<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Manisa Haberleri - Manisa'nın Net Gazetesi</title>
    <link>https://www.manisahaberleri.com</link>
    <description>Manisahaberleri.com | Manisa'nın güncel, güvenilir, bağımsız yerel haber sitesi.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.manisahaberleri.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>manisahaberleri.com |  Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 06 Nov 2026 01:05:00 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtaydan emsal karar! Çalışan anneleri yakından ilgilendiriyor...]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/yargitaydan-emsal-karar-calisan-anneleri-yakindan-ilgilendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/yargitaydan-emsal-karar-calisan-anneleri-yakindan-ilgilendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay, kadın işçinin doğum izni sonrası uzmanlık alanı dışında bir işte çalışmaya zorlanmasının ayrımcılık tazminatını gerektirdiğine hükmetti. Böylece doğum izninden dönen kadın işçilere yönelik düşük zam verilmesi, biriminin rızası dışında değiştirilmesi gibi uygulamalar ayrımcılık tazminatı sebebi sayılabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yargıtay, milyonlarca çalışan anneyi yakından ilgilendiren bir karara imza attı. Doğum izni sonrası kıdemli banka analistine uzmanlık alanı dışında sigorta sektörü takibi görevi verilmesini ayrımcılık olarak değerlendirdi. Mahkeme, ayrımcılık tazminatı verilmesi gerektiğine hükmetti.</p>

<p><strong>DOĞUM İZNİ DÖNÜŞÜNDE GÖREVİ DEĞİŞTİRİLDİ</strong></p>

<p>Özel bir bankada kıdemli analist olarak çalışan kadın, ikiz bebeklerini dünyaya getirmek için doğum iznine ayrıldı. Ancak izin sonrası işe döndüğünde, bankacılık sektörünün takibi olan eski görevinin başka bir çalışana verildiğini gördü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kendisine ise uzmanlık alanı dışındaki sigorta sektörünü takip etme görevi verildi. Üstelik hak kazandığı primleri alamadı, mesai arkadaşlarına göre daha düşük ücret zammı aldı. Yaşadığı sürecin ardından istifa eden kadın, işverenin kendisine ayrımcılık yaptığını ve psikolojik baskı uyguladığını öne sürerek dava açtı.</p>

<p><strong>İŞÇİ AYRIMCILIK VE MANEVİ TAZMİNAT TALEP ETTİ</strong></p>

<p>İşçi, hamilelik döneminde başlayan baskıların doğum izni sonrasında da devam ettiğini savundu. Eski görevine döndürülmediğini, primlerinin ödenmediğini ve ücret zammının düşük tutulduğunu belirterek ayrımcılık ve manevi tazminatın yanı sıra kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını talep etti.</p>

<p></p>

<p>Banka ise çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik yapılmadığını savundu. İş Mahkemesi, işçinin kıdem tazminatına hükmetti. Ancak ayrımcılık ve manevi tazminat taleplerini ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetti. İstinaf Mahkemesi de bu kararı değiştirmedi.</p>

<p><strong>YARGITAY KARARI BOZDU</strong></p>

<p>İşçinin temyiz başvurusu üzerine dosya, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi. Yüksek Mahkeme, doğum izninden önceki görevin yerine uzmanlık alanı dışında başka bir iş verilmesinin ayrımcılık iddiasını güçlü biçimde desteklediğini belirtti.</p>

<p>Daire, işverenin farklı muameleyi gerektiren sebepleri somut olgularla ortaya koyamadığını kaydetti. Ayrımcılık tazminatı talebinin kabul edilmesi gerekirken reddedilmesini hatalı bulan Yargıtay, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin kararını bozdu</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>CNN TÜRK</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/yargitaydan-emsal-karar-calisan-anneleri-yakindan-ilgilendiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Nov 2026 23:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/11/paragraf-metniniz-100.png" type="image/jpeg" length="92192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlık 8 kozmetik ürünü ifşa etti! Ürünlerde ayçiçek yağı çıktı]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/bakanlik-8-kozmetik-urunu-ifsa-etti-urunlerde-aycicek-yagi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/bakanlik-8-kozmetik-urunu-ifsa-etti-urunlerde-aycicek-yagi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, kozmetik ve kişisel bakım ürünleri satan bir mağazalar zincirinde satışa sunulan LIFE IN markalı sekiz farklı yağ ürününün ambalajlarını mercek altına aldı. Bakanlık, tüketiciyi yanıltıcı ambalaj kullanıldığını belirleyerek reklamları durdurma cezası verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, neredeyse her AVM'de şubesi olan bir kozmetik zincirinin "LIFE IN" markalı yağ ürünlerini denetim altına aldı.</p>



<p> 
<h2>AYÇİÇEK YAĞI ÇIKTI</h2>
</p>

<p>İncelemede çay ağacı, lavanta, kekik, nane, okaliptus, portakal, biberiye ve gül yağı adıyla pazarlanan sekiz ürünün içeriğinde ay çiçek yağı da bulunduğu ortaya çıktı.</p>

<p></p>

<p>Denetimde yalnızca ürünlerin içerikleri değil, ambalajların tüketiciye nasıl sunulduğu da değerlendirildi. Reklam Kurulu, şişelerin üzerinde yer alan isimlerin, ifadelerin ve görsellerin, ürünlerin yalnızca belirtilen bitkisel yağdan oluştuğu izlenimini yarattığını belirledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Oysa söz konusu ürünlerin içeriğinde ayçiçek yağı da bulunuyordu. Kurul, bu nedenle ürünlerin tanıtımında tüketiciyi yanıltabilecek bir izlenim oluşturulduğu sonucuna vardı.</p>

<h2>REKLAMLARIN DURDURULMASINA KARAR VERİLDİ</h2>

<p>İnceleme sonucunda LIFE IN markalı yağ ürünlerinin söz konusu tanıtımları, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a aykırı bulundu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<h2>"DENETİMLER SÜRECEK"</h2>

<p>Bekir Kaplan, tüketicilerin satın aldıkları ürünler hakkında doğru bilgiye ulaşmasının önemine işaret ederek yanıltıcı reklam ve tanıtımlara yönelik denetimlerin devam edeceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/bakanlik-8-kozmetik-urunu-ifsa-etti-urunlerde-aycicek-yagi-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/11/images-34.jpg" type="image/jpeg" length="62766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Taklit ve tağşiş yapılan ürünler açıklandı! Yoğurt ve tereyağı da listede]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/taklit-ve-tagsis-yapilan-urunler-aciklandi-yogurt-ve-tereyagi-da-listede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/taklit-ve-tagsis-yapilan-urunler-aciklandi-yogurt-ve-tereyagi-da-listede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakanlığın güncellediği taklit ve tağşiş listesine 4 ilden yeni ürünler eklendi. Yoğurt ve tereyağı kategorisindeki 6 ürünün markaları belli oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, gıdaya yönelik denetimlerinin ardından taklit ve tağşiş listesini yeniden güncelledi. 27 Ekim 2026 tarihli duyuruda, farklı illerde üretilen ve satışa sunulan 6 <a href="https://www.mynet.com/haberler/yogurt" rel="nofollow">yoğurt</a> ve <a href="https://www.mynet.com/haberler/tereyagi" rel="nofollow">tereyağı</a> ürünü yer aldı. Ürünlerin marka ve üretici bilgileri de tüketicilerin inceleyebilmesi amacıyla açıklandı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Bakanlığın yayımladığı son listeye Bursa, Malatya, Kahramanmaraş ve Artvin'den ürünler dahil edildi. Yoğurt ve tereyağı grubundaki ürünlerin hangi markalara ait olduğu da belli oldu.</p>

<p></p>

<p></p>

<h2>LİSTEYE GİREN 6 ÜRÜN BELLİ OLDU</h2>

<p>Taklit ve tağşiş listesinde Bursa'nın İnegöl ilçesinde üretilen Çağlarsoy marka tereyağı yer aldı. Malatya'da ise Battalgazi ilçesinden Karatepe tuzlu tereyağı ve Beyler Yoğurt, Yeşilyurt ilçesinden Gözde Çamlıdağ tuzsuz tereyağı listeye eklendi.</p>

<p>Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesinden Tanmar tereyağı ile Artvin'in Borçka ilçesinde üretilen Şimşekler tereyağı da açıklanan ürünler arasında bulunuyor.</p>

<p></p>

<p>BAKANLIK LABORATUVAR SONUÇLARINI PAYLAŞIYOR</p>

<p></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, gerçekleştirdiği kontrollerde taklit veya tağşiş yapıldığı laboratuvar incelemeleriyle kesinleşen gıda ürünlerini kamuoyuna duyuruyor. Böylece tüketicilerin alışveriş sırasında ürünlerin marka ve üretici bilgilerini kontrol edebilmesine imkan sağlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>RESMÎ LİSTEDEN KONTROL EDİLEBİLİYOR</p>

