<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Manisa Haberleri - Manisa'nın Net Gazetesi</title>
    <link>https://www.manisahaberleri.com</link>
    <description>Manisahaberleri.com | Manisa'nın güncel, güvenilir, bağımsız yerel haber sitesi.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.manisahaberleri.com/rss/ramazan" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>manisahaberleri.com |  Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 00:06:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/rss/ramazan"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan ne zaman başlayacak, ilk sahur ayın kaçında?]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/ramazan-ne-zaman-baslayacak-ilk-sahur-ayin-kacinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/ramazan-ne-zaman-baslayacak-ilk-sahur-ayin-kacinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müslümanların heyecanla beklediği on bir ayın sultanı için geri sayım başladı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan takvimle birlikte ilk orucun ne zaman tutulacağı belli olurken ilk iftar ve sahur için de tarihler netleşti. Peki, Ramazan ne zaman başlayacak? İşte detaylar…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İslam ailemi için yılın en maneviyat yüklü dönemi Ramazan ayı için günler kaldı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen takvimle ilk oruç günü netleşti. Ramazan ayının başlangıcı ve bitişi vatandaşlar tarafından en çok araştırılan konulardan biri oluyor. İşte takvim detayları…</p>

<hr />
<h2>2026 RAMAZAN AYI ÖNEMLİ TARİHLER</h2>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı verilerine göre 2026 yılı dini takvimi şu şekildedir:</p>

<p>İlk Teravih: 18 Şubat 2026 Perşembe</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ramazan Başlangıcı (İlk Oruç): 19 Şubat 2026 Perşembe</p>

<p>Kadir Gecesi: 16 Mart 2026</p>

<hr />
<h2>İLK SAHUR VE İLK İFTAR NE ZAMAN?</h2>

<p>2026 yılında Ramazan ayı, şubat ayı sonunda başlayıp mart ayı içerisinde sürecek.</p>

<p>18 Şubat Çarşamba'yı 19 Şubat Perşembe'ye bağlayan gece milyonlarca Müslüman ilk sahuruna kalkacak.</p>

<p>19 Şubat Perşembe akşamı ise yılın ilk iftar sofraları kurulacak ve top sesleri ile birlikte ilk oruçlar açılacak.</p>

<hr />
<h2>2026 RAMAZAN BAYRAMI TARİHLERİ</h2>

<ol>
 <li>Ramazan Bayramı Arefesi 19 Mart 2026 Perşembe (Yarım Gün)</li>
 <li>Ramazan Bayramı 1. Gün 20 Mart 2026 Cuma</li>
 <li>Ramazan Bayramı 2. Gün 21 Mart 2026 Cumartesi</li>
 <li>Ramazan Bayramı 3. Gün 22 Mart 2026 Pazar</li>
</ol>

<hr />
<h2>2026 DİNİ GÜNLER TAKVİMİ</h2>

<ol>
 <li>Regaip Kandili: 25 Aralık 2025 Perşembe</li>
 <li>Miraç Kandili: 15 Ocak 2026 Perşembe</li>
 <li>Berat Kandili: 2 Şubat 2026 Pazartesi</li>
 <li>Şaban Ayı Başlangıcı: 20 Ocak 2026 Salı</li>
 <li>Ramazan Ayı Başlangıcı (1. Gün): 19 Şubat 2026 Perşembe</li>
 <li>Kadir Gecesi: 16 Mart 2026</li>
 <li>Ramazan Bayramı 1. Gün: 20 Mart 2026 Cuma</li>
 <li>Kurban Bayramı 1. Gün: 27 Mayıs 2026 Çarşamba</li>
 <li>Hicri Yılbaşı: 16 Haziran 2026 Salı</li>
 <li>Aşure Günü: 25 Haziran 2026 Perşembe</li>
 <li>Mevlid Kandili: 24 Ağustos 2026 Pazartesi</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ramazan</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/ramazan-ne-zaman-baslayacak-ilk-sahur-ayin-kacinda</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Feb 2026 21:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2026/02/takvim3.jpg" type="image/jpeg" length="24412"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ramazan sayfası (Yirmi sekizinci gün) Manisa’da bugün iftar saat kaçta?]]></title>
      <link>https://www.manisahaberleri.com/ramazan-sayfasi-yirmi-sekizinci-gun-manisada-bugun-iftar-saat-kacta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberleri.com/ramazan-sayfasi-yirmi-sekizinci-gun-manisada-bugun-iftar-saat-kacta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesini içinde barındıran Ramazan ayı Manisa’da heyecanla karşılandı. Manisa’da Ramazan’ın yirmi sekizinci gününde oruçlar saat 19.57'de açılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>19.04.2023 Çarşamba (28 Ramazan 1444 )</strong></p>

