Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. M. Kürşat Evrenos, diyabetik ayağın diyabetin uzun dönemde sinirleri ve damarları etkileyebilmesi sonucunda ayakta ortaya çıkabilen yara, enfeksiyon ve doku kayıplarının genel adı olduğunu ifade etti. Tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilen diyabetik ayakta, yaranın erken dönemde değerlendirilmesinin önem taşıdığını belirtti.
Plastik cerrahi ne zaman devreye giriyor?
Diyabetik ayak yaralarında öncelikle kan dolaşımı, enfeksiyon ve yaranın mevcut durumunun değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Evrenos, gerekli hastalarda Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi'nin oluşan doku kaybının onarılması ve yaranın kapatılması sürecinde önemli bir rol üstlenebildiğini belirtti.
Hastanın durumuna göre tedavide yara temizliği ve cerrahi debridman, deri greftleri, lokal veya bölgesel flepler ile ileri vakalarda mikrocerrahi yöntemleriyle doku transferlerinin değerlendirilebildiğini kaydeden Evrenos, doku kaybının fonksiyonel ve estetik açıdan onarılmasının da tedavinin önemli aşamalarından biri olduğunu ifade etti.
Amaç yalnızca yarayı kapatmak değil
Rekonstrüktif cerrahide hedefin yalnızca yaranın kapatılması olmadığını vurgulayan Evrenos, mümkün olduğunca sağlam dokunun korunması, yaranın kapanmasının sağlanması ve ayağın fonksiyonunun korunmasının amaçlandığını belirtti.
Evrenos, uygun hastalarda doğru cerrahi yaklaşımın uzuv kaybının önlenmesine de katkı sağlayabileceğini aktardı.
Ayaktaki değişiklikler ihmal edilmemeli
Diyabetli bireylerde ayakta oluşan yaraların yanı sıra renk değişikliği, şişlik, akıntı veya iyileşmeyen lezyonların da ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Evrenos, bu tür durumlarda erken ve multidisipliner değerlendirmenin tedavi başarısı açısından önem taşıdığını ifade etti.
Diyabetik ayak tedavisinde doğru zamanda uygulanan doğru cerrahi yaklaşımın, ayağın fonksiyonunun korunmasında önemli bir adım olduğunu kaydetti.