TARIM İŞÇİLERİ NE İSTİYOR?

Gölmarmara’da 15 tarım işçisinin ölümüyle sonuçlanan feci kaza ardından, iş güvenliği ve taşeron işçi sisteminde yaşanan sorunlar yeniden gündeme geldi. Manisa’daki mevsimlik tarım işçileri, sigortasız ve güvensiz çalışma koşullarına isyan etti. İşçilerin yetkililere de önemli çağrıları vardı.

TARIM İŞÇİLERİ NE İSTİYOR?

HABER: BERFİN ADICAN

FOTOĞRAF-KAMERA: MERT DEMİR

Tarım kenti Manisa’da tarım işçileri hayatını hiçe sayarak çalışmaya devam ediyor. Önceki gün Gölmarmara’da yaşanan kaza sonrası mevsimlik tarım işçilerinin çalışma koşulları kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı. manisahaberleri.com ekibi, sabahın erken saatlerinden itibaren tarla ve bağlara giderek mevsimlik tarım işçileriyle konuştu. İşçilerin en büyük talebi, devlet tarafından sosyal güvence altına alınmak oldu.

“45 TL’YE ÇALIŞIYORUZ”

Türkiye genelinde mevsimlik tarım işçilerinin büyük bir kısmı kadınlardan oluşuyor. Manisa’da da durum, Türkiye tablosundan farklı değil. Kadınlar üzüm bağlarında, tütün ve mısır tarlalarında alın terini toprağa akıtıyor.  Kentte tarımın yapıldığı her bölgeye kadın eli değiyor.

Saruhanlı ilçesinde bulunan tütün tarlasında çalışan 57 yaşındaki Niser Gür, tarım işçilerinin hiçbir hakkı olmadığını belirtti. Gür, “Sürekli çalışıyoruz. İşe geldiğimizde sahura da kalkamıyoruz. Akşama kadar çalışıyoruz, oruç tutamıyoruz. Gece saat 03.00’dan beri ayaktayız. Çalışırsak iyi, çalışmazsak hiçbir şey yok. Ev kira. Allah’ın 45 TL’sine çalışıyoruz. Yıllardır bu işi yapıyoruz.” dedi.

SABAH 05.30, ÖĞLEN 15.00…

Tütün tarlasında çalışan en genç kadın işçi, Serap Pınar. 32 yaşında 2 çocuk sahibi olan Pınar, eşinin cezaevinde olması nedeniyle her gün tarlaya geldiğini ve para kazanmak zorunda olduğunu söyledi. Genç kadın, “Yevmiyeler çok ucuz. Çalıştığımız kurtarmıyor. 2 tane küçük çocuğum var. Onlara bakmak zorundayım. Biz Turgutlu’dan minibüsle Saruhanlı’ya geliyoruz. Her gün saat 03.30’da kalkarak yola düşüyoruz. Saat 05.30 gibi burada işlere başlıyoruz, 12.00’de burayı bırakıyoruz. Sonra da evimizde tütün çiziyoruz. İşimiz 15.00’te bitmiş oluyor. Hiçbir güvencem yok. Eşim cezaevinde. 2 tane ufak çocuğum var. Onlara bakmak zorundayım. Sigortalanmak istiyoruz.” diye konuştu.

ÇALIŞIYORUZ, PARA KAZANMIYORUZ

Tütün tarlasında çalışan tek erkek işçi Hüseyin Güleryüz ise, devletin üreticiye destek vermemesinden yakındı. Güleryüz, "Tarım işçisi olmanın hiçbir avantajı yok. Çok zor bir iş. Ama yapmak zorundayız. Çalışıyoruz, para kazanmıyoruz. Tüccarlar malları ucuza alıyor. Devlet üreticiye destek vermiyor. Devletin artık bizi de gözetmesi lazım." dedi.

DAYIBAŞI’NDAN YETKİLİLERE K BELGESİ ÇAĞRISI

Muradiye bölgesinde bulunan üzüm bağlarında da mevsimlik işçiler çalışmaya devam ediyor. Yaklaşık 50 dönümlük bir arazide çalışan tarım işçileri de sigortasız olmaktan şikayetçi. Ancak bu işçilerin dayıbaşıları olan 52 yaşındaki Mustafa Ceylin, tarım sektöründeki farklı bir soruna da değindi. Ceylin, mevsimlik işçilerin tarlaya taşınacağı minibüslere K belgesi verilmediğini öne sürdü.

Dayıbaşı Mustafa Ceylin, “Bizim en büyük sorunumuz yol ve ruhsat. Yollarımız dar, kazalar oluyor. Bir de ruhsat problemimiz var. Otobüslerimize, minibüslerimize K belgesi verilmiyor. Biz kaçak yoldan tarlaya gelmek zorunda kalıyoruz. Jandarma’dan kaçıyoruz, polisten kaçıyoruz. Devlet K belgesine bir yol bulsa kaçak gelmek zorunda kalmayacağız. K belgesinin çıkarılması için çok para lazım. O para da bizde yok. Devletten bu konuda bize yardımcı olmalarını bekliyoruz. Tarımda iş güvenliği de yok. Burada herkes gariban.” şeklinde konuştu.

BU MESLEĞİN SONU ÖLÜM

Bir diğer tarım işçisi Ahmet Soydan da devletin kendilerine yeterli kadar destek vermediğinden yakındı. ‘Bu mesleğin sonu ölüm’ diyen 61 yaşındaki Soydan son olarak şunları söyledi, ”Bu mesleğin sonu ölüm. Bir kaza yapıyorsun, bitiyor. Devlet bize hiçbir şey vermiyor, bari almasın. Biz bir gün karnımızı doyurduğumuzda mutlu oluyoruz. Eşim bana oruç tut diyor. Zaten açım. Her şey sıkıntılı.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.