<p>İslam’ın beş temel esasından birisi olan oruç ibadeti 11 ayın sultanı mübarek Ramazan&nbsp;ayında gerçekleştirilir. Oruç tutan&nbsp;Manisalılar saat kaçta sahura kalkacaklarını ve ne zaman iftar yapacaklarını sorgulamaktadır. Sahur vakti sabah güneşi doğmadan biter. İftar saati ise güneşin batışından sonra başlar.</p>

<p><strong>Manisa’da Ramazan’ın&nbsp;yirmi sekizinci gününde oruç saat kaçta açılacak?</strong><br />
19&nbsp;Nisan 2023 Çarşamba günü saat 19.57'de&nbsp;okunacak olan akşam ezanı ile birlikte Manisa'da&nbsp;iftar vakti başlayacak ve 11 Ayın Sultanı Ramazan ayının yirmi sekizinci&nbsp;gün oruçları açılacak.</p>

<p><strong>&nbsp;Manisa’da Ramazan’ın son gününde sahur vakti saat kaçta?</strong></p>

<p>Ramazan’ın son gününde (20&nbsp;Nisan Perşembe) Manisa’da sahur vakti ise&nbsp;saat&nbsp;04.52'de.</p>

<p><b>Manisa ve ilçelerinde bayram namazı saat kaçta?</b></p>

<p>Ramazan Bayramı namazının saat kaçta kılınacağı merak ediliyor. Manisa’da Ramazan Bayramı namazı saat 06.57’de kılınacak.</p>

<p><strong>Günün Ayeti:</strong></p>

<p>“İnsanı biz yarattık ve elbette içinden geçenleri biliriz; sağında solunda oturmuş iki alıcı (yaptığını) alıp kaydederken biz ona şah damarından daha yakınız.” (Kâf, 50/16-17)</p>

<p><strong>Günün Hadisi:</strong></p>

<p>“Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.” (M6543 Müslim, Birr, 34)</p>

<p><strong>Günün Duası:</strong></p>

<p>“Allah’ım! Lütfun, rahmetin, bereketin ve rızkından bana bolca ihsan eyle.” (Hâkim, Deavât, 1868)</p>

<p><strong>Günün Makalesi: </strong></p>

<p><strong>İSLAM’DA GÜZEL AHLAK / Sebahattin GÖKSU / İl Vaizi</strong></p>

<p>Ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: "Sen üstün bir ahlâka sahipsin." Kalem, 68/4 Hadis-i şerifte ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) bizlere şu hatırlatmada bulunmaktadır: "Kıyâmet günü, mü'minin mizanında güzel ahlâktan daha ağır basan bir şey yoktur. Allah Teâla, çirkin, düşük söz (ve davranış) sahiplerine buğzeder." Tirmizî, Birr, 62</p>

<p>Yüce dinimiz İslam iman, ibadet ve ahlak esaslarını ihtiva eder. Bunlardan birinin eksik olması durumunda kâmil bir müminden bahsetmek oldukça zordur. İslam dinini meyveli bir ağaç gibi düşünecek olursak bu ağacın kök ve gövdesi iman, dalları ve yaprakları ibadet, meyvesi ise güzel ahlaktır. Çünkü güzel ahlak, sağlam iman ve samimi ibadetin neticesidir. Bu gerçekten hareketle ahlaki prensiplere uymak dinin esaslarındandır</p>

<p>Kur’an-ı Kerim, olgun müminleri, zor günlerde yoksulu doyuran, birbirine hakkı tavsiye eden, Allah’ın koyduğu sınırları aşmayan, kötülüğün gizlisine de açığına da yaklaşmayan, cana kıymayan, ölçü ve tartıda adaleti gözeten, ölçülü konuşan, verdiği sözde duran, insanlara karşı büyüklük taslamayan, verilen emaneti koruyan, özü-sözü bir olan, ana-babaya, akrabaya, komşuya, arkadaşa ve yönetimindekilere güzel davranan kişiler olarak nitelendirir.</p>

