Siyaset

CHP Lideri Özgür Özel'den sandık mesajı: "Bu milletin söyleyecek sözü var"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada, İBB davasına yönelik iddiaların büyük bölümünün iddianamede yer almadığını belirtti. Özel, “Bu milletin söyleyecek sözü var, sandıkta demokrasi tokadının en alâsını indirecek” ifadelerini kullandı.

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu.

İlk olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne düzenlenen operasyon ve Mustafa Bozbey'in tutuklanması hakkında değerlendirmelerde bulunan Özel, şunları söyledi:

"Bursa'daki fırsatçılıkla yarın yapılacak belediye meclis toplantısında Bursa'nın vermediği yetkiyle halkın iradesine çökecekler. İki kişiden birinin seçtiği belediye başkanı yerine bir kuklayı getirip israfa ve ranta devam etmek isteyecekler. Bundan sonra sözü yakaladığı ilk sandıkta Bursalılar söyleyecek."

İBB davasının ilk duruşma dönemi hakkında konuşan Özel, şunları kaydetti:

"Şu ana kadar atılan iftiraların yüzde 90'ı iddianamede bile yok. Yargılanmak değil yargılamak için iddianame bekliyoruz dememiz boşuna çıkmadı. İçeride, işin bir insani boyutu var. Biz oraya suçluyu aklamaya gitmemiştik. Hakikati aramaya gitmiştik. İddianame yanından bile geçmedi. Yok İBB'de parkelerin altına eurolar, dolarlar dolmuş. Bir sent çıkmadı, iddia dahi edilmedi. Var dedikleri görüntüler yok oldu, ses kaydı dediler duyulmaz oldu. Soruldu bu sorular, 'Söyleyenler, ben de öyle duymuştum, beni de yanıltmışlar, savcılığın bilgilendirmesiyle yaptık' dediler. Bundan sonraki süreçte mahkemenin yaptıklarının doğru analiz edilmesi lazım. Bu milletin söyleyecek sözü var. Sandıkta demokrasi tokadının en alâsını indirecek."

Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e şöyle seslendi:

"Kinî gözünü bürümüş, aldığı talimatla milletin iradesi üzerine yürümüş turpun küçüğüne sesleniyorum. Yaptığın görev, geçmişte yaptığın haysiyet cellatlığının üstüne mum dikme görevi değildir. Adam gibi yapacaksın Adalet Bakanlığını. O Adalet Bakanı'na söylüyorum. Silivri'de mahkemeye giden herkesin huzuru, güveni, saygılı bir dil kullanılması sana emanettir. Onların göreceği muamele bu Meclis'in komisyonuna geldiğin gün göreceğin muameleyi belirleyecektir."

Türkiye'de siyasî basıkların giderek arttığını vurgulayan CHP lideri, konuşmasına şöyle devam etti:

"Türkiye'de, rejimin tehdit gördüğü maalesef herkes tutuklu. En adını bildiğinizden, isimsiz kahramanlara kadar. 2026 yılında Türkiye'yi bir rejime tehdit olanlar için açık cezaevine, tutuk merkezine çevirdiler. Ekrem İmamoğlu da, belediye başkanlarımız, seçilmiş siyasetçiler, kıymetli bürokratlar da tutuklu. HDP'nin önceki eş genel başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ tutuklu. Türkiye'ye sandık kurup, oyla katılmaya karar vermiş Hatay'ın -yani Hatay'daki ilk oy, Türkiye Cumhuriyeti'ne katılma kararının oyudur- bu oyları kullanmış, demokrasiye inanmış, pırıl pırıl, hangi görüşten olursa olsun Hataylıların iradesiyle, son kullandıkları oyla yolladıkları milletvekili Can Atalay tutuklu.

Avukatlar; Selçuk Kozağaçlı'dan Mehmet Pehlivan'a kadar avukatlar tutuklu. İşçi haklarını savunan sendikacı Mehmet Türkmen tutuklu. Gazeteci Merdan Yanardağ, Alican Uludağ, İsmail Arı, Pınar Gayıp ve 17 gazeteci tutuklu Türkiye'de. Köyünü, doğasını, zeytin ağaçlarını savunan İkizköylü Esra... O İkizköy'ün kadın muhtarının ninesinden miras ağaçlarına sahip çıkan Esra Işık tutuklu."

