Manisaspor'u Nasıl Bilirdiniz?

Özgüven, insanın kendi eksikliklerinin farkında olmasıdır… Çok güçlü bir duygudur.İnsandaki en etkili değişimdir…

Manisaspor'u Nasıl Bilirdiniz?

Şu dönemler Manisaspor’da bir özgüven patlaması hakim… Oyuna gireni de çıkanı da fark yaratan meziyetler ortaya koyuyor.

Nasıl bilirdik Hasan Ali’yi?

Yedek kulübesinden çıkamayan, ayağında fazla top tutan, kadroda unutulup giden antrenman topçusu gibi…

Ama ne yaptı Tavşanlı’da? Az süre alsa da hocasını mahcup etmedi. Beraberlik golünde atağı başlatıp hırsla topu tavana çaktı.

Önceleri nasıl bilirdik Bekir’i?

Orta sahada top dolaştıran, sorumluluk almaktan kaçınan, varlığı ile yokluğu belli olmayan, oyunu tek yönlü oynayan, Süper Lig’de yedek kulübesine mahkum olan bir tipti. Geçen sezon 1. Lig’de kart delisiydi ve bir tane golü yoktu.

36 maçta tek golü dahi yoktu.

Bucaspor dahil kariyerinde 3 golden öteye çıkamadı.

Ama bu sene ne hikmetse 10 haftada 4 gole ulaştı. Attığı gollerin hepsinde Manisaspor kazandı. Şu sinirine de hakim olsa kendine  ve takımına daha da bir katkısı olacak.

Bekir’in değişiminde teknik heyetin payının olduğu bir gerçek. Tahir Karapınar gerçeğini es geçmemek olmaz. Gol attıkça özgüveni artan, lider ruhlu bir Bekir izliyoruz artık.

Fethiye maçında defalarca izlemeli Bekir’in göstere göstere örümcek ağları alışını… İçindeki Maradona’yı çıkarır gibi vurdu be!..

Çok değil bundan bir ay önce nasıl bilirdik Eray’ı?

Oyunun tek yönünü oynayan, heyecanlı, pas hataları yapan, rakip bölgede pek gözükmeyen Eray…

Nasıl oldu da değişti? Yönetimi ve teknik heyeti, takım arkadaşlarının güveniyle. En önemlisi kendi özgüveniyle…  Dura dura mermi gibi topu köşeye gönderirken, gurur duydum.

“Ben buyum” dedi. İşte beklediğimiz, bunları yapabileceğini düşündüğümüz Eray da buydu.

Vee nasıl bilirdik Simonek’i?

Hiçbir hava topunu alamayan, yerden de oynamayan, 90 dakikada bir iki pozisyona giren, sahada takımını eksik oynatan bir santrfor…

Formasını kaybedince içerledi. Daha çok çalıştı. Özgüveni yerine geldi. Gitti Tavşanlı’da sinyali verdi. Fethiye maçında golünü attı. Golü atarken ki deparı bahsettiğim özgüveni anlatmıyor mu?

Manisaspor geçen sezona göre ciddi bir kabuk değiştiriyor. Fethiye maçındaki özgüven kokan golleri görünce aklıma Konyaspor ile oynanan o kahrolası Play-Off finali geldi. Demek ki neymiş? Kaleyi yoklayacaksın arkadaş!.. Yoklayınca kazanırsın, rakibi rahatsız edeceksin, basacaksın, coşkulu olacaksın, nefes aldırmayacaksın, hataya zorlayacaksın, rakibi esir alacaksın.

Bu teknik heyetin hücum felsefesi, giderek takıma yansıyor. Ancak takım içinde bazı formsuz isimlerde ısrar etmek, hem takıma hem de o futbolcuya zarar verir. Ben yine de ısrar ediyorum, Bülent Cevahir’in yeri kulübe değil, Perovic’in yeri de sol kanat değil. Neyse yolumuz uzun… Denizlispor moralli, biz onlardan daha moralli. Uyuyan şehrimizi uyandırmak için kaleyi yüksek özgüvenle yoklamaya devam beyler!..

NOT: Ne diyor genç ve çalışkan Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Köseli?

“3-3 biten Tavşanlı maçı sonrası hakemlere “hep büyük takımları kolluyorsunuz” diye serzenişte bulunan Tavşanlılara önce hayretle baktım. Sonra içimde muhasebe yaptım ve dedim ki; evet biz gerçekten büyük bir takımız.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.