<p>Allah’ın kullarına verdiği en hayırlı ve en değerli şey, güzel ahlaktır. Güzel ahlâkı korumak, Yüce Rabbimizin bir emridir. Kainatın en şerefli varlığı olan insan, bu şerefli olma özelliğine uygun olarak bir hayat yaşamakla mükelleftir. Dinimize göre insanların cennete girmelerine en fazla yardımcı olan, Allah’a karşı sorumluluk bilinci taşımaları ve güzel ahlâk sahibi olmalarıdır. İnsanın güzel ahlaklı ve iyi bir mümin olarak hayatını devam ettirebilmesi için, en güzel örnek olan, ahlakı Kur’an olan Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) güzel ahlakını benimsemesi gerekir. Allah’u Teâla bize sevgili peygamberimizi tanıtırken; onun en güzel huylara sahip olduğunu ve onu kendimize örnek almamızı emreder. Peygamberimiz güzel ahlakı tamamlamak için gönderildiğinden Müslümanların güzel ahlakı ondan öğrenmesi tabiîdir.</p>

<p>Peygamberimizin güzel ahlak ile ilgili hadis-i şerifleri bizler için ibret vericidir. Nevvâs İbnu Sem'an (r.a) anlatıyor: Rasûlullah'a (s.a.v) iyilik ve günah hakkında sordum. Bana şu cevabı verdi: "İyilik (birr), güzel ahlâktır, günah da içini rahatsız eden ve başkasının muttali olmasından korktuğun şeydir. Müslim, Birr, 14</p>

<p>Ebu Hüreyre (r.a) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v) buyurdular ki: "Mü'minler arasında imanca en kâmil olanı, ahlâkça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır." Tirmizî, Radâ, 11</p>

<p>Sevgili peygamberimizin yüce ahlakını gören müşrikler dahi ona olan hayranlıklarını gizleyememişlerdir. Peygamberimiz asla yalan söylememiş, emanete ihanet etmemiştir. Cömertlik ve infakta her zaman toplumun önünde olmuştur. Müslümanlara güzel ahlakı, yumuşak huyluluğu, güler yüzlü olmayı, insanları hoş görmeyi, insanlarla iyi geçinmeyi, öfkeyi yenmeyi, insanları bağışlamayı, kolaylaştırmayı, zorlaştırmamayı, müjdelemeyi, nefret ettirmemeyi tavsiye etmiş ve buna teşvik etmiştir.</p>

<p>Alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimizin ahlakıyla ahlaklanmak, onun izinden gitmek her müminin birinci vazifesidir. Günümüz insanları olarak aramızdaki bozulan ilişkilerimizin yeniden normale dönmesi için güzel ahlaklı olmaya çok ihtiyacımız var. Rabbim yaratılışımızı güzelleştirdiği gibi ahlakımızı da güzel eylesin.</p>

<p><strong>Günün Fetvası:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sivil toplum kuruluşlarına zekât verilebilir mi?</strong></p>

<p>Zekâtın verileceği yerler, Tevbe sûresinin 60. âyetinde belirlenmiştir. Buna göre zekât, ilke olarak fakirlerin ve ihtiyaç sahibi bireylerin hakkıdır. Bu itibarla, belirli şartları taşıyan müslümanların yükümlü oldukları zekât ve fıtır sadakasının, Kur’an-ı Kerim’de belirlenen yerler dışında herhangi bir yere verilmesi veya cami, köprü, yol, okul, su gibi hayır işlerine sarf edilmesi, Hanefîlerce caiz görülmemiştir. Bu esas gözetilmeksizin zekât niyeti ile yapılan ödemeler zekât yerine geçmez. Zekât, kendilerine zekât verilmesi caiz olan kimselere doğrudan teslim edilebileceği gibi, aracı vasıtası ile de ulaştırılabilir. Bu aracının birey olması ile kurum olması arasında fark yoktur. Buna göre hayır kurumu veya sivil toplum kuruluşu, toplayacağı zekâtları Kur’an’da belirlenen yerlere/fakir ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyorsa aracı konumunda olan bu kuruluşlara zekât emanet edilebilir. Zekâtı hak sahiplerine ulaştırmayıp, inşaat, aydınlatma, büro masrafları gibi genel hizmetleri içinde değerlendirecek olan kuruluşlara ise zekât verilmez. Halka hizmet veren bu gibi kurumların varlıklarını sürdürmeleri için desteklenmeleri önemlidir. Ancak bu, zekât dışında gönüllü yardımlar yolu ile yapılmalıdır. Bunun yanında kamusal ve bireysel denetimler de ihmal edilmemelidir.</p>

