Asım USLU - Uzun Yaşamın Sırrı?...

Necmettin Erbakan, 84 yaşında Saadet Partisi’nin yeniden genel başkanı seçildi. Kimi güldü, kimi ağladı. Ağlayanlardan biri 77 yaşındaki Şevket Kazan, diğeri 75 yaşındaki Oğuzhan Asiltürk idi. Duruma anlık tepkilerle değil, geniş çerçeveden, olgul

Abone Ol

Necmettin Erbakan, 84 yaşında Saadet Partisi’nin yeniden genel başkanı seçildi. Kimi güldü, kimi ağladı. Ağlayanlardan biri 77 yaşındaki Şevket Kazan, diğeri 75 yaşındaki Oğuzhan Asiltürk idi.

Duruma anlık tepkilerle değil, geniş çerçeveden, olgulardan yola çıkarak bakmalıyız. Türk siyaset tarihini az-çok bilen bir kişiye bu gelişme hiç şaşırtıcı gelmemeli.

Ülkemizde iktidara gelenler, ki bunu derken, hem parti hem ülke iktidarını kastediyorum, genelde yaşça oldukça ‘deneyimli’ insanlardan oluşur.

İktidar ile yaş arasında bir ilişki var mı bilinmez. Buna bilimsel yanıt vermek zor. Ama en azından bizim ülkemiz için baktığımızda görüyoruz ki, ülke meseleleriyle ilgilenmek, siyaset labirentlerinde yaşamak insanın ömrünü uzatıyor sanırım.

Necmettin Erbakan 84 yaşında Saadet Partisi’nin yeniden genel başkanı seçildi.

Cumhuriyetimizin ikinci cumhurbaşkanı, Türk tarihinin ve Türk siyasetinin en önemli insanlarından İsmet İnönü 1972’de CHP başkanlığını kongrede seçim yenilgisiyle Bülent Ecevit’e bıraktığında 88 yaşındaydı.

Ölümünden bir yıl önce, 88 yaşında yeni bir seçim yarışına girmiş ve  koltuğunu o sırada 47 yaşında olan “genç” Ecevit’e bırakmıştı. Tabi koltuğunu da eşsiz nezaketi ve demokratik görgüsüyle, ceketinin önünü dahi ilikleyerek devretmişti.

Bilindiği gibi İnönü’nün halefi Bülent Ecevit siyasal yaşamı boyunca 5 kez başbakanlık yaptı. Son başbakanlık görevinden ayrıldığında 77 yaşındaydı ve 4 yıl sonra 2006 yılında 81 yaşında aramızdan ayrıldı. Eşi Rahşan Ecevit-Allah uzun ömür versin- 87 yaşında.

Süleyman Demirel, saltanatın kaldırılışının 2. yıldönümü olan 1 Kasım 1924’ de doğdu ve Türk siyasal tarihinde ismi, Türk tarihinin saltanatı en uzun süren kişilerinden Osmanlı Sultanı Muhteşem Süleyman ile özdeşleştirildi. 9. Cumhurbaşkanlığı görevini bitirdiğinde ve aktif siyasetten çekildiğinde 76 yaşındaydı. Şu an 86 yaşında.

Alparslan Türkeş 80 yıllık ömrüne askerlik, siyaset adamlığı ve hala korunup sahip çıkılan bir mücadele sığdırdı.

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Yalnız cumhurbaşkanlarına baktığımızda bile ilginç rakamlarla karşılaşıyoruz.
2. Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü 89 yaşında aramızdan ayrıldı.
3. Cumhurbaşkanımız Celal Bayar öldüğünde 103 yaşındaydı.
4. Cumhurbaşkanımız Cemal Gürsel 71 yıl yaşadı.
5. Cumhurbaşkanımız Cevdet Sunay 83 yaşında hayata gözlerini yumdu.
6. Cumhurbaşkanımız Fahri Korutürk 84 yaşında öldü.
7. Cumhurbaşkanımız Kenan Evren şu anda 93 yaşında.
8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal ani bir ölümle 66 yaşında hayata veda etti.
9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel 86 yaşında.
10. Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer asker veya siyasetçi olmayan tek devlet başkanımızdı ve şu anda 69 yaşında.

