Siyaset

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bir Tayyip Erdoğan gider bin Tayyip Erdoğan gelir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan, "Bizim tarihe bir borcumuz var, mazlumlara, yolda kalmışlara, ümmetimize bir borcumuz var. Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir. Biz bu hareketin içinde doğduk, büyüdük, vakti zamanı gelince dava taşını omuzladık. Allah'ın yardımıyla o dava taşını gücümüz yettiğince taşımaya devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Abone Ol
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.

AK Parti Gençlik Kolları’nın Kocaeli’de düzenlediği “Gençlik Şöleni”ne değinen Erdoğan, organizasyona ilişkin değerlendirmesinde, “Kocaeli’de muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında gençlere de seslenen Erdoğan, “Gençleri hafife alan bir hareketin başarı şansı yoktur. Gençlerin omuz vermediği bir mücadele zafere ulaşamaz, kalıcı olamaz. Sadece gençler için siyaset yapmadık, siyaseti gençlerle birlikte yaptık. Üstenci, kibirli, yargılayan ve gençleri tehdit eden söylemleri hiçbir zaman kapımıza yaklaştırmadık” dedi.

Erdoğan ayrıca, gençlerin sorunlarına yine gençlerle birlikte çözüm üretmeye çalıştıklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şu şekilde:

"Başörtüleri dolayısıyla üniversiteye alınmayan gençlerimizin meseleleriyle ilgilendiğimiz kadar, henüz ömrünün baharındayken hayatın zorluklarını göğüslemek zorunda kalan gençlerimizin dertleriyle de ilgilendik.

Dün olduğu gibi bugün de gençlerimiz yargılanmadan önce dinlenmeyi, yaftalanmadan önce anlaşılmayı bekliyor. Gençlerimiz, büyüklerinin sadece ders vermesini değil, kendilerine değer vermesini de istiyor. Biz işte bunu yapmanın derdindeyiz. Ön yargısız bir şekilde açık bir kalple gençlerimizi anlamaya çalışıyoruz. Gençlerimizi harflerle ayırıp, doğum yılına göre onları kategorize edenlerin bizim ne yapmaya çalıştığımızı kavramakta zorlanmaları gayet doğaldır.

Gençleri yolsuzluklarını örtmek için bir istismar aracı olarak görenlerin AK Parti'nin gençlerle kurduğu ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerekir. CHP Genel Başkanı'nın gençleri aşağılayan hezeyanlarının hiçbir kıymeti yoktur. Çünkü bırakın stadyumda 100 bin gençle şölen yapmayı, bunlar salonları bile doldurmakta artık zorlanıyorlar. Oradan oraya sürükledikleri CHP'li vatandaşlarımız da bunlardan umutlarını kesmeye, ortaya saçılan pislikler sebebiyle uzaklaşmaya başladı.

Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, seçmenini utandıran bir parti haline döndü. Gençlerimiz, nasıl bir ahlaksızlık batağına saplandığını çok net görüyor. Rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu bu ülkenin gençleri görüyor. Genel başkan dahil, CHP'nin rahatsızlığının temel sebebi işte budur. Varsın beyefendiler rahatsız olsun; biz gençlere güvenmeye, önlerini açmaya devam edeceğiz.

14 Mayıs seçimlerinin üzerinden üç yıl geçti. Önümüzdeki perşembe günü ise cumhurbaşkanı seçimlerinin ikinci turunun üzerinden üç sene geçmiş olacak. Meclisimiz ve hükümetimiz bu üç seneyi önceki dönemlerde olduğu gibi dolu dolu geçirdi. 14 Ağustos'ta AK Parti'nin kuruluşunun 25'inci yıldönümünü kutlayacağız. Artık çeyrek asrı geride bırakmış olacağız. Yaklaşık beş ay sonra da kesintisiz iktidarımızın 24 yılını dolduracağız. AK Parti ailesi olarak hem süre hem de Türkiye'ye kazandırdığımız eserler bakımından rekorlara imza atmanın haklı gururunu yaşıyoruz."

