<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Manisa Haberleri - Manisa'nın Net Gazetesi</title>
    <link>https://www.manisahaberleri.com</link>
    <description>Manisahaberleri.com | Manisa'nın güncel, güvenilir, bağımsız yerel haber sitesi.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.manisahaberleri.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>manisahaberleri.com |  Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 20 May 2026 07:51:02 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Ebola salgını artarak devam ediyor ve aşısı da yok]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/ebola-salgini-artarak-devam-ediyor-ve-asisi-da-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/ebola-salgini-artarak-devam-ediyor-ve-asisi-da-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) Temsilcisi Anne Ancia, KDC'de görülen Ebola salgınıyla ilgili durumun "son derece endişe verici" olduğunu belirtti. Salgında can kaybı her geçen gün yükselirken, vaka sayısının hızla artması küresel endişeyi artırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ancia, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisinin haftalık basın toplantısına çevrim içi katılarak değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>KDC ve Uganda'da Bundibugyo virüsüne bağlı olarak görülen Ebola salgınına işaret eden Ancia, KDC hükümetinin, Ituri eyaletinde 8 vakanın doğrulanmasının ardından 15 Mayıs'ta salgın ilan ettiğini hatırlattı.</p>

<p><br />
Ancia, 12 Mayıs'tan bu yana Ituri'de olduklarını ve yetkililerle görüştüklerini aktararak, "Durum son derece endişe verici. Bu Ebola türü için ruhsatlı bir aşı veya tedavi bulunmuyor ancak destekleyici bakım hayat kurtarıcı." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enfeksiyon sayısı ve virüsün ne kadar yayıldığı konusunda önemli bir belirsizlik olduğuna değinen Ancia, 19 Mayıs itibarıyla Sağlık Bakanlığı tarafından 130'u "şüpheli ölüm" olmak üzere 500'den fazla "şüpheli vaka" bildirildiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>SAYI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR<br />
Eksiklikleri belirlemek ve gidermek için çalıştıklarının altını çizen Ancia, gözetim, temas takibi, test, klinik bakım ve sınır ötesi hazırlıkların ölçeklendirilmesini desteklediklerini vurguladı.</p>

<p>Ancia, "Hangi aday aşıların veya tedavilerin mevcut olduğunu ve bunlardan herhangi birinin bu salgında kullanılıp kullanılamayacağını inceliyoruz. DSÖ Teknik Danışma Grubu, hangi potansiyel aşılara öncelik verilmesi gerektiği konusunda daha fazla tavsiye sunmak üzere bugün toplanacak." ifadelerini kullandı.</p>

<p>KDC Hükümet Sözcüsü Patrick Muyaya, Ebola salgınında vaka sayısının 435'e, hayatını kaybedenlerin sayısının ise 118'e yükseldiğini bildirmişti.</p>

<p>DSÖ, KDC ve Uganda'daki Ebola salgınının, uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumunu oluşturduğunu ancak pandemi acil durumu kriterlerini karşılamadığını belirtmişti.</p>

<p>EBOLA, AFRİKA'DA BİNLERCE KİŞİNİN ÖLMESİNE NEDEN OLDU<br />
Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı. KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin ismi verilmişti.</p>

<p>Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 döneminde görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve hastaların 11 binden fazlası ölmüştü.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/ebola-salgini-artarak-devam-ediyor-ve-asisi-da-yok</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 20:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/son-572.png" type="image/jpeg" length="11263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başkan Erkan Kara’dan Demirci’ye Sağlık Müjdesi]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/baskan-erkan-karadan-demirciye-saglik-mujdesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/baskan-erkan-karadan-demirciye-saglik-mujdesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erkan Kara, Demirci Devlet Hastanesi’nde uzman hekim kadrolarının artırıldığını ve yeni polikliniklerin hizmete alınacağını duyurdu. Sağlık Bakanlığı nezdinde yürütülen girişimler sonucunda hastanede önemli kadro artışı sağlandığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demirci Belediye Başkanı Erkan Kara, yaptığı açıklamada Demirci Devlet Hastanesi’nin kaliteli sağlık hizmeti ve uzman hekim kadrosuyla bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri haline geldiğini ifade etti.</p>

<h3>6 Uzman Polikliniğinde Kadro Artışı</h3>

<p>Başkan Kara, Sağlık Bakanlığı ile yapılan görüşmeler neticesbaşkan inde hastane bünyesindeki 6 uzman polikliniği ile pratisyen hekim kadrolarında ciddi artış sağlandığını belirtti.Başkan Kara yeni kadrolarla birlikte sağlık hizmetlerinin daha etkin şekilde sürdürüleceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Cildiye Polikliniği Açılıyor</h3>

<p>Demirci’de uzun süredir talep edilen Cildiye (Dermatoloji) Polikliniği kadrosunun da resmen açıldığı açıklandı. Yeni poliklinik sayesinde vatandaşların dermatoloji hizmeti almak için çevre ilçe ve illere gitmek zorunda kalmayacağı ifade edildi.</p>

<h3>“Hedefimiz Hastaneyi Daha İleriye Taşımak”</h3>

<p>Başkan Kara açıklamasında, “Hedefimiz Demirci Devlet Hastanemizi en iyi noktaya taşımak ve zirvedeki başarısını taçlandırmaktır” ifadelerine yer verdi.</p>

<p><img alt="702077535 10163909516734351 2751651337355994164 N" class="detail-photo img-fluid" height="524" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/702077535-10163909516734351-2751651337355994164-n.jpg" width="960" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Leyla Doğan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/baskan-erkan-karadan-demirciye-saglik-mujdesi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/y-e-n-i-249.png" type="image/jpeg" length="76833"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda kalp krizi iddiaları ailelerde endişe yaratmıştı... Uzmanından rahatlatan açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/cocuklarda-kalp-krizi-iddialari-ailelerde-endise-yaratmisti-uzmandan-net-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/cocuklarda-kalp-krizi-iddialari-ailelerde-endise-yaratmisti-uzmandan-net-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Hekimi Uzm. Dr. Yunus Emre Sarı, son günlerde çocuklarda "kalp krizi" görüldüğüne dair çıkan haberlerin ailelerde kaygıya neden olduğunu belirterek, çocukluk çağında erişkin tipi kalp krizinin son derece nadir görüldüğünü söyledi. Sarı, ailelerin paniğe kapılmadan doğru bilgi kaynaklarına başvurması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MANİSA (İHA) -<br />
Manisa Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Hekimi Uzm. Dr. Yunus Emre Sarı tarafından çocuklarda kalp sağlığı konusunda toplumu doğru bilgilendirmek amacıyla hazırlanan açıklamada, "kalp krizi" kavramının çoğu zaman yanlış kullanıldığına dikkat çekildi.</p>

<p>Kalp krizinin tıbbi adıyla miyokard enfarktüsü olduğunu ifade eden Sarı, bunun genellikle kalbi besleyen koroner damarların tıkanması sonucu ortaya çıktığını ve erişkinlerde damar sertliği nedeniyle daha sık görüldüğünü belirtti. Çocuklarda ise bu mekanizmayla gelişen kalp krizinin oldukça nadir olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Öte yandan çocuklarda ciddi kalp rahatsızlıklarının tamamen görülmediği anlamına gelmediğini kaydeden Sarı, ritim bozuklukları, kalp kası hastalıkları, doğuştan gelen kalp anomalileri, miyokardit gibi kalp kası iltihapları ve koroner damarlarla ilgili bazı özel durumların ciddi tablolara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p><img height="335" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w707344-03-1.jpg" width="600" /></p>

<p>Ailelerin özellikle sosyal medyada yayılan bilgi kirliliğine karşı dikkatli olması gerektiğini belirten Sarı, tıbbi konularda çocuk sağlığı ve çocuk kardiyolojisi uzmanlarının görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bazı belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini de vurgulayan Sarı, "Çocukta eforla ortaya çıkan göğüs ağrısı, egzersiz sırasında bayılma veya bayılacak gibi olma, tekrarlayan çarpıntı, morarma, açıklanamayan nefes darlığı, çabuk yorulma, bilinen kalp hastalığı varlığında yeni gelişen şikayetler ya da ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü varsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi.</p>

