Bugün 17 Ağustos. 5 bin 840 kişi hâlâ kayıp

banner297

Marmara Depremi, 1939 Erzincan afetinden sonra Türkiye’nin en büyük ikinci felaketi oldu. Meclis raporundaki resmi veriye göre Marmara Depremi'nde 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti, 48 bin 901 kişi yaralandı. 5 bin 840 kişi ise kayıtlara “kayıp” olarak geçti.

Genel 17.08.2021, 09:47
Bugün 17 Ağustos. 5 bin 840 kişi hâlâ kayıp
banner388

Marmara Depremi’nin 22’nci yıldönümünde Meclis Araştırma Komisyonu’nca çıkarılan raporda, acı tecrübelerin ardından gelinen aşama ve geleceğe dönük riskler değerlendirildi.

MERKEZ üssü Gölcük olan 7.4 büyüklüğündeki Marmara Depremi, 1939 Erzincan afetinden sonra Türkiye’nin en büyük ikinci felaketi oldu. Meclis raporundaki resmi veriye göre Marmara Depremi'nde 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti, 48 bin 901 kişi yaralandı. 5 bin 840 kişi ise kayıtlara “kayıp” olarak geçti. 96 bin 808 ev ile 15 bin 939 iş yeri yıkıldı ve 252 bin 158 konut hasar gördü.
Felaketler yılı olan 2020’de Türkiye, 33 bin 821 depremle önceki yıla göre yüzde 44 daha fazla sarsıntı yaşadı. Can kayıplarına karşı en temel çözümün ise yönetmelikte yapılar için belirlenen sünek (enerji yutucu) tasarımdan ödün verilmemesi olduğu vurgulandı.

NÜFUSUMUZ FAYIN ÜSTÜNDE
TBMM Deprem Araştırma Komisyonu’nun raporu yasama yılında Genel Kurul’da öncelikle görüşülecek. Deprem Bölgeleri Haritası'na göre Türkiye’nin yüzölçümünün yüzde 92’si, nüfusunun yüzde 95’i, büyük sanayi merkezlerinin yüzde 98’i ve barajların yüzde 93’ü deprem kuşağında bulunuyor.
113 BİN BİNA YIKILDI
MERKEZ üssü Gölcük olan 7.4 büyüklüğündeki Marmara Depremi, 1939 Erzincan afetinden sonra Türkiye’nin en büyük ikinci felaketi oldu. Meclis raporundaki resmi veriye göre Marmara Depremi'nde 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti, 48 bin 901 kişi yaralandı. 5 bin 840 kişi ise kayıtlara “kayıp” olarak geçti. 96 bin 808 ev ile 15 bin 939 iş yeri yıkıldı ve 252 bin 158 konut hasar gördü.
İnşasında yeterli mühendislik ve denetim hizmeti alınmaması.
Yönetmeliklerle uyumsuzluklar.
Uygulamada zayıf tasarım, kötü işçilik, yanlış malzeme.
Sonradan hesapsız müdahale.
Zamana ve çevresel şartlara bağlı bozulmalar.
Yetersiz enine donatı (sargılama) ve yetersiz kesme kapasitesi.
Yetersiz bindirme boyu ve detaylandırma.
Beton kalitesi ve yerleşiminde sorunlar.
Kolon kiriş birleşimlerinde yetersiz enine donatı.
Taşıyıcı sistemde düzensizlikler (süreksiz çerçeveler)
Yumuşak kat, zayıf kat düzensizlikleri.
Zayıf kolon-güçlü kiriş.
Kısa kolonlar.
Tasarımda zemin şartlarının dikkate alınmaması.
DENİZ ALTINDA DEPREMİN İZLERİ
17 Ağustos 1999’da merkez üssü Kocaeli Gölcük olan 7.4 büyüklüğündeki deprem, ilçede büyük yıkıntıya neden oldu. Kentte tamamen silinen depremin izleri, denizde ise hâlâ duruyor. Deprem sırasında Gölcük Değirmendere’nin bir kısmının gömüldüğü denize dalanlar, felaketin tahribatını görüyor. Dalış eğitmeni Murat Kulakaç, Değirmendere sahilindeki denizin 12 metre altından başlayan ve 55 metreye kadar uzanan deprem kalıntılarının izini sürdü. Depremin üzerinden 22 yıl geçtiğini söyleyen Kulakaç, “Karada unuttuğumuz tüm gerçekleri suyun altında görebiliyoruz. Suyun altında çok ciddi bir oluşum var” diye konuştu.


 

Yorumlar (0)
28
açık