VALİ BEKTAŞ ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU

Manisa Celal Bayar Üniversitesi(CBÜ) bünyesinde çeşitli fakültelerde öğrenim gören 200'e yakın yabancı öğrenci Manisa Uluslararası Öğrenci Derneği’nin (MUDER) davetlisi olarak Öğretmenevi’nde protokol üyeleriyle bir araya geldi.

VALİ BEKTAŞ ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU

Programa Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Manisa CBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Birol Kovancılar, İl Müftüsü Sinan Cihan, Şehzadeler Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu katıldı.

“Hep iç içe yaşıyoruz ama birbirimizden haberimiz olmadan yaşıyoruz” diyen Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, “Bu tür etkinliklere ne kadar çok ihtiyacımızın olduğu bu şekliyle de ortaya çıkıyor. Aynı topraklarda yaşıyoruz bir birimizden haberi olması lazım ve bir birimizin elinden tutmamız lazım.  Bizim milletimiz bize Osmanlı döneminde milleti koruyup kollama görevi vermiştir. Bunu herkese vermiyor. Bu işi hakkıyla yerine getiremeseniz elinizden alıyor. Birkaç yüz sene bu işin hakkını verebildik. Daha sonra işin tadını kaçırdık. Bu bize tevdi edilen görev adlı nimetin gereğini gerektirdiği çabayı, gayreti,  eforu göstermekten ağır kaldık. Ağır kalınca başımıza Çanakkale gibi bir olay geldi. Sadece bizim başımıza değil bütün ümmetin bütün dünyanın başına geldi. Bakıyorsunuz İngilizlerin karşımıza getirdiği askerler bizim ümmetimizin coğrafyasından toparlanıp getirilmiş. Saldıran da Allahu Ekber diyor savunan da Allahu Ekber diyor. Doğrusu bu Çanakkale kavramı üzerinde bizim Türk milletine her çocuğun ne kadar kafa yorması gerekiyorsa sizlerin de bütün dünyanın da kafa yorması gerekiyor. Ben ilk salona girdiğimde sizlerin masalarını dolaştım sizlerle tanışmak güzel ama sizlerle tanışmanın bize hatırlattığı şeyler o kadar güzel değil. Afganistan’dan geldim diyor ben Afganistan’ın son 30 yıllık macerasını biliyorum. Suriye’den geldim diyor Suriye’nin yaşadıklarını biliyorum. Bir an aklıma Mehmet Akif’in Bülbül şiirini yazdığında hani diyor ya sus bülbül bu matem senin hakkın değil benim hakkım. Acaba o zaman ki şartlar mı daha matemliydi yoksa bu zamanki şartlar mı daha matemli. Buralarda size çok dersler var bize de çok dersler var” dedi.

 

Bu topraklara Anadolu dendiğini belirten Vali Bektaş, “Yani ana. Ana ne yapar çocuklarını emzirir, besler, büyütür. Anadolu bizi bağrına bastı bin senedir bizi büyütüyor. Şimdi de sizleri bağrına basıyor. O analık devam ediyor bu bizim marifetimiz değil. Bu toprakların marifeti. Manisa’da yaşıyorsunuz, Manisa ülkemizin en önemli potansiyeline sahip illerden bir tanesi çok önemli bir yerde eğitim görüyorsunuz. Kendi ülkelerinizde kendi topraklarınızda neye ihtiyacınız varsa o konunun hem teorik hem pratik eğitimini alabileceğiniz bir imkânınız var. Bu imkânları belki aileleriniz size sağladı belki bu bizim anamız var ya o sağladı önemli değil ama bu imkânı değerlendirmelisiniz birbirinizin arasında çok sağlam bağlar kurmayı başarmalıyız. Kiminin belki bu karışıklıktan bu dağınıklıktan sizler ve bizler beyinlerimizi iyi çalıştırırsak el ele tutuşmayı başarabilirsek yeni bir dünya kurabiliriz. Bu yenidünya bize lazım size lazım ama en çok kime lazım biliyor musunuz? Bizim bu yenidünyayı kurmamızı can havliyle engellemeye çalışanlara lazım. Onlar toplu intihar ediyorlar farkında değiller” diye konuştu.

 

Üsküdar Kaymakamı olduğu zaman Kiev’de yaşadığı bir anıdan bahseden Vali Bektaş, sözlerini şöyle tamamladı:  “Bir adam dedi ki Kiev 4 milyon nüfuslu bir şehir, bizim 150 bin kayıtlı evlilik dışı çocuğumuz var. Bir o kadar da kayıtsız var. Biz şaşırmıştık. O zaman Üsküdar kaymakamıyken 600 bin nüfusumuz vardı, 45 Tane Aile ve Sosyal Bakanlığının yurtlarında çocuğumuz vardı. Biz o 45 çocuğun başımıza açtığı sorunları çözmekte zorlanıyorduk bu adam 150 bin çocuğun başına açacağı sorunları nasıl çözecek. Bana söyler misiniz? Böyle bir ülkenin nasıl bir geleceği olabilir. Ne yapıyor bunlar aileyi, manevi değerleri dağıtıyorlar. Sosyal dayanışma ruhlarını yok ediyorlar. Varsa yoksa kişisel haz peşinde koşan bir dünya bir nesil. Kişilerin hırslarının tatminine dönük bütün ideolojisi bütün hesabı bütün hedefi bireysel hırslarını bireysel zevklerini tatmine dönük bir insan modeli bir toplum modeli oluşturuyorlar sonuçta ellerinde 150 bin evlilik dışı çocuk doğuyor. Bu çocuklar anne, baba. Dayı, hala bilmeden büyüyorlar. Sonrada ne yapıyorlar işi savaşmak olan şirketlere işçi olarak giriyorlar Suriye’de,  Afganistan’da benim gariban vatandaşımı öldürüyorlar. O toplum intihar etmiyor da ne yapıyor. Peki, şimdi bu kıt imkânlarımızla bile şu garip Türkiye, şu garip Anadolu bu kadar insana analık yapıyor. Onlar niye bunları yapmıyorlar. Paralarımı yok, kaynakları mı yok, imkânları mı yok, hayır insanlıkları yok. İşte onlarında ihtiyacı olan insanlığı inşallah sizler öğreteceksiniz. Ama tuzaklara düşmemeliyiz. Bir arkadaşınıza ne yapıyorsunuz diye sorduğumda bana dedi ki dış güçler müsaade ederse daha iyi olacağım dedi. Bende ona dedim ki adı üstünde dış güçler hiçbir zaman müsaade etmeyecekler. Biz kafamızı kullanmayı bilirsek onları işimize karıştırmamayı başarırsak bu sefer iyi olacağız iyiliğimiz onlara da bulaşacak. İnşallah hep beraber Anadolu’yu büyüteceğiz. Bu erkesin hayrına bir iş olacak hepinize başarılar diliyorum.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.