<p>Karar Gazetesi'nde yer alan habere göre, taklit ve tağşiş tespit edilen ürünlere ilişkin ayrıntılı bilgilere Bakanlığın Güvenilir Gıda internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor. Tüketiciler, yayımlanan resmî listeyi inceleyerek ürünlerin marka ve üretici bilgilerini kontrol edebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MYNET</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/taklit-ve-tagsis-yapilan-urunler-aciklandi-yogurt-ve-tereyagi-da-listede</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/paragraf-metniniz-39-1.png" type="image/jpeg" length="44273"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa Şehir Hastanesi 8. yılında 11 milyon hastaya şifa kapısı oldu]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/manisa-sehir-hastanesi-8-yilinda-11-milyon-hastaya-sifa-kapisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/manisa-sehir-hastanesi-8-yilinda-11-milyon-hastaya-sifa-kapisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Şehir Hastanesi, kurulduğu 2018'den bu yana polikliniklerde 11 milyon 349 bin 797, acil serviste ise 2 milyon 652 bin 971 başvuruya yanıt verirken cerrahi alanlarda 176 bin 287 ameliyat gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Şehir Hastanesi, açıldığı 2018 yılından bu yana bölgesinin en önemli sağlık üslerinden biri haline geldi. Hastanenin 8 yıllık gelişim sürecini değerlendiren Manisa Şehir Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Serkan Saka, sekiz yıldır sağlığa değer, geleceğe umut katıyoruz" dedi. Hastanenin 558 yatak kapasitesiyle başladığı yolculuğuna bugün 591 yatak ve yaklaşık 2 bin 540 çalışanla devam ettiğini aktaran Başhekim Uzm. Dr. Serkan Saka, Manisa başta olmak üzere çevre illere ve yurt dışından gelen hastalara nitelikli sağlık hizmeti sunduklarını söyledi. Üçüncü basamak sağlık hizmetleri, geniş uzmanlık alanları ve uluslararası akreditasyon belgesiyle kaliteyi her geçen yıl daha ileriye taşıdıklarını belirten Saka, hastanenin dahili, cerrahi, kadın doğum ve çocuk yan dal alanlarında geniş bir yelpazede özveriyle çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W821646 02" class="detail-photo img-fluid" height="1496" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/a-w821646-02.jpg" width="2400" /><br />
<br />
"11 milyonu aşkın poliklinik, 176 bin ameliyat"<br />
Bir hastanenin başarısının yalnızca rakamlarla değil, ardındaki insan hikayeleriyle anlam kazandığına dikkat çeken Başhekim Saka, 8 yıllık istatistikleri paylaştı. Saka, "Sekiz yıllık hizmet sürecimizde polikliniklerde 11 milyon 349 bin 797, acil serviste ise 2 milyon 652 bin 971 başvuruya yanıt verdik. Yatan hasta servislerimizde 312 bin 683 hastamızın tedavisini tamamlarken, cerrahi alanlarda 176 bin 287 ameliyat gerçekleştirdik. Kalp Merkezimizde bin 655 bypass, 34 bin 23 anjiyografi işlemi ve 60 ablasyon uygulandı. Onkoloji Merkezimizde 123 binin üzerinde kemoterapi ve 284 binin üzerinde radyoterapi seansı gerçekleştirilirken, Kadın Doğum Kliniğimizde 34 bin 162 bebeğimiz dünyaya gözlerini açtı. İnme merkezimizden obezite merkezine, evde sağlık hizmetlerinden GETAT uygulamalarına kadar her alanda sağlık çalışanlarımızın bilgi, deneyim ve özverisiyle vatandaşlarımıza şifa dağıttık" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Yeni uygulamalar ve özellikli tedaviler devrede<br />
Tıbbın sunduğu yenilikleri hastalarla buluşturmaya devam ettiklerini vurgulayan Uzm. Dr. Saka, ileri cerrahi uygulamalarla tedavi seçeneklerinin genişletildiğini belirtti. Üroloji alanında laparoskopik nefrektomi ve beyin pili operasyonları gibi özellikli cerrahilerin başarıyla uygulandığını aktaran Saka, "Kardiyolojide ablasyon işlemleri, baş ağrısı tedavisinde migren botoksu ve omurga sağlığı alanında Skolyoz Polikliniği gibi yeni hizmetlerimizi devreye aldık. Ayrıca vatandaşlarımızın süreçlere dijital kanallardan daha kolay ulaşabilmesi için Online Evde Sağlık Hizmeti uygulamasını başlattık" dedi.<br />
<br />
TÜSEB Ofisi açıldı, bilimsel araştırmalar hız kazandı<br />
Sağlık hizmetlerinin yanı sıra bilimsel araştırma ve eğitime de büyük önem verdiklerini dile getiren Başhekim Saka, hastane bünyesinde TÜSEB Ofisi’nin açıldığını duyurdu. Saka, bu adımla bilimsel araştırmaların desteklenmesi ve araştırma kültürünün güçlendirilmesini hedeflediklerini belirterek, sağlık profesyonelleri için düzenlenen sertifika programlarıyla mesleki gelişimin desteklendiğini kaydetti.<br />
<br />
Uyku Merkezi ve Tüp Bebek Merkezi yolda<br />
Geleceğin sağlık hizmetlerini bugünden şekillendirmek için çalıştıklarının altını çizen Başhekim Saka, hastanenin yeni hedeflerini de açıkladı. Dijital Hastane Dönüşümü kapsamında yapay zeka destekli uygulamaları sistemlerine entegre etmeyi planladıklarını belirten Saka, sözlerini şöyle tamamladı: "Tüp Bebek Merkezi ve Çocuk Yanık Ünitesi projelerimizle hizmet çeşitliliğimizi artıracağız. Ayrıca yakın zamanda horlama, uykuda solunum durması gibi şikayetleri olan hastalarımıza hizmet verecek Uyku Merkezimizi de vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. Manisa Şehir Hastanesi’nin sekiz yılı; büyüyen bir kurumun, gelişen tıbbın ve aynı amaç etrafında birleşen binlerce sağlık çalışanının hikayesidir. Sekiz yıldır bilgiyle gelişiyor, emekle büyüyor ve umutla geleceğe hazırlanıyoruz"</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/manisa-sehir-hastanesi-8-yilinda-11-milyon-hastaya-sifa-kapisi-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 30 Oct 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/paragraf-metniniz-28-1.png" type="image/jpeg" length="34853"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastalara karanfilli bilgilendirme]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/hastalara-karanfilli-bilgilendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/hastalara-karanfilli-bilgilendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde 26 Ekim Hasta Hakları Günü kapsamında hastalara karanfil ve bilgilendirme broşürleri dağıtıldı. Hastane yönetimi, poliklinik ve klinikleri ziyaret ederek hastaların hakları ve sorumlulukları hakkında bilgi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde 26 Ekim Hasta Hakları Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte hastalara karanfil dağıtılarak hasta hakları ve sorumlulukları anlatıldı.<br />
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu, başhekim yardımcıları Prof. Dr. İ. Cüneyt Balcıoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Gülen ve Prof. Dr. Şebnem Hörgüç, Hastane Başmüdürü Mehmet Kaya, Sağlık Hizmetleri Müdürü Bahar Erdelikanlı, müdür yardımcıları ve hasta hakları birimi çalışanları, poliklinik ve klinikleri ziyaret etti.<br />
Poliklinik önlerinde muayene sırası bekleyen hastalarla bir araya gelen hastane yöneticileri, hastalara karanfil ve hasta hakları ile sorumlulukları hakkında bilgi içeren broşürler dağıttı. Etkinlikte hastaların sağlık hizmetlerinden yararlanma, bilgilendirilme ve bilgi isteme, sağlık kuruluşunu ve sağlık personelini seçme ve değiştirme, mahremiyet, tedaviyi reddetme veya durdurma, rıza, güvenlik, dini vecibelerini yerine getirme, insani değerlere saygı gösterilmesini isteme, ziyaretçi ve refakatçi bulundurma ile müracaat, şikâyet ve dava hakları hakkında bilgilendirme yapıldı.<br />
<br />
"Hasta hakları, insan haklarının sağlık alanına yansımasıdır"<br />
Hasta haklarının insan haklarının sağlık alanındaki yansıması olduğunu belirten Başhekim Prof. Dr. İsmet Topçu, kaliteli sağlık hizmeti sunulabilmesi için hasta haklarına hem hastaların hem de sağlık çalışanlarının birlikte sahip çıkması gerektiğini ifade etti.<br />
Türkiye’de 1998 yılından bu yana 26 Ekim’in Hasta Hakları Günü olarak kabul edildiğini belirten Topçu, "Bugün biz de tüm çalışanlarımız ve yönetimimizle birlikte bir stant açarak hastalarımıza hasta haklarıyla ilgili bilgilendirmelerde bulunduk. Hasta hakları ve sorumlulukları konusunda hem hastalarımızı hem de sağlık çalışanlarımızı bilinçlendirmeyi amaçlıyoruz. Sağlık hizmetlerinin adalet, hakkaniyet ve kalite çerçevesinde sunulmasını sağlamak, hasta, hasta yakını ve sağlık personeli arasındaki ilişkileri ve karşılıklı sorumluluk bilincini geliştirmek istiyoruz" dedi.<br />
