Yeni Yasama Yılı Başladı...

Yeni Yasama Yılı Başladı...HDP'li O İsim İstiklal Marşı'nı Okumadı! Bazı İsimler Erdoğan'ın Konuşmasında Salonu Terk Etti Erdoğan Neler Dedi?  İşte Detaylar...

Yeni Yasama Yılı Başladı...

TBMM'de yeni yasama yılı öncesinde terör örgütünün siyasi uzantısı HDP'nin tavrı şaşırtmadı.

TBMM başkanı İsmail Kahraman'ın anıta çelenk koyması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla Genel Kurul'a geçildi.

İSTİKLAL MARŞI OKUMADI

Ancak İstiklal Marşı'nın okunduğu sırada HDP Iğdır vekili Pervin Buldan İstiklal Marşı'nı okumadı. Gazi Meclis'te daha ilk gün yaşanan bu rezalet, ileriki günlerde nelerin yaşanacağının da bir kanıt oldu.

Erdoğan, Konuşmaya Başlayınca Bazı İsimler Salonu Terk Etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'da açılış konuşmasını yaparken aralarında Deniz Baykal'ın da olduğu bazı vekiller salonu terk etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26. Dönem 2. Yasama Yılı açılışı için TBMM'ye geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Meclis'e gelişinde TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı tarafından resmi törenle karşılandı.

HDP'DEN SAYGISIZLIK

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Genel Kurul açılış konuşması yapmak üzere kürsüye çıkmasıyla AK Parti, CHP ve MHP milletvekilleri ayağa kalktı. 3 partinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'na saygı göstererek ayağa kalkmasına rağmen, HDP'li milletvekilleri ayağa kalkmadı.

BAZI VEKİLLER SALONU TERK ETTİ

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmaya başlamasıyla bazı vekiller kulise çıktı. Kulise çıkan milletvekilleri arasında CHP'nin eski genel başkanı ve Antalya milletvekili Deniz Baykal'ın da olduğu gözlendi.
 
HDP'liler Erdoğan'ın Meclis'e Girişi Sırasında Ayağa Kalkmadı

Yeni yasama yılının açılışı için yapacağı konuşma için TBMM'ye gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın içeri girdiği esnada HDP'li vekillerin ayağa kalkmaması dikkat çekti.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra çalışmaya devam eden ve 19 Ağustos'ta kapanan Meclis, 42 gün sonra yeniden açıldı. TBMM giriş kapılarında yoğun güvenlik önlemleri alındığı görüldü.

HDP'LİLER YİNE AYAĞA KALKMADI

Cumhurbaşkanı Erdoğan saat 14:45 sıralarında Meclis'e geldi. Erdoğan Meclis salonuna girerken AK Parti, CHP ve MHP'li vekiller ayakta alkışladı. HDP'liler ise geçen yıl olduğu gibi ayağa kalkmadı.

GEÇEN YIL SALONU TERK ETMİŞLERDİ

Meclis'in geçen yıl yasama yılı açılış töreninde, bazı CHP'liler ayağı kalkmayarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tepkilerini ortaya koyarken, HDP Grubu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuştuğu sırada Genel Kurul salonunu terk etmişti.

 Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın salona girişi esnasında bütün salon ayağa kalkarken, HDP sıralarından tek bir isim bile ayağa kalkmadı.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, törende saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından anıta çelenk koydu.

Törene, Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, TBMM Başkanvekilleri Ahmet Aydın, Ayşe Nur Bahçekapılı, Pervin Buldan, AK Parti Grup başkanvekilleri Naci Bostancı, Mustafa Elitaş, CHP Grup başkanvekilleri Özgür Özel, Levent Gök ve Engin Altay, MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, milletvekilleri ve TBMM bürokratları katıldı.