Şu anki Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül ise 1950 doğumlu.

İnsan ister istemez, keşke diyor, Atatürk bu kadar genç ölmeseydi…

57 gibi yukarıdaki sayılara bakınca küçücük görünen bir yaşta aramızdan ayrılmasaydı… “Atatürk bir 20 yıl daha yaşasaydı en azından” diyor insan, çok daha iyi bir dünyada yaşıyor olurduk. Bakın ‘dünyada’ diyorum, çünkü Atatürk, yalnız ülkemiz için değil tüm dünya için önemli bir değerdi, yaptıkları ve düşündükleri, tüm dünya tarafından saygı ve değer görüyordu. 2. Dünya Savaşı sonrası yeniden şekillenen dünyada da eminim onun düşünceleri ve bakış açısı çok belirleyici olurdu.

Ancak ne acı ki erken aramızdan ayrıldı. Üstelik, iktidara gelenlerin yukarıda verdiğim gibi bir yaşam ortalaması varken.
Bertrand Russell, 20. yüzyılın en önemli bilim adamlarından ve düşünürlerinden biridir. 1938’ de yayınladığı “İktidar” isimli eserinde, iktidar olgusunu enine boyuna inceler. İktidar olgusunun sosyolojide temel kavram olduğunu kanıtlamaya çalışır.
“İktidar aşkı” ndan söz eder Russell; insanlarda eşit dağıtılmamış olduğunu söylediği bu iktidar aşkının, iktidar olan ve bunu sürdürenlerde belirleyici özellik olduğunu iddia eder.

Der ki : “Genellikle iktidara geçme şansına en çok sahip olanlar, iktidara geçmeyi en çok isteyenlerdir.”  Tabi bu da beraberinde iktidarı en çok isteyenlerin, iktidar aşkına en çok sahip olanlar olduğu sonucunu getiriyor.

Elbette, iktidar aşkının insanları çok yaşattığını söylemek bilimsellikten uzak bir görüş olur.

Ancak “iktidar” olgusuna bu kadar kafa yorup yalnız bu olgu üzerine oldukça da etkili bir kitap yazan Russell’ın 98 yaşında öldüğünü de belirtmeden edemeyeceğim.

İnsan Mustafa Kemal gibi eşsiz bir önderin üstelik daha yapacak onca şeyi varken erkenden gitmesine üzülüyor ve yaşla ilgili tesadüfler de dikkat çekiyor.

Belki de iktidar, hayata tutunmanın aracı olduğu sürece, kişinin hücrelerini uyanık ve uzun ömürlü tutuyor, bu da insanın uzun yaşamına katkı sağlıyordur.

Evet Atatürk, iktidar sahibiydi ve iktidarı ölümüne kadar sürdü ama kanımca iktidar onun için bir tutamak değildi. Tam tersine özellikle son yıllarında kurtulmak istediği, kendisini sınırladığına ve kısıtladığına inandığı bir engeldi.

Tarih varsayımlarla ilgilenmez ama insan düşünmeden edemiyor, en azından yakın arkadaşları kadar yaşasaydı diyor, nasıl bir dünya olurdu?

Atatürk’ten 3 yaş küçük, yol arkadaşı, mücadele arkadaşı, İsmet İnönü 89 yaşında aramızdan ayrıldı.
Atatürk’le yaşıt olan Rauf Orbay 83 yıl yaşadı.
Atatürk’le yaşıt olan Refet Bele 82 yıl yaşadı.
Çocukluk arkadaşı Ali Fuat Cebesoy 86 yaşında öldü.
Başbakanlığını yapmış Celal Bayar 103,
Genelkurmay Başkanlığını yapmış Fevzi Çakmak 74,
Askerlik ve siyaset arkadaşı Kazım Özalp 88 yıl yaşadı.

Mustafa Kemal Atatürk 57…
İnsanın içi acıyor…

{ "vars": { "account": "G-VRBJNBGKJB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }