Ekonomi

Altın sert düşüşün ardından yükselişe geçti

Altın fiyatları, salı günü yaşanan yaklaşık yüzde 2'lik sert düşüşün ardından çarşamba günü yeniden yükselişe geçti.

Abone Ol

Altındaki toparlanmada ABD Hazine tahvil getirilerindeki geri çekilme etkili oldu.

Yatırımcıların odağında ise artık Fed'in Temmuz toplantısının tutanakları bulunuyor. Tutanakların, merkez bankasının önümüzdeki dönemde faiz politikasına ilişkin düşüncelerini daha net ortaya koyması bekleniyor.

Gözler faiz mesajında
Fed'in 28-29 Temmuz'daki Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısına ilişkin tutanaklar TSİ 18.00'de açıklanacak. Piyasa, özellikle faiz artırımını savunan üyelerin gerekçelerine ve toplantı sırasında oluşan görüş ayrılıklarına odaklanacak.

CME FedWatch verilerine göre yatırımcılar, Fed'in eylül ayında faizleri sabit tutma ihtimalini yüzde 64, faiz artırma ihtimalini ise yüzde 36 olarak fiyatlıyor.

ABD ekonomisinden gelen zayıf veriler, faiz artırım beklentilerinin önceki döneme göre gerilemesinde etkili oldu.


Daha güvercin bir Fed mesajı altın için destekleyici olabilir. Buna karşılık enflasyon ve faizler konusunda daha sert mesajlar, dolar ve tahvil getirilerini yukarı çekerek altın üzerinde baskı yaratabilir.

Tahvil faizlerindeki düşüş altına destek verdi
Altındaki yükselişin arkasındaki bir diğer önemli gelişme ABD tahvil faizlerindeki geri çekilme oldu.

ABD uzun vadeli tahvil getirileri, salı günü ulaştıkları yüksek seviyelerden geri çekildi. Son dönemde küresel tahvil piyasalarında yaşanan satış dalgası nedeniyle ABD, Japonya ve diğer büyük ekonomilerde uzun vadeli borçlanma maliyetleri yüksek seviyelere ulaşmıştı.

Tahvil faizlerinin gerilemesi altın açısından olumlu kabul ediliyor. Çünkü faiz getirisi sağlamayan altının yatırımcı açısından fırsat maliyeti azalıyor.

OANDA Kıdemli Piyasa Analisti Kelvin Wong da Fed'in faiz artırım beklentilerindeki düşüşün altın için destekleyici olduğunu belirtirken, artan mali endişelerin de değerli metal lehine çalıştığını ifade etti.

4.390 dolar aşılırsa...
Altında teknik görünüm açısından yatırımcıların izlediği en önemli bölgelerden biri 4.390 dolar seviyesi.

Cnbc-e'nin derlediği habere göre; FXTM Piyasa Araştırmaları Başkanı Lukman Otunuga, altının bu seviyenin üzerinde kalıcı bir kırılma gerçekleştirmesi halinde 4.505 dolara doğru yeni bir yükseliş hareketinin önünün açılabileceğini belirtti. Bu senaryoda salı günkü sert düşüşün ardından oluşan kayıpların önemli bölümünün geri alınması mümkün olabilir.

Ancak 4.390 doların altında kalınması halinde piyasanın yeniden satış baskısıyla karşılaşması ve hareketin bir süre daha dalgalı seyretmesi beklenebilir.

4.300 dolar kritik destek
Altında aşağı yönlü senaryoda ise 4.300 dolar seviyesi kritik önem taşıyor.

Otunuga'ya göre bu seviyenin altına inilmesi halinde satış baskısı güçlenebilir ve yatırımcıların karşısına 4.200 ile 4.150 dolar seviyeleri çıkabilir.

Dolayısıyla altının kısa vadeli görünümünde 4.300-4.390 dolar aralığı önemli bir karar bölgesi haline geldi. Bu bandın hangi yöne kırılacağı üzerinde Fed tutanaklarından çıkacak mesajların yanı sıra ABD tahvil faizleri ve doların seyri de belirleyici olacak.

İran ve Hürmüz Boğazı da fiyatlamayı etkiliyor
Altın piyasasının gündeminde para politikası kadar jeopolitik riskler de bulunuyor.

ABD Başkanı Donald Trump, salı günü İran ile herhangi bir görüşme yapılmadığını söyledi ve Hürmüz Boğazı'nın açık olduğunu savundu. Bu açıklamalar, İran'ın söz konusu kritik su yolundaki gemi trafiğinin kapalı olduğu yönündeki iddiasıyla çelişti.

Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler petrol piyasası üzerinden de altını etkileyebilir. Bölgedeki gerilimin artması güvenli liman talebini destekleyebilirken, petrol fiyatlarının yükselmesi küresel enflasyon beklentilerini artırarak faizler üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabilir.

Bu nedenle jeopolitik risk altın için hem doğrudan destek hem de dolaylı bir risk unsuru oluşturuyor.

Petrol yükselişe devam ediyor
Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatları da üst üste dördüncü seansta yükselişini sürdürdü.

Petrol piyasasında arz güvenliğine ilişkin endişelerin artması enerji fiyatlarını yukarı taşırken, bu gelişme küresel enflasyon açısından da yakından izleniyor.

Petrol fiyatlarının daha uzun süre yüksek kalması halinde merkez bankalarının faiz indirimlerinde daha temkinli davranması gerekebilir. Böyle bir tablo altın üzerinde baskı oluşturabilir.

Buna karşılık çatışma ve arz risklerinin büyümesi halinde güvenli liman talebindeki artış, altın fiyatlarında yükselişi destekleyebilir.

Gümüşte düşüş, platinde yükseliş
Altın dışındaki değerli metallerde ise farklı fiyatlamalar görüldü.

Spot gümüş yüzde 0,4 gerileyerek ons başına 63,03 dolar seviyesine inerken, platin yüzde 0,5 artışla 1.720,10 dolara yükseldi. Paladyum ise 1.289,45 dolar civarında yatay seyretti.

TD Securities, gümüş ve platin grubu metallerin 2027'nin ikinci yarısında daha destekleyici bir makroekonomik ortamdan faydalanabileceğini değerlendiriyor.

Enflasyon risklerinin azalması, doların zayıflaması ve taşıma maliyetlerinin düşmesi halinde bu metallerin altından daha güçlü performans gösterebileceği öngörülüyor.

{ "vars": { "account": "G-VRBJNBGKJB" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }