Projeyle Gençlerin Hayatına Rehberlik Yapacaklar

Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE Birimi ile Manisa İl Halk Sağlığı Müdürlüğü arasında imzalanan eğitimde işbirliği protokolü kapsamında hayata geçirilen ‘Hayat rehberim’ projesinin eğitim seminerleri başladı. İlk Seminer Yunusemre Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Uzm. Dr. Ümit Atman tarafından velilere verildi.

Projeyle Gençlerin Hayatına Rehberlik Yapacaklar

Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü AR-GE Birimi ile Manisa İl Halk Sağlığı Müdürlüğü arasında imzalanan eğitimde işbirliği protokolü kapsamında hayata geçirilen ‘Hayat rehberim’ projesinin eğitim seminerleri başladı. İlk Seminer Yunusemre Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Uzm. Dr. Ümit Atman tarafından velilere verildi.

2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında Manisa Milli Eğitim AR-GE Birimince hazırlanan ‘Hayat Rehberim’ Projesi kapsamında 3-28 Aralık tarihleri arasında 3’ü veli 5’i de öğrenci olmak üzere toplam 8 seminer verilecek. Seminerlerle öğrencilere ve velilere bağımlılıkla ilgili bilinç düzeyini artırmak, tehlikelere karşı gençlerde farkındalık oluşturmak amaçlanıyor.

Saruhanlı, Yunusemre ve Şehzadeler ilçelerindeki okul ve kurumlarda uygulanacak olan ‘Hayat rehberim’ projesi kapsamında öğrenci ve velilere yönelik hazırlanan eğitimlerin ilki Yunusemre Toplum Sağlığı Başkanı Uzm. Dr. Ümit Atman tarafından ‘Bağımlılık ve ergen yaklaşımı’ başlığı altında verildi. Milli Eğitim ek binasında velilere yönelik verilen eğitimde konuşan Yunusemre Toplum Sağlığı Başkanı Uzm. Dr. Ümit Atman, katılımın az olmasının kendilerini üzdüğünü belirtti. Atman, “Sentetik uyuşturuculara çok kolay ulaşılabilir. Çok ucuz. Hapı var, gazozu var, suyu var, tütsüsü var, parfümü var. Her şekilde gençlerle bir araya gelme şansı çok yüksek bu kimyasalların. O yüzden siz anne babalara çok önemli görevler düşüyor. Ben bir hekim olmaktan ziyade, bir halk sağlığı uzmanı olmaktan ziyade bir anne olarak seve seve gönüllü bir şekilde bu işleri yapıyorum. Farkında olalım, bilinçli olalım ki çocuklarımızı bu belanın içine düşmeden kurtaralım engelleyelim” dedi.

Uyuşturucu madde ve bağımlılık üzerine konuşan Atman, “Bağımlılık yapan maddeler sadece uyuşturucu maddeler değil. Bir de uyaran maddeler var. Çocuğun uykusunu açıyor, sabaha kadar ders çalışıyor. ‘Anneciğim babacığım ben bir hap içtim, gazoz içtim, sıvı içtim sabaha kadar ders çalıştım. Vizeleri verdim harika.’ Bunlar çok zararlı. Bu tür maddelerde var. Uyarıcı maddeler. Bunlar da bağımlılık yapıyor. O yüzden halk arasında çok fazla yerleşmiş bir deyim olarak bizler uyuşturucu maddeler diyoruz ama bağımlılık yapan maddeler dememiz, bağımlılık yapan hareketler dememiz en doğru olanı. Sakinleştirici, uyarıcı etkisi olan giderek daha fazla alma isteği ve alınmadığı zaman yoksunluk belirtileri olan maddelere biz bağımlılık yapan maddeler diyoruz ama halkın kulağında yatkın olan ifade uyuşturucu madde” diye konuştu. Bağımlılığın aslında çok ciddi bir beyin hastalığı olduğunu kaydeden Atman şöyle devam etti:


“Beyin bu şakaya gelmez. Bu maddeler direk beyni etkiliyorlar. Sonuç itibariyle bağımlılığı tanımlayacak olursak bağımlılık; çok ciddi bir beyin hastalığı. Bağımlılık yapan maddelere başlamanın en temel sebeplerinden biri merak etme ve özenmek. ‘Ayşe şunu içiyor’, ‘Ahmet bunu almış’ şuyu var buyu var. Bu özentiyle ‘Bir kereden bir şey olmaz’ diyerek isteyerek başladığınız bir madde beyinde bir takım kimyasal değişiklikler oluşturuyor ve daha sonra giderek daha sık aralıklarla daha fazla miktarda alma isteği oluşuyor. Çünkü beyinde öldürdüğü hücre sayısı giderek artıyor. Bir beyin hastalığı ve zorlantılı bir şekilde bir süre sonra o genç, o kişi istemese de o maddeyi almadan duramaz hale geliyor.”

Bağımlılık türlerini fiziksel ve psikolojik bağımlılık olarak ikiye ayıran Atman, “Tedavi açısından baktığımız zaman psikolojik bağımlılık daha kolay tedavi edilebilir gibi duruyor. Fiziksel bağımlılık çok daha tehlikeli. Çağımızın vebası dediğimiz sentetik uyuşturucular fiziksel bağımlılık yapıyor. Bir de internet bağımlılığı, teknoloji bağımlılığı diye bir hastalık da tanımadık. Diyoruz ki, işimiz ve görevimiz olmadığı halde günde 4 saatten fazla internet veya teknolojik aletlerle zaman geçiyorsak evet biz bir bağımlıyız kabul edelim ve tedaviye ihtiyacımız var. Bağımlılık yapıcı maddeler o kadar çok ki etrafımızda o yüzden uyanık olmak, farkında olmak dışında yapabileceğimiz hiçbir şey yok” dedi.


Bağımlılığın nedenleri arasında arkadaş grubuna bağlı nedenler, aileye bağlı nedenler, kişiye bağlı nedenler ve çevresel sebepleri sıralayan Atman bir ergende en büyük etkenin arkadaş grubu olduğunun altını çizerek ailelerin buna çok fazla dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.