Etkinlik kapsamında hastalara karanfil ve bilgilendirme broşürleri dağıttıklarını kaydeden Topçu, tüm polikliniklerde hastaları bilgilendirmeye çalıştıklarını belirterek etkinliğe katılan sağlık çalışanlarına ve hastalara teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/hastalara-karanfilli-bilgilendirme</guid>
      <pubDate>Mon, 26 Oct 2026 20:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/paragraf-metniniz-20.png" type="image/jpeg" length="16289"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Turkiye'de genclerin sigara kullanma orani dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/turkiyede-genclerin-sigara-kullanma-orani-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/turkiyede-genclerin-sigara-kullanma-orani-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Türkiye’de 13 ile 17 yaş arasındaki nüfusun yüzde 30’u sigara kullanıyor. Dramatik bir sorunla karşı karşıyayız" dedi.<br />
Bakan Memişoğlu, Türk Parlamenterler Birliği Programı’na katıldı. Bakan Memişoğlu, yaptığı konuşmada, "Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık" modeliyle Sağlıklı Türkiye Yüzyılı programını başlattıklarını belirterek Türkiye’nin öncelikli sağlık sorunlarına ve bu alanlarda yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.<br />
Türkiye’nin beş temel sağlık sorunu bulunduğunu ifade eden Bakan Memişoğlu, bunları obezite, tütün ve kötü alışkanlıklar, uyuşturucu, davranışsal bağımlılıklar ve düşük doğurganlık hızı olarak sıraladı. Bakan Memişoğlu, toplumun sağlığını korumak için özellikle obezite ve tütün kullanımıyla mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizdi.<br />
Tütün kullanımının önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Sağlık Bakanı Memişoğlu, Türkiye’de 2025 yılında 8,5 milyar paket sigara satıldığını, sigaraya harcanan peşin paranın yıllık 15 milyar dolara ulaştığını söyledi. Bakan Memişoğlu, "Bugün son yapılan TÜİK araştırmasında Türkiye’de şu anda 13 ile 17 yaş arasındaki çocukların, gençlerin nüfusu 7,5 milyon. 7,5 milyonluk bu nüfusun 2,5 milyonu sigara kullanıyor. Yani 13 ile 17 yaş arasındaki nüfusun yüzde 30’u sigara kullanıyor bu toplumda şu anda. Ve toplumun sigaraya başlama yaş ortalaması 17 Türkiye’de. Onun için dramatik bir sorunla karşı karşıyayız. Bunu özellikle size belirtiyorum" şeklinde konuştu.<br />
Aile hekimlerinin çalışmalarıyla son bir yılda 8 bin kişiye henüz klinik belirti oluşmadan kanser tanısı konulduğunu aktaran Bakan Memişoğlu, erken teşhisin önemini vurguladı. Memişoğlu, aile hekimleri aracılığıyla hastanelerden randevu alınabildiğini, hastaların belirtileri ve geçmişlerine ilişkin bilgilerin ilgili hekimlere elektronik sistem üzerinden iletilebildiğini kaydetti.<br />
Sağlık kurulu raporuyla kullanılan ilaçların teminini kolaylaştırmaya yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirten Bakan Memişoğlu, aile hekimlerinin ilaç yazma ve rapor düzenleme yetkilerinin genişletildiğini söyledi. Ücretsiz kanser taramalarının sürdüğünü ifade eden Bakan Memişoğlu, bütün taramalarla 31 milyon kişiye ulaşıldığını bildirdi.<br />
Sağlıklı Hayat Merkezlerinde 17 branşta ücretsiz hizmet sunulduğunu belirten Sağlık Bakanı Memişoğlu, vatandaşların hastalanmadan da bu merkezlerden yararlanması gerektiğini vurguladı. Bakan Memişoğlu, merkezlerde diyetisyen, fizyoterapist, psikolog, sosyolog, diş hekimi ve çocuk gelişimcisi hizmetlerinin yanı sıra kanser taramaları ve koruyucu sağlık hizmetleri sunulduğunu ifade etti.<br />
Türkiye’de sağlık altyapısının önemli ölçüde güçlendirildiğini belirten Bakan Memişoğlu, hastane sayısının bin 156’dan bin 526’ya, yatak sayısının 164 binden 274 bine yükseldiğini söyledi. Nitelikli yatak sayısının 18 binden 184 bine, yoğun bakım yatak sayısının ise 2 binden 48 bine çıkarıldığını kaydeden Bakan Memişoğlu, sağlık çalışanı sayısının da 378 binden 1,5 milyona ulaştığını belirtti.<br />
Normal doğumun desteklenmesine yönelik çalışmalara da değinen Bakan Memişoğlu, "Fizyolojik olan normal doğum. Sezaryen bir ameliyat şekli" dedi.<br />
İlk gebeliğini yaşayan anne adaylarına gebeliğin son üç ayında ebe tahsis edildiğini ve Anne Yolculuğu mobil uygulamasının hayata geçirildiğini belirten Bakan Memişoğlu, 2024’ten bu yana ilk kez primer sezaryen oranlarının 5,5 puan düştüğünü bildirdi.<br />
Evde sağlık, palyatif bakım, uzaktan sağlık hizmetleri ve aile hekimliğini entegre eden bir sistem oluşturduklarını belirten Sağlık Bakanı Memişoğlu, uygulamanın Kayseri ve İzmir’de pilot olarak yürütüldüğünü söyledi. Yoğun bakımdan çıkarılan hastaların ihtiyaçlarına uygun bakım birimlerine yönlendirilmesi ve evlerinde uzaktan takip edilmesi için çalışmalar yapıldığını kaydeden Bakan Memişoğlu, uygulamanın Türkiye genelinde yaygınlaştırılacağını ifade etti.<br />
Sağlıklı bireylerin sağlıklarını korumalarına yönelik esenlik mevzuatını da hayata geçirdiklerini belirten Bakan Memişoğlu, bu merkezlerde tedavi amaçlı uygulama yapılmayacağını ve iyileşme dönemindeki hastalara hizmet verilmeyeceğini söyledi. Bakan Memişoğlu, "Esenlik mevzuatı ne biliyor musun. Sağlam insanların sağlıklı kalması için olan sağlık hizmeti bu. Özel sektörde açtık bunu. İki tane kırmızı çizgimiz var: Bir, tedavi maksatlı ve tedavi amaçlı uygulama olmayacak. İki, nekahet döneminde de olmayacak. Yani ameliyat olduğunuz altı ay içinde, o iyileşme döneminde siz ona esenlik merkezinde bakamazsınız. Ama altı ay geçti, fizik tedavi alacak. O zaman isterseniz bu esenlik merkezlerinde rahatlıkla sağlık hizmeti alabiliyorsunuz" diye konuştu.<br />
Bakanlık görevine başladığından bu yana 524 aile sağlığı merkezi ve 45 sağlıklı hayat merkezi yaptıklarını belirten Memişoğlu, 365 aile sağlığı merkezinin inşaatının sürdüğünü ve 766 merkezin daha planlandığını ifade etti. Bakan Memişoğlu, bu yıl 68 hastanenin tamamlandığını, 12 ağız ve diş sağlığı merkezi yapıldığını ve 106 hastanenin inşaatının devam ettiğini bildirdi.<br />
"Üreten Sağlık" modeliyle bilimsel fikirleri ürüne dönüştürmeyi ve yerli sağlık teknolojilerini geliştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Bakan Memişoğlu, bilim insanlarını üreticiler ve finansörlerle buluşturduklarını söyledi. Türkiye’de mobil röntgen cihazı üretildiğini ve cihaza yapay zeka özelliği eklendiğini kaydeden Sağlık Bakanı Memişoğlu, ASELSAN ile geliştirilen kalp-akciğer makinesinin yüzde 90’ın üzerinde yerlilik oranıyla kullanılmaya başlandığını ifade etti. Bakan Memişoğlu, ayrıca iki yıl içinde yüzde 70 yerlilik oranına sahip ultrason cihazları üretilmesinin ve sekiz aşının yerli olarak geliştirilmesinin hedeflendiğini belirtti.<br />
Bebek ölüm hızının sağlık hizmetlerinin niteliğini gösteren önemli ölçütlerden biri olduğunu vurgulayan Bakan Memişoğlu, 2002 yılında canlı doğumda binde 31,5 olan bebek ölüm hızının bugün binde 7,7’ye düştüğünü belirtti. Oranın 2024’te binde 8,9 iken bir yılda binde 7,7’ye gerilediğini belirten Bakan Memişoğlu, "1,1 ne demek biliyor musunuz. 3 bin bebek yaşıyor demek" ifadelerini kullandı.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İha</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/turkiyede-genclerin-sigara-kullanma-orani-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Oct 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/gemini-generated-image-atzvsaatzvsaatzv.jpeg" type="image/jpeg" length="86343"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İbrahim Çelebi Mahallesi’nde Meme Kanseri Farkındalık Semineri Düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/ibrahim-celebi-mahallesinde-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/ibrahim-celebi-mahallesinde-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İbrahim Çelebi Mahallesi’nde, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen seminerde, meme kanserinde erken teşhisin önemi vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İbrahim Çelebi Mahalle Muhtarı Meliz N. Mısırlıoğlu’nun öncülüğünde, Şehzadeler İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin katılımı ve iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, kadınlara meme kanseri konusunda bilgilendirme yapıldı.</p>