<p><strong>Kıssadan Hisse: </strong></p>

<p><strong>Hakkını Ver:</strong></p>

<p>Peygamber Efendimiz Medine’ye hicret ettikten sonra Mekkeli Muhacirler ile Medineli Ensar arasında bir kardeşlik bağı kurmuştu. Birbirine manen kardeş olanlar arasında Selmân elFârisî ile Ebu’d-Derdâ da yer alıyordu. Günün birinde Selmân, kardeşi Ebu’d-Derdâ’yı ziyaret etti. Evine gittiğinde Ebu’d-Derdâ’nın eşini bakımsız elbiseler içinde görünce çok şaşırarak, “Bu ne hâl?” diye sordu. Ümmü’dDerdâ, kocasının ilgisizliğinden şöyle yakındı: “Kardeşin Ebu’d-Derdâ’nın dünyaya ihtiyacı kalmadı ki!” Selmân, Ebu’d-Derdâ’nın dünyadan, dünyalıklardan ve ailesinden vazgeçmiş bir şekilde ibadetlere aşırı düşkünlüğünü görünce onu şöyle uyardı: “Rabbinin senin üzerinde hakkı vardır. Nefsinin senin üzerinde hakkı vardır. Ailenin senin üzerinde hakkı vardır. Şu hâlde her hak sahibine hakkını ver!” Sabah olunca Ebu’d-Derdâ Peygamber Efendimize gelerek Selmân ile arasında yaşanan hâdiseyi anlattı. Resûl-i Ekrem (s.a.s.), “Selmân doğru söylemiş.” buyurarak Selmân’ın kardeşine olan uyarılarını takdir etti. (Buhârî, Savm, 51; Tirmizî, Zühd, 63)</p>

<p><strong>SÖZLÜK:</strong></p>

<p><strong>Zekat:</strong></p>

<p>Zekât, dinen zenginlik ölçüsü kabul edilen miktarda (nisap) mala sahip olan kimselerin Allah rızası için muayyen kişilere vermesi gereken belli miktarı ifade eder. Zekâtın farz olması için şartlar; malların nisaba ulaşması yanında nâmî (üreyici/ artıcı) olması, sahip olunduğu andan itibaren üzerinden bir yıl geçmesi, bir yıllık borcundan ve aslî ihtiyaçlardan fazla olmasıdır. Nisap, zekâtla yükümlü olmak için esas alınan zenginlik ölçüsüdür. Bu ölçü, altında 20 miskal (80.18 gr), devede 5, sığırda 30, koyun ve keçide 40 adettir.</p>

<p>Zekâtın kimlere verileceği Kur’an-ı Kerim’de ayrıntılı şekilde açıklanmış (Tevbe, 9/60), nisabı da hadislerde belirtilmiştir (Buhârî, Zekât, 32, 36, 38, 43). Buna göre temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan kişi diğer şartlar da yerine gelmişse bu mallarının zekâtını vermesi gerekir.</p>

<p>Zekât ibadeti ile ilgili şartlar, zekâtın bir kimseye farz olmasının ve verilen zekâtın geçerli olmasının şartları şeklinde iki ayrı başlık altında ele alınır.</p>

<p>Bir kimseye zekâtın farz olması için o kimsenin müslüman, akıl sağlığı yerinde, ergenlik çağına gelmiş ve hür olması bir yıllık borcundan ve aslî ihtiyaçlarından fazla hakikaten ya da hükmen artıcı, yani kazanç sağlayıcı nitelikte “nisap miktarı” mala sahip olması gerekir. Artıcı olmaktan kastedilen, malın sahibine gelir, kâr, fayda temin etmesi yahut kendiliğinden çoğalma ve artma özelliğine sahip bulunmasıdır.</p>