<p>Çocukluk çağındaki kalp hastalıklarının önemli bir kısmının erken tanı ve düzenli takip ile güvenli şekilde yönetilebildiğini ifade eden Sarı, ailelerin rutin sağlık kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Uzm. Dr. Yunus Emre Sarı, "Çocuklarda erişkin tipi kalp krizi çok nadir görülen bir durumdur. Kaygı verici haberler karşısında paniğe kapılmadan, ancak uyarıcı belirtileri de ihmal etmeden bilinçli hareket edilmelidir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="335" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w707344-05.jpg" width="600" /><img height="334" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w707344-01.jpg" width="600" /><img height="450" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w707344-02.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İclal Çiçek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/cocuklarda-kalp-krizi-iddialari-ailelerde-endise-yaratmisti-uzmandan-net-aciklama</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 11:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-u-a-a-a-a.png" type="image/jpeg" length="54704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Sessiz katil” uyarısı: Tansiyonunuz normal görünse bile risk altında olabilirsiniz]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/sessiz-katil-uyarisi-tansiyonunuz-normal-gorunse-bile-risk-altinda-olabilirsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/sessiz-katil-uyarisi-tansiyonunuz-normal-gorunse-bile-risk-altinda-olabilirsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkezefendi Devlet Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esma Pehlivan Köroğlu, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, toplumda yaygın olarak görülen hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirterek vatandaşlara düzenli tansiyon kontrolü çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
"Sessiz katil" olarak bilinen hipertansiyonun kontrol altına alınmadığında kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği ve ciddi damar hastalıklarına yol açabileceğini ifade eden Dr. Köroğlu, erken tanı ve düzenli takibin hayati önem taşıdığını söyledi.<br />
Türk Hipertansiyon Uzlaşı Raporu 2025 verilerine dikkat çeken Köroğlu, güncel kan basıncı değerleri hakkında şu bilgileri paylaştı: "120/80 mmHg'nın altındaki değerler normal kabul edilirken, büyük tansiyonun 120-139 mmHg veya küçük tansiyonun 80-89 mmHg arasında olması ‘artmış kan basıncı' olarak değerlendiriliyor. 140/90 mmHg ve üzerindeki değerler ise hipertansiyon olarak tanımlanıyor."<br />
Hipertansiyon riskinin özellikle ileri yaş grubunda, ailesinde tansiyon hastalığı bulunan kişilerde ve fazla kilolu bireylerde daha yüksek olduğuna dikkat çeken Köroğlu, diyabet ve böbrek hastalarının da risk grubunda yer aldığını ifade etti.<br />
Stres, aşırı tuz tüketimi, hareketsiz yaşam tarzı ve sigara kullanımının hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında bulunduğunu belirten Köroğlu, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı.<br />
Hipertansiyonun korkulacak değil, ancak ihmal edilmemesi gereken bir hastalık olduğunu kaydeden Köroğlu, "Dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, ideal kiloyu korumak ve sigara ile alkolden uzak durmak tansiyon kontrolünde en etkili yöntemlerdir. Erken farkındalık hayat kurtarır." dedi.<br />
17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında vatandaşlara çağrıda bulunan Dr. Esma Pehlivan Köroğlu, herkesin hem kendi tansiyonunu hem de sevdiklerinin tansiyonunu düzenli olarak ölçtürmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/sessiz-katil-uyarisi-tansiyonunuz-normal-gorunse-bile-risk-altinda-olabilirsiniz</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/chatgpt-image-17-may-2026-09-47-50.png" type="image/jpeg" length="71780"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Usta sanatçı Kadir İnanır yoğun bakıma kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/usta-sanatci-kadir-inanir-yogun-bakima-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/usta-sanatci-kadir-inanir-yogun-bakima-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2024 yılında beynine üçüncü kez pıhtı atması nedeniyle operasyon geçiren 77 yaşındaki Kadir İnanır, dün akşam fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Usta sanatçının ilk müdahalenin ardından yoğun bakım ünitesine alındığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeşilçam'ın efsane isimlerinden 77 yaşındaki usta oyuncu Kadir İnanır, 2024 yılında inme sebebiyle hastaneye kaldırılmıştı. Uzun zamandır tedavi gören ve bu süreçte gözlerden uzak sakin bir hayat süren İnanır'dan gelen haber sevenlerini üzdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
4 AY HASTANEDE KALMIŞTI</p>

<p>Sevilen sanatçı Kadir İnanır'ın bilinci kapalı şekilde Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiği belirtilmişti. Tedavisi iyiye giden İnanır, 4 ay süren yoğun bakım sürecinin ardından önce normal odaya alınıp, ardından taburcu edilmişti.</p>

<p>Ancak geçtiğimiz yıl temmuz ayında akciğerinde oluşan enfeksiyon nedeniyle bu kez başka bir hastanede tedavi altına alınmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Leyla Doğan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/usta-sanatci-kadir-inanir-yogun-bakima-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 17:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/bahceli-16.png" type="image/jpeg" length="53319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa Şehir Hastanesi’nde kapalı ameliyatla sağlığına kavuştu… Başarı ödüllendirildi]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/manisa-sehir-hastanesinde-kapali-ameliyatla-sagligina-kavustu-basari-odullendirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/manisa-sehir-hastanesinde-kapali-ameliyatla-sagligina-kavustu-basari-odullendirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'da şiddetli ağrı şikayetiyle hastaneye başvuran Havva Ulukan, Manisa Şehir Hastanesi'nde gerçekleştirilen başarılı kapalı ameliyatla (laparoskopik) sağlığına kavuşurken, operasyonu gerçekleştiren ekibin klinik çalışmaları ise ulusal kongrede ödüllendirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa'da yaşayan Havva Ulukan, sağ tarafındaki şiddetli ağrılar nedeniyle Manisa Şehir Hastanesi Üroloji Kliniği'ne başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda sağ böbreğinin fonksiyonunu yitirdiği (atrofik böbrek) belirlenen Ulukan'ın kapalı yöntemle ameliyat edilmesine karar verildi.</p>

<p>Uzm. Dr. Yunus Erol Bozkurt ve ekibi tarafından gerçekleştirilen laparoskopik nefrektomi operasyonu başarıyla tamamlandı.</p>

<p>Ameliyat korkusunu doktoruna olan güveniyle yendiğini belirten Havva Ulukan, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:<br />
"Şiddetli ağrılarım vardı ve bu nedenle doktora başvurarak Manisa Şehir Hastanesi'ne geldim. İlk başta internette araştırma yaparken çok korkuyordum ama sonrasında Yunus Bey'i duydum ve kendisine geldim. Ameliyat oldum ve şimdi iyi ki olmuşum diyorum. Doktorumdan Allah razı olsun. Şu an hiçbir şikayetim yok. Sanki hiç ameliyat olmamışım gibi hissediyorum. Çok kısa sürede ayağa kalktım ve tamamen iyiyim. Yunus Erol Bozkurt sayesinde kendimi çok iyi hissediyorum. İyi ki kendisini tanımışım"</p>

<p><img height="450" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w705393-01.jpg" width="600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyonu gerçekleştiren Uzm. Dr. Yunus Erol Bozkurt, yöntemin hastaya sağladığı konfora dikkat çekerek şu bilgileri verdi:<br />
"Hastamız Havva Ulukan sağ tarafta ağrı şikayetiyle kliniğimize başvurdu. Yapılan tetkiklerde sağ böbreğinde atrofik, yani çalışmayan bir böbrek olduğunu tespit ettik. Bunun üzerine hastamıza laparoskopik nefrektomi ameliyatı uyguladık ve operasyonumuzu başarıyla tamamladık. Bu ameliyat halk arasında kapalı yöntem olarak bilinen, küçük kesilerden kamera ve özel cerrahi aletlerle gerçekleştirdiğimiz modern bir cerrahi yöntemdir. Özellikle ameliyat yerinin küçük olması, kanamanın daha az olması ve hastanın günlük yaşama daha hızlı dönmesi bizim için önemli avantajlar sağlıyor. Tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyor, Manisa halkına modern ve konforlu cerrahi hizmet sunmaya devam edeceğimizi belirtmek istiyorum."</p>

<p><img height="582" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w705393-03.jpg" width="600" /></p>

<p>Sürecin anestezi aşamasını yöneten Uzm. Dr. Hasan Barış Eryılmaz ise "Ameliyatın türüne ve hastamızın genel durumuna göre en uygun anestezi yöntemini belirliyoruz. Gerektiğinde yoğun bakım desteği sağlıyor, ihtiyaç olmayan durumlarda ise hastalarımızı ameliyat sonrası doğrudan servise çıkarıyoruz. Amacımız hastalarımızın ameliyat sürecini güvenli ve konforlu şekilde geçirmesi. Tüm hastalarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Klinik başarısı ulusal kongrede ödüllendirildi<br />
Havva Ulukan'ın sağlığına kavuştuğu Manisa Şehir Hastanesi Üroloji Kliniği, aynı zamanda akademik bir başarıya da imza attı. Kliniğin bir yıllık laparoskopik cerrahi deneyimi, Antalya'da düzenlenen 9. Minimal İnvaziv Üroloji Kongresi'nde Uzm. Dr. Yunus Erol Bozkurt tarafından sunuldu ve çalışma Türkiye genelinde üçüncülük ödülüne layık görüldü. Prof. Dr. Bilal-i Habeş Gümüş, "Bugün kliniğimizde uyguladığımız modern cerrahi yöntemlerden biri olan laparoskopik cerrahiden bahsetmek istiyorum. Laparoskopik cerrahi 1991 yılında tıp dünyasına girdi ancak özellikle 2000'li yıllardan sonra yaygın şekilde uygulanmaya başladı. Günümüzde tıptaki gelişmeler o kadar hızlı ilerliyor ki bazen yalnızca takip etmek bile insanı hayrete düşürüyor. Biz de kliniğimizde laparoskopik cerrahi başta olmak üzere birçok modern cerrahi yöntemi başarıyla uyguluyoruz. Bize bu imkanı sağlayan hastane idaremize, hemşire arkadaşlarımıza ve ameliyathanede bizim adeta sağ kolumuz olan anestezi ekibimize teşekkür ediyorum. Bu ameliyatlar tamamen ekip işi. Bu nedenle klinik olarak Ege Bölgesi'nin güçlü merkezlerinden biri olduğumuzu düşünüyoruz. Katkı sunan tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ediyor, hastalarımıza acil şifalar diliyorum" dedi.</p>

<p><img height="450" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w705393-04.jpg" width="600" /></p>

<p>Uzm. Dr. Cemil Öztürk de kliniğin gelişiminde emeği geçenlere teşekkür ederek, "Kliniğimizde laparoskopik ürolojik ameliyatların tamamını başarıyla gerçekleştiriyoruz. Laparoskopik cerrahinin kliniğimizde gelişmesi adına Yunus arkadaşımız çok büyük emek verdi. Kendisine özellikle teşekkür etmek istiyorum. Hocamız ve ekip arkadaşlarımızın desteğiyle üroloji alanında yapılabilecek pek çok ameliyatı başarıyla uyguluyoruz. Bunlar arasında böbrek alınması ameliyatları, böbrek darlığı ameliyatları, böbrek taşlarının çıkarılması ve böbrek tümör cerrahileri yer alıyor. Tüm bu ameliyatları ekip çalışmasıyla gerçekleştiriyoruz ve bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz" dedi.</p>

<p><img height="553" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w705393-06.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Önder Aydın</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/manisa-sehir-hastanesinde-kapali-ameliyatla-sagligina-kavustu-basari-odullendirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/kkddd-17.png" type="image/jpeg" length="82636"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu’ndan Hantavirüs Açıklaması]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/bakan-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/bakan-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Hantavirüs konusunda herkes bilsin ki şu anda böyle bir salgın riski yok. Toplumumuz bu konuda müsterih olsun. Spekülasyonlar değil, Sağlık Bakanlığımızın açıklamaları dikkate alınmalıdır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bir televizyon kanalında katıldığı canlı yayında sağlık gündemine dair açıklamalarda bulundu. Bakan Memişoğlu, "Hantavirüs konusunda herkes bilsin ki şu anda böyle bir salgın riski yok. Toplumumuz bu konuda müsterih olsun. Spekülasyonlar değil, Sağlık Bakanlığımızın açıklamaları dikkate alınmalıdır. Türkiye, COVID-19 pandemisinde sağlık sisteminin direncini ve kapasitesini dünyaya ispat etmiş bir ülke. Bunu en iyi şekilde yöneten ülkelerden bir tanesi olduk. Şu anda da sağlık sistemimiz ve insan gücümüzle her türlü salgını önlemeye ve takip etmeye muktediriz. Bu tip risklere karşı paydaşlarımızla birlikte hazırlıklıyız" dedi.</p>

