TATLI SUÇLU!

Trabzonspor 9 atmıştı! Art arda goller geliyordu. “Bir şut ve bir gooll daha!”, “Goller yağmur gibi geliyor Trabzon’da!”, “Benim not kağıdımda yer kalmadı” diyen bir spiker. 1,2,3,4,5,6,7,8,9! 10 dakika daha olsa 15 olacak o derece. Küme dü

TATLI SUÇLU!

Trabzonspor 9 atmıştı!

Art arda goller geliyordu.

“Bir şut ve bir gooll daha!”, “Goller yağmur gibi geliyor Trabzon’da!”, “Benim not kağıdımda yer kalmadı” diyen bir spiker.

1,2,3,4,5,6,7,8,9!

10 dakika daha olsa 15 olacak o derece.

Küme düşmekten daha beter!

9’u gören Manisasporlu bir spor yazarı olarak dayanamadım attım manşeti;

SAY ABDULLAH SAY, OKU BAKİİM” yazıp

Büyük puntolarla 9-0 dedim.

Kamuoyundan bu manşetime olumlu tepkiler alacağımı beklerken; en ağır eleştirileri aldım iyi mi!

Nasıl olur da böyle manşetler atarmışım. Takımın psikolojisini bozuyormuşum, gerçekleri yazamazmışım, yedeklerle çıkmışız, zaten kupa önemli değilmiş, Altınordu maçı daha önemliymiş, dinlenik olan aslar, o maçta galip gelecekmiş. (Aslar bir iki gün sonra Altınordu’ya 1-0 yenildi)

Manisaspor başkanı hakkında nasıl olur da böyle uslup kullanırmışım.

Hedef tahtasına konuldum.

Linç edilmek istendim.

Hain ilan edildim.

Dün merhabalaştığım dost bildiklerim meğer düşmanımmış. Meğer birilerine yalakalık yapıyormuş. Sosyal medyada beni hedef gösterdiler. Tehdit ettiler. Yönetim benim hakkımda kulisler yaptı. Şehirde hakkımda öyle kulisler yapıldı ki resmen Manisaspor düşmanı ilan edildim.

Neymiş yedek takımla çıkmışız, Ersun Yanal suçluymuş, niye 9 attırmışmış, vay efendim bunu yapamazmış, gününü görürmüş.

Bakıyorsun, bu utanca imza atanlarda istifa yok!

Tatlı suçlu!

Herkesin keyfi yerinde.

No problem. Lig önemli ya nasılsa!

Bir bakıyorsun Karşıyaka maçı!

Kaleye doğru dürüst şut çekmeden 90 dakika bitiyor. Hem de Kaf-Kaf’a karşı!

Ezeli rakibimiz bizimle adeta idman maçı yapıyor.

60’ta maçı bitiriyor.

Trabzon’daki gibi yerin dibine giriyoruz.

Küme düşmekten beter!

Yine istifa yok.

Tatlı suçlu!

Yönetim ve teknik heyetin işleri yine tıkırında.

Aaa bir bakıyorsun taraftar protestoya gidiyor.

Tepkiler gelmeye başlıyor.

Yine istifa yok.

Tatlı suçlu!

Hep aynı nakarat dillerde: “Söz veriyoruz, bu takım düşmeyecek!”

Hep umut. Hep vaat hep içi boş hikayeler!

Taraftar sustu da medya ayağı ne olacaktı?

Baktılar domino taşı gibi sıkıntı büyüyor.

İdmanlar basına kapatılıyor.

Biz AK’ız, basın KARA!

Hele bir Mustafa Tatlı var basının yüz karası!

Taner hoca, spor medyasını hedef gösterdi.

“Egolar bir kenara bırakılacak!” dedi.

Bir anda;

“Ortak menfaat Manisaspor ise gerisi teferruattır” algısı hakim oldu medyada.

Algı şuydu;

Bu takımın menfaati için özellikle teknik heyet ve futbolcular hakkında herkes şimdilik susacak, sezon sonu yazıp çizecekti.

Takım mağlup oluyor, yerlerde sürünüyor ama gereken desteği tam anlamıyla veriyorduk.

Sürekli moral veriyorduk.

Niçin? Taner Taşkın ve Abdullah Mergen için miydi? Hayır.

Manisaspor için!

Haydi aslanlar, haydi kaplanlar, haydi beyler!

“Başınızı öne eğmeyin, canınız sağolsun, başaracaksınız, güveniyoruz, inanıyoruz” manşetleri.

Üstelik bir ilk yaşandı.

Bir değil iki kez baklava ile tesislere gidildi.

Yine aynı içi boş hikayeler ve bu takım düşmeyecek naraları!

Yahu öyle bir algı yarattılar ki “bu takım hiçbir şey yapmasa bile ligde kalır” o derece.

Yetmedi. Taraftarlara fatura kesildi.

“500 bin nüfuslu şehirde 5 bin kişi yok mu?” bile dendi.