<p>Seminerde, meme kanserinde erken teşhisin hastalığın tedavi sürecindeki önemine dikkat çekilirken, farkındalığın simgesi olan pembe kurdeleler de katılımcıların yakalarına takıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Farkındalık Ağacı dayanışmanın simgesi oldu</p>

<p>Etkinlik kapsamında, Muhtar Meliz N. Mısırlıoğlu tarafından muhtarlık binasının duvarına yapılan “Farkındalık Ağacı”, seminere katılan kadınların parmak boyalarıyla oluşturduğu çiçek ve çeşitli şekillerle renklendirildi. Renkli görüntülere sahne olan çalışma ile meme kanserine yönelik toplumsal farkındalığın artırılması ve kadınlar arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi amaçlandı.</p>

<p>Seminerin sonunda katılımcılara katılım belgeleri takdim edildi.</p>

<p>Sağlık ekiplerine teşekkür etti</p>

<p>İbrahim Çelebi Mahalle Muhtarı Meliz N. Mısırlıoğlu, etkinliğin gerçekleştirilmesine katkı sunan Şehzadeler İlçe Sağlık Müdürü Müjde İlgün’e ve Doktor Şebnem Güvenç’e teşekkür etti.</p>

<p>Mısırlıoğlu, meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çeken bu tür etkinliklerin toplumsal bilincin artırılması açısından büyük önem taşıdığını belirtti</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/ibrahim-celebi-mahallesinde-meme-kanseri-farkindalik-semineri-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-23-at-104328-1-1.jpeg" type="image/jpeg" length="90143"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa’da Korkutan Tablo! 32 Bin 803 Hasta Organ Nakli Bekliyor]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/manisada-korkutan-tablo-32-bin-803-hasta-organ-nakli-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/manisada-korkutan-tablo-32-bin-803-hasta-organ-nakli-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde düzenlenen 3. İl Organ Bağışı Toplantısı’nda, organ nakli bekleyen 32 bin 803 hastanın bulunduğu açıklanırken, beyin ölümü tespitinin zamanında yapılması ve organ bağışı süreçlerinde koordinasyonun güçlendirilmesinin önemine dikkat çekildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Celal Bayar Üniversitesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde Organ Nakil Hizmetleri İl Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu, İzmir ISM Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Uzm. Dr. Burcu Ulugölge ile Manisa’daki hastanelerde görev yapan sağlık personeli katıldı.<br />
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşmasını yapan Başhekim Prof. Dr. İsmet Topçu, toplantının ana konusunun "Organ Bağış Sürecinde Radyolojik Değerlendirme ve Enfeksiyon Yönetimi" olduğunu belirtti. Üniversite hastanesi olarak İl Sağlık Müdürlüğü ile koordineli şekilde çeşitli alanlarda toplantılar düzenlediklerini ifade eden Topçu, organ bağışı konusunda Merkez Efendi Devlet Hastanesi ve Şehir Hastanesi’ndeki toplantıların ardından üçüncü toplantıya ev sahipliği yaptıklarını söyledi.<br />
<br />
"Bu yıl iki organ donörü bulabildik"<br />
Türkiye’de geçen yıl yaklaşık 5 bin 25 organ nakli gerçekleştirildiğini belirten Prof. Dr. Topçu, organ nakli bekleyen hasta sayısının yüksekliğine rağmen nakil sayısının yetersiz kaldığını ifade etti. Gerçekleştirilen nakillerin yalnızca yaklaşık yüzde 20’sinin kadavradan yapıldığına dikkat çeken Topçu, beyin ölümü tespiti ve organ bağışı konusunda daha fazla gayret gösterilmesi gerektiğini vurguladı.<br />
MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi’nde organ bağışına yönelik çalışmaların üç koldan yürütüldüğünü kaydeden Topçu, öğrencilerin, sağlık çalışanlarının ve hastaların bilgilendirildiğini, organ nakli koordinasyon ekibinin de yoğun bakım hastalarını donör ihtimali açısından takip ettiğini belirtti.<br />
Hastanede erişkinlere yönelik yaklaşık 45 yoğun bakım yatağı bulunduğunu aktaran Topçu, "Bu yıl iki organ nakli yapabildik, iki organ donörü bulabildik. Tabii yetmez, çok düşük bir rakam. Ama önümüzdeki yıllarda bu rakamın daha da artacağını bekliyoruz. Çok gayret ediyoruz, takip ediyoruz, farkındalığımızı artırıyoruz. Bu toplantı da bunlardan biri." dedi.<br />
<br />
"Ekipler arasında güçlü koordinasyon sağlanmalı"<br />
Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, üniversite hastanesi iş birliğiyle gerçekleştirilen toplantının, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası öncesinde önemli bir farkındalık çalışması olduğunu söyledi.<br />
Organ bağışının artırılması, beyin ölümü tespit süreçlerinin etkinleştirilmesi ve donör sayısının yükseltilmesi açısından toplantının önem taşıdığını belirten Zeren, radyolojik değerlendirme ve enfeksiyon yönetiminin organların nakle uygunluğunun belirlenmesinde kritik rol oynadığını ifade etti.<br />
Beyin ölümü şüphesinin zamanında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Zeren, "Gerekli tıbbi süreçlerin gecikmeden yürütülmesi ve ilgili ekipler arasında güçlü bir koordinasyon sağlanması gerektiğini de unutmamalıyız. Burada bulunan hekimlerimizin, yoğun bakım ekiplerimizin, hastane yöneticilerimizin ve organ nakli koordinatörlerimizin katkıları bu sürecin her aşamasında belirleyicidir." diye konuştu.<br />
Organ bağışının yalnızca tıbbi bir süreç olmadığını, insan hayatına dokunan ve ailelere umut veren önemli bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Zeren, sağlık kuruluşları arasındaki iş birliğini güçlendirmeye ve toplumsal farkındalığı artırmaya devam edeceklerini kaydetti.<br />
<br />
"32 bin 803 hasta organ nakli bekliyor"<br />
Toplantıda sunum yapan İzmir ISM Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Uzm. Dr. Burcu Ulugölge, 2026 yılı haziran ayı itibarıyla Türkiye’de organ nakli bekleyen hastaların sayılarını paylaştı.<br />
Ulugölge’nin aktardığı verilere göre, 25 bin 883 hasta böbrek, 2 bin 428 hasta karaciğer, bin 573 hasta kalp, 199 hasta akciğer, 238 hasta pankreas, 3 hasta ince bağırsak ve 2 bin 529 hasta kornea nakli bekliyor. Böylece nakil bekleyen toplam hasta sayısı 32 bin 803 olarak açıklandı.<br />
 </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/manisada-korkutan-tablo-32-bin-803-hasta-organ-nakli-bekliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Oct 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/d-o-m-a-t-e-s-51.png" type="image/jpeg" length="27374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğrenciler velilerini kan bağışına ikna etti]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/ogrenciler-velilerini-kan-bagisina-ikna-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/ogrenciler-velilerini-kan-bagisina-ikna-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde düzenlenen kan bağışı kampanyasında öğrenciler, velilerini kan bağışına teşvik etti. Dört Eylül İlkokulu bahçesinde gerçekleştirilen kampanyada 26 ünite kan toplandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br />
<strong>Manisa</strong> Türk Kızılay Kan Merkezi ile Sarıgöl Şubesi tarafından düzenlenen kampanya, Dört Eylül İlkokulu bahçesinde gün boyunca devam etti. Kampanyaya destek veren öğrenciler, velilerini kan bağışında bulunmaya ikna ederek örnek bir davranış sergiledi. Kan bağışında bulunan veliler sayesinde 26 ünite kan toplandı.<br />
Kampanya kapsamında velilerini kan bağışına yönlendiren öğrencilere çeşitli hediyeler verildi.<br />
Sarıgöl Türk Kızılay Şube Başkanı Yusuf Tüfekçi, öğrencilerin kampanyaya katkısından memnuniyet duyduklarını belirterek, "Öğrenciler velilerini kan vermek için ikna ederek okulda kan bağışı aracımızı kurduk. Yarın da Hükümet Konağı önünde kan alımımız devam edecek" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/ogrenciler-velilerini-kan-bagisina-ikna-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/sozu-verdi-cozecek-37-1.png" type="image/jpeg" length="98656"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meme kanserinde ilaç direncini kıracak yeni umu]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/meme-kanserinde-ilac-direncini-kiracak-yeni-umu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/meme-kanserinde-ilac-direncini-kiracak-yeni-umu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meme kanseri tedavisinde zamanla gelişen ilaç direnci, hastaların tedaviye yanıt verme süresini kısıtlayan en büyük engellerden biri olarak öne çıkarken; Nature Communications dergisinde yayımlanan son araştırma bu direnci kırmaya yönelik yeni bir kombinasyon sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Hormon reseptörü pozitif ve HER2 negatif metastatik meme kanserinde ileri evre hastaların tedavisinde uzun süredir başarıyla kullanılan hedefe yönelik ilaçlar, kanser hücrelerinin zaman içinde geliştirdiği savunma mekanizmaları nedeniyle bir süre sonra etkisini kaybedebiliyor. Başlangıçta tedaviye olumlu yanıt veren tümörlerin zamanla direnç kazanması sorunu üzerine yoğunlaşan bilim insanları, bu direnç yollarını tıkamak amacıyla yeni hedefler ve ilaç kombinasyonları üzerinde çalışıyor. Son olarak uluslararası saygın bilim dergisi Nature Communications'ta yayımlanan "A Randomized Controlled Trial of CDK7 Inhibitor Samuraciclib Plus Fulvestrant" başlıklı araştırma, daha önce CDK4/6 inhibitörü kullanmış ve direnç geliştirmiş ileri evre hastalarda yeni nesil bir CDK7 inhibitörü olan samuraciclib ile fulvestrant kombinasyonunun klinik yararını ortaya koydu. Tedavi direncinin kanserin yapısından kaynaklandığını belirten Medicana International İzmir Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Gülcan Bulut, "Kanser hücreleri tek tip değildir; aynı tümörün içinde bile farklı özellikte hücre grupları bulunabilir. Tedavi, duyarlı hücreleri baskılarken dirençli olanların çoğalmasına zemin hazırlayabilir. Zaman içinde hücrelerde yeni genetik değişiklikler gelişmesi, tümörün büyüme sinyallerini başka yollardan sürdürmesi veya hormon tedavisine duyarlılığının azalması da dirence katkıda bulunur. Bu nedenle başlangıçta etkili olan bir tedavi, hastalık ilerledikçe aynı yararı sağlamayabilir" diyerek tümör biyolojisinin dinamik yapısını anlattı.<br />
<br />
Direnç mekanizmalarını hedefleyen yeni moleküler yollar</p>

<p><br />
Tedaviye karşı direnç geliştiğinde, bu engeli aşabilmek adına hücresel boyutta çok sayıda farklı biyolojik mekanizma mercek altına alınmakta. Hastalığın ilerlediği durumlarda tek bir yöntem yerine kanser hücresinin kaçış yollarına özel çözümler geliştirildiğini ifade eden Doç. Dr. Gülcan Bulut, "Direnci aşmak için bugün tek bir yol yok. Tümörün biyolojik özelliklerine göre hormon sinyalini, hücre çoğalmasını sağlayan yolları veya DNA hasarını onarma mekanizmalarını hedefleyen tedaviler araştırılmakta. Bazı hastalarda tümörün genetik özelliklerine yönelik akıllı ilaçlar; uygun hastalarda antikor-ilaç konjugatları, yani kanser hücresine ilaç taşıyan tedaviler de seçenekler arasında. Ancak hangi yaklaşımın uygun olduğu; kanserin alt tipine, önceki tedavilere, hastanın genel durumuna ve tümörün moleküler özelliklerine göre belirlenir" dedi. Hücre döngüsünün farklı bir basamağını hedefleyen yeni nesil CDK7 inhibitörlerinin bu noktada umut verici bir rol üstlenebileceğine değinen Doç. Dr. Gülcan Bulut, söz konusu çalışmada 59 hastanın değerlendirildiğini ve kombinasyon kollarında anlamlı klinik yarar oranlarına ulaşıldığını belirtmekle birlikte, erken aşamadaki bu sonuçların tüm hastalarda direncin hemen aşılacağı anlamına gelmediğinin ve daha geniş araştırmalarla desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.<br />
<br />
Kişiselleştirilmiş tıp ile hastaya özel tedavi haritası</p>

<p><br />
Günümüz onkolojisinde her hastaya aynı standart tedaviyi uygulamak yerine, tümörün genetik ve moleküler yapısına uygun kişiselleştirilmiş tedavi planlarının öne çıktığı görülür. Dolaşan tümör DNA'sı ve doku analizleriyle tespit edilen biyo-belirteçlerin hekimlerin karar verme sürecindeki rolüne değinen Doç. Dr. Gülcan Bulut, "Kanserin aynı tanıyı taşıyan hastalarda bile farklı biyolojik özellikler gösterebildiği bilinmektedir. Tümör dokusu ve bazı durumlarda kanda dolaşan tümör DNA'sı incelenerek tedaviyle hedeflenebilecek değişikliklerin tespiti giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu yaklaşım, her hastaya aynı tedaviyi vermek yerine, tümörün özelliklerine göre seçenekleri değerlendirmemizi sağlayabilir. Ancak tespit edilen her genetik değişikliğin tedavi seçimini yönlendirecek ölçüde kanıtlanmış olmadığını da unutmamak gerekir" uyarısında bulundu. Klinik araştırmalardan elde edilen verilerin hekimler için yol gösterici olduğunu, fakat tek bir faz çalışmasının standartları hemen değiştirmeyeceğini belirten Doç. Dr. Gülcan Bulut, hasta odaklı kararlarda mevcut kılavuzların, hastalığın yaygınlığının ve hastanın kişisel tercihlerinin bir bütün olarak ele alındığını ifade etti.<br />
<br />
Daha fazla klinik çalışmaya ihtiyaç var</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Onkoloji alanında direnç mekanizmalarının üstesinden gelebilmek adına bilimsel çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Doç. Dr. Gülcan Bulut, "Önümüzdeki dönemde farklı direnç mekanizmalarını hedefleyen ilaç kombinasyonları, yeni hormon tedavileri, akıllı ilaçlar ve antikor-ilaç konjugatlar araştırılacaktır. Bir diğer önemli hedef, hangi hastanın hangi tedaviden yarar görebileceğini daha iyi belirleyen biyo-belirteçleri geliştirmek olmalı. Böylece etkisiz kalma ihtimali yüksek tedavileri erken fark edip, hastaya uygun başka seçeneklere daha zamanında geçebilmek mümkün olabilir. Bunun için yeni tedavilerin yararını, yan etkilerini ve en uygun hasta grubunu doğrulayan klinik çalışmalara ihtiyaç var" dedi.<br />
<br />
Direnç gelişen vakalarda biyo-belirteç temelli güncel klinik yaklaşım</p>