<p>Hantavirüs testi yapılan 5 vatandaşın test sonuçlarının negatif olduğunu açıklayan Memişoğlu, "İki vatandaşımız gemiden daha önce ayrılmıştı, onları da karantinaya aldık. Üç vatandaşımızı kendi uçağımızla gemiden indikleri andan itibaren izole şekilde aldık. Bu beş kişinin Hantavirüs testleri negatif çıktı, 42 günlük karantina süreci devam ediyor" diye konuştu.</p>

<p>"Türkiye sağlık sistemiyle dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri olmuş durumda"</p>

<p>Türkiye’nin sağlık sistemiyle dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri olduğunu söyleyen Memişoğlu, "Bizim atalarımız ve medeniyetimiz sağlık sistemini hep ön planda tutmuş. Şimdi biz 2002’den beri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Sağlıkta Dönüşüm Projesi ile sağlık alanında inanılmaz bir gelişim süreci yaşadık. Türkiye sağlık sistemiyle dünyada en iyi sağlık hizmeti sunan ülkelerden biri olmuş durumda" şeklinde konuştu.</p>

<p>"TÜSEB son bir senede 2 bin projeyi destekledi"</p>

<p>TÜSEB’in son bir senede 2 bin projeyi desteklediğini aktaran Bakan Memişoğlu, "Türkiye esasında sağlık alanında üretim yapma konusunda TÜSEB’in, USHAŞ’ın kurulmasıyla son 10-15 yıl içinde önemli adımlar attı. Bu çalışmalar, bir buçuk sene evvel Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ vizyonunu ‘Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık’ modeliyle ortaya koymasıyla çok daha yoğunlaşmaya başladı. Biz ‘Üreten Sağlık’ modelinin merkezine Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığını koyduk. TÜSEB son bir senede 2 bin projeyi destekledi" ifadelerini kullandı.</p>

<p>CAR-T hücre tedavisindeki uygulamaların aralık ayından beri yapıldığı vurgulayan Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Üreten Sağlık Portalı’nı oluşturduk. Bu portal vasıtasıyla, Türkiye Sağlık Enstitüsü Başkanlığında fikri, finansı ve üreticiyi bir araya getiriyoruz. Yani esasında yaptığımız şu; bilim insanının, fikir insanının fikrini, bilgisini alıp bunu finansla ve üreticiyle buluşturmak ve onu ticari ürün hâline getirmek. Ticari ürün haline getirme aşamasından itibaren Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteğiyle de büyük bir sağlık üretim sistemi, ekosistemi oluşturmaya çalışıyoruz. Biz yaklaşık bir hafta evvel, yerli renkli doppler ultrasonografi cihazının üretim ve geliştirme süreçleri için imzaları attık. Böylece Türkiye iki sene sonra kendi doppler ultrasonografi cihazını üretebilir hâle gelecek. Hematolojik kanser, kan kanseri tedavileriyle ilgili 4-5 yere TÜSEB vasıtasıyla destek verdik. Yerli CAR-T hücre tedavisinde ilk üretim ve uygulamamızı aralık ayında Ankara Etlik Şehir Hastanemizde gerçekleştirdik ve birçok hastamıza başarıyla uyguladık. Antalya, İstanbul, Kayseri gibi başka illerde de başlıyor"</p>

<p>"Türkiye’nin yerli üreticisine ve bilim insanına çok büyük katkısı var"</p>

<p>Türkiye’nin yerli üreticisine ve bilim insanlarına katkısının yüksek olduğunu söyleyen Bakan Memişoğlu, "Türkiye’de 985 tane çok kapsamlı klinik çalışma var, bunların 10’u yerli fikirle üretilmiş. Biz istiyoruz ki bu sayıyı artıralım. Sağlık Bakanlığı ve TÜSEB olarak Türkiye’ye faydası olacak yerli bir fikrin klinik çalışmalarını birlikte yürütüyorsak bu klinik çalışmalardaki hastalarımızın maliyetini Sosyal Güvenlik Kurumunun karşılayacağı şekilde bir düzenleme yaptık. Bunun Türkiye’nin yerli üreticisine ve bilim insanına çok büyük katkısı var" dedi.</p>

<p>"Yerli kalp-akciğer makinesini ASELSAN’la beraber ürettik"</p>

<p>TÜSEB aracılığıyla 8 aşı için "Yerli Aşı Çağrısı"na çıkıldığını ve Hepatit A aşısını yerli üretim olarak yapıldığını söyleyen Bakan Memişoğlu, Hepatit A aşısının hastanelere verildiğini söyledi. Yutulabilir tablet şeklindeki endoskopi cihazını, dünyada birkaç ülkenin yapabildiğini ifade eden Bakan Memişoğlu, Türkiye’nin preklinik çalışmasını yaptığını açıkladı. Bakan Memişoğlu, "Yerli kalp-akciğer makinesini ASELSAN’la beraber ürettik. İlk olarak Bilkent Hastanesine teslim ettik. Önümüzdeki günlerde ilk defa kullanacağız. Biz yerli üretilen, gerçekten millî değerleriyle yeni şeyler söyleyen her türlü girişimi ve teknolojik yatırımı destekliyoruz. Böylece Türkiye esasında sağlıkla ilgili yeni büyük bir yol kat etmeye başladı. Türkiye; sağlık turizmi dâhil, ilaç sanayisi dâhil, malzeme ve cihaz üreticisi dâhil, altyapısıyla sağlık sektörü olarak büyük bir potansiyele sahip. Bunu her zaman ifade ediyorum; bizim hedefimiz 5 yılda 10 milyar dolar, 10 yılda 50 milyar dolarlık ihracat yapmaktır" diye konuştu.</p>

<p>"Bin 700 tane kendi sağlık üreticimiz var"</p>

<p>Bakan Memişoğlu, "Bu ihracat hedefini başarabilecek bir altyapı ve insan gücüne, artı şu anda bunu yapabilecek kapasiteye sahip bir ülke Türkiye. Bin 700 tane kendi sağlık üreticimiz var bizim. 800 tane ilaç fabrikamız, 200’ü kendi ilacını üreten fabrikamız var. Bunlara baktığınız zaman bilim insanlarıyla, şehir hastaneleriyle, TÜSEB’in desteğiyle biz bunu rahatlıkla başarabilecek bir kapasiteye sahibiz. Ama şu anda baktığınızda yaklaşık 2 milyar dolarlık bir ilaç ihracatımız, 2-3 milyar dolar arasında bir sağlık turizmi kapasitemiz var ama bu bize artık yetmez. Biz bunun çok daha üstüne çıkabilecek altyapıya sahibiz" dedi.</p>

<p>"SMA ilacımızı kendimiz üretiyoruz artık"</p>

<p>SMA ilaçlarının Türkiye tarafından üretildiğini ifade eden Bakan Memişoğlu, "Bilim insanımız, mühendisimiz, sağlık üreticimiz üretsin. Biz Sağlık Bakanlığı olarak bunları sağlık sistemimizde kullanmaya hazırız. Yeter ki onlar üretsinler. Baktığınız zaman 2.000 tane proje destekliyoruz. SMA ilacımızı kendimiz üretiyoruz artık. Klinik çalışmalar başladı. SMA ilacının özel sektör ve onlarla beraber TÜSEB’in desteğiyle, TİTCK’nin ruhsatını verdiği preklinik çalışmasının son aşamasına gelerek insanlarımıza kullandırdığımız kendi SMA ilacımızı üretiyoruz. Ben bunu uluslararası alanda da söylüyorum; Türkiye artık sağlıkta sadece bir pazar gibi gözükmesin. Türkiye sağlıkta artık teknolojisinde, üretiminde bir ortaktır, bir rol ortaya koyucudur diyoruz" şeklinde konuştu.</p>

<p>"Son bir sene içinde 7 milyon insanımızı taradık"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘Koruyan Sağlık’ kapsamında yapılan çalışmalardan bahseden Memişoğlu, "‘Koruyan Sağlık’ kapsamında kanserle ilgili; biz ücretsiz olarak belli yaş grubundaki insanlara Aile Hekimliklerinde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde kanser taraması yapıyoruz. Esasında tedaviden önce korunmayı ön plana tutmamız gerekiyor. Son bir sene içinde 7 milyon insanımızı taradık. Bunlardan 276 binini kanser şüphesiyle hastanemizden randevu alarak ikinci ve üçüncü basamaklarda takip ettik. Ve ileri tetkiklerle destekleyerek 28 bin kişiye erken kanser teşhisi koyduk. Böylece kanseri hem tedavi ettik hem de insanların yaşamını yeniden kazandırdık. ‘Kanserden korkmayın, geç kalmaktan korkun’ diyoruz. Bu erken taramaları, ücretsiz taramaları Aile Hekimliklerinde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinde toplumumuzun özellikle gidip yaptırmasını istiyoruz" dedi.</p>

<p>Sezaryen ameliyattan bahseden Bakan Memişoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Vatandaşımızın sağlıklı kalmak için de sağlık hizmetlerinden faydalanmasını istiyoruz. Sadece hastalık için bizden hizmet almasınlar. Sağlıklı kalmak, sağlıkla yaşamlarını sürdürmek için biz onları Sigara Bırakma Polikliniklerine, Sağlıklı Hayat Merkezlerine, Aile Sağlığı Merkezlerine bekliyoruz. Ben Sağlık Bakanıyım. İnsanlara sağlıklı olmayı ve nasıl sağlıklı kalınacağını da anlatmakla mükellefim. Nasıl sigara içmeyin diyorsam, sigara sağlığa zararlıdır diyorsam, sigara insanları öldürür, akciğer kanseri yapar, kalp krizi geçirme riskini artırır, damar hastalıklarına neden olur diyorsam; sezaryenin de bir ameliyat şekli olduğunu, zorunlu kalmadıkça sezaryen yapılmaması gerektiğini, fizyolojik olanın yani doğal olanın normal doğum olduğunu, vajinal doğum olduğunu, hem anne sağlığı açısından hem de çocuk sağlığı açısından normal olanın doğal doğum olduğunu söylüyorum."</p>