“Yeter ki daha fazla fatura kesmesin” diye 5 bin kişi Altınordu maçına aktı.

Bu kez de 6’lık mağlubiyet geldi.

1,2,3,4,5 ve 6!

Ye babam ye!

O maç öncesine kadar Denizli ile aramızda 3 puan fark var. İçerde Altınordu ile oynuyoruz. Hiç olmadığı kadar taraftar desteği var.

Tek farklı mağlubiyet bile bizim hayrımıza olacak öylesine önemli maç.

Yensek zaten işi bitireceğiz.

Ne oldu?

İlk 10’da golü yemişiz, 29’da bir orta saha çıkıyor, bir santrfor giriyor; tek kale oynuyoruz iki üç netimiz var ve devre 1-0 bitiyor.

Aaaa bir bakıyorsun; kenarda ısınan biri var.

Kim? Bir sezon boyu saç baş yolduran adam: Subasic.

Metin çıkıyor, Subasic giriyor. 4-2-4 oluyoruz.

Orta saha üstünlüğünü ele alan Altınordu bize ağır bir ceza kesiyor. Sen Subasic’i alırsan rakipte hızlı Halil İbo’yu alır.

Skor 6-1 bitiyor.

Hiç hesapta olmayan Denizli, Antep’ten üç puanla dönüyor ve puanları 30-30 yapıyor.

Puanlar tamam da ya genel averaj?

O maçtan önce bizim -14 genel averajımız var Denizli’nin -15

Altınordu maçındaki teknik faciadan ötürü -19 oluyoruz. Denizlispor ise -14 oluyor.

Maç sonu mağlubiyete gram üzülmemiştim; ama 6 yiyip genel averajı mahvettiğimize öyle bir üzüldüm ki öyle bir ah çektim ki bilemezsiniz.

Bu kadar da beceriksizlik olmaz yahu!

Denizli’ye gidiyoruz. Hayati maça.

Yahu maç öncesi tabloya bakın.

Denizli’yi yenersek ligde kalıyoruz. Berabere kalırsak yine kalıyoruz. Tek farklı kaybedersek dahi Giresun’a fark atarsak, Samsun Denizli’yi yenerse bu bozulan genel averajı bile düzeltme şansımız var.

Biz ne yapıyoruz?

Beraberlik için daha ilk dakikada yere yatıyoruz, 50 kere altını çizerek eleştirdiğim kaleci efendi daha ilk saniyelerde vakit geçiriyor. Korkakça oynuyoruz, 1-0 gerideyiz, o skor bile bizi genel averaja taşıyacakken bir de üstüne 2’yi yiyip ikili averajı rakibe verip genel averaj olasılığını yok ediyoruz.

Yani Altınordu’ya ha babam saldırmayıp tek farkla yenilmiş olsaydık, Denizli’de 1-0’lık yenilginin bile üzerine yatabilirdik.

Denizli 1-0’a razıyken panik yapıp 2’yi yedik. Tek farklı yenilgide bile ikili averaj ortadan kalkacak genel averaj konuşacaktı.

Denizli Samsun’da mağlupken, biz de Giresun’a goller attıkça şunu düşündüm; Denizli’de 0-0’lık oyunu beceremiyoruz, tek farklı yenilgiyi dahi becerememek nasıl bir beceriksizliktir yahu?

Bu yüzden diyorum ki;

Bu takım Trabzon’da 9 yerken düştü.

Bu takım Karşıyaka deplasmanında yürürken düştü.

Bu takım tek farklı yenilmesi halinde bile avantaj kapabilecekken, Altınordu’dan 6 yiyerek düştü.

Bu takım beraberliğin bile yettiği hayati maçta Denizli’den 2 yiyerek düştü.

Başarısızlığı kabullenip istifa etmek de bir hizmettir; ama 9’da yiyen 6’da yiyen koltuktan kalkmadı arkadaş! Yapıştılar!

Hep birilerine fatura çıkarırken, “ah!” aldılar.

Gelen de giden de “ah” çekti ve suçu günahı olmayan Manisaspor “ah!” alarak 2. Lig’e düştü.

Siz tüm bunları yaparken,

Aynanın karşısına geçmeden,

Manisaspor’un geleceğini yok ederken,

Sevdamızı göz göre göre düşürürken,

Egolarınızı tatmin ederken,

Hiçbir şey olmamış gibi o koltuklarda oturmaya devam edeceksiniz öyle mi?

Yakında; “Biz Tatlı’nın yüzünden düştük!” derseniz şaşırmam!


Etiketler; #tatlı #suçlu

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Uğur Rıfat ZELALEM - 2 yıl önce

Vallahi ne desen haklısın 50-60 taraftar her hafta karakolda çürüdü. Onların yerine sizler desteklediniz takımı basın olarak kombine aldınız baklava aldınız. ama yaranamadınız. Niye bu güne kadar gol atmadın be tatlı :))) derim bende... sen takma kafana elbet gelip geçicek bu günler er yada geç