<p><br />
İlk basamak tedavinin ardından ilaçlara karşı direnç gelişip hastalık ilerlediğinde aynı tedaviye devam etmek yerine kanser hücresinin yeni yapısını haritalandırmanın büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Gülcan Bulut, sözlerini şöyle tamamladı:<br />
"Kandan yapılan sıvı biyopsi testleriyle veya dokudan alınan yeni örnekle tümörün geçirdiği değişimler incelenir. Eğer hücrelerde ESR1 gen mutasyonu tespit edilirse buna özel akıllı ilaçlar; PIK3CA, AKT1 veya PTEN gibi farklı genetik değişimler bulunursa bunlara yönelik geliştirilmiş onaylı hedefe yönelik kombinasyon tedavileri değerlendirilebilir. Yapılan testlerde herhangi bir genetik değişim görülmediğinde ise hastalığın ilerleme hızına, hastanın genel sağlık durumuna ve geçmiş tedavilere verilen yanıtın süresine bakılarak kişiye en uygun yeni tedavi sırası belirlenebilir."<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/meme-kanserinde-ilac-direncini-kiracak-yeni-umu</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Oct 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/a-w815697-01.jpg" type="image/jpeg" length="33156"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğduğu gün diyalize başladı, iki kez böbrek nakliyle hayata tutundu]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/dogdugu-gun-diyalize-basladi-iki-kez-bobrek-nakliyle-hayata-tutundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/dogdugu-gun-diyalize-basladi-iki-kez-bobrek-nakliyle-hayata-tutundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğduğu gün diyaliz tedavisine başlayan 11 yaşındaki Ömer Asaf Öztürk, 16 aylıkken ilk böbrek naklini oldu. Nakledilen böbreğini 8 yıl sonra kaybedince 3 yıl hemodiyaliz tedavisi gören küçük Asaf, kadavradan yapılan ikinci böbrek nakliyle yeniden hayata tutundu. Öztürk'ün şimdi en büyük hayali ise sağlığına kavuşup arkadaşlarıyla beraber oynayabilmek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Aliağa ilçesinde yaşayan Emine-Ersin Öztürk çiftinin oğulları olan ve doğar doğmaz diyaliz tedavisine başlanan Ömer Asaf'ın yaşam mücadelesi, 11 yaşında gerçekleştirilen ikinci böbrek nakliyle yeni bir döneme girdi. Annesi ve dedesi de böbrek nakli olan küçük çocuk, ilk naklin ardından yıllarca sağlıklı bir yaşam sürmeye çalıştı. Ancak mesane sorunları ve idrarın böbreğe geri kaçması nedeniyle nakledilen böbreğini kaybedince yeniden diyaliz tedavisine başlandı. Son 1 yılını evde hemodiyalizle geçiren Ömer Asaf’ın ikinci böbrek nakli, Acıbadem Kent Hastanesi’nde Uzm. Dr. Işık Özgü başkanlığında Uzm. Dr. Uğur Saraçoğlu, Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, Uzm. Dr. Rahmi Gökhan Ekin, Doç. Dr. Mert Akan, Uzm. Dr. Alihan Pirim ve Uzm. Dr. Özgür Bolat’tan oluşan böbrek nakli ekibi tarafından gerçekleştirildi.<br />
<br />
Doğduğu gün diyalize başladı</p>

<p><br />
Ömer Asaf'ın annesi Emine Öztürk, babası Mehmet Kahraman'ın yüksek tansiyon nedeniyle böbreğini yetmezliğine girdiğini ve diyaliz tedavisinin ardından böbrek nakli olduğunu söyledi. Babasını pandemi döneminde kaybettiklerini belirten anne Öztürk, kendisinin de protein kaçağı nedeniyle böbreğini kaybettiğini ve annesinden yapılan nakille 26 yıldır yaşamını sürdürdüğünü ifade etti. Öztürk, Ömer Asaf'ta ise böbreklerin anne karnında gelişmemesiyle ilişkili multikistik displastik böbrek hastalığı tespit edilirken, ailede yapılan genetik incelemelerde üç kişinin böbrek hastalıklarının farklı nedenlere bağlı olduğu ve genetik bir bağlantı tespit edilmediğini belirtti.<br />
Ömer Asaf'ın 6 buçuk aylıkken dünyaya geldiğini anlatan anne Öztürk, "Doğduğu gün periton diyalizine başladı. 16 aylık olana kadar her gün 12 saat diyaliz aldı. Ardından eşimin kuzeni Hüseyin Bilgin gönüllü donör oldu. O nakil böbreği 8 yıl taşıdı" diye konuştu.<br />
Ömer Asaf'ın böbreğinin zamanla işlevini yitirdiğini belirten anne Öztürk, şunları kaydetti:<br />
"Bu kaçakları kapatmak için 15-20 kez kapalı operasyon yapıldı. Ancak ne yazık ki böbreğin hasar görmesinin önüne geçilemedi. Üç yıl önce böbreğini kaybettik. Oğlum üç yıl boyunca yeniden diyaliz tedavisi gördü, son bir yıldır evde hemodiyalizle yaşamını sürdürdü."<br />
<br />
"Evde hemodiyaliz uygulanan en küçük çocuk"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Evde tedavinin, nakil bekleyen çocuklar açısından önemli bir seçenek olduğuna dikkat çeken Emine Öztürk, "Ömer Türkiye'de yaşı gereği evde hemodiyaliz uygulanan tek çocuktu. Hemodiyaliz çok zor bir tedavi. Yetişkinlerin bile zorlandığı bir süreci çocuklar daha ağır yaşayabiliyor. Evde hemodiyaliz sayesinde nakil imkanı doğana kadar hayatımızı daha rahat sürdürebildik. Sıvı kısıtlamasının olmaması ve günlük yaşamın daha kolay ilerlemesi bizim için çok önemliydi" cümlelerine yer verdi.<br />
Üç yıldır kadavradan böbrek nakli beklediklerini söyleyen Öztürk, "Bir yıldır telefonumu yastığımın altında tutarak uyuyordum. Geçtiğimiz günlerde telefonumuz çaldı ve bize bir umut doğdu. Çok bekledik ama hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmadık" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"‘Hayallerim gerçek olacak' dedi"<br />
Nakil haberini aldığında oğlunun yaşadığı mutluluğu anlatan anne Öztürk, Ömer Asaf'ın diyaliz nedeniyle günlük yaşamında önemli kısıtlamalarla karşılaştığını söyledi. Kateteri nedeniyle çabuk yorulduğunu, futbol oynayamadığını okulunda beden eğitimi derslerine istediği gibi katılamadığını belirten Öztürk, "Doktorumuz nakil olacağını söylediğinde bize sarılıp ağladı. ‘Hayallerim gerçek olacak' dedi. Şimdi futbol oynamak, arkadaşlarıyla birlikte olmak ve yapamadığı şeyleri yapmak istiyor. İnşallah hepsini yapacak" diye konuştu.<br />
<br />
"Mutluluk kadar hüzün de var"<br />
Öte yandan kadavradan yapılan naklin kendileri için mutluluk kadar hüznü de beraberinde getirdiğini dile getiren Öztürk, "Ben böbreğimi annemden, oğlum da ilk böbreğini canlı vericiden aldı. O dönemlerde hayata daha kolay adapte olmuştuk. Şimdi ise bize bir can geldi ama bir can da gitti. Gelen böbreği düşünürken orada bir hayatın sona erdiğini de biliyoruz" dedi.<br />
<br />
"Organlar başka insanlara umut olsun"<br />
Organ bağışının başka çocuklara da umut olabileceğini vurgulayan Öztürk, "Bir çocuğun hayatına dokundular. Oğlum ikinci kez doğdu. Türkiye'de onun gibi organ bekleyen çok sayıda çocuk var. Umarım daha fazla organ bağışı yapılır. Organlar toprak altında çürümesin, başka insanlara umut olsun" diye vurguladı.<br />
Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, Ömer Asaf'ın doğuştan gelen mesane ve böbrek yapısındaki anomaliler nedeniyle erken yaşta böbrek yetmezliğiyle karşılaştığını belirtti. İlk nakil öncesinde böbrek fonksiyonlarını desteklemek amacıyla renal replasman tedavisine başlandığını anlatan Keskinoğlu, ilerleyen süreçte nakledilen böbrekte kronik rejeksiyon geliştiğini ve böbrek yetmezliği nedeniyle yeniden diyalize geçildiğini söyledi. Ömer Asaf'ın ikinci kez böbrek nakli olabilmek için kadavra bekleme listesine alındığını belirten Keskinoğlu, uygun organın bulunmasıyla naklin gerçekleştirildiğini kaydetti.<br />
<br />
"Böbrek fonksiyonları çok iyi gidiyor"<br />
Hastanın son durumuna ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Keskinoğlu, "Şu anda genel durumu iyi. Böbrek fonksiyonları çok iyi gidiyor. Kreatinin değerleri aşamalı olarak normale yaklaştı. Küçük sorunların da aşılmasının ardından kontrollerini sürdürmek üzere taburcu etmeyi planlıyoruz" dedi.<br />
<br />
"Yeni böbreği gayet güzel çalışıyor"<br />
Acıbadem Kent Hastanesi Üroloji ve Böbrek Nakli Uzmanı Dr. Işık Özgü de Ömer Asaf'ın erken doğduğunu ve ilk naklinin çok küçük yaşta gerçekleştirildiğini belirtti. Küçük çocuklarda böbrek naklinin teknik açıdan güçlükler taşıyabildiğine dikkat çeken Özgü, ilk nakledilen böbreğin zamanla işlevini kaybetmesinin ardından ikinci nakil için uygun organın beklendiğini söyledi. Kadavradan uygun böbreğin bulunmasıyla başarılı bir ameliyat gerçekleştirdiklerini ifade eden Dr. Özgü, "Şimdi böbreği gayet güzel çalışıyor. Umarım bundan sonra da aynı şekilde devam eder" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/dogdugu-gun-diyalize-basladi-iki-kez-bobrek-nakliyle-hayata-tutundu</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/sozu-verdi-cozecek-9-3.png" type="image/jpeg" length="96364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ameliyatla gelen menopoz kalp sağlığını etkileyebilir]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/ameliyatla-gelen-menopoz-kalp-sagligini-etkileyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/ameliyatla-gelen-menopoz-kalp-sagligini-etkileyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[JAMA Network Open’da yayımlanan ve 2.6 milyondan fazla kadının verilerini inceleyen araştırmaya dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü'nden Op. Dr. Gültekin Koçun, "İyatrojenik menopozda östrojen hormonunun ani kaybının damar sistemi üzerindeki koruyucu etkilerini nasıl ortadan kaldırdığı biliniyor ve bu çalışma net bir şekilde bilinen bir gerçeğe ışık tutuyor. Ameliyat veya tıbbi tedaviler sonucu gelişen süreçler kardiyovasküler riskleri artırabilir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>JAMA Network Open dergisinde yayımlanan uluslararası bir çalışma, iyatrojenik menopoz ile kalp-damar hastalıkları arasındaki ilişkiyi kapsamlı verilerle ortaya koyarak klinik yaklaşımların ve erken tıbbi takibin önemine dikkat çekti. Dergide yayımlanan ve 2 milyon 617 bin 942 kadının verilerini kapsayan 36 sistematik derleme ile meta-analizden oluşan araştırma, ameliyat ya da tıbbi tedavi sonucu gelişen iyatrojenik menopozun kadın sağlığı üzerindeki etkilerini ortaya çıkardı. Araştırmanın bulgularını değerlendiren Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gültekin Koçun, özellikle 45 yaş öncesinde cerrahi veya tıbbi yollarla menopoza giren kadınlarda kardiyovasküler olay riskinin yüzde 25, koroner kalp hastalığı riskinin yüzde 48 ve inme riskinin ise yüzde 22 oranında daha yüksek olabileceğinin tespit edildiğini ifade etti.<br />
<br />
"Östrojen kalkanının aniden kaybolması damar yapısını ağır etkileyebilir"<br />
Doğal menopoz sürecinin yıllara yayılan yavaş bir geçiş dönemi sunduğunu, ancak cerrahi müdahaleler ya da medikal tedavilerin bu dengeden ani bir kopuş oluşturabileceğini belirten Op. Dr. Gültekin Koçun, krizin temel sebebi hakkında değerlendirmede bulundu. Op. Dr. Gültekin Koçun, "İyatrojenik menopozda östrojen hormonunun ani kaybının damar sistemi üzerindeki koruyucu etkilerini nasıl ortadan kaldırdığını biliyoruz ve bu çalışma net bir şekilde bunu doğrulamaktadır. Doğal süreçte östrojen damar esnekliğini korur, iyi kolesterolü destekler ve iltihabı baskılar. Oysa yumurtalıkların alınması gibi cerrahiler ya da kemoterapi, radyoterapi ve hormon baskılayıcılar östrojen seviyelerini bir gecede çok düşük seviyelere düşürebilir. Bu kalkan aniden ortadan kalktığı için damarlarda sertleşme ve plak oluşumu hızlanarak kalbi besleyen damarlar ağır şekilde etkilenebilir" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
"Organ koruyucu cerrahi yaklaşımlar öncelikli hedef olabilir"<br />
Tıbbi uygulamalarda cerrahi kararların gözden geçirilmesinin hayati önem taşıyabileceğine değinen Op. Dr. Gültekin Koçun, organ koruyucu ameliyatların önceliklendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Çoğunlukla tedavilere yanıt vermeyen düzensiz kanamalar, polipler, kistler ve myomlar gibi iyi huylu sebeplerden cerrahiye başvurulduğunu hatırlatan Op. Dr. Gültekin Koçun, "Bu cerrahilerde rahim ve yumurtalıkları korumanın hasta sağlığı açısından bir engeli yoksa ameliyat organları koruyacak şekilde düzenlenmelidir. Myomlar, polipler ve kistler rahim ile yumurtalıklar korunarak alınabilirse cerrahi menopoz ortaya çıkmaz. Bize doktorlar olarak düşen görev öncelikle organları korumaya çalışmak olmalıdır. Eğer bu mümkün değilse, o zaman ortaya çıkan durumun tedavisi zaman kaybetmeden yönetilmelidir" diye konuştu.<br />
<br />
"Erken müdahale ve yaşam tarzı değişiklikleriyle riskler yönetilebilir"<br />
İyatrojenik menopoz tablosu şekillendikten sonra klinik yaklaşımın hızla devreye girmesi gerektiğini ifade eden Op. Dr. Gültekin Koçun, özellikle 45 yaş altındaki kadınlarda kardiyovasküler ölüm oranlarındaki artışın uzun maruziyet süresiyle ilişkili olabileceğini belirtti. Tıbbi desteğin geciktirilmemesi gerektiğini dile getiren Op. Dr. Gültekin Koçun, şunları kaydetti: "Eğer menopoza girme nedeniniz hormona duyarlı bir kanser türü değilse ve 45 yaşın altındaysanız, kişiselleştirilmiş hormon replasman tedavisi kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla konuşmanız gereken ilk konudur. Bununla birlikte menopozun hemen ardından tansiyon, lipid profili ve açlık kan şekerini içeren kardiyovasküler risk taramaları yapılmalıdır. Süreç, Akdeniz diyeti tarzı beslenme, haftada en az 150 dakika aerobik ve 2 gün direnç egzersizleri, sigaradan tamamen uzak durma, stres yönetimi ve kilo kontrolü gibi kapsamlı yaşam tarzı değişiklikleriyle desteklenerek riskler minimuma indirilebilir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/ameliyatla-gelen-menopoz-kalp-sagligini-etkileyebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/sozu-verdi-cozecek-5-6.png" type="image/jpeg" length="37466"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı...  Sağlık Bakanlığı 38 bin hekim dışı personel alacak]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/cumhurbaskani-erdogan-acikladi-saglik-bakanligi-38-bin-hekim-disi-personel-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/cumhurbaskani-erdogan-acikladi-saglik-bakanligi-38-bin-hekim-disi-personel-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 bitmeden 38 bin hekim dışı personel alımı yapılacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul Üniversitesi Hastanesi Çapa Yerleşkesi Toplu Temel Atma ve Toplu Açılış Töreni"nde açıklamalarda bulundu.<br />
<br />
Konuşmasında Erdoğan, 2026 yılı bitmeden sağlıkta 38 bin hekim dışı personel alınacağı duyurdu.</p>