<p>"Türkiye’de ilk defa geçen sene sezaryen oranı düşme meyline girdi"</p>

<p>Türkiye’de sezaryen oranının ilk defa geçen sene düşme meyline girdiğini ifaden Bakan Memişoğlu, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bu ameliyat türü (sezaryen) ne zaman gerekli? 10 doğumdan en fazla bir buçuğunda; yani 1 ile 1,5 arasında. Ama biz şu anda Türkiye’de 10 doğumdan 6’sını, yarısından çoğunu sezaryen yapıyoruz. 59,7 şu anda sezaryen oranımız. İlk doğumda sezaryen oranımız yüzde 30,4; yani 3 doğumdan 1 tanesi. Halbuki Dünya Sağlık Örgütü tıbbi olarak 10 doğumdan 1 tanesinin sezaryen olması gerektiğini söylüyor. Şimdi eğer siz 10 doğumdan 6’sını sezaryen yapıyorsanız demek ki en az 4’ünü isteğe bağlı sezaryen yapıyorsunuz. Biz her hastanede koordinatör ebeler görevlendirdik. Ebelerin doğuma girmesini ve onu koordine etmesinin mevzuatının altyapısını oluşturduk. İlk kez anne olacak anne adaylarına gebeliğinin son üç ayında ebelerimiz eşlik edecek. ‘Annelik Yolculuğu’ diye bir telefon uygulaması yaptık. Hastanelerimizde, Aile Hekimliklerimizde ve Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde Gebe Okulları oluşturduk." "Ben anne adaylarımızla ve hekimlerimizle hep beraber sezaryen oranlarımızı sağlıklı hale getirmek istiyorum. Şu anda Türkiye’de ilk defa geçen sene sezaryen oranı düşme meyline girdi yıllar sonra. Bunu biz hep beraber daha da düşüreceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Leyla Doğan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/bakan-memisoglundan-hantavirus-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 23:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/transparan-100.png" type="image/jpeg" length="60746"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sessiz tehlike! Hipertansiyona karşı kritik uyarı]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/sessiz-tehlike-hipertansiyona-karsi-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/sessiz-tehlike-hipertansiyona-karsi-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Cem Ulucan, kontrolsüz yüksek tansiyonun kalp krizi ve felce kadar uzanan ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MANİSA (İHA) -<br />
Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Cem Ulucan, "17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü" kapsamında yaptığı açıklamada hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ancak ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini belirtti.<br />
Hipertansiyonun, halk arasında yüksek tansiyon olarak bilinen önemli bir hastalık olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Cem Ulucan, kontrol altına alınmayan tansiyonun kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği gibi hayati risk taşıyan rahatsızlıklara neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Baş ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı ve nefes darlığı gibi şikayetleri bulunan kişilerin mutlaka tansiyon kontrolü yaptırması gerektiğini vurgulayan Ulucan, erken teşhisin büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hipertansiyondan korunmak için yaşam tarzı değişikliklerinin önemine değinen Ulucan, "Tuz tüketimini azaltmak, düzenli egzersiz yapmak, sigaradan uzak durmak ve rutin tansiyon takibini ihmal etmemek hipertansiyondan korunmada büyük önem taşır" dedi.</p>

<p>Erken fark edilen hipertansiyonun kontrol altına alınabileceğini kaydeden Ulucan, Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji hekimleri olarak vatandaşların kalp sağlığını korumak için her zaman görev başında olduklarını ifade etti.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İclal Çiçek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/sessiz-tehlike-hipertansiyona-karsi-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/tutuotot.png" type="image/jpeg" length="44108"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan hayati çağrı... Sofradaki sessiz tehlikeye dikkat]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/uzmandan-hayati-cagri-sofradaki-sessiz-tehlikeye-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/uzmandan-hayati-cagri-sofradaki-sessiz-tehlikeye-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[11-17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında uyarılarda bulunan Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Burak Yaşar, aşırı tuz tüketiminin toplum sağlığını tehdit eden en önemli beslenme sorunlarından biri haline geldiğini söyledi. Fazla tuz tüketiminin yüksek tansiyon başta olmak üzere kalp, damar ve böbrek hastalıklarına yol açtığını belirten Yaşar, vatandaşlara günlük tuz tüketimini azaltmaları çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MANİSA (İHA) -<br />
Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı bireyler için günlük tuz tüketimini 5 gram ile sınırlandırdığını hatırlatan Dr. Mustafa Burak Yaşar, Türkiye’de ise bu miktarın çoğu zaman farkında olmadan aşıldığını ifade etti. Yaşar, "Ülkemizde yalnızca sofrada kullanılan tuz değil; ekmek, peynir, zeytin, turşu ve işlenmiş gıdalar yoluyla da yüksek miktarda tuz tüketiliyor. Bu durum ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksek tansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Yaşar, bu nedenle hastalığın "sessiz tehlike" olarak adlandırıldığını söyledi. Tuzun uzun vadede damar yapısını bozduğunu kaydeden Yaşar, "Aşırı tuz tüketimi; yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, inme ve böbrek hastalıkları riskini artırıyor. Tuz tüketimini azaltmak, kronik hastalıklarla mücadelede en etkili koruyucu adımlardan biridir" diye konuştu.</p>

<p>Vatandaşlara günlük yaşamda uygulanabilecek basit önlemler öneren Yaşar, yemeklere tadına bakmadan tuz eklenmemesi gerektiğini belirtti. Sofradan tuzluğun kaldırılmasının farkındalık oluşturacağını ifade eden Yaşar, tuz yerine nane, kekik, karabiber, limon ve sarımsak gibi doğal aroma vericilerin kullanılmasını tavsiye etti.</p>

<p>Paketli ürünlerde düşük sodyumlu seçeneklerin tercih edilmesi gerektiğini dile getiren Yaşar, salamura ürünler, turşu, cips, hazır soslar ve fast-food tüketiminin sınırlandırılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Özellikle diyabet, hipertansiyon, kalp ve böbrek yetmezliği bulunan bireylerin tuz tüketiminde çok daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Dr. Mustafa Burak Yaşar, "Sağlıklı yaşam küçük ama etkili değişikliklerle başlar. Tuzu azaltmak; kalbi, damarları ve böbrekleri korumanın en kolay yollarından biridir" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İclal Çiçek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/uzmandan-hayati-cagri-sofradaki-sessiz-tehlikeye-dikkat</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/iii-88.png" type="image/jpeg" length="70990"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her gün tüketiyoruz ama… Bu alışkanlık hastalıklara kapı aralıyor]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/her-gun-tuketiyoruz-ama-bu-aliskanlik-hastaliklara-kapi-araliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/her-gun-tuketiyoruz-ama-bu-aliskanlik-hastaliklara-kapi-araliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Şehir Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Hafize Kurt, fazla tuz tüketiminin böbrek sağlığı ve tansiyon üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek önemli tavsiyelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MANİSA (İHA) -<br />
Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla Manisa Şehir Hastanesinde bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Nefroloji Hekimi Uzm. Dr. Hafize Kurt, aşırı tuz kullanımının böbreklerden kalp-damar sistemine kadar birçok hayati fonksiyonu tehdit ettiğini vurguladı.</p>

<p>Günlük yaşamda fark edilmeden tüketilen hazır ve işlenmiş gıdaların fazla tuz alımında en büyük etken olduğu belirten Kurt, tuzun vücut için gerekli bir mineral olduğunu ancak doz aşımının ciddi riskler barındırdığını söyledi. Uzm. Dr. Hafize Kurt, şu bilgilere yer verdi: "Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla tuz tüketiminin sağlık üzerindeki etkilerini hatırlatmak istiyoruz. Tuz, vücudumuz için gerekli minerallerden biri olsa da ihtiyaçtan fazla tüketildiğinde özellikle böbrekler, kalp-damar sistemi ve tansiyon üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilmektedir. Günlük yaşamda çoğu zaman fark edilmeden tüketilen hazır ve işlenmiş gıdalar, fazla tuz alımına neden olabilmektedir. Aşırı tuz tüketimi; yüksek tansiyon, böbrek hastalıkları ve kalp-damar hastalıkları açısından önemli risk faktörlerinden biridir. Böbreklerimiz, vücuttaki sıvı ve mineral dengesini sağlamakla görevli organlardır. Fazla tuz tüketimi ise böbreklerin çalışma yükünü artırarak zaman içerisinde sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilmektedir"</p>

<p>Özellikle kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatan Kurt, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Hipertansiyon, diyabet ve böbrek hastalığı bulunan bireylerin tuz tüketimi konusunda daha dikkatli olması gerekmektedir. Sofrada ekstra tuz kullanımını azaltmak, paketli ürünlerin içeriklerini kontrol etmek ve doğal beslenme alışkanlıklarını artırmak bu süreçte oldukça önemlidir. Sağlıklı yaşamın korunabilmesi için küçük görünen alışkanlıkların büyük etkiler oluşturabileceği unutulmamalıdır. Tuz tüketiminin kontrollü şekilde azaltılması, hem böbrek sağlığının korunmasına hem de genel sağlık durumunun desteklenmesine katkı sağlayacaktır"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
<img height="399" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/aw703696-01-1.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İclal Çiçek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/her-gun-tuketiyoruz-ama-bu-aliskanlik-hastaliklara-kapi-araliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/uiuiuui-1.png" type="image/jpeg" length="57201"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hareketsiz yaşama karşı adım attılar]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/hareketsiz-yasama-karsi-adim-attilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/hareketsiz-yasama-karsi-adim-attilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi’nde "Sağlık İçin Hareket Et" farkındalığı: Vatandaşlara vücut analizi yapıldı, sağlık çalışanları yürüyüşte buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MANİSA (İHA) -<br />
Manisa’da Merkezefendi Devlet Hastanesi, "10 Mayıs Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü" kapsamında düzenlediği etkinlikle sağlıklı yaşam ve fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekti. Hastane bahçesinde kurulan stantta vatandaşlara vücut analizi yapılırken, sağlık çalışanları ve vatandaşlar farkındalık yürüyüşünde bir araya geldi.</p>