Törenin ardından TBMM Başkanı Kahraman, siyasi parti grup başkanvekillerinin yanına giderek bir süre ayaküstü sohbet etti.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle;

- Sayın Başkan, değerli milletvekilleri TBMM'nin 26. Dönem 2. Yasama Yılı açılışında sizleri en kalbi duygularla selamlıyorum. Tüm milletvekillerimizi saygıyla yad ediyorum. Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere ahirete göçmüş olanları rahmetle anıyorum.

- 23 Nisan 1920 gününden bugüne TBMM tarihinin pek çok dönüm noktası vardır. Bundan sonra 15 Temmuz 2016 gecesinin TBMM tarihinde de ayrı ve özel bir yeri olacaktır.
Darbe girişiminin ardından derhal bu salonda toplanarak, tepkiyi Meclis'te ortaya koyan sizlere şükranlarımı sunuyorum. Milletvekillerimiz onurlu ve güçlü bir duruş sergileyerek bu kuruma sahip çıktı.

- 15 Temmuz'dan sonra Meclisimiz ikinci defa gazilik şerefine nail oldu. Şehit olan 241 vatandaşımız milletimizin gönlüne ve tarihin sayfalarına altın harflerle kazınmıştır.

"29 GECE SABAHLAYAN VATANDAŞLARA BORCUMUZU ÖDEYEMEYİZ"

- Demokrasi nöbetlerinde 29 gece sabahlayan on milyonlarca vatandaşımıza borcumuzu asla ödeyemeyiz. Türkiye bir avuç hainin dışında 79 milyon vatandaşının tamamıyla bir özgürlük ve demokrasi dersi vermiştir. Milletimiz terör örgütlerine olduğu gibi darbe heveslilerine de meydanı bırakmayacağını gösterdi. Şahsım başta olmak üzere hepimizin milletimize can borcumuz olduğunu unutmamalıyız. Daha çok çalışmalı, daha çok üretmeli ve Türkiye'yi daha ileri taşımalıyız.

"MİLYONLAR ÖLÜM KUSAN SİLAHLARIN ÜSTÜNE YÜRÜDÜ"

- Şehit ve gazi yakınlarımıza maddi ve manevi destek veriliyor, verilmeye devam edecek. 15 Temmuz'u unutturmamanın gayreti içerisindeyiz. O gece milyonlar birlik uğruna ölüm kusan silahların üzerine yürümüşlerdir. O gece yaşanılanları tiyatro diyerek küçümsemeye çalışanlar oldu. Darbe girşimine 'darbe' diyemiyorsa, o kişide girişimin gönülden destekleyicisidir.

"15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK GÜNÜ OLUYOR"

- MGK toplantısında, hükümetimize bu tarihin 15 Temmuz Demokrasi ve Özgürlük Günü olmasını tavsiye ettik. Şehitlerimiz için anıtlar yapma hazırlığımız sürüyor. Şehit ailelerine her türlü destek veriliyor, verilmeye devam edecek.

"15 TEMMUZU UNUTTURMAMAK MECBURİYETİNDEYİZ"

- 15 Temmuz'u unutmamak ve unutturmamak mecburiyetindeyiz. Ders kitaplarından, filmlere, edebi eserlere kadar her mecrada 15 Temmuz'un işlenmesini teşvik etmeliyiz. 15 Temmuz'da sokaklarda şahadete koşan insanların kahir ekseriyetinin ne korumak zorunda olduğu malı mülkü, ne statüsü ne başka çıkarı vardır. Bu insanlar sahip oldukları maddi varlıklar uğruna değil, inançlarına, imanlarına, özgürlüklerine, geleceğe sahip çıkmak için sokaklara dökülmüştür. Milletimiz ölüm kusan silahların üzerine yürümüştür.

