TÜRKİYE, MANİSA'DAKİ AMBULANS ŞOFÖRÜNÜ KONUŞUYOR

banner297

Manisa'nın Şehzadeler ilçesinde ambulans şoförü, hastaneden aldığı yaşlı adamın evinin bulunduğu sokağın trafiğe kapatıldığını görünce hastayı 500 metre sırtında taşıdı. Ambulans şoförünün sırtında taşıdığı yaşlı adamın, çok zor şartlar altında yaşayarak, maddi geliri yetersiz olduğu için sokakta kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı öğrenildi.

TÜRKİYE, MANİSA'DAKİ AMBULANS ŞOFÖRÜNÜ KONUŞUYOR

Şehzadeler ilçesi Selimşahlar Mahallesi'nde yaşayan 72 yaşındaki Muzaffer Tumlu'nun yaklaşık 2 yıl önce iki bacağı da diyabet hastalığı nedeniyle kesildi. Geçtiğimiz günlerde evinde rahatsızlanan Tumlu, Saruhanlı Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastanedeki tedavisi tamamlanan Tumlu, daha sonra evine götürülmek üzere Çetin Kahramanlar'ın kullandığı ambulansa bindirildi. Ancak yolların bozuk olması ve Tumlu'nun evinin bulunduğu sokağın trafiğe kapatılması nedeniyle ambulans sokağa giremedi. Bununu üzerine ambulans şoförü Çetin Kahramanlar yaşlı adamı sırtına alarak yaklaşık 500 metre sırtında taşıdı. Yaşanan bu anlar ise cep telefonu ile kaydedildi.

"Allah bin kere razı olsun"
Eşi Meryem Tumlu ile tek göz odada yaşayan Muzaffer Tumlu, "2 sene önce bacağımın kangren olması nedeniyle iki bacağım da kesildi ve yatağa bağımlı hale geldim. 72 yaşındayım. Evimde geçen gün rahatsızlandıktan sonra hastaneye kaldırıldım. Hastanede gerekli tedaviyi gördükten sonra ambulansla evime getirdiler. Mahallemizde yolların bozuk olmasından dolayı her yer çamur içinde. Bu yüzden ambulans evin önüne giremedi ve şoför beni arkasına alarak yatağıma kadar getirdi. O şoförden Allah bin kere razı olsun” dedi. 
Eşi Meryem Tumlu ise ambulans şoförü Kahramanlar'ın çok merhametli olduğunu belirterek, "Eşimi ambulansla getirdiler hastaneden ama sokaklar çamur olduğu için şoför arkasına alıp getirmek zorunda kaldı. Çok merhametli insanmış. Allah ondan bir kere değil, bin kere razı olsun" diye konuştu. 

“Bu bizim insanlık vazifemiz”
Yaklaşık 21 yıldır Saruhanlı Devlet Hastanesinde görev yaptığını belirten ambulans şoförü Çetin Karamanlar, “Hastamız acil servise kalp çarpıntısı nedeniyle geldi. Tedavisinden sonra evine bırakmak üzere sağlık memuru arkadaşımla beraber evine götürdük. Ancak yolda yapılan çalışmalar nedeniyle evin bulunduğu sokağa girmekte zorlandık. Neden geç kaldığımızı göstermek amacıyla arkadaşım çamurlu bölgenin fotoğraflarını çekti. Ben de sedyenin çamurda yürüyemeyeceğini hesap ederek hastayı sırtıma alıp evine kadar götürdüm. Bu bizim insanlık vazifemiz. Sağlık çalışanlarının nasıl zorlu şartlarda çalıştığı görülmüş oldu bu olayla birlikte. 112 servislerinde çalışan arkadaşların kar, yağmur, çamur demeden görevlerini icra ederken hayatını kaybeden arkadaşlara Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Bizlerin Sağlık Bakanlığından isteği sağlık çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesidir. Bu konuda destek bekliyoruz. Sağlık çalışanlarına yıpranma payının verilmesi bakanlığımızdan talebimizdir” ifadelerini kullandı.

"Bu saatten sonra dilencilik yapamam"
Öte yandan, ambulans şoförü Çetin Kahramanlar'ın sırtında taşıdığı Tumlu'nun çok zor şartlar altında yaşadığı ortaya çıktı. Yaşadıkları evin kendilerine ait olmadığını ve ev sahibi olan kardeşinin evi sattığı için evden çıkmak zorunda kalacaklarını söyleyen Tumlu, maddi geliri yetersiz olduğu için sokakta kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Yetkililerden akülü araba talebinde de bulunan Muzaffer Tumlu, "Bu tek göz odada eşimle birlikte yaşayıp gidiyoruz ama bu ev de bizim değil, kardeşimin. O da evden çıkmamızı istiyor. Evi satacağını söylüyor. Bu kış kıyamette evi boşaltmamızı istiyor. Bu nedenle sürekli kavga ediyoruz. Benim bir yerden gelirim yok, param yok. Evden çıkıp nereye gideyim bu kış gününde. Ev kiralasam kirayı veremeyeceğim. İki bacağım da kesildi. Ben bu yaştan sonra nereye gidip çalışayım. Benim dilencilik yapmamı mı istiyorlar. Ben bu saten sonra dilencilik yapmam. Bu derdimin yanı sıra elektrikli sandalye istiyorum. Eşim yaşlı, tekerlekli sandalyeye beni bindirip gezdiremiyor. Aylarca evden çıkmadığım zamanlar oluyor. Devletimizden bir tane elektrikli sandalye istiyorum. Elimizde beş kuruş paramız yok. Pazara çıkıp bir şey alamıyoruz. Bir aydan beri hiç erzak alamadık” diye konuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Harun aygün - 7 ay önce
Asıl haberi geçmişsiniz haber bu adamin bir elektrikli sandalyesi olmaması dir ve öz kardeşinin evi bosaltin demesidir bunu haber yapin