<p>Toplumda hareketli yaşam alışkanlığını yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte; hastane personeli, hastalar ve hasta yakınlarına yönelik detaylı vücut analizleri yapıldı. Etkinliğe katılan vatandaşlara sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirmelerde bulunuldu.</p>

<p>Program kapsamında hastane bahçesinde düzenlenen farkındalık yürüyüşüne Hastane Başhekimi Fatma Neslim Yağlı, hastane idarecileri ve sağlık çalışanları katıldı.</p>

<p>Yürüyüş sonrası açıklama yapan Başhekim Uzm. Dr. Fatma Neslim Yağlı, fiziksel aktivitenin sağlıklı yaşam için vazgeçilmez olduğuna dikkat çekerek, "Hastalıkların önlenmesinde ve sağlıklı bir yaşam sürdürülmesinde düzenli hareket etmek en az beslenme kadar kritiktir. Bugün burada hem çalışanlarımızla hem de hastalarımızla bir araya gelerek ‘sağlıklı bir gelecek için hareket et’ dedik. Unutmamalıyız ki hareketli bir yaşam, sağlıklı bir ömrün anahtarıdır. Tüm Manisalı hemşehrilerimizi günlük rutinlerine sporu ve yürüyüşü dahil etmeye davet ediyoruz" dedi.</p>

<p>Etkinlik, vatandaşların yoğun ilgisi ve toplu yürüyüşün ardından sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="434" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w702853-06.jpg" width="600" /><img height="450" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w702853-02.jpg" width="600" /><img height="450" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w702853-03.jpg" width="600" /><img height="450" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w702853-04.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İclal Çiçek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/hareketsiz-yasama-karsi-adim-attilar</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w702853-01.jpg" type="image/jpeg" length="14039"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs yeni bir pandeminin başlangıcı mı? DSÖ yanıtladı]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/hantavirus-yeni-bir-pandeminin-baslangici-mi-dso-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/hantavirus-yeni-bir-pandeminin-baslangici-mi-dso-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yolcu gemisinde görülen ve vaka artışı ihtimali bulunan hantavirüsle ilgili açıklama yaptı. DSÖ, “Hantavirüsle ilgili her ülke kendi özel planını geliştirecek. Bu, Covid-19’da olduğu gibi yeni bir pandeminin başlangıcı değildir. Bildiğimiz kadarıyla hantavirüs kolayca yayılmamaktadır” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bir yolcu gemisinde tespit edilen ve temas takibi süreciyle birlikte yeni vakaların ortaya çıkma ihtimali bulunan hantavirüsün, “yeni bir pandeminin başlangıcı olmadığı” açıklamasını yaptı.</p>

<p>DSÖ, Arjantin’den yola çıkarak 10 Mayıs’ta İspanya’nın Kanarya Adaları’ndaki Tenerife Limanı’nda yolcuları tahliye edilen Hollanda bandıralı “MV Hondius” adlı yolcu gemisinde görülen hantavirüs vakalarına ilişkin AA’nın sorularını yazılı olarak yanıtladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, gemideki ilk vakanın Arjantin ve Şili’deki seyahatleri sırasında çevresel maruziyet sonucu enfekte olmuş olabileceğinin değerlendirildiği belirtildi. DSÖ, hastanın seyahat rotası ve olası bulaş kaynaklarının belirlenmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Mevcut bulguların, gemide daha sonra sınırlı insan-insan bulaşının gerçekleşmiş olabileceğine işaret ettiğini ifade eden DSÖ, yürütülen epidemiyolojik incelemeler ve genetik analizlerin vaka zincirini daha net ortaya koyacağını kaydetti.</p>

<p>DSÖ, Amerika kıtasının güneyinde görülen ilk vakanın seyahat geçmişi ve kuş gözlemi gibi faaliyetleri sırasında kemirgenlerle temas ihtimali nedeniyle değerlendirildiğini aktardı. Virüse ilişkin genetik analiz çalışmalarının da sürdüğü ve elde edilecek sonuçların bölgedeki türlerle karşılaştırılacağı bildirildi.</p>

<p>“HANTAVİRÜS KOLAYCA İNSANDAN İNSANA BULAŞMIYOR”<br />
DSÖ, mevcut verilerin hantavirüsün insandan insana kolaylıkla yayılmadığını gösterdiğini belirterek, temaslı kişilerin yakından takip edildiğini ifade etti.</p>

<p>Karantina öncesi maruz kalmış kişiler arasında yeni vakaların ortaya çıkabileceğine dikkat çekilen açıklamada, hızlı izolasyon ve temaslı takibinin yayılım riskini sınırlayacağı vurgulandı.</p>

<p>DSÖ ayrıca, gemide ve temaslı kişilerde el hijyeni, ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, mide bulantısı ve solunum güçlüğü gibi belirtilerin 42 gün boyunca izlenmesi gerektiğini bildirdi.</p>

<p>Solunum semptomu gösteren kişilerin vakit kaybetmeden sağlık otoritelerine başvurması ve izolasyona alınmasının önemine değinen DSÖ, solunum hijyenine uyulması ve maske kullanımının da önerildiğini kaydetti.</p>

<p>Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Maruziyet ve kuluçka süresi göz önüne alındığında, gemideki ve temaslı kişiler yakından takip edildikçe yeni vaka ve şüpheli vaka sinyalleri görülebilir. Ancak hantavirüsle ilgili her ülke kendi ulusal planını uygulayacaktır. Bu durum, Covid-19’daki gibi yeni bir pandeminin başlangıcı değildir. Hantavirüsün bilinen özelliği kolay yayılmamasıdır. Genellikle kemirgenlerden bulaşır, nadiren insan-insan bulaşması bildirilmiştir. Gemide sınırlı insan-insan bulaşması olasılığı bulunsa da risk en çok yakın temaslı kişiler için geçerlidir.”</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İclal Çiçek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/hantavirus-yeni-bir-pandeminin-baslangici-mi-dso-yanitladi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/ddoo-8.png" type="image/jpeg" length="62544"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır"]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/saglik-bakanligi-hantavirus-su-ana-kadar-5-kiside-herhangi-bir-klinik-belirti-veya-semptoma-rastlanmamistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/saglik-bakanligi-hantavirus-su-ana-kadar-5-kiside-herhangi-bir-klinik-belirti-veya-semptoma-rastlanmamistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan son 3 vatandaşın da Türkiye’ye getirildiğini belirterek, "Yapılan izlemelerde şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır. Süreç, Bakanlığımız tarafından titizlikle ve yakından takip edilmektedir" açıklamasında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">Sağlık Bakanlığı, hantavirüs vakası görülen uluslararası bir seyahat gemisinde olan son 3 vatandaşın da ambulans uçak ile Türkiye’ye getirildiğini bildirdi. Bakanlık açıklamasında gelen vatandaşların yakın takip ve izolasyon süreçlerinin başlandığı belirtilerek "Daha önce ülkeye giriş yapan 2 kişide olduğu gibi, bu kişilerden de gerekli numuneler alınmıştır. Sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır. Sağlık Bakanlığı ekipleri tarafından klinik durumları sürekli değerlendirilmekte ve sağlık durumları yakından takip edilmektedir. Yapılan izlemelerde şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır. Süreç, Bakanlığımız tarafından titizlikle ve yakından takip edilmektedir" ifadeleri kullanıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/saglik-bakanligi-hantavirus-su-ana-kadar-5-kiside-herhangi-bir-klinik-belirti-veya-semptoma-rastlanmamistir</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 19:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/son-529.png" type="image/jpeg" length="62873"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilge Öğretmen’in adı umuda dönüştü... 116 kök hücre ve kan bağışı toplandı]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/bilge-ogretmenin-adi-umuda-donustu-116-kok-hucre-ve-kan-bagisi-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/bilge-ogretmenin-adi-umuda-donustu-116-kok-hucre-ve-kan-bagisi-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Alaşehir ilçesinde lösemi nedeniyle hayatını kaybeden emekli öğretmen Bilge Altan'ın anısına düzenlenen 'Kökten Hayata Şenliği'nde iki günde 116 kök hücre ve 116 kan bağışı toplandı. Etkinlikte hem farkındalık oluşturuldu hem de vatandaşlara bağışın hayati önemi anlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hüseyin Keskin<br />
MANİSA (İHA) -<br />
Manisa'nın Alaşehir ilçesinde, lösemi nedeniyle hayatını kaybeden emekli öğretmen ve eski belediye meclis üyesi Bilge Altan'ın anısına kök hücre ve kan bağışı farkındalığı oluşturmak amacıyla "Kökten Hayata Şenliği" düzenlendi. İki gün süren etkinlikte vatandaşlar hem sosyal etkinliklere katıldı hem de kan ve kök hücre bağışında bulundu.</p>

<p>Alaşehir Belediyesi, Türk Kızılay Alaşehir Şubesi ve Altan ailesi iş birliğiyle Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı'nda gerçekleştirilen etkinliğe vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Meydanda kurulan stantlarda bağış hakkında bilgilendirme yapılırken, çocuk oyun alanları, atölyeler, ikram stantları, çekilişler ve halk oyunları gösterileri düzenlendi.</p>

<p>9-10 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen şenlikte kök hücre ve kan bağışının önemine dikkat çekildi. Etkinliğe Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Türk Kızılay Alaşehir Şube Başkanı Nedim Yamak, lösemi nedeniyle geçen yıl hayatını kaybeden Bilge Altan'ın kızı Avukat İpek Altan Paker, Altan ailesi ve çok sayıda vatandaş katıldı.<br />
<br />
"Başka aileler aynı süreci yaşamasın"<br />
Etkinlikte konuşan Avukat İpek Altan Paker, annesinin hastalığı sürecinde kök hücre bağışının önemini yakından yaşadıklarını belirterek, "Geçen sene lösemiden kaybetmiş olduğumuz annemizin anısına Kökten Hayata Şenliği'ni düzenledik. Projemiz ‘Kökten Hayata' adını annemden bana hatıra kalan yaşam ağacı kolyesinden alıyor. Annemin hastalığı sürecinde kök hücre bağışının önemini ve donör bulmanın ne kadar zor olduğunu bizzat yaşadık. Bu yüzden kök hücre ile alakalı doğru bilinen yanlışları düzeltmek ve kök hücre bağışı sayısını artırmak için bu etkinliği düzenledik. İki gün içinde gerçekleştirmiş olduğumuz etkinliklerin tamamında kök hücre bağışının koldan yapılan bir işlem olduğunu, cerrahi bir müdahale gerektirmediğini ve verilen kök hücrelerin 3-4 hafta içerisinde yenilenebildiğini herkese anlatmaya çalıştık. Lösemili hastalar için çoğunlukla tek seçenek olan kök hücre naklinde bağışçı sayısını artırmak çok önemlidir. Bu nedenle 18-35 yaş aralığındaki herkesi kök hücre bağışçısı olarak davet ediyoruz. Bu etkinlikle şehrimizde güzel bir farkındalık oluşturarak kök hücre bağışçı sayısını artırdık. Annesiz geçirdiğim ilk Anneler Günü'nde anneme çok güzel ve anlamlı bir hediye verdiğimi düşünüyorum" dedi.<br />
Annesiz geçirdiği ilk Anneler Günü'nde anlamlı bir farkındalık çalışmasına imza attıklarını ifade eden Paker, 18-35 yaş arasındaki sağlıklı bireyleri kök hücre bağışçısı olmaya davet etti.<br />
<br />
Öküzcüoğlu'ndan bağış çağrısı<br />
Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ise yaptığı konuşmada vatandaşlara bağış çağrısında bulunarak, "Üç tüp kan deyip geçmeyeceğiz. Vereceğimiz üç tüp kan bir gün bir insanın hayatını kurtarabilir. Birisinin nefesine nefes olmak için herkesi bağış yapmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
İki günde 116 kök hücre bağışı<br />
Türk Kızılay Alaşehir Şube Başkanı Nedim Yamak da etkinliğe yoğun katılım olduğunu belirterek, "Türk Kızılay Alaşehir Şubesi olarak 9-10 Mayıs tarihlerinde düzenlemiş olduğumuz Kökten Hayata Şenliğimize vatandaşlarımız çok büyük bir ilgi gösterdi. Yapmış olduğumuz bu etkinlikte kök hücre bağışının ve kan bağışının ne kadar önemli olduğunu vatandaşlarımıza anlattık. Etkinlikte farkındalık oluşturarak iki gün boyunca vatandaşlarımızdan 116 kök hücre bağışı ve 116 kan bağışı almış bulunuyoruz. Vatandaşlarımıza göstermiş oldukları ilgiden dolayı çok teşekkür ediyoruz. Bu tür etkinliklerimizi yıl boyunca yapmaya devam edeceğiz. Alaşehir halkımızı bağışta bulunmaya davet ediyoruz. Bilge öğretmenimizin adına düzenlemiş olduğumuz bu etkinlikte kan bağışının yanında 18-35 yaş arasındaki tüm vatandaşlarımızı kök hücre bağışına da davet ediyoruz" diye konuştu.</p>

<p>Alaşehir'de iki gün boyu süren etkinliklerde vatandaşlar hem eğlenceli aktivitelerle vakit geçirdi hem de bağış hakkında detaylı bilgi aldı. Çok sayıda kişi kan ve kök hücre bağışında bulunarak farkındalık çalışmalarına destek verdi.<br />
Yetkililer, kök hücre bağışının ameliyat olmadığını, genelde koldan alınan kan yoluyla gerçekleştirilen güvenli bir işlem olduğunu belirterek uygun yaş aralığındaki vatandaşları bağışçı olmaya davet etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="739" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w701919-07.jpg" width="600" /><img height="450" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w701919-01.jpg" width="600" /><img height="450" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w701919-02.jpg" width="600" /><img height="450" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w701919-03.jpg" width="600" /><img height="450" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w701919-04.jpg" width="600" /><img height="450" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w701919-05.jpg" width="600" /><img height="450" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w701919-08.jpg" width="600" /><img height="800" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/a-w701919-10.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İclal Çiçek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/bilge-ogretmenin-adi-umuda-donustu-116-kok-hucre-ve-kan-bagisi-toplandi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/uiuuii-4.png" type="image/jpeg" length="48376"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bel ağrısını fıtığa bağlamayın, teşhiste geç kalmayın]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/bel-agrisini-fitiga-baglamayin-teshiste-gec-kalmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/bel-agrisini-fitiga-baglamayin-teshiste-gec-kalmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Belde oluşan ağrı genellikle fıtık olarak değerlendirilebilir. Ancak her bel ağrısını sadece ‘fıtık' veya ‘yorgunluk' sanmak, bazı önemli hastalıkların teşhisinde geç kalınmasına neden olabiliyor. Bel ağrılarını ciddiye almak gerektiğinin altını çizen Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü'nden Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, özellikle istirahat halindeyken artan ve gece uykudan uyandıran ağrıların; iltihaplı romatizmadan kanser metastazına kadar pek çok ciddi hastalığın habercisi olabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Günlük yaşamda çoğu kişiden duyduğumuz bel ağrısı şikayeti, genellikle ‘ağır kaldırdım' ya da ‘fıtığım azdı' denilerek geçiştiriliyor. Ancak tıp dünyası, bel ağrısının bir hastalık değil, vücudun verdiği bir semptom olduğunun altını çiziyor. Yaklaşık 50 farklı nedene dayanan bu ağrılar, basit bir kas tutulmasından ibaret olabileceği gibi; prostat, meme veya kolon kanserinin ilk belirtisi olarak da karşımıza çıkabiliyor. Bel ağrılarına ciddiyetle yaklaşılması gerektiğinin altını çizen İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, "Bel ağrılarının spektrumu oldukça geniştir. Yaklaşık 40-50 farklı tanıdan söz edilebilir. Bu tanılar arasında çok hafif seyreden durumlar olduğu gibi, oldukça ciddi hastalıklar da bel ağrısına neden olabilir. Bel ağrısı bir hastalık değil, bir semptomdur. Basit bir kas incinmesi bel ağrısına yol açabileceği gibi, prostat kanserinin bele yansıması da ağrı şeklinde kendini gösterebilir. Bu nedenle bel ağrısı şikâyetiyle başvuran hastalarda dikkatli ve özenli bir muayene yapılması, gerekirse radyolojik görüntülemeye başvurulması son derece önemlidir. Çünkü basit gibi görünen bir bel ağrısı, bazı durumlarda meme veya kolon kanseri gibi ciddi hastalıkların belirtisi olabilir. Öte yandan, kötü bir yatakta yatmak gibi basit nedenler de bel ağrısına yol açabilir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Erken tanı alınmazsa sakatlığa neden olabilir<br />
Bel ağrısı semptomuyla kendini gösteren iltihaplı romatizmal hastalıklara dikkat çeken Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle genç erkeklerde görülen bu hastalıklar fark edilmez, tanı konulmaz ve tedavi edilmezse ömür boyu sakatlığa yol açabilecek kadar ciddi sonuçlar doğurabilir. Ankilozan spondilit, iltihaplı romatizma türlerinden biridir ve erken tanı konulmadığında ciddi sakatlıklara neden olabilir. Bu nedenle bel ağrıları mutlaka dikkatle değerlendirilmelidir. Öte yandan bel fıtığı, omurgalar arasında yer alan disklerle ilişkilidir. Bu diskler, omurganın sağlıklı hareket etmesini sağlayan, bir aracın amortisörleri gibi görev yapan yapılardır. Disklerin zamanla aşınması ve fıtıklaşması sonucu, omurilikten çıkan sinirler sıkışabilir ve bu da fıtığa yol açar. Ancak bu durum kas ağrısıyla karıştırılabilir. Kas kaynaklı bel ağrısı genellikle kalça veya bacağa yayılmaz. Oysa fıtıkta, sinire baskı olduğu için ağrı belden başlayarak topuğa kadar inebilir. Bu iki durum dikkatli bir muayene ile kolaylıkla ayırt edilebilir."<br />
<br />
Devam eden ağrılarda ileri tetkik şart<br />
Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, Belden bacağa kadar yayılan ve sinir boyunca hissedilen ağrılarda mutlaka görüntüleme yapılması gerektiğini söyledi, "Böylece hangi sinirin, hangi tarafta ve ne ölçüde baskı altında olduğu belirlenerek doğru tedavi planlanabilir" dedi. Bel ağrılarının önem derecesinin belirlenmesinde hastayla yapılan anamnezin çok kıymetli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, "Örneğin, hastanın ağrısı yürürken veya otururken ortaya çıkıyor ancak yatarken geçiyorsa, bu durum genellikle dejeneratif nedenlere işaret eder. Buna karşılık, gece ortaya çıkan ya da istirahat sırasında devam eden ağrılar; iltihaplı romatizma veya kanser gibi daha ciddi durumları düşündürmelidir. Bu nedenle hastalara yöneltilen en kritik sorulardan biri, ağrının gece veya istirahat halinde olup olmadığıdır. Bu tür durumlarda mutlaka ileri tetkik yapılmalıdır. Cerrahi gerekliliği ise belirli kriterlere göre değerlendirilir. Tüm konservatif yöntemler (ilaç tedavisi, fizik tedavi, enjeksiyonlar, istirahat vb.) uygulanmasına rağmen ağrı devam ediyorsa, bu önemli bir cerrahi nedenidir. Ayrıca nörolojik bozuklukların ortaya çıkması, örneğin ayakta kuvvet kaybı gelişmesi ya da duyu kaybının devam etmesi ve ilerlemesi durumunda hasta cerrahiye yönlendirilir" diye konuştu.<br />
<br />
Tedavi yaklaşımı hastalığa göre değişir<br />
Omurgayı nasıl korumak gerektiğini ve bel ağrılarının nasıl tedavi edildiğine ilişkin konuşan Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, şöyle konuştu: "Omurga, vücudun yükünü taşıyan bir binanın ana kolonu gibidir. Ayakta dururken vücut ağırlığı bacaklar aracılığıyla aşağıya iletilir. Ancak otururken bu yük doğrudan omurga ve kuyruk sokumuna biner. Bu nedenle bel fıtığı olan hastalara uzun süre oturmamaları önerilir. Tedavi yaklaşımı hastalığa göre değişir. Örneğin, bel fıtığında ilk birkaç gün egzersiz önerilmez; öncelikle ağrının azaltılması ve kasların gevşetilmesi hedeflenir. Ağrı azaldıktan ve ödem geriledikten sonra, omurganın stabilitesini sağlamak için özel egzersizler uygulanır. Bu egzersizlerle karın, kalça ve bel kaslarının güçlendirilmesi amaçlanır. Ancak iltihaplı romatizmal hastalıklarda veya kanser metastazı bulunan durumlarda egzersiz ağrıyı artırabilir. Bu nedenle hasta egzersiz sırasında ağrısının arttığını ifade ediyorsa, durum dikkatle değerlendirilmelidir."<br />
Prof. Dr. Ömer Faruk Şendur, hastaların uzun süre oturması ya da uzun süre ayakta kalması gibi durumların bel ağrısına neden olabileceğini hatırlatarak, dengeli egzersiz ve dengeli aktivitenin önemine dikkat çekti.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Leyla Doğan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/bel-agrisini-fitiga-baglamayin-teshiste-gec-kalmayin</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/bahceli-14.png" type="image/jpeg" length="91604"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğum izni 16 haftadan 24 haftaya çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/dogum-izni-16-haftadan-24-haftaya-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/dogum-izni-16-haftadan-24-haftaya-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, doğum izninin 16 haftadan 24 haftaya çıkarıldığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakan Işıkhan açıklamasında, "Aile yapısının güçlendirilmesi, çalışan annelerin desteklenmesi amacıyla analık ödeneği süresini tekil gebeliklerde 16 haftadan 24 haftaya, çoğul gebeliklerde ise 18 haftadan 26 haftaya çıkarttık. 1 Mayıs 2026 tarihi itibariyle devam eden raporlar için herhangi bir başvuruya gerek olmaksızın 8 haftalık ödeme otomatik olarak yapılacaktır. 16 Ekim 2025 tarihi itibariyle doğum yapan ve raporu 1 Mayıs 2026 tarihinden önce sonlanan anneler için ise işverenlerinin Kurumumuza yapacakları bildirime istinaden 8 haftalık ödeme yapılacaktır. Konuyla ilgili sistemsel güncellemeler devam etmektedir. Annelerin söz konusu haktan yararlanabilmeleri için raporlarını uzatmak amacıyla sağlık hizmet sunucularına veya Kurumumuza ayrıca başvuru yapmalarına gerek bulunmamaktadır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan açıklamada ise, "Çalışan annelerimizi desteklemek amacıyla yaptığımız düzenlemeyle analık ödeneği süresini uzatıyoruz" ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Murat Yalçın</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/dogum-izni-16-haftadan-24-haftaya-cikarildi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 21:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/manisa-haberleri-6-46.png" type="image/jpeg" length="53179"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel hastanelerde hekimlerin çalışma modeli değişiyor]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/ozel-hastanelerde-hekimlerin-calisma-modeli-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/ozel-hastanelerde-hekimlerin-calisma-modeli-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel sağlık sektöründe hekimlerin çalışma biçimini değiştirecek yeni düzenleme 1 Haziran 2026’da yürürlüğe giriyor. Düzenlemeye göre doktorlar en fazla iki özel sağlık kuruluşunda görev yapabilecek ve ağırlıklı olarak 4A’lı bordrolu çalışma modeli esas alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel sağlık sektöründe hekimlerin çalışma biçimini köklü şekilde değiştirecek yeni düzenleme 1 Haziran 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek. Yeni uygulama kapsamında il sağlık müdürlükleri, özel hastanelerde görev yapan doktorların mevcut çalışma belgelerini iptal ederek yeniden düzenleyecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düzenlemeyle birlikte hekimlerin ağırlıklı olarak 4A kapsamında bordrolu çalışması esas alınacak. Ayrıca bir hekimin en fazla iki özel sağlık kuruluşunda görev yapabilmesine izin verilecek.</p>

