YAŞAM ALANLARIMIZA SAHİP ÇIKIN!

Emek Partisi Manisa İl Örgütü manolya meydanında toplanarak Köprübaşı’ndaki uranyum yatağının yol açtığı radyasyon tehlikesine karşı eylem yaptı. Eylem sırasında konuşan Emek partisi Merkez İlçe Başkanı Mustafa Çeker, acilen önlem alınmasını talep ettiklerini dile getirdi.

YAŞAM ALANLARIMIZA SAHİP ÇIKIN!

Manisa Emek Partisi İl Örgütü, “Yaşam Alanlarımıza Sahip çıkıyoruz” diyerek başlattıkları eylemde Köprübaşı’ndaki uranyum yatağının yol açtığı radyasyon tehlikesine karşı tepkide bulundu.

Manolya meydanında toplanan partililer, oluşan tehlikenin vahimliğine dikkat çekti. Partililer adına konuşan Emek partisi Merkez İlçe Başkanı Mustafa Çeker, bir an önce analizler yapılarak önlem alınmasını talep etti.

Çeker; “ Köpübaşı uranyum kuyusunda derhal gerekli önlemlerin alınması, ilimiz ve çevresindeki insanların sağlık taramasından geçirilmesi, toprak, bitki ve su analizlerinin acilen yapılmasını talep ediyoruz.

Turgutlu Çaldağı ve Gördes dağlarında, siyanürle nikel madeni üretilirken oluşan çevre kirliliği yetmiyormuş gibi,M.T.A. ve Etibank’ın 1970_1980 yılları arasında KÖPRÜBAŞI ilçesine 4km uzaklıkta işletilen, Uranyum ocağı hiçbir önlem alınmadan terk edilmiş, zaman içerisinde ocak, radyasyon yaymaya devam etmiş.

Dokuz Eylül Üniversitesi Öğr. Üyesi Yar. Doç. Dr. Enver Yaser Küçükgül Ve Egeçep yönetim kurulu üyesi Jeoloji Müh. Erhan İçöz tarafından 18 ocak 2014 günü yapılan ölçümlerde normal değerlerden 140 kat fazla radyasyon  tespit edilmiştir.

Ölçülen değerler Çernobil ve Fukuşima’dan daha yüksek orandadır.

2007_2008 yılları arasında, Köprübaşı uranyum yatağı çevresinde toprak,su ve bitki örneklerinde uranyum düzeyleri ve olası çevresel etkilerinin belirlenmesi konulu çalışma yapan Fırat Üniversitesi Jeoloji Müh.bölümü Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ahmet ŞAŞMAZ bölgedeki uranyum kirliliğini bilimsel olarak tespit etmiş, 2008 yılında yayınlanan raporunda, yöredeki uranyum yatakları üzerine, ilk çalışmaların M.T.A. tarafından 1961 yılında başlatıldığı ve 1974 yılına kadar devam ettiğini belirtiyor. 

Yöredeki uranyum yataklarından, 17 ocak 1975 tarihinde ilk nükleer yakıt için gerekli olan ‘’SARI PASTA’’üretiminin gerçekleştirildiğini aktaran ŞAŞMAZ daha sonra üretimin durdurulduğunu ve tesislerin terk edilmiş bir şekilde bırakıldığını belirtiyor.

Yapılan çalışmalar sonucunda, toprak, bitki ve sularda uranyum kirliliğine rastlanmıştır.

Çernobil faciasının izleri hala silinmemişken, İlimiz içersindeki bu korkunç olayın boyutlarının ne oranda olduğunu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.

Demirci ve Gördes çayları Demirköprü barajına akmaktadır, barajdan akan su ise Salihli, Turgutlu, Manisa ve İzmir’den Ege Denizine akmaktadır. Yaklaşık 200km’lik alan Gediz ovası bu su ile sulanmaktadır. İçerisinden geçtiği yerleşim yerlerinde yer altı su haznelerini beslemekte, sondaj suları ile de içme sularına karışmaktadır.

Gediz nehri aracılığı ile Milyonlarca insan bu sudan dolaylıda olsa etkilenmektedir.

Bilin insanlarınca civardaki 4 köyün radyasyon tehdidi ile karşı karşıya olduğu belirtilerek, köylerin boşaltılması gerektiğini vurgulamışlardır.Buradan yetkilileri göreve çağırıyoruz. Acil önlem alınmazsa Manisa merkezde içinde olacak şekilde Gediz havzasında önümüzdeki yıllarda kanser vakalarından ölümlerin artacağı bir gerçektir.

Bu sorun görmezden gelinirse, radyoaktif kirlilik yüzyıllarca sürecek, doğaya ve insana olumsuz etkileri devam edecektir.Basit bir olayda alınamayan önlemler, yarın nükleer santrallerde oluşacak sızıntılarda Ülkemizi ve çevre Ülkeleri nasıl bir felaketin beklediğini varın sizler tasavvur edin.

Nükleer santrallere hayır, yeni Çernobiller istemiyoruz.

Köprübaşı uranyum kuyusunda derhal gerekli önlemlerin alınması, ilimiz ve çevresindeki insanların sağlık taramasından geçirilmesi, toprak, bitki ve su analizlerinin acilen yapılmasını talep ediyoruz” dedi.

 


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.