MANİSA’DAKİ SURİYELİ ÇOCUKLARIN TEHLİKELİ ISRARI! 


Murat YALÇIN

Murat YALÇIN

14 Haziran 2016, 14:16

Son aylarda sıkça rastlıyoruz onlara. Gittiğimiz her yerde, her sokakta karşımıza çıkıyorlar. Kimisi el uzatıyor, kimisi mendil. İstedikleri tek şey var…
Para!    
İstiyorlar. Veriyorsunuz diğerleri de yanaşıyor. Vermek istemeyince bakışlar değişiyor!
Üzülüyorsunuz, endişeyle karışık…
Artık trafik ışıklarında, kalabalık caddelerde duran her aracın camını çalan bir sürüyeli çocuk var. Masum bir bakış ve cama doğru uzanmış bir el vebirkaç Türkçe kelime…
Birazcık para!
Başlangıçta birçok insan halden anlayıp yardım ediyordu. Ama sayıları öylesine arttı ki, sıradanlaştı istekler. Artık çocuklar hatta bebekler bile sanki içimizi acıtmıyor. Çok ikna olmadıkça vermiyoruz. Ve bu sokaktaki tavır değişikliği o çocukların da isteme şekillerini değiştirmeye başladı. Şimdi daha ısrarla ve kararlı bir şekilde istiyorlar. “Para verir misin” yerine “ver” der gibi bir şey… Hissettiriyorlar bunu bize.
Manisa’nın tanınmış esnaflarından aynı zamanda spor adamı Ufuk Dündar bu tehlikeye dikkat çekerken çok güzel ifade ediyor; “İlk başlarda çekingen, oldukça mesafeli ve utangaçlardı. Zaman geçtikçe daha yaklaşarak para istemeye başladılar. Bu günlerde ise artık aramızda mesafe falan kalmadı. Dürtmeye, temas etmeye başladılar ve büyük ısrarlarla yapıyorlar bu işi. Bu çocukların yaşları büyüdükçe eğer durum böyle devam ederse... Aramızdaki ilişki nereye gider?”
Bam teline değen soru bu; Nereye kadar? 
Birkaç esnaftan da benzer şikayetler duydum. Birine ise bizzat şahit oldum. Çarşı merkezinde, Vakıfbank ara sokağındaki Paşalı Döner’e gelen bir Suriyeli çocuğun ısrarı karşısında işyeri çalışanlarının nasıl da zor durumda kaldığını görmeliydiniz.
Çok düşündüren bir süreç yaşanıyor. Suriyeli çocuklar çaresizce istiyor, Manisalılar tıpkı diğer illerde olduğu veriyor.
“Vermiyorum” dediği an ne olacak? 
İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre Manisa'da yaşayan Suriye vatandaşı sayısı 5 Bin 534. Yani durum vahim. İleride bu para istemeler yerini başka hareketlere bırakır mı? Hiçbir şey olmasa bile Türkiye’deki hayatı “Para dilenmek” olarak algılayıp öyle alışan bu çocuklar büyüdükçe ne yapacak, nasıl bir yola sapacaklar? Çünkü bu çocuklar 10 yıl sonra da Manisa’da aramızda olacaklar. Ve nasıl olacakları meçhul!
Kucak açtığımız bu kardeşlerimizin toplumu tehdit eden bir dişliye dönüşmesini önlememiz gerekiyor. Nasıl olur, nasıl başarırız bunu bilmiyorum. Ancak aramızda dolaşan ve gittikçe tepki çeken bu çocukların durumu başta valilik olmak üzere yetkili birimlerin bir numaralı sorunu olmalı. Çözüm için biraz daha kafa yormaları şart. Çünkü Suriyeli çocuklar hızla büyüyor! Ve eskisinden daha çok aramızdalar…
 
 

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
can - 6 ay önce
ne çözümü?? hepsini aldık ülkemize işte halk kendi düşünsün artık. gerisini düşünen mi var. çay bahçesinde oturup bir çay içeyim diyorsun, para istiyor çocukları geçtim koca koca adamlar. yok diyorsun masaüstündeki çay parasını ver diye gösteriyor.
Avatar
salihliden selamlar - 6 ay önce
Bunlar savaş zamanı memleketlerini terk eden, kendi vatanına toprağına sahip çıkamayan insanlar. Bunların bu ülkeye nasıl faydası olur? Kendi memleketinden kaçan insanın bize ne yararı dokunur? Bu soruları cevaplayabilecek bir devlet yetkilisi yok. Bunlar yarın bir gün karşımıza yeni teröristler olarak gelecek. Bundan yıllar önce ortadoğudan gelenlerin bugün pkkyı musallat ettiği gibi bunlarda başka bir oluşumu başımıza saracaklar. Bunlara yardım etmek, iş imkanı vermek, çalıştırmak yerine derhal sınır dışı edilip ülkelerine gönderilmeleri gerekiyor. Kardeşlerimiz falan diyerek insanların duygularını sömürmekten vazgeçin artık. Madem din kardeşiyiz bizden daha zengin Müslüman ülkeler var oralara gitsinler. Biz kendimize bakamıyoruz. Devlete verdiğimiz vergiler ödemeler bu hiç bir işe yaramayan insanlara yapılan yardımlarla heba oluyor.
Avatar
Akdede - 6 ay önce
öyle bi yazı yazmışın ki korku filmlerine taş çıkartır, önce şunu bi anlasın burda ahkam kesen insanlar, suriyeli göçmenler savaştan kaçmadılar kendi devletlerinin zulmünden kaçtılar, iki ülke arasında bi savaş yoktu, ikincisi murat bey siz bu kadar yazı yazacağınıza bu göçmenler hastalıklı, psikopat, hatta zombi deseydiniz aynı derecede manisalıları korkutabilirdiniz. Çanakkalede bine yakın suriyeli senin için şehit oldu bunu ASLA UNUTMA!
Avatar
uzmun - 6 ay önce
mesele Suriye değildir. mesele çocuk ihmal ve istismarıdır. Sokakta dilendirilen, çalışan ve yaşayan çocuğun her tür tehlikeye açık olmasıdır. Onun emeğinin sömürülmesidir, tecavüz edilmesidir, eğitim hayatından yoksun kalmasıdır. meabele bunu önleyecek kuruluşların ( SHÇEK) ortadan kaldırılmasıdır, mesele yerine koydukları Aile Bakanlığının bireyin toplum içinde var olması ve insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmesini hedefleyen "sosyal hizmetin" dışlanarak bizzat "bakan" tarafından kadının "börekçiye" çocuk istismarının " bir kere olmuşsa ne olmuş" denilerek yok sayılmasıdır. Mesele Suriyeli çocukların bulundukları ülkenin çocukları gibi " 9 yaşında evlenebilir" fetvasına uygun olarak "koca koca" adamlara satılması ve bunlar tarafından " Yüce Türk Milleti" "TC Devleti"nin gözü önünde ırzına geçilmesidir. Biline