<p>Açıklamalarında Erdoğan, Türkiye'nin sağlık altyapısını adeta yeniden inşa ettiklerini vurgulayarak, “Hastaların hastanelerde rehin alındığı kötü günler yaşadık. Parası olmayanın sağlık hizmeti alamadığı, reçetede yazılan ilaçlara erişilemediği, memurun işçinin ayrı hastaneye gittiği dönemlerimiz oldu. Attığımız adımlarla sağlıktaki tabloyu 24 yılda tersine çevirdik” dedi.</p>

<p><strong>Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:</strong></p>

<p><br />
"Sağlıkta köklü bir tarihin temsilcisiyiz. Tabiplik, tarihimizde asla sıradan bir meslek olarak görülmedi. 13. asırdan itibaren bu alanda kendimizi gösterdik. İstanbul Tıp Fakültesi de bize ecdadın emanetidir. Osmanlının bize emanet ettiği kurumlardan biridir. Başarılarla dolu 2 asırlık geçmişiyle İstanbul Tıp Fakültemizin daha nice asırlar milletimize şifa dağıtacağına inanıyorum. Bizim devlet geleneğimizde devamlılık esastır. Kurumlar devletle birlikte milletin de kurumlarıdır.</p>

<p>Çapa Dahiliye Hastanesi, 44 bin metrekare alana inşa edildi. Hastanemizde 39'u yoğun bakım olmak üzere 186 yatak bulunuyor. Ayrıca 56 poliklinik, 31 kişilik günübirlik tedavi kapasitesine sahip. Hastane deprem izolatörleriyle donatıldı. 26 yataklı koroner yoğun bakım ünitesi faaliyete geçiyor.</p>

<p>Esenyurt Hastanemizde ise 200 hasta yatağı ve yeni doğan yoğun bakım üniteleri de dahil toplam 50 yoğun bakım yatağı bulunuyor.</p>

<p>Fakültemizin gücüne güç katacak, hastalara şifa dağıtacak her iki hastanemiz hayırlı uğurlu olsun. Bugün iki eserimizin temelini atıyoruz.</p>

<p>Sağlıkta bu noktalara kolay gelmedik. Hastaların hastanelerde rehin alındığı kötü günler yaşadık. Parası olmayanın sağlık hizmeti alamadığı, reçetede yazılan ilaçlara erişilemediği, memurun işçinin ayrı hastaneye gittiği dönemlerimiz oldu. Bıçak parası vermeyenin ameliyat olamadığı dönemlerden geldik. Attığımız adımlarla sağlıktaki tabloyu 24 yılda tersine çevirdik.</p>

<p>Daha önce insanımız sağlık hizmeti için yurt dışına gidiyordu. Şimdi sağlık hizmeti için dünyanın dört bir yanından Türkiye'ye geliyorlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık altyapısını adeta yeniden inşa ettik. İstanbul'da yatırım bedeli 223 milyar lira olan 206 sağlık tesisini hizmete açtık. İstanbul’umuzda toplam 45 bin 390 yatak kapasitesine ulaştık. 8 binden fazla yoğun bakım yatağıyla, 1600'ü aşkın diş üniteyle ve farklı alanlardaki özellikli tedavi merkezlerimizde vatandaşlarımızın yanındayız. Devam eden sağlık yatırımlarımız tamamlandığında İstanbul'a yaptığımız yatırımların toplam tutarı 350 milyar lirayı bulacak.</p>