<p>Uygulama, özellikle hekimlerin birden fazla sağlık kuruluşunda çalışma imkanının sınırlandırılması ve serbest çalışma modelinin daraltılması nedeniyle tartışma yarattı.</p>

<p>Cumhuriyet’e konuşan Türk Tabipleri Birliği Özel Hekimlik Kolu Başkanı Dr. Güray Kılıç, düzenlemenin uzun süredir gündemde olduğunu belirterek özellikle iki kurumda çalışma sınırının dikkatle izlenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yeni düzenlemenin iş güvencesi açısından bazı avantajlar getirebileceğini ancak mevcut uygulamada sorunlar bulunduğunu ifade eden Kılıç, “Biz hekimlerin tek bir işyerinde, güvenceli ve insanca yaşayabilecek bir gelirle çalışmasını savunuyoruz. 4A sistemi kıdem tazminatı, yıllık izin ve sosyal haklar bakımından önemli avantajlar sağlıyor. Ancak uygulama doğru kurgulanmazsa hekimler üzerinde baskı oluşturabilir” dedi. Kılıç, geçmişte uygulanan serbest meslek ve hizmet satın alma modellerinin ciddi mağduriyetler yarattığını ifade etti.</p>

<p>Yeni modelin gelir vergisi, SGK primleri ve emeklilik hakları üzerinde de doğrudan etkileri olacağına dikkat çeken Kılıç, maliyet paylaşımının hekimlerin net gelirlerinde değişikliğe yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Düzenlemeye temkinli yaklaştıklarını ifade eden Kılıç, “Bu sistem bazı belirsizlikleri ortadan kaldırabilir. Ancak işten çıkarılma baskısı, gelir kaybı ve güvencesizlik gibi riskler doğurursa buna karşı duracağız. Sürecin takipçisi olacağız” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İclal Çiçek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/ozel-hastanelerde-hekimlerin-calisma-modeli-degisiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/ggggg-63.png" type="image/jpeg" length="69949"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/prof-dr-oytun-erbastan-hantavirus-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/prof-dr-oytun-erbastan-hantavirus-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüsle ilgili, "İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüse ilişkin açıklamalarda bulundu. TGRT Haber’de canlı yayına katılan Erbaş, virüsün varyantlarından ve bulaşma yollarından bahsetti. Erbaş, "Hantavirüs bütün dünyada normalde görülen bir virüstü. Normalde hantavirüs kemirgenlerden bulaşıyor. Fare, hamster, sincap bu farelerin tükürüğünde var. Amerika’da bu salgın nasıl oluyordu eskiden. Amerika’da bir kadın kileri süpürür, kilere bizim fare dışkısını yapmıştır. Dışkı kurumuştur, süpürürken de onu solur. Amerika’da şöyle derlerdi; kilerde fare varsa yeri ıslat kalkmasın diye. Kilerleri elektrik süpürgesiyle süpürme. Neden? Çekiyorsun virüs elektrik süpürgesinden çıkıyor. Bu kadın süpürdükten tam 25-30 gün sonra ateşle başlar, bulantı kusma ve sırt ağrısı. Asla farenjit burun akıntısı yapmaz. Direk öksürük yapar. Öksürük ikinci günde seni entübe eder. Öksürürken nefes darlığı olur ve akciğer su toplar. Kendi suyunda boğulursun. Akciğer ödemi diyoruz. Hastaların yüzde 50’si entübe olup ölürdü. İlacı yok. Sadece converesan plazma dediğimiz eskiden hantadan kurtulmuş birinin plazmasını hastaya verdik mi hastanın kurtulma ihtimali yüzde 70’lere çıkar" dedi.</p>

<p>Hantavirüsün bulaşma yollarına değinen Erbaş, "Hantavirüs normalde kimden bulaşıyor? Fareden. İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla. Buradaki adı, hanta değil artık, hantanın en az 50 alt tipi var. And virüs, Andes virüs. Bu yeni bir virüs. Normalde hiçbir hantta insandan insana bulaşmıyor. Ama bu And-v bulaşıyor, Andes varyantı. Onun için bunu çok duyacaksınız. Bu sene değil, seneye de duyacaksınız, öbür sene de duyacaksınız. Bu bir gün, patlayacak. Çünkü bu, 2018 yılında patladı, bir seyahat gemisinde oldu. İki tane kapma olabilir, Arjantin’den orada aralarından gezinirken farelerin ve sincapların dışkılarını mı soludular, olabilir? İki, bazen de fare geminin içine girer. O zaman gemide fare olursa, onların dışkısı-idrarından bazen de ısırıklarından da bulaşabilir. Ama bunlar gemide fare yok diyorlar. Diyorlar ki, bunlar Arjantin’den kuş gözlemi yaparken kaptı. Peki nasıl bulaşıyor, çok yakın temasta bulaşıyor. Öksürük, aksırıkla ve cinsel ilişkiyle bulaşıyor, vücut salgınından bulaşıyor" diye konuştu.</p>

<p>"Amerika’da Meriland’da askeri birliklerde aşısı denendi"</p>

<p>Bunun yeni bir salgın olduğunu ve aşısı üzerinde daha önce çalışmalar yapıldığını söyleyen Erbaş, "Şu an vaka sıfır diyorlar. Vaka sıfırın bir özelliği, süper bulaştırıcı, hiper bulaştırıcı denen bir şey var. Normal bir salgın sırasında, bir bulaştırma olayı 8-10 kişiye yayarken, süper bulaştırıcılar 100 kişiye yayıyor. Sıkıntı şu, eğer bu insanlar süper bulaştırıcı ise o zaman yandı. Bir de virüsün inkübasyon dediğimiz, bir belirti vermeden durduğu dönem, 1 ila 6 hafta bazen 8 hafta bir süreç ve 60 güne kadar çıkabiliyor. Yeni bir virüsle karşı karşıyayız, ne halt yediğini bilmiyoruz. Ama Amerikan askerleri bunları Kuzey Amerika’da biliyordu o bölgede. Amerika’da bunun aşısı denendi, Meriland’da, askeri birliklerde. Bunun aşısının bir özelliği var, hiç iğneyi sokmadan, karşıdan tabancayla yapıyorlar, püskürtmeli. Asker kolunu açar, püskürtmeyle 0,5 milimetre basıyor, şak diye aşı içeri giriyor. Bu aşıların yayınları yapılmıştı. Bu, aslında geleceği biliniyordu. Dünyada hanta, solonum virüsü, lassa ateşi, o da farelerden bulaşır, ebola ve birkaç tane marburg gibi virüsler, bunlar Biyogüvenlik Seviyesi 4 (BSL 4) laboratuvarlarda çalışılıyordu. Hatta Çin’de bir laboratuvar 4 virüsü birbirine kenetleyip, yeni bir hibrit virüs yaptım diye yayını yaptı. Böyle bir sıkıntı oldu" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Belli gen grubunu öldürüyor"</p>