"DARBE GİRİŞİMİNE 'TİYATRO' DEMEK, DESTEKLEMEKTİR"

- Darbe girişiminin anlaşılmasının hemen ardından yaptığımız çağrının mahiyeti, milletimizin hissiyatının ifadesinden başka bir şey değildir. Bu hissiyatı anlamayan, anlamak istemeyenler de oldu. 15 Temmuz'da yaşananları oyun, tiyatro, film diyerek küçümsemeye çalışanlar oldu. Her kim ki, 15 Temmuz'a amasız, fakatsız darbe diyebiliyorsa, lanetleyemiyorsa o da darbe girişiminin bir parçasıdır, en azından gönüllü bir destekçisidir. Böyle bir yanlışın içine düşenler şehitlerimize ve gazilerimize, milletimizin tamamına hesap vermekten kurtulamayacaktır.

YENİKAPI İÇİN TEŞEKKÜR

- Milletimiz 7 Ağustos'ta Yenikapı'da 15 Temmuz karşısındaki duruşunu sergilemiştir. Bu manzaraya iştirakleriyle siyasi parti ve kurum temsilcilerimize teşekkürlerimi ifade ediyorum.
Türkiye'nin ve Türk milletinin vatanı, özgürlüğü söz konusu olduğunda tek ses, tek nefes olduğunun örneği olan Yenikapı ruhunun korunması hepimizin görevidir. Meclisimizin yeni yasama döneminde Yenikapı benzerinin tekrarlanacağına inanıyorum. Bu hepimizin aynı şeyleri düşünüp, söyleyeceği anlamı değildir. İnanç, düşünce, tarz farklılıklarımız mutlaka olacaktır. Bizden beklenen temel konularda birlik ve beraberliğimizi güçlü tutmamızdır.

"TERÖR KONUSUNDA ORTAK BİR ZEMİNDE BULUŞAMAZSAK CİDDİ BİR SORUN VAR DEMEKTİR"

- Biz PKK, FETÖ, DAEŞ konusunda, sınırlarımızın güvenliği, vatanımızın bütünlüğü konusunda ortak bir zeminde buluşamıyorsak, ortada ciddi bir sorun var demektir. Yenikapı'daki duruşu bu nedenle önemli görüyor ve devamını diliyorum.

"OPERASYONLAR BÖLGE HALKI TARAFINDAN DESTEKLENİYOR"

Türkiye PKK ve uzantıları ile DAEŞ saldırılarına maruz kalıyor. DAEŞ Türkiye'yi hedef alarak kendisine alan açmaya çalışıyor. Yürütülen mücadele El Kaide'nin uzantısı olarak ortaya çıkan DAEŞ'in geriletilmesine katkı sağlamıştır. Güneydoğu illerimizde gerçekleştirdiği çukur eylemleriyle şimdi de sınır dışındaki projelere destek için çalışıyor. Bu eylemlerde şehit olanlanlarımızın kanını teröristleri kat be kat imha ederek yerde bırakmıyoruz. Bölge insanı kendisinin ve çocuklarının geleceğini kan atıkmaktan çekinmeyen bu örgütle bağını koparmıştır. Operasyonlar bölge halkı tarafından da destekleniyor. Vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermek, şehirlerimizi yeniden imar etmek için yoğun çaba içerisindeyiz. Ülkemizin birliği, beraberliği, kardeşliği, güvenliğine şahitlik edeceğiz.

"15 TEMMUZ MİLAT OLMALI"

- 15 Temmuz'u bir milat haline dönüştürmeliyiz. PKK, FETÖ, DAEŞ'e karşı hep birlikte kararlı mücadele yürütmeliyiz. Yapısal reformları hayata geçirmeliyiz. Darbe girişiminden gerekli dersleri çıkarak ülkemizi geleceğe hazırlamalıyız.

"2023 HEDEFLERİ KONUSUNDA EN BÜYÜK GÖREV TBMM'NİN"

- Türkiye ekonomik göstergeleri, yatırımlarıyla, sosyal yardımlarıyla, savunma sanayisinde bugünkü seviyesine ulaşmamış olsaydı, iç ve dış saldırılar karşısında bu kadar güçlü duruş sergileyemezdi. 2023 hedeflerine ulaşma konusunda en büyük görev TBMM'ye düşüyor. Bu hedeflere ulaşmaya katkı sağlayacak her hususa Meclisimiz öncü olmalıdır.

"ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİ HAYATA GEÇİRMELİYİZ"

- Öncelikle anayasa değişikliğini hayata geçirmeliyiz. Atılan adımları olumlu olarak değerlendiriyorum. Meclis içtüzüğünün bu kurumun daha etkin çalışması için yeniden ele alınmasını önemli görüyorum.

Tüm sorunların yegane çıkış yolunu milli iradede gören cumhurbaşkanı olarak anayasa ve içtüzük çalışmalarını desteklediğimi belirtmekteyim. Doğrudan milletin oyuyla seçilmiş bir cumhurbaşkanı olarak milletime karşı sorumluluklarımın farkındayım.

"CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINI YIPRATMAYA YÖNELİK ÇALIŞMALARI ÜZÜNTÜYLE KARŞILIYORUM"

- Seçildiğim günden bu yana ülkeme ve milletime karşı sorumluluklarımı yerine getirmek için gece gündüz çalıştım, çalışmaya devam ediyorum. Her yeni durum gibi doğrudan milletin oyuyla seçilen cumhurbaşkanlığı makamı için beliren tereddütler ortadan kalkmıştır. Yasama, yargıyla ve milletimle uyumla bir cumhurbaşkanlığı görevini yürüttüğüme inanıyorum.

Cumhurbaşkanlığı makamını yıpratmaya yönelik çalışmaları üzüntüyle karşılıyorum. Hiç kimsenin özellikle kendileri de seçimle gelen TBMM üyelerinin buna hiç hakkı yoktur. Bugünden sonra bu anlamsız tartışmayı da geride bırakacağımıza inanıyorum.

"SURİYE BİZİM İÇİN HAYATİ BİR KONU"

- Güney sınırlarımız boyunca uzanan Suriye ve Irak meselelerinin özel bir yeri var. Suriye meselesi bizim için hayati bir konu durumundadır. Türkiye'nin Suriye meselesi için konumu en başından beri nettir. DAEŞ terör örgütü Suriye'deki sorunun sonucudur. 22 milyon nüfusa sahip bir ülkenin DAEŞ'ten 5 yıldır arındırılamaması akla yatkın değildir. Irak'ta da benzer durum gereçlidir. DAEŞ, Suriye ve Irak'ta herkesin kullandığı elverişli bir malzemeden ibarettir. Kendi ülkelerindeki radikal unsurları Suriye ve Irak'a yönelendiren kimi ülkeler sorunun sonuçlarıyla yüzleşmekten kaçınıyorlar.

"AVRUPA SINIFDA KALDI"

- Türkiye bölge halkına karşı tüm insanı görevlerini yerine getirmekte kararlıdır. Avrupa ülkeleri bu insanlık sınavında sınıfta kalmıştır. Avrupa ülkeleri bugüne kadar savundukları değerleri ayaklar altına almıştır. Hiçbir politik hesap Suriye'de 6 yılda öldürülen insan sayısının 600 bine ulaşması artık sözün bittiği yeri ifade ediyor. Biz insani görevimizi yerine getirirken, uluslararası toplumu ikaz etmeye devam edeceğiz.

"14 YAŞINDAKİ CANLI BOMBA BİZİM İÇİN SON DAMLA OLDU"

- Fırat Kalkanı meşru bir operasyondur. DAEŞ'in 14 yaşında bir çocuğu canlı bomba olarak kullanmak süretiyle Gaziantep'e göndermesi ve 56 vatandaşımızın hayatını kaybettiği saldırı bizim için son damla olmuştur. Cerablus'tan başlayarak bu operasyonlar bu bölgede 5 bin kilometrekare büyüklüğünde bir güvenli bölge temin etmektir. Böylece terör ve mülteci sorunu çözüme kavuşacaktır. Şu anda Cerablus'ta 40 bin kişi var. Yıllardır savunduğumuz bu proje için itiraz görmedik ama fiili destek de almadık. Terör koridoru ve PKK ve DAEŞ'in eylemleri biz bu operasyonu kendi imkanlarımızla yapmaya zorladı. Bu ülkenin kendi evlatlarıyla bu operasyonu yürütebileceğini gösterdi. DAEŞ'in karşısına PKK/YPG'yi çıkarmaya çalışanları tezleri Fırak Kalkanı ile geçerliliğini yitirmiştir.

