Savcı Özsoy: "Şüphe varsa şüphe yoktur"

Cumhuriyet Savcısı Kazım Özsoy, FETÖ ile mücadelede "şüphe varsa şüphe yoktur" ilkesiyle hareket edilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Yani devlet bekasını ilgilendiren konularda şüphelenilen kişinin direkt ve endirek olarak hiç bir kamusal alanda görev alması mümkün değildir." dedi.

Savcı Özsoy: "Şüphe varsa şüphe yoktur"

banner216
Cumhuriyet Savcısı Kazım Özsoy, şunları söyledi:  "12 Eylül 1980 Askeri darbesi TSK'nın üst yönetimini ele geçiren gladio örgütlenmesinin emir komuta zinciri içerisinde gerçekleştirdiği ve ordunun kendi ülkesini işgali ile sonuçlanan faşist, emperyalist ve Amerikancı bir darbedir. 

15 Temmuz 2016 darbe girişimide, aynı niteliklere sahip olmakla birlikte,TSK içerisinde yuvalanmış asker kılıklı teröristlerle onlara her sahada destek vererek onları oraya taşıyan sivil yapılanmanın ülkeyi işgal girişimidir. 

12 Eylülün öncesinde ve sonrasında sivil yapı içerisinden bir çok yardakçı ve işbirlikçinin bu işin içerisinde olması gibi  15 Temmuz gerçekleşmiş olsa idi bu gün Fetö için demediğini bırakmayan büyük bir kitlenin onların yardakçısı ve iş birlikçisi olarak darbenin yanında yer alacakları dikkaten uzak tutulmamalıdır. 

Kaldı ki 15 Temmuz darbe girişiminin başarılı olmamasına rağmen hali hazırda haklarında soruşturma bulunan veya fetöcü /işbirlikçisi oldukları herkes tarafından bilinen bir çok kişinin allanıp pullanıp tekrar sahneye çıkma çabaları da bu kişilerin örgüt emellerini gerçekleştirmek yönünden hala gayretkeşlik içerisinde olduklarını ve bir plan dahilinde hareket ettiklerini göstermekte olup yukarıda bahsettiğimiz olguyuda teyit eder niteliktedir. 

Hiç şüpheniz olmasın ki bu kabil kişiler devleti ele geçirme planında her zamankinden daha planlı ve sessiz ve de derinden hareket etmektedirler. 

Bir casusluk ve terör örgütü olan bu örgütün hareket tarzı kanımca tam olarak anlaşılamamış olup, en öncelikli olarak algılanması gereken olgu bu örgütün bir casusluk ve işgal örgütü mensuplarının da sureti haktan gözüken kişiler olduklarıdır. 

Bu mücadele de esaslı sorunlardan biri de bazı kişilerin kişisel ikbal ve menfaat beklentilerini devletin bekasının üstünde görmeleri ve bu doğrultuda hareket etmeleridir. Örgüt bu kişilerin zaafiyet alanlarından faydalanarak sinsice ve son hızla yol almakta ve süreci lehine çevirmek için gayret sarfetmektedir. Yani kanımca uzun zamandır olduğu gibi bu günde örgüt süreci yönetmektedir. 

Yine kanımca devlet yönetimi entelijans (gizli servis analiz yeteneği) mantığı ile hareket etmedikçe karşımızda bulunan bu casusluk ve işgal örgütü ile mücadelede başarılı olabilmemiz mümkün gözükmemektedir. 

İstihbarat teorisindeki en temel ilke" şüphe varsa şüphe yoktur" ilkesidir. Yani devlet bekasını ilgilendiren konularda şüphelenilen kişinin direkt ve endirek olarak hiç bir kamusal alanda görev alması mümkün değildir. Çünkü devlet bekası her türlü mülahaza, bağlılık ve sempatinin önündedir. 

Bu itibarla yapılacak şey çok basittir....!"

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tuğçe - 3 ay önce
İyi diyorsunuz hoş diyorsunuz da bunları sosyal mecralar yerine 1 buçuk yıldır hazırlamanız beklenen FETÖ iddianamelerine yazsanız, biz de öğrensek kim şüpheli kim şüphesiz ...