<p>Virüsün belli gen grubunu öldürdüğünü belirten Erbaş, "Hanta virüsünü insandan insana bulaştıran bir varyantıyla beraberiz. Hoş bir şey değil, bir şeyler geliyor demektir. Çok ölümcül bir virüs olduğu biliyoruz. Bir ilaç var, deneniyor ama etkisi çok sınırlı. Bir de bir özelliği daha var. Yaşlıları çok öldürüyor, 70 yaş ve üstü. İki, ek hastalığı olanları çok öldürüyor. Diyabet, koah, akciğer hastalığı olanları çok öldürüyor. Bir de HLA-B8 varsa, belli gen grubunu öldürüyor. Kim bunlar? Tip-1 diyabetliler, çölyaklılar, romatolotojik hastalığı olanlar, haşimatolar, gravesleri bunları çok öldürüyor" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Leyla Doğan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/prof-dr-oytun-erbastan-hantavirus-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 22:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/transparan-98.png" type="image/jpeg" length="77313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den yeni "hantavirüs" açıklaması: Küresel risk var mı?]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/dsoden-yeni-hantavirus-aciklamasi-kuresel-risk-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/dsoden-yeni-hantavirus-aciklamasi-kuresel-risk-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DSÖ Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Balkhy, Doğu Akdeniz Bölgesi'nde şu ana kadar herhangi bir hantavirüs vakasının bildirilmediğini belirterek, "DSÖ, şu anda bu olayın küresel nüfus için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendiriyor. Durumu izlemeye ve güncellemeler sağlamaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Hanan Balkhy, Arjantin'den Afrika'nın batısındaki Cabo Verde'ye (Yeşil Burun Adaları) giden Hollanda bandıralı "MV Hondius" isimli geminin yolcularında hantavirüs tespit edilmesi sonrasında yaşanan gelişmelere ilişkin, sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.</p>

<p>DSÖ'nün, Atlantik Okyanusu'nda bir yolcu gemisiyle bağlantılı bir dizi hantavirüs vakasını yakından izlediğini ve bu konuda uluslararası müdahaleyi koordine ettiğini belirten Balkhy, Doğu Akdeniz Bölgesi'nde herhangi bir vakanın bildirilmediğini kaydetti.</p>

<p>Balkhy, hantavirüs enfeksiyonunun nadir görüldüğünü ancak ciddi hastalıklara neden olabileceğini belirterek, virüsün, enfekte kemirgenlerle ya da bunların idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle temas yoluyla insanlara bulaştığını ifade etti.</p>

<p>Başlangıçta belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve mide bulantısı olabileceğine işaret eden Balkhy, "Ancak hızla ciddi solunum yolu hastalığına dönüşebilir ve vaka ölüm oranı yüzde 50'ye kadar ulaşabilir. Bu nedenle, yoğun destekleyici bakıma erken erişim kritik öneme sahip" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Balkhy, gemide vakada yer alan hantavirüs türünün, Latin Amerika'da bulunan ve insanlar arasında yakın ve uzun süreli temas yoluyla sınırlı şekilde bulaştığı bilinen tek tür Andes virüsü olduğunun altını çizerek, "DSÖ, şu anda bu olayın küresel nüfus için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendiriyor. Durumu izlemeye ve güncellemeler sağlamaya devam ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Arjantin'den Afrika'nın batısındaki Cabo Verde'ye giden "MV Hondius" isimli geminin yolcularında hantavirüs tespit edilmiş, enfekte olan 3 kişi hayatını kaybetmişti.</p>

<p>HANTAVİRÜS NEDİR?</p>

<p>Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor. Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlar gösteriyor.</p>

<p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İclal Çiçek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/dsoden-yeni-hantavirus-aciklamasi-kuresel-risk-var-mi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/ttttoo-21.png" type="image/jpeg" length="84286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ: "8 vakanın 5'inin hantavirüs olduğu teyit edildi, diğer 3'ü şüpheli vaka"]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/dso-8-vakanin-5inin-hantavirus-oldugu-teyit-edildi-diger-3u-supheli-vaka</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/dso-8-vakanin-5inin-hantavirus-oldugu-teyit-edildi-diger-3u-supheli-vaka" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, hantavirüs salgını yaşanan gemiye ilişkin, "8 vakanın 5'i hantavirüs olduğu teyit edildi, diğer 3'ü ise şüpheli vaka" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, Atlantik Okyanusu'nda seyreden Hollanda bayraklı MV Hondius isimli yolcu gemisinde hantavirüs vakalarının tespit edilmesine ilişkin son duruma ilişkin İsviçre'nin Cenevre kentindeki DSÖ merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, nadir görülen hantavirüs salgınının yaşandığı gemideki yolcular arasında, şimdiye kadar üçü ölümle sonuçlanan 8 vaka tespit edildiğini açıkladı. Ghebreyesus, "8 vakanın 5'i hantavirüs olduğu teyit edildi, diğer 3'ü ise şüpheli vaka" dedi.</p>

<p>Ghebreyesus, önceki hantavirüs salgınlarında insandan insana bulaşmanın yalnızca "uzun süreli yakın temas" durumlarında görüldüğünü ve bu vakada da durumun böyle olduğunu söyledi. Ghebreyesus, "İlk vaka, 6 Nisan'da belirti göstermeye başlayan ve 11 Nisan'da gemide hayatını kaybeden bir erkekti. Numune alınmadı ve belirtiler, diğer solunum yolu hastalıklarına benzediği için başlangıçta hantavirüsten şüphelenilmedi" şeklinde konuştu.<br />
DSÖ yetkilisine göre hayatını kaybeden yolcunun eşi, gemi Saint Helena'ya yanaştığında karaya çıktı ve kendisinde de belirtiler görüldü. Kadının durumu, 25 Nisan'da Güney Afrika'nın Johannesburg kentine yaptığı uçuş sırasında ağırlaştı ve ertesi gün hayatını kaybetti. Ghebreyesus, Güney Afrika'da alınan numunelerin vakanın hantavirüs olduğunu doğruladığını söyledi.</p>

<p>"Daha fazla vaka ortaya çıkabilir"</p>

<p>Ghebreyesus, DSÖ'nün yolcularla temas etmiş olabilecek ve semptom gösteren başka kişiler bulunduğu iddialarından haberdar olduğunu ve ilgili makamlarla temas halinde olduklarını açıkladı. DSÖ Genel Direktörü, hastalığın kuluçka süresinin altı haftaya kadar çıkabildiğini ifade ederek ilerleyen dönemde daha fazla vaka ortaya çıkabileceğine işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ghebreyesus, hastalığın ciddi olmasına rağmen "halk sağlığı açısından risk seviyesinin düşük" olarak değerlendirildiğini de sözlerine ekledi.</p>

<p>Kanarya Adaları halkı için risk düşük</p>

<p>Pazartesi günü İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'den gemiyi kabul etmesini istediğini ve Sanchez'in bunu kabul ettiğini söyleyen Ghebreyesus, geminin şu anda İspanya'ya bağlı Kanarya Adaları'na doğru ilerlediğini söyledi. DSÖ Genel Direktörü, "İspanya'nın bu riski yönetme kapasitesine güveniyoruz ve bunu yapmaları için kendilerine destek veriyoruz" dedi.</p>

<p>Ghebreyesus ayrıca, hantavirüsün ada halkı için oluşturduğu riski düşük olarak değerlendirdiklerini söyledi. DSÖ yetkilisi, halen gemide bulunan tüm yolculardan kamaralarında kalmalarını istediğini, semptom gösteren kişilere ise derhal izolasyona girme talimatı verildiğini açıkladı.</p>

<p>Virüse yakalanan çiftin, virüs taşıyan farelerin bulunduğu alanları gezdiklerini söyledi</p>

<p>Ghebreyesus, salgının başlangıcına ilişkin incelemelerin devam ettiğini ancak gemide görülen ilk iki vakanın görüldüğü çiftin, Arjantin'deki bir kuş gözlem gezisine katıldığını ve bu virüsü taşıyan farelerin görüldüğü yerleri ziyaret ettiklerinin belirlendiğini söyledi. Ghebreyesus ayrıca, DSÖ'nün çiftin hareketlerine ilişkin daha fazla bilgi elde edebilmek üzere Arjantinli yetkililerle çalıştığını açıkladı.</p>

<p>"Bu Covid ya da influenza değil, çok farklı şekilde yayılıyor"</p>

<p>Basın toplantısında söz alan bulaşıcı hastalık epidemiyologu Maria van Kerkhove, yetkililerin MV Hondius gemisindeki herkesin maske takmasını istediğini açıkladı. Van Kerkhove, hasta olduğundan şüphelenilen kişilerle temas eden ya da onların bakımını üstlenen kişilerin de koruyucu ekipman kullanması gerektiğini söyledi. Hantavirüsün ancak yakın insan teması yoluyla bulaştığını vurgulayan Kerkhove, "Bu Covid ya da influenza değil. Çok farklı bir şekilde yayılıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Bu, Covid pandemisinin başlangıcı değil"</p>

<p>Kerkhove, basın toplantısında hantavirüs salgını ile Covid-19'un başlangıç günleri ile farkın ne olduğu sorusuna, "durumun altı yıl önceki ile aynı olmadığı" şeklinde cevap verdi. Kerkhove, "Burada çok net olmak istiyorum. Bu SARS-CoV-2 değil. Bu, Covid pandemisinin başlangıcı değil. Bu, gemide gördüğümüz bir salgın" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kerkhove, hantavirüsün koronavirüs ile aynı şekilde yayılmadığını ve ancak "yakın temas" ile bulaştığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/dso-8-vakanin-5inin-hantavirus-oldugu-teyit-edildi-diger-3u-supheli-vaka</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 23:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-07-234439.jpg" type="image/jpeg" length="39077"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
