Ünlü Gazeteci Manisa CBÜ'yü Yazdı...

Geçtiğimiz hafta FETÖ soruşturması kapsamında önce Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörü A. Kemal Çelebi tarafından açığa alınan ardından gözaltı kararı çıkarılan Eski CBÜ Rektörü Mehmet Pakdemirli'nin sorgusu devam ediyor. OdaTv köşe yazarı Ezgi Daryürek, "O Cemaatçi rektörü bir de benden dinleyin" başlıklı yazı yazdı.  Daryürek'in yazısında; Pakdemirli ile öğrenciler arasında geçen sert tartışmalar, Pakdemirli hakkında YÖK'e verilen özel dosya içeriği ve açılan davalar yer alıyor.  Pakdemirli'yi Bir de Ezgi Daryürek'ten dinleyelim...

Ünlü Gazeteci Manisa CBÜ'yü Yazdı...

"O Cemaatçi rektörü bir de benden dinleyin
Şayet tutuklanırsa içerde yine mektupsuz kalmaz, kim bilir, belki de yeni bir kampanya ile Bursa Nutku ve tarihçesini anlatan mektuplar kendisine ulaştırılır.

Celal Bayar Üniversitesi’nde bir süre önce açığa alınan 102 personelden 27’si hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınanlar arasında eski rektör Prof. Dr. Mehmet Pakdemirli de bulunuyor. Eski Maliye Bakanı Ekrem Pakdemirli’nin oğlu olan Mehmet Pakdemirli, rektörlük görevine getirilmesinin üzerinden henüz bir ay geçmeden Türkiye gündemine oturmuş, öğrencileri tehdit ettiği görüntüler günlerce tartışılmıştı.

Peki, hakkında YÖK’e özel bir dosya gönderildiği söylenen Mehmet Pakdemirli’nin dosyasında neler var, hatırlayalım.

23 Aralık 2010. Bülent Arınç, çiçeği burnunda rektör Pakdemirli’nin yeni görevini kutlamak için üniversiteye geliyor. Tarihte dikkati çeken bir ayrıntı var. 23 Aralık, Asteğmen Kubilay’ın gericiler tarafından Menemen’de şehit edildiği tarih. Bir grup TGB’li genç, her yıl Menemen’de düzenlenen “Şehit Asteğmen Kubilay’ı Anma” töreninden dönmüş. Yakalarına iğneledikleri Kubilay fotoğraflarının bir süre sonra, “kime hizmet ediyorlardı” tartışmalarına konu olup, kare kare yakınlaştırılacağından habersizler. Kampüsün içinde, öğrenci yurtlarının da bulunduğu bölümde Arınç’ı protesto etmek için bekliyorlar. Rektör Pakdemirli koşarak yanlarına geliyor, siyasi slogan atarlarsa hepsini üniversiteden atacağını beyan ediyor. Kameraların önünde tartışma başlıyor.

Pakdemirli “Ben size bir görev vermedim, ben burada rektörüm. Burada görevleri ben veririm” diyor.

Gençler, “Biz görevi sizden değil, Atatürk’ten, Bursa Nutku’ndan alıyoruz.” yanıtını veriyor. Pakdemirli bu yanıta çok sinirleniyor.

 “Sen Atatürk’ten görev alamazsın, alırsan ben de seni üniversiteden atarım.” cümlelerini kuruyor.

Polis ve özel güvenliklere dönüp, dağılmazlarsa kimliklerini toplayın talimatını veriyor. Koşa koşa misafirini karşılamaya dönerken tehditlerine devam ediyor. 

“Bir siyasi slogan duyarsam, hepsini atacağım, burası benim üniversitem.”

“CEMAATE DEĞİL BİLİME ÖZGÜRLÜK”

Ertesi gün Pakdemirli, öğrencisini tehdit eden rektör olarak haber oluyor. Tepkiler bir anda çığ gibi büyüyor. Pakdemirli, kendini ifade etmek için katıldığı birkaç canlı yayında da haddini aşan sözler sarfediyor. Hatta birinde sunucuyu “öğrencilerin tarafını tutmakla” suçluyor.

27 Aralık 2010, olaydan dört gün sonrası. Celal Bayar Üniversitesi öğrencileri, “Burası bizim üniversitemiz” demek için rektörlük kapısına dayanıyor. Taşıdıkları pankartlarda, “Cemaate değil bilime özgürlük” yazıyor. Pakdemirli öğrencilerin görüşme talebini reddediyor, onun yerine eylemcilere bir buket çiçek gönderiyor.
Birkaç ay sonra, olay gündemden düşmüş ve unutulmuşken rektör Pakdemirli çiçek gönderdiği öğrencilere disiplin soruşturması kağıtları göndermeye başlıyor. Her dekan kendi fakültesindeki öğrenciyi sorguluyor, akademik hiyerarşinin işleyişini ilk kez orada tecrübe ediyorum. Sorgulanan öğrencilerden biriyim. Rektör tarafından hazırlanan soruları tarafıma soran genç profesörün doktorasını Pennsylvania State Üniversitesi’nden almış olduğunu biliyorum. İfademde rektör Pakdemirli’den F tipi rektör diye söz ediyorum, genç profesör ifademi yanındaki sekretere yazdırırken F tipini sansürlüyor.

Cemaate geçit yok aydınlık Türkiye, Fethullahçı çete dağıtılacak, rektör pabucu yarım çık dışarıya oynayalım sloganlarına eşlik ettiğiniz görülüyor, bu eylem için kimseden emir aldınız mı? diye soruyor.

Rektör pabucu yarım sloganı biraz yersiz mi olmuş ne diye düşünüyorum. Adam F tipi lafına bozulmamış da, pabucu yarıma bozulmuş, demek ki yersiz değilmiş.

 İfadene eklemek istediğin bir şey var mı diye soruyor.

“Atatürk’ü savunduğunu beyan eden öğrencilerin tek tek toplanıp ifadeye çağrılması,sorgulanması, tehdit edilmesi, bu yaptıklarınızın hepsi tarihte kara bir leke olarak yer alacaktır.” diyorum. Ve odadan çıkıyorum.

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE KULÜBÜ YÖNETİCİLERİYİZ

 Ben ve sorgulanan diğer bir çok arkadaşım, aynı zamanda üniversitenin Atatürkçü Düşünce Kulübü Yöneticileriyiz. Sonradan öğreniyoruz ki, Pakdemirli tüm fakültelere “Bu kulüplere dikkat edin, faaliyet yaptırmayın.” talimatı da göndermeyi ihmal etmemiş.

Üniversite yaz tatiline giriyor, tüm öğrenciler memleketlerine gidiyor. Bir gün bakıyorlar ki, ifade veren ve özür dilemeyenlere Pakdemirli’den sürpriz bir mektup var. Kendisine, görevi senden değil Atatürk’ten alıyoruz ayarını veren öğrencinin yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilmiş. Diğerlerine, uzaklaştırma, kınama ve uyarı cezaları.

Dava açılıyor. Davanın taraflarından biri Celal Bayar Üniversitesi olunca mahkemeye sundukları tüm belgeleri görme hakkımız doğuyor. Bu kısımda, F tipi ismini verdiğimiz rektörümüzün yaptığı fişlemelerle karşılaşıp, ismini ne kadar hak ettiğini bir kez daha teyit ediyoruz. Hakkımızda bir klasör oluşturulmuş. Hiç görmediğimiz, habersiz çekilen fotoğraflarımız, videolarımız, eşlik ettiğimiz sloganlar time codelarıyla birlikte dosyaya işlenmiş. Aynı dönem AKPlilerin  gittikleri her şehirde öğrenciler kanunsuz gözaltına alınmaya başlanmış. Dosyada bu kanunsuz gözaltıların da belgeleri var. Şehre Erdoğan geliyor diye kanunsuzca gözaltına alınıyorsun, emniyet üniversiteye bununla ilgili “bilgilendirme” yazısı gönderiyor. Üniversite olaydan bir hafta sonra “sen dışarıda olaylara karışmışsın kuşlar söyledi” diye bir soruşturma daha açıyor. Kanunsuzluklar silsilesi.
PAKDEMİRLİ'NİN BABASINA O ÖĞRENCİLERİ SORDUM

Üniversite ile ilişiği kesilen o dönemin TGB İl Başkanı Erdem Özdemir okula giremezken, rektör Mehmet Pakdemirli üniversiteyi adeta babasının malı gibi kullanıyor, babası, Eski Maliye Bakanı Ekrem Pakdemirli’yi cumhuriyet dönemi ekonomik gelişmeleriyle ilgili bir konferans vermesi için davet ediyor. Konferans bitiminde soru sormak için elimi kaldırıyorum. Bütün nezaketimle “öncelikle üniversitemize hoş geldiniz” diyorum, sanırım üniversitemiz vurgusunu bir tek protokolde oturan rektör Pakdemirli anlıyor. Kameralar kayıttayken yanlış bir şey söylememesi gerektiğini öğrenmiş. Benden tarafa bakmıyor bile.

“Burada siz cumhuriyet dönemi kazanımlarından bahsederken, Atatürk’ü ve cumhuriyeti savunan öğrencilerin oğlunuz Mehmet Pakdemirli tarafından okuldan atıldığını biliyor musunuz? Bir baba olarak yanıt verin, bir insanın eğitim hakkını gasp edip, hayatıyla oynamak nasıl telafi edilir?” diye soruyorum.

Ekrem Pakdemirli kem küm ediyor. Sen misin, rektörü babasına şikayet eden, bir kez daha soruşturma geçiriyoruz.

Disiplin cezası gerekçesinde ve soruşturmada baştan sona öyle çok hata var ki onlarca avukat davaya müdahil olmak için bize ulaşıyor, milletvekilleri olayı meclis gündemine taşıyor. Olay gündemden düşmedikçe Pakdemirli köşeye sıkışıyor. Bugün CHP Grup Başkanvekili olan Özgür Özel o dönem rektörü makamında ziyaret edip kendisine şu dörtlüğü hatırlatıyor;

"Yürü bre Hızır Paşa, senin de çarkın kırılır, güvendiğin padişahın, o da bir gün devrilir."

TGB davayı kazanıyor. Atılan il Başkanı Erdem Özdemir okula dönüyor. Pakdemirli kimlikleri toplayıp öğrenci atamayacağına ikna olmuş olacak ki, disiplin soruşturmalarına ara veriyor. Yalnız faaliyetlerine tam gaz devam ediyor, kampüse ring aracı koyup,oradan elde ettiği geliri ne idüğü belirsiz cemaatlere bağışlıyor, kültür merkezine Bülent Arınç’ın ağabeyi Ümit Doğay Arınç ismini veriyor, din öğretmeni olan eşi için ilahiyat fakültesi kuruyor.

Bugün, “kandırıldım, bana isterseniz ahmak diyebilirsiniz” açıklamasıyla gündeme gelen Bülent Arınç ile Mehmet Pakdemirli’nin o dönem arasından su sızmıyor. Her açılışa davet edilen Arınç, 2010 yılında kendisine hoş geldin diyen TGB'liler tarafından 2012 yılında tekrar karşılanıyor. Bu kez okuldan atma yok, polis aracına bindirilirken “sizi bu üniversitede istemiyoruz” diyen TGB'liye kabahatler kanunundan işlem yapılıyor. Gerekçe, “gürültü yaparak, çevreye rahatsızlık vermek.” Parası neyse ödüyorum, 82 liraya protesto hakkımı satın alıyorum.
15 TEMMUZ GECESİ ODASINDA TOPLANTI MI VARDI

Pakdemirli Pennslyvania’yı ziyarete gitmeyi de ihmal etmiyor. Bu, tarafını açık bir şekilde belli etmesi demek. Rektör seçimlerinde en çok oyu almasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından rektör olarak atanmıyor, bu bir sürpriz değil. O günden itibaren attığı twitlerle gereken yerlere mesaj veriyor. Zalimlere karşı durmaktan söz ediyor.

 “Sanma ki aslan çekildi ortalık sırtlan ve çakallara kaldı, döndüğünde onların hiçbiri meydanda kalmayacak” diyor.

Pakdemirli ile ilgili en büyük iddia ise, 15 Temmuz gecesi üniversitedeki odasında bulunduğu ve uzun bir toplantı gerçekleştirdiği iddiası. İddiaya göre darbe başarılı olsaydı, Pakdemirli üst düzey bir görev alacaktı.

Darbe girişiminden sonra yine bir twitinde temmuz sıcağında ferahlamaktan bahseden Mehmet Pakdemirli, önce kendisinin olduğunu iddia ettiği üniversiteden atıldı, daha sonra kendi döneminde rektör yardımcılığını yapan Prof. Dr Erdoğan Özkaya ve 20 akademisyen ile birlikte gözaltına alındı.

Terörle Mücadele’de sorgusu süren Pakdemirli, kendisine görevi Atatürk’ün Bursa Nutku’ndan aldığımızı söylediğimizde “Neden, cumhuriyete saldırı mı var?” diye sormuştu. Kendi sorusunun yanıtını 6 yıl sonra tuhaf bir şekilde vermiş oldu.

Bursa Nutku’nun gerçek olmadığını iddia eden Pakdemirli’ye o dönem Türkiye’nin bütün şehirlerinden Bursa Nutku yollanmış, posta kutusu hiç boş bırakılmamıştı. Şayet tutuklanırsa içerde yine mektupsuz kalmaz, kim bilir, belki de yeni bir kampanya ile Bursa Nutku ve tarihçesini anlatan mektuplar kendisine ulaştırılır. Eski rektörümüzü cezaevinde mektupsuz bırakacak kadar da insafsız değiliz"


Kaynak: Odatv
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
helen - 5 ay önce
harika bir röportaj! helal olsun!
Avatar
bbbb - 5 ay önce
fotoğrafta kadını gözaltına alan, ağzını eliyle kapatan kadın polis de açığa alınmış