Erdoğan'ın konuşmasının ardından bir video izletildi. Video sonrasında Erdoğan, gençlerle 'dertleşeceğini' belirterek tekrar konuşmaya başladı:

"Kalbimle kelamım arasına perde koymadan açık yüreklilikle konuşmak istiyorum. Bugün gençlerle gönlümden geçenleri paylaşmak arzusundayım. Biz bu yola çıkarken, uzun bir yola çıktığımızın idrakiyle çıktı. Kimse bize 'kolay olacak' demedi. En başta karşımızda merhum Menderes'in talihsiz hatıraları duruyordu. Tehditler üzerimizde bir ağırlık olarak kendilerini hissettiriyordu. Kimilerimiz işkencelerden geçti, hapislerde yattı, partilerimiz kapatıldı, yok sayıldık, ötelendik, dışlandık. Hiçbir zaman korkmadık. Hiçbir zaman vazgeçmedik. Çünkü bu hareket, bir kişiye, bir gruba çıkar sağlama hareketi değildi. Bu hareket en başından itibaren millet davasıdır. Bu hareket, ümmet davasıdır.

"BİR TAYYİP ERDOĞAN GİDER BİN GELİR"

Kurulduğumuz andan itibaren partimizi saf dışı bırakmak, hükümetimizi yıkmak için darbe senaryoları yazıldı. Partimize kapatma davası açıldı. Muhtıralar, sokak hareketleri gördük. Yargı darbelerine, silahlı darbe girişimlerine, terör saldırılarına maruz kaldık. Huzur ortamını, ekonomiyi, demokrasiyi hedef alan nice saldırıların hedefi olduk. Bunlar halkımızın gördükleri. Görünmeyen nice saldırıyı atlattık. Neydi derdimiz? Boyun eğebilirdik, teslim olabilirdik, uyum sağlayabilirdik. 'Ağamsın' diyebilirdik. Rahat yataklarımızda günümüzü gün edebilirdik. Bizden önceki pekçok hükümetin yaptığı gibi rahatımızı bozmaz, riske girmezdik. Ama biz bunu yapmadık. Biz yollara düştük, hayalin peşinde koştuk.

Biz aşk ile millet davasına boynumuzu uzattık. Bu hareket köksüz bir hareket değildir, saman alevi gibi parlayıp sönecek bir hareket hiç değildir, bu hareket ta en başından itibaren millet, memleket, büyük Türkiye davasıdır. Bizim tarihe bir borcumuz var, mazlumlara, yolda kalmışlara, ümmetimize bir borcumuz var.

Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir. Biz bu hareketin içinde doğduk, büyüdük, vakti zamanı gelince dava taşını omuzladık. Allah'ın yardımıyla o dava taşını gücümüz yettiğince taşımaya devam ediyoruz. Biz üzerimizde milletin mesuliyetini taşıyoruz. Kimilerine bu kolay gelebilir. Mesuliyet makamında olmadan ahkam kesmek kolay. Hayallerle yaşamak kolay. Biz kolayı değil, zoru seçtik.

Biz çileyi, mücadeleyi seçtik. Kendi siyasi tarihim boyunca çok ihanet, çok nankörlük gördüm. Kusursuz değiliz. Elbette bizim de hatamız, eksiğimiz, yapmak isteyip de yapamadıklarımız vardır ve olmuştur. Şu bilinsin ki bir engeli aşmak için bin engelle mücadele etmek zorunda kaldık. Şimdi klavye kahramanları, AK Parti'nin açtığı yolda tesis ettiği iklimde refah ortamında ahkam kesiyor olabilirler. Siz hiç hayatınızda risk aldınız mı?

Bizim, hakkın ve halkın nazarında takdir edilmek dışında bir gayemiz yoktur. Milletimiz her seçimde bize takdirini ifade etmiştir. Ancak sevdiğimiz, saydığımız, itibar ettiğimiz, kendimizden gördüğümüz kimilerinin izan sınırlarını aşması açıkçası canımızı acıtmıştır. Bu yolculukta bu da var. Yola çıkarken bu sevdaya bunun da dahil olduğunu bilerek çıktık.

Bu yolda yalnız değilim, birlikte çok güzel işler yaptık. Çok güzel eserler kazandırdık. İnşallah 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakıy'yla yeni başarılara imza atacağız. Terörsüz Türkiye sürecimizi, ortak akılla menziline ulaştırmaya kararlıyız. İttifak ortağımızla da yeni yol, yöntem ve hamleleri etraflıca istişare ediyoruz."

{ "vars": { "account": "G-VRBJNBGKJB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }