ÜSTÜNLERİN HUKUKU DEĞİL HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

Manisa Hukukçular Derneği Başkanı Sadettin Yılmaz, Türkiye'nin arzuladığı hedeflere ulaşabilmesinin, aydınlık yarınlara daha güvenle gidebilmesi için evrensel değerlere sahip çıkan, bütün inanç ve düşünce gruplarına eşit mesafede, özgürlükler ve demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin kesin teminat altına alındığı, her türlü vesayetten uzak bir Türkiye ile mümkün olduğunu söyledi. Yılmaz, hukukçular olarak ülkemizde üstünlerin hukukunu değil hukuku üstün kılmaları gerektiğini kaydetti.

ÜSTÜNLERİN HUKUKU DEĞİL HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ

MAHDER tarafından Anemon Otel'de düzenlenen iftar programında konuşan MAHDER Başkanı Yılmaz, Türkiye ve bölgemizde yaşanan olaylar sebebiyle İslam aleminin Ramazan 'a çok büyük acılarla girdiğini kaydetti. Yılmaz, Mayıs ayında Manisa'nın Soma ilçesinde meydana gelen ve 301 kişinin şehit olduğu maden ocağı faciasının yürekleri dağlarken, bugünlerde İsrail Gazze'yi bombalayarak onlarca insanı katlettiğini, Suriye'de, Irak'ta ,Doğu Türkistan'da yaşanan saldırılarla müslümanların bir kez daha kan ve gözyaşına boğulduğunu, binlerce kişinin hunharca öldürüldüğünü, binlerce kişinin açlık ve yoksulluğa mahkum edildiğini ifade etti. Yılmaz, canlarını kurtaranların yerlerinden ve yurtlarından sürüldüğünü, insanların can, mal, namus ve inançlarının ayaklar altına alındığını söyledi.

Yılmaz, "Bunca insan hak ve özgürlük ihlallerinin olduğu bugün ise ne acıdır ki, 10 Temmuz Dünya Hukuk Günüdür. Bunca hukuksuzluğun mimarı olan batı medeniyetinin, sözde barışı ve adaleti sağlamak için belirlediği bir gün. Ancak gelin görün ki, gelişmiş ülkeler ve batı için var olan hukuk, diğer yoksul ülkelere hiç uğramamaktadır. Hukuk tanımamazlık, çifte standart,güçlünün güçsüzü ezmesi dünyada sürekli adaletsizliği ve hukuksuzluğu doğurmaktadır." dedi.

 

Yılmaz, son yıllarda bölgemizde yaşanan toplumsal krizlerin, siyasi ve askeri gerilimlerin, müslümanlar arasında mezheplere dayandırılmak istenen çatışmaların, bölgenin, hatta İslam dünyasının güvenliğini tehdit eder duruma geldiğini bildirdi. Yılmaz, inananlar arasında nifak tohumları ekerek, birlik ve beraberliği yok etmek, barış ve huzur ortamının oluşmasına mani olmanın bu şer güçlerin en büyük hedefi olduğunu kaydetti.

Ülkece yaşanan bu olaylardan ders çıkarması gerektiğinin altını çizen Yılmaz, "Yüzyıllardır bu coğrafyada birlikte yaşayan bir millet olarak birlik beraberliğimizi, hoşgörü, vicdan ve merhamet duygularımızı, siyasi, mezhepsel ve etnik sebeplerle yok etmemeliyiz. Barış içinde ve kardeşçe yaşayabilmemiz için insanlar arasındaki farklı düşünce ve fikirleri her biri farklı renk ve desen olarak görmeli, empati yeteneğimizi geliştirerek, olaylara geniş yönden bakabilmeyiz. Çünkü hayat bize şuradan bak demiyor, her yönden bak diyor. Türkiye'nin arzuladığı hedeflere ulaşabilmesi, aydınlık yarınlara daha güvenle gidebilmesi için evrensel değerlere sahip çıkan, bütün inanç, düşünce ve kültür gruplarına eşit mesafede, özgürlükler ve demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin kesin teminat altına alındığı, her türlü vesayetten uzak bir Türkiye ile mümkündür. Bunun için biz hukukçular olarak ülkemizde üstünlerin hukukunu değil hukuku üstün kılmalıyız." diye konuştu


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.