Asayiş

Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası’nda il başkanları görevden alındı

Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası’nda genel başkanın yönetim anlayışına tepki gösteren ve olağanüstü genel kurul talebinde bulunan il başkanları görevden alındı.

Abone Ol

Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası’nda genel başkanın yönetim anlayışına tepki gösteren ve olağanüstü genel kurul talebinde bulunan il başkanları görevden alındı. Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası Manisa İl Başkanı Zülfiye Özcan, ayrıca başka il başkanları Serkan Günaydın, Numan Bayca, Nezir Danış, Yunus Terzi, Şifai Kaya, Emre Özdemir görevden alındı.Yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Sendikamızda son günlerde yaşanan gelişmeler, demokratik bir seçim talebine nasıl tahammülsüzlükle karşılık verildiğini açık biçimde ortaya koymuştur. Sandıkla çözülmesi gereken bir mesele, görevden alma ve itibarsızlaştırma yöntemleriyle bastırılmaya çalışılmıştır. Bu nedenle kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve yaşananları açık biçimde ortaya koymak zorunlu hâle gelmiştir. Sendikamızın 165 üst kurul delegesinin 91’i genel başkanın son dönemde benimsediği üslup ve yönetim anlayışına yönelik ciddi rahatsızlıklarını dile getirerek, sendika tüzüğünün kendilerine tanıdığı açık ve meşru hakka dayanıp olağanüstü seçim talebinde bulunmuştur. Delegelerin seçim istemesi sendikal demokrasinin en doğal ve en meşru mekanizmasıdır. Ne var ki bu demokratik talep karşısında sağduyu gösterilmemiş; aksine sendika içinde gerilimi artıran, ayrıştırıcı ve hedef gösteren bir dil tercih edilmiştir. Yapılan açıklamalarda farklı düşünen sendika yöneticileri ve üyeleri için “fitne grubu”, “çapulcu”, “şerefsiz” gibi ifadelerin kullanılması, sendikal kültürle bağdaşmadığı gibi kabul edilemez bir üslubun da göstergesidir. Bu süreç devam ederken genel başkan, kendisini eleştiren ve demokratik seçim talebini dile getiren 10 il başkanını herhangi bir yönetim kurulu kararı dahi olmadan bir hafta sonu görevden almıştır. Bu açık tasfiye girişimi bununla da sınırlı kalmamış; sosyal medya üzerinden yapılan açıklamalarda “Bana Anıtkabir’e gitme diyenleri, bayrak konuşma diyenleri, Mustafa Kemal Atatürk paylaşma diyenleri ve PKK’ya terörist deme diyenleri görevden aldık” şeklindeki ifadeler kullanılarak son derece ağır ve mesnetsiz ithamlarda bulunulmuştur. bu ifadelerle görevden alınan il baskanları kamuoyu nezdinde karalanmaya ve itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştır. Buradan açıkça ilan ediyoruz: Bizler bu ülkenin bayrağını, Cumhuriyetini ve Mustafa Kemal Atatürk’ünü baş tacı eden; hayatını bu devletin çocuklarını yetiştirmeye adamış eğitimcileriz. Vatanına, bayrağına ve Atatürk’e bağlı il başkanlarını terör imasıyla toplum önünde hedef göstermek, siyasi ve ahlaki açıdan kabul edilemez bir sorumsuzluktur. Toplantılarda irade ortaya koyamayan bazı genel başkan yardımcılarıyla birlikte alınan bu kararlar daha sonra “illerimizde başarısız olduğumuz” gibi gerçek dışı gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışılmıştır. Oysa gerçek herkesin bildiği kadar açıktır: Mesele başarı ya da başarısızlık değildir. Asıl mesele eleştiriye tahammül edemeyen bir anlayışın demokratik talebe sandıkla değil tasfiye ile cevap vermesidir. Vatan sevgisi üzerinden yapılan bu çirkin ve mesnetsiz ithamları kesin bir dille reddediyoruz. Bu ülkenin bayrağına, Cumhuriyetine ve Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılığımızı kimseye sorgulatmayacağımızı kamuoyunun bilgisine sunuyoruz. Alınan bu kararların doğrudan genel başkanın iradesiyle gerçekleştiği açıktır. Bu kararlara imza atan genel başkan yardımcılarının da ortaya çıkan bu tablo karşısında siyasi ve vicdani sorumluluktan kaçamayacakları bilinmelidir. Unutulmamalıdır ki sendikalar hiç kimsenin şahsi mülkü değildir. Sendikalar üyelerin emeği, iradesi ve demokratik katılımıyla var olan kurumlardır. Hiç kimse sendikayı kendi iradesinin mutlak hâkim olduğu bir yapı gibi yönetemez. Bizler görevden alınan il başkanları olarak açıkça ifade ediyoruz: Mücadelemiz makam ve koltuk mücadelesi değildir. Mücadelemiz sendikal demokrasinin, üyelerin iradesinin ve kurumsal ahlakın korunması içindir. Görevden alınmış olmamız demokratik ve hukuki mücadelemizin sona erdiği anlamına gelmez. Bu sendika hiç kimsenin şahsi malı değildir; üyelerinin emeğiyle büyümüş ortak bir kurumdur. Bizler de bu kurumun emek verenleri olarak var olmaya devam edeceğiz. Sendikamızı ayrıştırıcı dile, keyfi tasarruflara ve demokrasi dışı uygulamalara teslim etmeyeceğimizi; mücadelemizi hem sendika içinde hem de hukuk nezdinde kararlılıkla sürdüreceğimizi KAMUOYUNA saygıyla bildiririz.”

{ "vars": { "account": "G-VRBJNBGKJB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }