PROF.DR. MEHMET ÇELİK 2015 YILINI İŞARET ETTİ

Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Tarih Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Mehmet Çelik, Türkiye’nin 1973’ten bu yana Ermeni meselesini ciddiye almaması nedeniyle bu sorunun Türkiye’nin alnına yapışan bir leke olduğunu ve bu lekeyi 2015 yılında Ermeni Diasporasının yüzüncü yılında kaldıracaklarını söyledi.

PROF.DR. MEHMET ÇELİK 2015 YILINI İŞARET ETTİ

 Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Tarih Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Mehmet Çelik, Türkiye’nin 1973’ten bu yana Ermeni meselesini ciddiye almaması nedeniyle bu sorunun Türkiye’nin alnına yapışan bir leke olduğunu ve bu lekeyi 2015 yılında Ermeni Diasporasının yüzüncü yılında kaldıracaklarını söyledi. 
Prof.Dr. Mehmet Çelik, Tematik Gençlik Kampının ikinci gününde öğrencilerle bir araya geldi. Manisa Saruhan Otel’de düzenlenen konferansta Celal Bayar Üniversitesi Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Mehmet Çelik, Ermeni tehciri ve soykırımı iddiaları üzerine konuştu.

TERÖRLE ERMENİ SOYKIRIMI PROPOGANDASI YAPTILAR
Arjantin’in üç evlik bir mezrasında okuryazar olmayan bir adamın bile Ermeni katliamını ve bunu da Türklerin yaptığını bildiğini söyleyerek dersine başlayan Çelik, “1973 yılında terör olaylarına başlayan Ermeni ASALA örgütü terör olaylarıyla dünyaya Ermenilere soykırım yapıldığını inandırdı. Böyle bir propaganda yapıldı. Bu aklı ASALA’ya verenler baktılar ki iş giderek büyüyor, bir dakika dediler. Terör kanalıyla bütün dünyaya bu propaganda edildi. Artık yeter. Bundan daha öteye giderseniz sizi terör örgütü olarak kabul edecek bütün dünya. Terör kullanılarak bütün dünyaya Ermeni soykırımı iddiaları kabul ettirildi” dedi.
Türkiye’nin meselelere nasıl yaklaştığı üzerine de konuşan Prof.Dr. Çelik, şöyle konuştu: “Bakın Türkiye meselelerine nasıl yaklaşıyor. Salgın hastalık var mesela. Tabipler Birliği hükümet karar almış mitingler yapın hastalığın aleyhinde konuşun. Ya böyle şey olur mu? Salgın hastalık olmuşsa laboratuvarında doktorlar çalışacak, eczacıların çalışacak. Bu virüsü nasıl yok ederim? Vatandaşı da bilgilendireceksin. Vatandaşa diyeceksin ki dışarı çıkma, ellerini yıka, şurada maske kullan. Bu iş laboratuvarda halledilecek. Bizimkiler bunu mitingle yapıyorlar.”

BUNLARLA DEVLET YÖNETİLMEZ
Ermeni meselesinin ciddiye alınmadığı için bugün hâla işin içinden çıkılamadığını anlatan Prof.Dr. Çelik, “2000’li yıllardan sonra büyük Türk hukukçuları öne çıktı. Yargıtay Başkanı bilmem kim, Anayasa Mahkemesi Başkanı bilmem kim. Geri kalmış 3. Dünya ülkelerinde koltuk büyükse oraya gelen adamı da biz büyük zannediyoruz. Bu gibi adamlar oturup konuştuğun zaman senin ne dediğini bile anlamıyor. Bunlarla devlet yönetilmez. Büyük Türk hukukçuları çıktılar ortaya dediler ki ‘Kardeşim Ermenilerin sesini kesecek formülü bulduk. AHİM’e başvuracağız. Bizim olaylar ne zaman olmuş? 1915’te. Hukuk geriye işlemez ki. Bunları götürüp hayvan ahırına bağlayacaksın. Bunlara ekmek bile yedirmeyeceksin. Allah’tan yine siyasiler iyi kötü çalışıyor da bunlara uyup meseleyi AHİM’e götürmedi. Adı jenosit olsa ne olur şu bilmem olsa ne olur? Ha 5 kişi öldürmüşsün ha 15 bin” dedi.

ELİMİZE YÜZÜMÜZE BULAŞTIRDIK
Ermeni meselesine her dönemde farklı bir yaklaşım sergilenmiş olmasını da eleştiren Prof. Çelik, şunları söyledi:
“Şimdiye kadar ne dedik, 73’le 80 arası inkar ettik. Böyle bir şey yok dedik. Ne zaman olmuş bu olaylar? 80’le 90 arası var böyle bir şey dedik. Ermeniler bizi öldürdüler. 90’la 2000 arası var dedik. Mukatele yani karşılıklı halklar birbirine yapmış. 2000’li yıllara gelince büyük Türk tarihçileri bu sefer kemik sayma yarışına girdi. 1914’te nüfusumuz ne kadardı 14 milyon. Bunun ne kadarı Ermeni’ydi 1 milyon 300 bin kişi. Bunlar nereye gittiler, 120 bini Ermenistan’a gidiyor, 80 bin kişi Lübnan’a, 60 bin kişi Suriye, 30 bin kişi Irak’a, 20 bin kişi İran’a, 95 bin kişi Fransa’ya, 160 bin kişi Amerika’ya topladık 1 milyon 20 bin kişi ediyor. 280 bin açık var. Onu da Türk tarihçileri şöyle yuvarlar; Tercih dönemi kış aylarıydı, kar vardı, soğuk vardı, yaşlı vardı, hasta vardı, hamile vardı, çocuk vardı derler. O kış yolculuğunda bunlar yolda tabiat şartları nedeniyle öldüler. Biri oradan diyor ki eşkıyada vardı evet diyorlar bunu da inkar etmeyelim eşkıyalarda bir şeyler yaptılar ve bu 280 bin kişi böyle gitti. Sayı tamam şimdi konuşun bakalım Ermeniler. Sayı ortada rakam ortada kemikleri saydık. Yani bu meseleyi yüzümüze gözümüze bulaştırdık.”

ULUSLARARASI ŞANTAJ MALZEMESİ OLDU
Ermeni meselesinin uluslar arası bir şantaj malzemesi haline geldiğine de dikkat çeken Çelik, “Türkiye’nin bütün dış politikasını batılı ülkeler bu Ermeni sorunuyla bloke etti. Bir şey satacağım bunu önüme koyuyor bir şey alacağım bunu önüme koyuyor. Biz İsrail’le bununla ilgili ne anlaşmalar yaptık hem de. Hem de Erbakan Hoca döneminde. Müthiş bir şantaj malzemesi oldu. İçeride de bunun etinden sütünden faydalandılar. Bu Ermeni meselesi ne kadar güzel bir meseleymiş. Bunun etinden sütünden faydalanmayan kalmadı” şeklinde konuştu.
Öğrencilere kendine has üslubuyla seslenen Prof.Dr. Çelik dersin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.

2015 YILI DÖNÜM NOKTASI OLACAK
“2015 yılı Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti açısından yüzyılın bir dönüm noktası olacaktır” diyen Prof. Dr. Çelik, 2015 yılının birinci Dünya Savaşının yani imparatorluğumuzun tasviye edildiği yılın yüzüncü yıldönümü olduğunu söyledi. Bunun yanında Ermeni soykırımı iddialarının da yüzüncü yılı olduğunu anlatan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "1973’ten bu yana Ermeni Diasporasının 1915’teki tehciri dünya gündemine taşıyarak Türklerin 1915’te 1,5 milyon Ermeni’yi katlettiği tezini gerek basın yayında gerek çeşitli kültürel faaliyetlerde siyasi atmosferde bunu devamlı gündeme getirdiler. Ermeniler aslında bu konuda azımsanmayacak bir mesafe aldı işin doğrusu. Biz de Ermenilerin bu soykırım iddialarına karşı ülke olarak kendi çapımızda sempozyumlarla, dış basındaki yazılarımızla onlara cevap vermeye çalıştık ama bunlar hiç yeterli olmadı. 2015 yılı Ermeni Diasporası için bir final yılı olacaktır. Ne yapıp edip bu 2015 yılında özellikle Amerikan Kongresinden bu kararı geçirmeye çalışacaklar. Ermeniler bütün dünyayı özellikle Nisan ayı itibariyle Ermeni meselesi üzerinde kilitleyeceklerdir” 
Türkiye’nin de devlet olarak bu konuda bazı hazırlıklar içerisinde olduğunu anlatan Çelik, “Bunun için başbakanlığın denetiminde biri İstanbul’da bir tanesi de Paris’te olmak üzere uluslar arası iki büyük sempozyum yapmayı düşünüyoruz. Bunun hazırlıklarına başladık. Bu sempozyuma sadece Türk tezini savunan gerek içeride gerek dış ülkelerde bu konunun uzmanı olan insanları çağırmayacağız sadece. Bu konuda söyleyecek sözü olan ciddi akademisyenleri, siyasileri medya mensuplarını bu iki sempozyumda da ağırlayacağız. Sempozyumun yanı sıra yuvarlak masa çalışmaları, çalıştaylar da yapacağız. Kimin bu konuda eteğinde ne tür taşı varsa getirip ortaya dökecek. Biz şundan eminiz ki yıllardan beri gerek kendi arşivlerimizde 1985’ten bu yana yaptığımız çalışmalar, gerekse Rus arşivlerinden İngiliz arşivlerine, Amerika’dan Fransa ve Alman arşivlerine kadar yaptığımız çalışmalarda Türkiye Cumhuriyeti’nin meseleye ciddi yanaşmaması sonucu bu leke bizim alnımıza gelip yapışmış ve bizi uluslar arası anlamda adeta mahkum etmiştir. Bu lekeyi bu sefer kaldıracağız. En azından bilimsel yönden. Bunun gerisi artık siyasetçilere kalmış. Türkiye yıllardan beri zaman zaman 1973’ten beri çeşitli şekillerde gündeme getirdi. Yeni yöntemler denedi hiçbirisinden doğru dürüst netice alamadı. Son yıllarda da bu işi tarihçilere bırakalım. Tarihçiler bunu tartışsınlar denilerek Türkiye’nin resmi tezi bu oldu. Fakat bu mesele tarihçilerin meselesi değildir. Bunu idrak edeceğiz. Bu mesele artık siyasilerin meselesidir. Bununla ilgili olarak biz 2015 yılı için hazırlıklarımıza başladık. Öyle zannediyorum ki şimdiye kadar gerek Türkiye’de gerek Türkiye dışında yaptığımız çalışmalardan daha iyi daha kapsamlı, daha ciddi bir çalışma olacağını düşünüyoruz. Bizim ortaya koyacağımız yerli yabancı bu konuda uzman olan insanlarla o çalışmanın sonucunda çıkacak olan verileri bundan sonra siyasetçiler değerlendirecek. Bu meseleyi siyasetçiler halletmeye başlayacaklar.”
İstanbul’daki sempozyumu ocak ayında, Paris’teki sempozyumu nisan ayında yapmayı planladıklarını söyleyen Prof. Dr. Çelik sempozyumların sadece hangi gün ve salonlarda yapılacağının netleşmediğini sözlerine ekledi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adnan Menderes Altıntaş - 2 yıl önce
Sayın Hocam, Gerçekten elimize yüzümüze bulaştırdık size katılıyorum çok çok haklısınız. Gelmiş geçmiş beceriksiz yönetim ve yöneticilerinin yüzünden dünya ya kendimizi tanıtıp anlatamadık. Siz ve sizin gibi değerli kişilere bu milletin, bu memleketin ihtiyacı var..