23.02.2016, 15:34

DAHA NE YAPSIN HATUNİYE? - Murat YALÇIN

Her şehrin bir sembolü vardır. Bu bazen bir cami bezen bir heykel bazen de bir kaledir. Manisa denince akla Mesir festivali geldiği için en çok bilinen Cami hiç şüphesiz Sultan Cami’dir. Ama en uğrak cami şehrin merkezinde olması nedeniyle Hatuniye’dir. 1490 yılında II.Bayezid’ın eşi Hüsn-i Şah Sultan tarafından yaptırılan cami 500 yılı aşkın bir süredir tüm heybetiyle dimdik duruyor. Hatuniye bu özelliğiyle birçok olaya şahitlik etmiş bir cami. Bir mekan… Allah’ın evi…

Hatuniye’nin en önemli özelliği ise cenaze namazlarına ev sahipliği yapması. İlginçtir ama Manisa’nın önde gelen isimleri hep bu caminin avlusundan son yolculuğuna uğurlanır. Hatuniye bir nevi son duraktır. Bu son duraktan kimler gelmiş kimler geçmiş kim bilir. 500 yıldan fazladır o musalla taşı kim bilir kaç bin kişiyi üzerinde taşıdı. Aralarında her kesimden insan var. Bayan, erkek, yaşlı genç… Zengin, fakir… Ölümün yüzü soğuk. Ama Hatuniye sıcacık. Tarihi dokusu, ağaçları, avlusu ve kuşlarıyla huzur veren bir cami. Tıpkı diğerleri gibi…

Her gün önünden kalkan cenazelere rağmen Hatuniye’nin o sıcak ve huzur veren havası değişmedi. Hatuniye’nin duruşu da değişmedi mesajı da. Her seferinde bir bahaneyle çekiyor insanları kendine.

Hatırlatıyor…

“Ölüm de var…”

Daha ne yapsın Hatuniye? Dünyevi hırslar, makamlar, mevkilerin anlamını yitirdiği bir mekan olmaktan başka…

Muhasebe yapmak için her cenaze bir fırsat. Hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşıyorken “er kişi niyetine” diye bir ses ve “son durak”ta olmanın vermiş olduğu şok etkisi…

Hatuniye’nin önü bugün de kalabalıktı. Bülent Arınç’ın ağabeyi Yıldıray Arınç son yolculuğuna uğurlandı. Allah rahmet eylesin,

mekanı cennet olsun. Eski bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, müdürler, vatandaşlar vardı. Yarın da kalabalık olabilir, sonrasında da… Sıra kimdeyse artık… Ama mesaj hep aynı.

Son durak! …

Yorumlar (0)