"MUSUL'UN KURTULABİLECEĞİNE İNANIYORUZ"

- Benzer oyun Musul'da da sergilenmeye çalışılıyor. Bu oyunun da bozulması gerekiyor. Musul'a yapılacak bir operasyonun Telaferi de etkileyeceğini hatırlatmak isterim. Musul'un DAEŞ'ten kurtulabileceğine inanıyoruz.

MECLİS BAŞKANI KAHRAMAN'IN YAPTIĞI KONUŞMA;

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Meclis'in açılışında konuştu.

Kahraman'ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

- 15 Temmuz'da ülkemiz darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. Meclis ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bombalandı. Darbecilerin saldırılarına karşı bu salonda bulunan büyün milletvekili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

- Milli iradeyi gasp etmek isteyenler Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dik duruşu ve halkımızın direnişiyle karşılaştı.

"DARBE DÖNEMİ KAPANDI"

- Millet darbeyi yendi, Türkiye'de artık darbe dönemi kapandı.

- 16 Temmuz 2016 Cumartesi günü yapılan toplantıya Meclis'teki 4 partimiz katıldı. Partilerimizin Meclis çatısı altında sergiledikleri tutum halkımızın kenetlenmesine vesile oldu.

- 7 Ağustos'ta düzenlenen Yenikapı Demokrasi ve Şehitler Mitingi'yle dünyaya birlik ve beraberlik mesajı verildi. Meclis olarak yüklü bir gündem bizi beklemektedir. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu adımları atmalıyız.

"SİVİL BİR ANAYASA"

- Milletimizin Meclisimizden beklentimizi boşa çıkarmamalıyız. Meclis olarak bu dönemde yüklü bir gündem bizi beklemektedir. En öncelikli konularımızdan biri sade, sivil bir anayasa yapmaktır. Bunun yanında yeni bir içtüzük tanzim etmek gerekmektedir.

GÜNDEM YOĞUN: TEZKERE GÖRÜŞÜLECEK

Meclis, bugün başlayacağı yeni yasama yılında önemli düzenlemeler için yoğun gündemle çalışmaya hazırlanıyor.

Meclis'in 26. Dönem ikinci Yasama Yılı'ndaki ilk işi açılışın hemen ardından ele alacağı, Irak ve Suriye'ye sınır ötesi operasyon konusunda Hükümete verilen yetkinin bir yıl daha uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi olacak.

"Türkiye'nin ulusal güvenliğine yönelik terör tehdidi ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Irak ve Suriye'deki tüm terörist örgütlerden Türkiye'ye yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek ve kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı ulusal güvenliğin idame ettirilmesini sağlamak için hudut, şümul, miktar ve zamanı Hükümetçe takdir ve tayin olunacak şekilde, gerektiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesi, yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması ve bu kuvvetlerin Hükümetin belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile gerekli düzenlemelerin yapılması" için verilen izin süresinin 30 Ekim 2017'ye kadar uzatılmasına dair Başbakanlık Tezkeresi Genel Kurulda ele alınacak. Süresi 2 Ekim'de dolacak tezkere üzerinde gruplar adına birer milletvekili, Hükümet adına Milli Savunma Bakanı Fikri Işık konuşacak.

AKŞAM RESEPSİYON DÜZENLENECEK

Meclis'in yasama yılı açılış programı kapsamında saat 19.00'da Tören Salonu'nda resepsiyon gerçekleştirilecek.

Genel Kurul, 4 Ekim Salı gününden itibaren çalışmalarını sürdürecek. Meclisi 2017 yılı bütçesine kadar yoğun bir gündem bekliyor.





İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.