BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN!- Hakan AĞAR Yazdı...

BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN!- Hakan AĞAR Yazdı...

banner216

Büyük hayaller, büyük umutlar, büyük heyecanlar tek bir düdüğün çalmasıyla bitiyor ya, sporun hem en güzel hem de en lanetli kısmı bu. Pazar günü neredeyse tüm Manisa futbol takımlarının maçı vardı, hepsini de izledim ancak öncelikle köşe yazımı A Milli Basketbol Takımı'na ayırmak istedim. Avrupa Şampiyonası'na katılırken "Bunlar maç kazanamaz" demiştim, yalan söylemeyeceğim. Yaş ortalaması bazında bakıldığında gayet tecrübeli görünsek de, kadronun dayanakları 20-22 yaşları arasında olunca tecrübesiz bir takım oluverdik. Direksiyonun başında bu sefer bir Amerikan'dan bozma Türk ya da Sırp'tan çevirme bir oyuncu yoktu; Bu sefer direksiyonda Tofaş altyapılı Kenan Sipahi, Efes altyapılı Furkan Korkmaz ve Cedi Osman vardı. Bu turnuva bize gösterdi ki; Bu 3'lü uzun süre milli takımı sürükleyecek takımın kolonları olacak. 
RUH VAR RUH!
Daha turnuvanın ilk maçı hepimize gösterdi ki; Bu takımda beklediğimizden çok daha büyük potansiyel var. Kadrosunda NBA patentli Shved, Mozgov gibi yıldızlar, Fridzon, Kulagin gibi uzun süredir Avrupa basketbolunu domine eden isimlerle beraber Rusya'nın maç öncesi bize rahatından 10-15 fark atacağını düşünüyordum, uzun süredir de basketbol milli takımımızın vasatın altında performans gösterdiği için bir önyargıydı bu. Ancak sahada muazzam bir savunma, çok koşan bir takım ve o yüreği gördüm. Maçın bir saniye bile kopmasına izin vermeyen, her topa basan ve adım atmadık yer bırakmayan bir milli takım vardı sahada; Kanım kıpır kıpır oldu. 2010 Dünya Şampiyonası'nda 2. olduğumuz dönemden beri yani 7 senedir bu kadar şevkle oynamıyorduk ancak bizi yükselten gençlerimiz oldu, özellikle de LeBron'un yeni takım arkadaşı; CEDİ. Turnuvanın başında 28 sayılık bir performans gösterdi ancak takımımız 3 sayıyla mağlup oldu. Mağlup olmasına karşın oyunundan çok keyif aldım, bir sonraki günü iple çektim. Britanya bir basketbol ülkesi değildi, onlara karşı bir galibiyet alacağımızdan Rusya maçındaki performanstan sonra emindim. Sadece oyunun tek bir Cedi üzerine yıkılmasındansa, takım olarak performansın dağılmasını istemiştim. İlk yarısını kötü oynasak da o maçı 14 sayıyla almayı bildik. Melih bu sefer 24'le takımı çekti, Semih 19 attı, Cedi'yle Furkan 11'er. Ancak skorlara takılmamak lazım, oyuna katkı olarak hepsi çok daha büyük rakamlarla oradaydı. Britanya maçını rahat rahat izleyebiliyor,galibiyetten emin olabiliyorsam; BU TAKIMDA BİR RUH VARDIR!
"NOKTA" DEDİK
Sırbistan maçı Rusya'dan bana göre daha ciddi bir maçtı. Rakip neredeyse her şampiyonada sürekli final, yarı final oynayan bir takımdı. En büyük yıldızları Teodosic olmasa da Fenerbahçe'nin parlattığı Bogdanovic'in olması Sırpları bir adım öne geçiriyordu.Bu sefer tecrübe de kalite de fark etti, Sırplar bizi her ne kadar 6 sayıyla mağlup etse de maçı hiç uzanabileceğimiz kadar yaklaştırmadılar bize. Ancak bizimkiler aynı Rusya maçındaki gibi kendilerinden daha iyi bir takıma karşı müthiş mücadele etti ve aynı Rusya maçındaki gibi kendini tam öne atacakken yaptığı hatalarla maçı kaybetti. Bazen bir "TIK" gerekir ya, o "TIK"ı geçmek yıllar alır, tecrübe alır, turnuvalar alır. O tecrübeyi şimdi edinmiş oldu. Belçika'ya yine kalitemizle fark yarattık ancak Letonya'ya Porzingis gibi bir süper star karşısında dayanamadığımız için yenildik. Grubu 4. bitirdiğimizde İspanya geldi ya... "NOKTA" dedik, turnuva bitmişti. İspanyollar Avrupa ve Dünya şampiyonalarında boş geçmez, en kötü yarı final oynardı. Öyle de oldu, gücümüz yetmedi. 3 çeyrek bu denli güçlü bir ekibe dayandık ancak son çeyrek gücümüz yetmedi. Ancak açık söylüyorum; Uzun yıllardır bu denli heyecan veren, bu denli desteği arkasına alan bir milli takım yoktu. 
HEPSİ YURDUMUN EVLADI
Başınız önünüze eğilmesin; Bize böyle bir milli takım lazım! Herkesin benimsediği, herkesin desteklediği, benim memleketimin evladının oynadığı bir kırmızı beyaz forma. Bu turnuva bana büyük umut verdi, gerçekten geleceğimiz çok parlak. Furkan'ı, Cedi'si, Kenan'ı bizi taşıyacak, diğer isimlerin de yerine yine gençler gelecek. Bu turnuvada en çok sevindiğim şey ne mi oldu? Bobby Dixon'ın sakatlığı. 12'si de benim memleketimden yetişme oyuncularla oynadık, belimizi hiçbir yabancı oyuncuya bağlamadık; Bu kadar büyük bir mutluluk olabilir mi? Basketbolda futbola göre daha da serbest yabancı oyuncu kuralı var. Öyle ki düşünün bu Kenan, bu Cedi, bu Furkan, bu Melih yedek oturuyor. Ancak benim topçum ne yapıyor? Bahanelerin arkasına saklanmıyor, terinin son damlasına kadar sahada savaşıyor, umut veriyor. Bir milli takımın ülkesi üzerindeki en büyük etkisi budur; Umut ve kenetlenme. Siz bunu başarabildiniz ya; HEPİNİZE HELAL OLSUN. Son 16 Turu'nda mı elenmişiz? Sorun değil. Ben gördüğüm, desteklediğim BU milli takımla gurur duyuyorum ve geleceğe umutla bakıyorum. Gönülden inanıyorum ki bu milli takım ruhu bizi gelecekte bir Olimpiyatlara taşıyacak, bir dünya kupası madalyası daha kazandıracak. Hepiniz aslanlar gibi milli formanızı terlettiniz; HAKKIMIZ SİZE HELAL!

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.