<p>Zekâtın farz olması için ayrıca nisap miktarı mal ya da servete sahip olduktan sonra üzerinden bir kameri yılın geçmesi ve yılsonunda da nisap miktarını koruması gerekir. Yıl içerisindeki artış ve düşüşlere itibar edilmez. Zekât bu süre dolmadan önce de verilebilir. Zekâtın geçerli olmasının şartlarına gelince, öncelikle “niyet” şarttır. Zekât bir ibadet olduğu için niyetsiz yerine getirilemez. Ayrıca fakire verilmesi ve teslimi demek olan “temlik” de şarttır. Yemek hazırlayıp yedirmek gibi ibâha denilen yollarla fakire zekât verilmiş olmaz.</p>

<p><strong>HER CÜZDEN 3 MESAJ: </strong></p>

<p><strong>28. CÜZ Yirmi sekizinci cüzde öne çıkan üç mesaj: </strong></p>

<p><strong>1. HAKKIN KORUNMASI</strong></p>

<p>İlk sureler olan Mücadele, Haşr ve Mümtehine’de hakkın korunması için mücadele ve çözüm yolları aktarılmaktadır. Mücadele suresinde, zıhar yapan kocasından ayrılmaması/boşanmaması gerektiğine dair Hz. Peygamber ile tartışan bir sahabi kadın örneği üzerinden hak arayışı ve hakkın korunması mesajı verilir.</p>

<p>Zıhar, cahiliye döneminde boşanma sebebi sayılırken, İslam döneminde bu olaydan sonra hükmü değişti ve Mücadele suresinde zıharın yemin olduğu açıklandı. Ancak ağır bir yemin olduğu için keffareti de farklıydı. Zıhar yapan kişi eşine dönmek isterse 2 ay (60 gün) peş peşe oruç tutmalı, oruca gücü yetmeyen ise 60 fakiri sabahlı akşamlı doyurmalı/fidye vermelidir. Bunları yerine getirdikten sonra eşine yaklaşabilir (Mücâdele, 58/1-13). Haşr suresinde, Medine’deki ilk toplu Yahudi isyanı (Haşr) ve buna karşı yapılan sefer ve savaş, elde edilen ganimetler ve bunların dağıtılması konuları anlatılmaktadır (Haşr, 59/1-10). (Bu surenin doğru anlaşılması için öncelikle bir siyer kitabından Beni Nadîr savaşı okunmalıdır.) Surede Yahudileri kandıran ve ayaklandıran münafıkların; mağlubiyet ortaya çıkınca onları yalnız bırakmaları ve yardıma gelmemeleri durumu da, şeytanın ahirette kandırdıklarını/yandaşlarını yalnız bırakması ve yardıma gelmemesine benzetilmektedir (Haşr, 59/11-17).</p>

<p>Son 3 ayet (Hüvallahüllezi) ile de tevhid inancı özetlenmekte ve bu konuda bir bilinç eğitimi verilmektedir. Allah; zatı ve sıfatları ile eşsiz ve benzersizdir, en güzel isimler O’na aittir (Haşr, 59/22-24).</p>

<p>Daha sonra Mümtehine suresinde, hicret eden kadınların durumları anlatılmakta, onların aile ve sosyal hayatla ilgili problemlerine çözümler getirilmekte ve hayatın bir imtihan olduğu mesajı verilmektedir (Mümtehine, 60/10-13)</p>

<p><strong>2. HAKTA BİRLEŞMEK</strong></p>

<p>Bu cüzdeki ikinci grup sureler; Saff ve Cuma olup söz konusu sureler birlik ve beraberlik mesajları taşımaktadır. Müslümanlara, düşmanlarına karşı Allah yolunda (birbirlerine duvarlar gibi kenetlenmiş saflar halinde) savaşmaları emredilmektedir. (Saf, 61/4 ve 11). Sonra Allah ve Resûlü’nün dinine itaat etmemiz, bu dava için çalışarak Allah’ın ensar kulları olmamız istenmektedir (Saf, 61/9-14). Sonraki Cuma suresinde de Kur’an’ı okuyup, anlayıp hayatı ona göre yaşama sorumluluğu anlatılır ve Yahudiler gibi sorumluluktan kaçılmaması gerektiği bize (yeniden) hatırlatılır (Cuma, 62/5-8). Daha sonra Cuma namazına çağrı, peygamberi dinlemek ve itaat konuları ile sure tamamlanır. Cuma namazı İslam’da birleşmenin sembolüdür (Cuma, 62/9-11).</p>