<p>2026 yılı bitmeden 38 bin hekim dışı personel ataması için ilanına çıkacağımızın müjdesini paylaşıyorum"</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/cumhurbaskani-erdogan-acikladi-saglik-bakanligi-38-bin-hekim-disi-personel-alacak</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 16:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/uiuiuia-1.png" type="image/jpeg" length="71445"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından meme kanserine karşı erken tanı uyarısı: "Erken evrede yakalamak hayat kurtarabilir"]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/uzmanindan-meme-kanserine-karsi-erken-tani-uyarisi-erken-evrede-yakalamak-hayat-kurtarabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/uzmanindan-meme-kanserine-karsi-erken-tani-uyarisi-erken-evrede-yakalamak-hayat-kurtarabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ömür Karakoyun Çelik, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, meme kanserinin yalnızca ailesinde kanser öyküsü bulunan kadınlarda görülmediğine dikkat çekti. Kanserin yıllar içinde biriken genetik değişiklikler ve çeşitli faktörlerin etkisiyle gelişebildiğini belirten Çelik, yaşa ve kişisel risk durumuna uygun mamografi taramalarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Turgay Duyar<br />
MANİSA (İHA) -<br />
İnsan vücudunun her gün milyarlarca hücrenin yenilendiği karmaşık bir biyolojik denge içerisinde çalıştığını ifade eden Prof. Dr. Ömür Karakoyun Çelik, bu süreçte hücrelerin DNA'sında meydana gelen hataların büyük bölümünün onarım mekanizmaları ve bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alındığını belirtti. Ancak bazı hücrelerin zamanla yeni genetik değişiklikler kazanarak bu denetim mekanizmalarından kaçabildiğini kaydeden Çelik, kontrolsüz hücre çoğalmasının kanser gelişiminde önemli rol oynadığını söyledi.<br />
Kanserin çoğu zaman tek bir olay sonucunda ortaya çıkmadığını, genetik değişiklikler, çevresel etkiler, hormonal faktörler ve bağışıklık sistemiyle tümör hücreleri arasındaki etkileşim sonucunda yıllar içerisinde gelişebildiğini anlatan Çelik, meme kanserinin belirti vermeden ve erken evrede tespit edilmesi için düzenli taramaların önemine işaret etti.<br />
<br />
"Vücudumuzdaki değişiklikleri önemsemeliyiz"<br />
Kanser riskini tamamen ortadan kaldırmanın her zaman mümkün olmadığını belirten Prof. Dr. Karakoyun Çelik, korunma ve erken tanı için değiştirilebilir risk faktörlerinin azaltılması, aile öyküsünün bilinmesi ve düzenli taramaların aksatılmaması gerektiğini ifade etti.<br />
Çelik, "Meme kanserinden korunmak önemlidir; ancak hastalık geliştiğinde onu mümkün olan en erken evrede yakalamak hayat kurtarabilir. Sağlık, vücudumuzun her gün yeniden kurduğu hassas bir dengedir. Bu dengeyi anlamak, korumak ve hastalıkları erken fark etmek bizim elimizdedir" dedi.<br />
<br />
Sağlıklı yaşam alışkanlıkları önemli<br />
Bağışıklık sisteminin yalnızca mikroplara karşı değil, anormal hücrelerin kontrol altında tutulmasında da önemli bir rol üstlendiğini belirten Çelik, yetersiz uyku, uzun süreli fiziksel ve psikolojik stres, dinlenme eksikliği ve ağır enfeksiyonların bağışıklık sisteminin işleyişini etkileyebileceğini söyledi. Ancak bu durumların tek başına meme kanserine neden olduğunu söylemenin bilimsel açıdan doğru olmadığını vurguladı.<br />
Sigara dumanındaki kanserojen maddelerin DNA hasarına neden olabildiğini, alkol tüketiminin ise meme kanseri riskini artırdığının bilimsel olarak gösterildiğini kaydeden Çelik, yeterli uyku, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, sigaradan uzak durma ve alkol tüketimini sınırlandırmanın sağlıklı yaşamın önemli unsurları olduğunu ifade etti.<br />
Kanserin sağlıklı yaşayan kişilerde de gelişebileceğine dikkat çeken Çelik, "Kanser olmak, kişinin kendisine yeterince iyi bakmadığı veya bağışıklığının zayıf olduğu anlamına gelmez" diye konuştu.<br />
<br />
Ailede kanser öyküsü bulunması riski artırabilir<br />
Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirten Çelik, hastalığın gelişiminde yaş, hormonal faktörler, yaşam biçimi, çevresel etkiler ve genetik yatkınlığın rol oynayabildiğini söyledi.<br />
Özellikle annesinde, kız kardeşinde, teyzesinde veya anneannesinde meme kanseri bulunan kadınların aile öyküsünün dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Çelik, baba tarafından gelen aile öyküsünün de aynı derecede önemli olduğunu vurguladı.<br />
BRCA1 ve BRCA2 gibi genlerde genetik olarak taşınan hastalık yapıcı değişikliklerin meme kanseri riskini belirgin ölçüde artırabildiğini kaydeden Çelik, meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 5-10'unun doğrudan genetik yatkınlıkla ilişkili olduğunu belirtti. Ailesinde birden fazla meme veya yumurtalık kanseri vakası bulunan, özellikle genç yaşta kanser tanısı alan yakınları olan kadınların genetik danışmanlık açısından değerlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.<br />
<br />
Ailede kanser olmaması güvence değil<br />
Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunmayan kadınların da hastalık açısından tamamen güvende olmadığını vurgulayan Çelik, meme kanseri tanısı alan kadınların büyük çoğunluğunun ailesinde belirgin bir meme kanseri öyküsü bulunmadığını ifade etti.<br />
Ailede kanser görülmemesinin hastalığın gelişmeyeceği anlamına gelmediğini belirten Çelik, bilinen risk faktörleri bulunmayan kadınlarda da meme kanserinin ortaya çıkabileceğini kaydederek, her kadının kendi meme sağlığının farkında olması gerektiğini dile getirdi.<br />
<br />
"Erken tanı hayat kurtarır"<br />
Meme kanserinin tedavisinde cerrahi, radyoterapi ve sistemik tedavi seçeneklerinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Karakoyun Çelik, hastalığın erken evrede tespit edilmesi tedavi başarısını artırabildiğini, memenin korunmasına ve daha sınırlı tedaviler uygulanmasına imkan sağlayabildiğini söyledi.<br />
Kadınların memelerinin normal görünümünü ve yapısını tanımalarının önemine dikkat çeken Çelik, yeni gelişen kitle, meme başından kanlı akıntı, meme başında içeri dönme veya açıklanamayan değişiklikler fark edildiğinde zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini ifade etti.<br />
Yaşa ve kişisel risk durumuna uygun mamografi taramalarının henüz elle hissedilemeyen küçük tümörlerin tespit edilmesini sağlayabildiğini belirten Çelik, Türkiye'deki ulusal tarama programında 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi önerildiğini, yüksek riskli kadınlarda ise taramanın daha erken yaşta başlayabildiğini ve farklı görüntüleme yöntemleriyle desteklenebildiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/uzmanindan-meme-kanserine-karsi-erken-tani-uyarisi-erken-evrede-yakalamak-hayat-kurtarabilir</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/1111-95.png" type="image/jpeg" length="39897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alaşehir’de kadınlara ücretsiz mamografi çağrısı]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/alasehirde-kadinlara-ucretsiz-mamografi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/alasehirde-kadinlara-ucretsiz-mamografi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa’nın Alaşehir ilçesinde Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen etkinlikte kadınlara erken teşhisin önemi anlatılarak 40-69 yaş arasındaki kadınlar ücretsiz mamografi taramasına davet edildi. Alaşehir İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Fatma Seven, "Meme kanserinde en güçlü silahımız erken teşhistir" diyerek kadınlara sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hüseyin Keskin<br />
MANİSA (İHA) -<br />
Alaşehir İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda kurulan bilgilendirme standında vatandaşlara meme kanserinde erken teşhisin önemi, risk faktörleri ve kendi kendine meme muayenesi hakkında bilgi verildi. Etkinlikte vatandaşlara bilgilendirici broşürler ve pembe kurdeleler dağıtılırken, erken teşhise dikkat çeken afişlerle farkındalık oluşturuldu.</p>

<p>Meme kanserinin erken teşhis edilmesinin tedavi başarısını artırdığına dikkat çekilen çalışmada, kadınların düzenli kanser taramalarını yaptırmalarının önemi vurgulandı. Alaşehir Sağlıklı Hayat Merkezi’nde sunulan ücretsiz mamografi hizmeti hakkında da bilgi verilerek 40-69 yaş arasındaki kadınların iki yılda bir ücretsiz taramadan yararlanabileceği hatırlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık ekipleri, kadınların tarama hizmetlerinden yararlanarak sağlık kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/alasehirde-kadinlara-ucretsiz-mamografi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/a-w811251-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="97206"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesinden Meme Kanserine böyle dikkat çekti]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/manisa-buyuksehir-belediyesinden-meme-kanserine-boyle-dikkat-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/manisa-buyuksehir-belediyesinden-meme-kanserine-boyle-dikkat-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Büyükşehir Belediyesi, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında hizmet binasını aydınlatarak erken teşhis ve düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Manisa Büyükşehir Belediyesi, meme kanseri konusunda toplumsal farkındalığı artırmak ve hastalıkla mücadelede dayanışma mesajı vermek amacıyla hizmet binasında farkındalık çalışması gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Hizmet binası farkındalık için aydınlatıldı</h2>

<p>Belediye binası, Ekim ayı boyunca yürütülen meme kanseri farkındalık çalışmaları kapsamında aydınlatıldı. Uygulamayla meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekilmesi ve toplumda farkındalık oluşturulması hedeflendi.</p>

<h2>Erken teşhis hayat kurtarıyor</h2>

<p>Manisa Büyükşehir Belediyesinin paylaşımında, vatandaşlara sağlıklarını ihmal etmemeleri ve düzenli kontrollerini yaptırmaları çağrısında bulunuldu. Meme kanserinde erken teşhis, hastalığın tedavi başarısını artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<p><img class="" height="1365" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/848774101-1559368056228911-4737355005243375076-n.jpg" width="2048" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/manisa-buyuksehir-belediyesinden-meme-kanserine-boyle-dikkat-cekti</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 23:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/d-o-m-a-t-e-s-7.png" type="image/jpeg" length="69296"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa'daki KYK yurtlarından kan bağışına hayat veren destek]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/manisadaki-kyk-yurtlarindan-kan-bagisina-hayat-veren-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/manisadaki-kyk-yurtlarindan-kan-bagisina-hayat-veren-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kızılay iş birliğinde düzenlenen kan bağışı kampanyalarına öğrenciler ve yurt personeli yoğun ilgi gösterdi. Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk, gönüllü bağışçılara teşekkür etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MANİSA (İHA) -<br />
Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı öğrenci yurtlarında, Kızılay iş birliğiyle düzenlenen kan bağışı kampanyalarına öğrenciler ve yurt personeli yoğun katılım sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğüne bağlı Manisa’daki öğrenci yurtlarında gerçekleştirilen kampanyalarla kan bağışının önemine dikkat çekilmesi ve gönüllü bağışçı sayısının artırılması hedefleniyor.</p>

<p>İl genelindeki yurtlarda düzenlenen kampanyalara katılan öğrenciler, kan bağışında bulunarak hayat kurtarmaya destek oluyor. Yurt personelinin de katıldığı etkinliklerle toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi, gençlerde kan bağışı bilincinin oluşturulması ve gönüllü bağışın yaygınlaştırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk, kampanyalara katılarak kan bağışında bulunan öğrencilere ve yurt personeline teşekkür etti.<br />
Kan bağışının hayat kurtarmada önemli bir rol üstlendiğini belirten Öztürk, gençlerin sosyal sorumluluk çalışmalarına gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Öztürk, toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sağlayan kan bağışı kampanyalarının önemine dikkat çekti.</p>