CHP lideri Özel, Uşak'ta yaşanan gelişmeler hakkında ise şu ifadeleri kullandı

"Hiçbir olayın ahlâkî üstünlüğümüzü elimizden almasına ve çoğunluk enerjimizi kaybetmemize müsade edemeyiz. Uşak'ta yaşananlar hepimizi üzdü. Uşak üzüldü, CHP üzüldü, kadınlar üzüldü. Büyük bir devletin foto kameraman gibi kullanılması, Sabah gazetesine görüntülerin verilmesi iktidarın düşmüşlüğünü gösteriyor. Bunu not edelim ama ortaya çıkan mezvu var. Bu gerçek için biz özeleştiri yapacağız ve üzerimize düşeni yapacağız dedik. 12 hukukçu gitti görüştü, rapor verdi ve kesin ihraç talebiyle disipline sevk ettik. Üyeliğini askıya aldık. Bu iş böyle kalmazdı. Bir özeleştiri yaptık. Geçen cuma günü Uşak'ta belediye başkanvekilliği seçimi vardı. İki seçimde de CHP'li kadınlar seçilmiştir. CHP'nin kadınlardan özrü budur."

Özel, iktidarın 'terörsüz Türkiye' olarak isimlendirdiği süreçte demokratikleşme ile ilgili hiçbir adım atılmadığını belirterek şöyle konuştu:

"Barış ve kardeşlik gelsin istiyoruz. Suriye, İran ve Irak'taki Kürtleri de kardeş olarak görüyoruz. Buradaki Kürtlere savaş ve zulüm de istemiyoruz. O ülkelerde en iyi şartlarda yaşamaları gerektiği yönünden bu meseleye baktık hep. Süreç, komisyon konusunda bizi haklı çıkardı. İlk gün ne dediysek, bugün de o noktadayız. Aradan 1 yıl geçti, bir rapor yazıldı, altına herkes imza attı ve o raporun teminatı TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Bey. Ancak bir adım atılmadığı gibi Türkiye'de 13 belediyede kayyum var. Ahmetler göreve dönecekti dönemiyor. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ hâlâ cezaevinde tutuluyor. Bu pazar seçim olsa cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu hapiste tutuluyor.

Bu darbe rejimi, demokrasi ve adaleti sakat bıraktı. Biliyorlar ki adalet olsa suçlarından kaçamayacaklar, demokrasi olsa bir daha asla sandıktan çıkamaycaklar. Bu baskı ortamını aşmak ancak demokratların birlikteliği ile mümkün. Eğer başaramazsak güya meclis olacak ama hiçbir anlamı kalmayacak. Tasarlanmış seçimler ayarlanmış rakiplerle yapılacak. Sandığın önemi kalmayacak. O nedenle birlikte hareket etmek zorundayız. CHP'nin evinde yangın çıkarsa yangın apartmanı yakar. Ulu çınar yanarsa orman yanar. Geriye sadece gözyaşı kalır. Sözüm, dayanışmasını gösteren muhalefet partilerine elbet ama daha çok şu ana kadar yaşananlara 'bana bir zararı yok' diye kenardan bakanlaradır.

Muhalefet partilerini ziyaret etmeye başladık. Haftaya salı gününe kadar toplam 12 siyasi parti ziyareti planladık. İran savaşını, Türkiye dış politikasında yapılan yanlışları, ekonomi konusundaki önerilerimizi paylaşıyoruz. Bir siyasi etik yasası ile siyasetin finansmanı ve siyasetçilerin mal varlığının nasıl elde edildiğinin ispatını ortaya koyacak bir yasa çıkartılmasını istiyoruz. Ekrem İmamoğlu'na da kendime de güveniyorum. Bakanına ve kendine, mahdumuna güvenen çıksın karşımıza göreyim."

{ "vars": { "account": "G-VRBJNBGKJB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }