.
İşveren önceki dönemin tasfiye edildiğini savundu
İşveren, işçinin ilk çalışma dönemine ilişkin tüm alacaklarının ödendiğini, verilen aranın ardından yeni bir projede yeniden işe başlatıldığını savundu. İlk döneme ilişkin izin ücretleri ödendiği için ikinci çalışma dönemindeki yıllık izin süresinin sıfırdan hesaplanması gerektiğini ileri sürdü.
İstinaf işvereni haklı buldu
İş mahkemesi işçiyi haklı bulurken, Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf), ilk çalışma döneminin tasfiye edildiği gerekçesiyle işveren lehine karar verdi.
Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise İstinaf kararını hatalı bularak bozdu.
Yargıtay'dan emsal karar
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi esasa ilişkin gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:
"Davacının ilk dönem çalışmasında yıllık izinlerini kullanması veya kullanmadığı yıllık ücretli izinlerin ücretlerinin ödenmesi, ikinci çalışma döneminde hak kazandığı yıllık izin gün sayısının belirlenmesinde, ilk dönemdeki kıdemin dikkate alınmasını engellemez. Hal böyle olunca davacının ikinci çalışma döneminde hak kazandığı yıllık ücretli izin süresinin, ilk dönemdeki çalışma süresi de dikkate alınarak yazılı sonuca gidilmesi gerekir."
Yargıtay'ın bu kararı, özellikle EYT yasasından yararlanarak emekli olan ve aynı iş yerinde çalışmaya devam eden işçilerin izin haklarındaki tereddütleri tamamen ortadan kaldırdı.