<p><img height="604" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/a-w809926-02.jpg" width="600" /><img height="450" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/a-w809926-03.jpg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/manisadaki-kyk-yurtlarindan-kan-bagisina-hayat-veren-destek</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 15:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/a-w809926-01.jpg" type="image/jpeg" length="47540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlık 18 yaş altına sigara satışının önlenmesi için çalışma yapacak]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/bakanlik-18-yas-altina-sigara-satisinin-onlenmesi-icin-calisma-yapacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/bakanlik-18-yas-altina-sigara-satisinin-onlenmesi-icin-calisma-yapacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sağlık Bakanlığınca 18 yaş altına sigara satışının önlenmesi için çalışma yapılacağını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Tütün ve tütün ürünlerinin kanser, kalp krizi ve inme gibi hastalıklar açısından önemli bir risk faktörü olduğunu belirten Bakan Memişoğlu, Türkiye'de sigara kullanım oranının yüzde 33 olduğuna dikkati çekerek sigarayla mücadelede toplumsal farkındalığın artırılması ve vatandaşların sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmasının önemini vurguladı. Sigara kullananların önemli bir bölümünün bu alışkanlığı bırakmak istediğini ifade eden Bakan Memişoğlu, çocukları ve gençleri tütün ürünlerinden uzak tutmak için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mevcut mevzuata göre 18 yaşından küçüklere sigara satışının yasak olduğunu hatırlatan Bakan Memişoğlu, 13-15 yaş grubundaki 220 bin çocuğa yönelik bir araştırmada, çocukların yüzde 73,3'ünün sigaraya kolaylıkla ulaşabildiğinin görüldüğünü belirtti. Mevcut yasağın daha etkin uygulanması amacıyla bir kanun taslağı üzerinde çalışıldığını bildiren Bakan Memişoğlu, sigara satışında yaş doğrulaması yapılmasına yönelik yöntemlerin değerlendirildiğini ifade etti. Covid-19 döneminde kullanılan HES uygulaması gibi yöntemlerin de değerlendirilebileceğini belirten Bakan Memişoğlu, yapılması planlanan yaş doğrulama sisteminin kişisel verilerin gizliliği ve mahremiyet ihlaliyle hiçbir ilişkisi bulunmadığını özellikle vurguladı. Bakan Memişoğlu, temel amaçlarının 18 yaş altına sigara satışını önlemek ve çocukları ve gençleri tütün ürünlerinin zararlarından korumak olduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/bakanlik-18-yas-altina-sigara-satisinin-onlenmesi-icin-calisma-yapacak</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 19:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/kazanb-8.png" type="image/jpeg" length="74679"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[25 yaşındaki genç futbolcu hayatını kaybetmişti! Gözdeki sinsi tehlikeye dikkat]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/25-yasindaki-genc-futbolcu-hayatini-kaybetmisti-gozdeki-sinsi-tehlikeye-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/25-yasindaki-genc-futbolcu-hayatini-kaybetmisti-gozdeki-sinsi-tehlikeye-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bandırmaspor forması giyen 25 yaşındaki profesyonel futbolcu Tolga Kalender'in göz kanseri nedeniyle hayatını kaybetmesi, göz tümörlerini yeniden gündeme getirdi. Manisa Şehir Hastanesi'nde görevli Göz Hastalıkları Hekimi Op. Dr. Melisa Yılmaz, gözde de kanser gelişebildiğini belirterek erken tanının hem görme kabiliyetinin korunması hem de yaşam açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MANİSA (İHA) -<br />
Manisa Şehir Hastanesi'nde görevli Göz Hastalıkları Hekimi Op. Dr. Melisa Yılmaz, göz tümörlerinin bazen hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çekerek, gözde kitle, renk değişikliği, görme azalması ve ışık çakmaları gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, özellikle çocuklarda göz bebeğinin fotoğraflarda beyaz görünmesinin ve yeni ortaya çıkan şaşılığın önemli bir uyarı işareti olabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Göz tümörlerinin diğer organlardaki tümörlere göre daha nadir görülmesi nedeniyle toplumda yeterince bilinmediğini kaydeden Op. Dr. Melisa Yılmaz, gözün de farklı dokulardan oluştuğunu ve bu dokularda iyi ya da kötü huylu tümörlerin gelişebildiğini söyledi. Bazı göz tümörlerinin uzun süre herhangi bir belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Yılmaz, göz içindeki tümörlerin yanı sıra göz kapaklarında, göz yüzeyinde ve göz çevresindeki dokularda da tümör oluşabileceğini belirtti.<br />
<br />
"Bazı göz tümörleri hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor"<br />
Göz tümörlerinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini aktaran Yılmaz, "Göz tümörleri bazen gözde fark edilen bir kitle, renk değişikliği ya da iyileşmeyen bir yara şeklinde karşımıza çıkabilir. Bazen de görme azalması, ışık çakmaları veya görme alanında gölgelenme gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Ancak bazı göz içi tümörleri hiçbir şikayete yol açmadan, rutin bir göz muayenesi sırasında tesadüfen tespit edilebilir" dedi.</p>

<p>Erişkinlerde göz içinde gelişen önemli kötü huylu tümörlerden birinin uveal melanom olduğunu belirten Yılmaz, bu tümörün gözün pigment hücrelerinden kaynaklandığını ve bazı durumlarda vücudun başka organlarına yayılabildiğini kaydetti.</p>

<p>Çocuklarda ise retinoblastom hastalığına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, özellikle fotoğraflarda göz bebeğinin beyaz görünmesinin ve çocukta yeni ortaya çıkan şaşılığın hastalığın ilk belirtileri arasında yer alabileceğini ifade etti.<br />
<br />
"Erken tanı hayati önem taşıyor"<br />
Göz tümörlerinin tedavisinde tümörün türü, büyüklüğü ve yerleşimine göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Yılmaz, bazı tümörlerde düzenli takibin yeterli olabildiğini, bazı durumlarda ise lazer, radyoterapi veya cerrahi tedavilerin gerekebildiğini söyledi.<br />
Erken tanının önemine dikkat çeken Yılmaz, "Hastalığın mümkün olduğunca erken dönemde tespit edilmesi çok önemli. Çünkü erken tanı, yalnızca görme kabiliyetinin korunması açısından değil, bazı göz tümörlerinde yaşam açısından da büyük önem taşıyor" diye konuştu.<br />
<br />
"Göz muayenesini ihmal etmeyin"<br />
Göz muayenesinin yalnızca görme kusurlarının belirlenmesi için yapılmadığını hatırlatan Yılmaz, düzenli muayenelerin herhangi bir belirti vermeyen ancak ciddi sonuçlara yol açabilecek hastalıkların erken dönemde fark edilmesini sağlayabildiğini belirtti. Yılmaz, "Göz muayenesi yalnızca gözlük numaramızı belirlemek için yaptığımız bir muayene değildir. Bazen hiçbir belirti vermeyen, ancak ciddi sonuçlar doğurabilecek hastalıkların da erken dönemde fark edilmesini sağlar. Unutmayın, gözlerimiz yalnızca dünyaya açılan penceremiz değil, aynı zamanda sağlığımıza açılan bir penceredir. Göz sağlığınızı ihmal etmeyin" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img height="450" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/whatsapp-image-2026-10-13-at-144601.jpeg" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/25-yasindaki-genc-futbolcu-hayatini-kaybetmisti-gozdeki-sinsi-tehlikeye-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/1111-92.png" type="image/jpeg" length="98653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sucukta kanat eti, sirkede boya! Bakanlık yeni listeyi yayımladı]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/sucukta-kanat-eti-sirkede-boya-bakanlik-yeni-listeyi-yayimladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/sucukta-kanat-eti-sirkede-boya-bakanlik-yeni-listeyi-yayimladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, taklit-tağşiş yapılan gıdalar listesini güncelledi. Listeye 35 yeni ürün daha eklendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda ürünlerinde taklit ve tağşiş yapan markaları "guvenilirgida.tarimorman.gov.tr" internet adresinden açıklıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sitede “Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar” ile “Taklit ve Tağşiş Yapılan Gıdalar” başlıkları altında halk sağlığını tehlikeye atan firmalar, markalar ve ürünler yer alıyor.</p>

<p>Güncellenen listeye, 6’sı sağlığı tehlikeye düşürecek ürünlerden olmak üzere 35 yeni ürün eklendi.</p>

<p>Listede bal, zeytinyağı ve sucuk gibi ürünler yer aldı. Bazı sucuklarda kanatlı eti ve baş eti, tulum peynirinde nişasta, baklava çeşitlerinde ise ay çekirdeği ve gıda boyası tespit edildi.</p>

<p>Listede yer alan bilgilere göre, Kule Sucukları ve Et Ürünleri markalı ısıl işlem görmüş dana sucukta kanatlı eti ve baş eti belirlendi. Güllüoğlu Kasabı Sucukları markalı "ısıl işlem görmüş" dana sucukta da kanatlı etine rastlanıldı.</p>

<p>Afyonkarahisar'da satışa sunulan bazı sucuk ürünleriyle ilgili bulgular da listeye girdi. Koca Sinan Sucukları, Mustafa Yüksel Afyon, İsmail Dönmez Osmanlı ve Bollez Sucukları markalı ısıl işlem görmüş piliç sucuklarda mekanik ayrılmış kanatlı eti bulundu. Aynı uygunsuzluk Mando Sucukları ve Ceylaner Afyonkarahisar Sucukları markalı ürünler için de kaydedildi.</p>

<p>BSZ Bozanlı Serdar Zümrüt markalı sucukta sakatat (dil) tespit edilirken, AS Pide-Emin'e Öznalcı tarafından üretilen çiğ pide harcında kanatlı eti ve sakatat (taşlık) bulunduğu bildirildi.</p>

<p>Elazığ'da Çeloğlu Gıda Hayvancılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından üretilen tam yağlı olgunlaştırılmış tulum peynirinde nişasta tespit edildi.</p>

<p>Konya'da ise Konşenay Gıda Doğal Ürünler Tarım ve Kozmetik Sanayi Ticaret Limited Şirketi markalı kuşburnu sirkesinde gıda boyası kullanıldığı belirlendi.</p>

<p>Bakanlığın listesinde baklava ürünlerine ilişkin tespitler de dikkat çekti. İstanbul'un Bağcılar ilçesinde Fıstıksan Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi tarafından üretilen fıstıklı baklava (Dilber dudağı) ürününde ay çekirdeği ve gıda boyası tespit edildi.</p>

<p>Siirt'in Kurtalan ilçesinde Arzu Pastanesi-Ergün Kutluk tarafından üretilen Antep fıstıklı baklavada da gıda boyası bulunduğu kayıtlara geçti.</p>

<p><img height="750" src="https://manisahaberlericom.teimg.com/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/iiiii-75.png" width="600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/sucukta-kanat-eti-sirkede-boya-bakanlik-yeni-listeyi-yayimladi</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/10/6a61e3c72b0df0676c904104.webp" type="image/jpeg" length="51132"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