<p><strong>3. HAKTAN AYRILMAMAK</strong></p>

<p>Bu cüzdeki üçüncü grup sureler ise; Münafikûn, Teğabün, Talak ve Tahrim’dir. Bunların hepsi ayrılık problemleri üzerine yoğunlaşmaktadır. Münafikûn suresinde, İslam toplumundan ayrılan ve kendilerini gizleyip Müslüman gösteren kişilere karşı dikkatli olunması mesajı verilmekte, münafıkların önemli vasıfları açıklanarak âdeta deşifre edilmektedir (Münâfikûn, 63/1-8). Sure müminlere önemli tavsiyelerle sona erer (Münâfikûn, 63/9-11). Bundan sonra Teğabün suresinde, kıyametteki büyük toplanma gününün (yevmü’l-cem’in), aslında dünyevi aldanmaların ortaya çıktığı gün (yevmü’t-teğâbün) olduğu açıklanır. Dünyada kim Allah’a iman edip güzel (salih) işler yaptıysa, ahirette Allah o kişinin kötülüklerini örter ve cennete koyar (Tegâbün, 64/9).</p>

<p>Sure müminlere bazı önemli tavsiyelerle tamamlanır. Mallarınız, eşleriniz ve çocuklarınız sizin için birer imtihan vesilesidir. Dikkat edin, dünya sizi aldatmasın (Tegâbün, 64/12-18). Sonraki Talak suresinde ise, boşanma adabı anlatılır. Allah gereksiz yere boşanan, zevkine düşkün erkek ve kadınları sevmez, mesajı verilir. Kadınların adet sırasında boşanmaması, temizlik döneminin beklenmesi emredilir. Adet sırasında boşamak haramdır. Ayrıca birden fazla talak ile de boşamak haramdır. (Bu iki harama Müslümanlar dikkat etmelidir.) Sünnete uygun olan boşama; ihtiyaç anında, ilişkiye girilmemiş temizlik döneminde bir talak ile boşamaktır (Talâk, 65/1-2).</p>

<p>Sonra kadın iddet bekler:</p>

<p>a. Hayız gören kadınlar, 3 hayız süresince,</p>

<p>b. Hayızdan kesilen ve menopoz döneminde olanlar 3 ay,</p>

<p>c. Hamile olanlar da doğum yapıncaya kadar iddet beklerler. İddet bitince başkasıyla evlenebilirler (Talâk, 65/3-7).</p>

<p>Bu cüzün son suresi ise Tahrim suresidir. Burada Allah ve Resûlüne itaat emredilir ve Peygambere eziyet edilmemesi istenir. Özellikle Hz. Peygamber’in eşlerine, dikkatli olmaları emredilir. Çünkü onlar müminlerin anneleridir ve diğer mümin kadınlara da örnek olacak bir hayat yaşamaları gerekir. Bu bağlamda kendilerine tarihte yaşamış iki saliha ve iki kâfire/fasıka olan 4 kadın örnek verilir. Ya güzel bir hayat yaşayıp Firavun’un karısı Asiye ve İmran’ın kızı Meryem gibi cennetlik olacaksınız ya da Hz. Nuh ve Lut’un hanımları gibi cehennemlik olabilirsiniz mesajı verilir. Eşler birbirlerine iyi davranmalı ve müsamahalı olmalılar ki dünya ve ahiretleri cennet olsun (Tahrîm, 66/10-12).</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Manisa, Ramazan</category>
      <guid>https://www.manisahaberleri.com/ramazan-sayfasi-yirmi-sekizinci-gun-manisada-bugun-iftar-saat-kacta</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Apr 2023 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberlericom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberleri-com/uploads/2023/03/manisfffahaber1-copy-copy.JPG" type="image/jpeg" length="33362"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
