banner247

ORADAYDIM/1 - Hakan AĞAR Yazdı...

ORADAYDIM/1 - Hakan AĞAR Yazdı...

Evet, başlıktan da belli olduğu gibi bu yazı bir açıdan köşe, bir açıdan gezi yazısı gibi olacak. Uzun süredir istediğim bir tecrübeydi ve buna ulaşmak dünyalara bedeldi, bunu net söyleyebilirim. Köşe yazılarımdan beni takip edenler bilir ki ben güzel spor mücadeleleri izlemeyi seven bir insanım ve dünyanın en büyük 2 kulübünün karşılaşmasına gidebilme şansımın olacağını duyunca hemen hazırlıklara başladım. Öncelikle hazırlık aşaması;
KARARI ERKENDEN VERDİM
Maçın Ağustos'un 8'inde Üsküp'te olacağını biliyordum. Geçen sezonun sonuna doğru hem Şampiyonlar Ligi Finali için Galler'e, hem UEFA Kupası Finali için Stokholm'e gitmeyi çok istedim ancak Galler için çok zor bir vize süreci, Stokholm için de aynı şekilde vizeyle beraber biletlere çok erken başvurmanız gerekiyordu. Yani daha o günlerde, o finaller oynanmadan Süper Kupa Finali'ne gitmek istediğime karar vermiştim. Real Madrid ve Manchester United takımlarını belki İstanbul seyircisi 1-2 kere görmüş olabilir ancak benim gibi Avrupa Kupası maçını kendi bölgesinde görme olasılığı olmayan biri için bu isimler çok önemli. Manchester'da Mourinho, Pogba, Lukaku gibi isimler, Real'de Ronaldo, Benzema, Bale gibi isimlerin olması bu maça gitme isteğimi arttırmam için yeterliydi. 
PAZARTESİ YOLA ÇIKTIM
UEFA'nın internet sitesini ciddi şekilde takip ettim, tarihleri not ettim. Maç oynanmadan yaklaşık 2 ay önce bilete başvuru yapılıyor. 3 kategorideki biletlerden birine en fazla 4 bilet isteğiyle başvurabiliyorsunuz. Ben elbette tek bilete başvurdum ancak bu bir hataydı, onu yazının devamında söyleyeceğim. Temmuz'un 4'ünde başvurular kapandı ve yaklaşık ayın 10-15'i arası biletin çıkıp çıkmadığı bilgisinin bana ulaşacağı söylendi. Temmuz 12'de yani maça 1 aydan kısa süre kalmışken biletimin kesinleştiği bilgisi geldi. Elbette hemen uçak biletleri ve kalacağım otelle ilgili ayarlamaları yapmaya çalıştım. Tabii Üsküp'te de böyle bir fırsat 500 yılda bir geleceği için "Gelenleri Tırtıklayalım" adlı bir gayri resmi kampanya başlatılmıştı. Fiyatlar müthiş yükseltilmiş, İngiliz taraftarlar ya da İspanyollar güzel yerleri çoktan kapmıştı. Yani müthiş bir para yığsanız bile bir otelde kalamama ihtimaliniz var. Bu da benim daha önce böyle bir finale gitmemekten dolayı tecrübesizliğim oldu. Kendime not: Bir daha yurtdışında önemli bir maç biletine başvuracaksan uçak ve otel ayarlamalarını 1-2 ay öncesinden yap. Bir aile dostumuz dolayısıyla kalacak yeri de ayarladım uçağı da kolayca buldum. 7 Ağustos'a kadar tüm ayarlamalarımı yaptım ve 7 Ağustos Pazartesi sabahı İstanbul'dan uçağa atladım. 
DOLAŞACAK ALAN KÜÇÜK
Saat farkından dolayı uçak kalktıktan 45 dakika sonra inmiş gibi birşey oldu. Daha önceden şehirle ilgili gezginlerin yazdıklarını dinleyerek şehir merkezine nasıl gideceğimi, nerelere gitmem, görmem gerektiğini biliyordum. Şehir merkezine gidene kadar 3-4 Türk'le daha denk geldik, hepsi İstanbul'dan bu maç için gelmişti. Üsküp merkezi çok çok küçük, gerçekten Manisa kadar bile diyebiliriz. Toplam gezilecek yerler işte 19 Mayıs Stadı'yla Mesir Camii arasındaki mesafe kadar olan yerler, yani toplu taşıma ya da arabaya gerek yoktu. Eşyalarımı bıraktıktan sonra yanında kaldığımız aile dostlarımızın oğluyla Süper Kupa Fan Zone'un olduğu Makedonya Meydanı'na gittik. Birçok eğlence standı kurulmuştu ancak maçtan 1 gün önce olmasına karşın beklediğim kalabalığa denk gelmedim. İngiliz taraftarlar barlar tarafında yoğun olsa da Real Madrid taraftarları yok denecek kadar az ya da sadece yerel halkın desteklediği kadar vardı. Zaten 3 günlük bir gezide olduğum için hiç oturmadım, birçok heykeli olan bu meydan ve çevresinde dolaştım. Ülkemize nazaran bayağı bir ucuz olduğundan birkaç farklı yemek çeşidi denedim. 
GURUR DUYDUM
Yola çıkmadan benim için önemli 4 eşya vardı, gerisi kaybolsa da ölmem kafasıyla düşünüyordum. 1- Pasaport, cüzdan, 2-Bilgisayarım, 3-Telefonum, 4- MANİSASPOR FORMAM. Hakikaten bu finale gelmeden önce aklımda en çok canlandırdığım şey aşık olduğum takımımın formasını en azından oralarda gösterebilmek, temsil etmekti. Maç sabahı giydiğim formamı, akşam yatağıma girene kadar çıkartmadım, gururla taşıdım. Herhalde uzun boyum ve farklı formamdan dolayı çok dikkat çekmişim ki 2 televizyon, 2 de gazeteye röportaj verdim. İngilizce konuşabilmek büyük nimet, öğrenin, çok faydasını gördüm. Ne kadar çok kalabalık olsa da UEFA Kupası, Şampiyonlar Ligi Kupası ve Süper Kupa'nın bulunduğu yere girebildim ve formamla pozumu verdim. Hiç yalan söylemeyeyim, GURUR DUYDUM. Maç saatine 3 saat kala stada doğru yolumu aldım. Devamı yarın...

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.