ÖZEL SEKİZ EYLÜL HASTANESİ 14 KASIMIN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ!

Dünya Diyabetik Günü olarak bilinen 14 Kasım tarihine dikkat çeken Özel Sekiz Eylül Hastanesi, diyabet hastalığının yaygınlığının altını çizerek tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

ÖZEL SEKİZ EYLÜL HASTANESİ 14 KASIMIN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ!

14 KASIM DÜNYA DİYABETİK GÜNÜ Dünya çapında önemli bir sağlık sorunu oluşturan bulaşıcı olmayan kronik hastalıklardan olan Diyabet hastalığı birçok ülkede ölüme neden olan hastalıklar içinde beşinci sırada yer almıştır. Diyabet hastalığını rakamlarla değerlendiren Hastanenin açıklamaları; “ Günümüzde diyabet ve onunla aynı risk faktörlerini paylaşan bulaşıcı olmayan, kronik hastalıklar önemli bir sağlık sorunu oluşturmaktadır. Yaşam tarzındaki hızlı değişim ile birlikte gelişmiş ve gelişmekte olan toplumların tümünde özellikle tip 2 diyabet sıklığı hızla yükselmektedir. 2009 sonu itibarı ile tüm dünyadaki diyabet nüfusu 285 milyon iken bu sayının 2030 yılında 438 milyona ulaşması beklenmektedir. Bunun başlıca nedenleri nüfus artışı, yaşlanma ve kentleşmenin getirdiği yaşam tarzı değişimi sonucu kilo fazlalığının artması ve hareketsiz yaşam tarzının benimsenmiş olmasıdır. Birçok ülkede ölüme neden olan hastalıklar içinde diyabet beşinci sırada yer almaktadır. Diyabet, yaşam süresini beş ile on yıl arasında kısaltmaktadır.Pek çok ülkede yapılan çalışmalar, diyabetin yalnızca sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ile %44-58 oranında risk azalması sağlanarak önlenebileceğini veya en kötümser tahminle geciktirilebileceğini göstermiştir. Türkiye Diyabet Epidemiyoloji Çalışması (TURDEP-I) diyabetli bireylerin %30-50’sinin henüz tanı konulmamış vakalar olduklarını göstermektedir. Diyabetin kişiye ve topluma yükünü azaltmak için hastalığın olabildiğince erken dönemde tanınması ve uygun şekilde tedavi edilmesi şarttır” şeklindedir.   DİYABETES MELLİTUS NEDİR? Vatandaşların bu konuda bilinçlenmesi gerektiğini ifade eden Özel Sekiz Eylül Hastanesi Dahiliye uzmanı Dr. Yılmaz Atlı’nın açıklamasında; “Diabetes Mellitus (DM), insülin sekresyonunda ya da insülinin etkisinde veya her ikisindeki bozukluklar sonucu karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasında bozukluklar ile karakterize olan heterojen bir grup metabolizma bozukluğunu kapsar. Hastalığın ortak sonucu olan kan şekeri yüksekliği (hiperglisemi) kontrol altına alınamazsa zaman içinde diyabetin kronik(uzun süreli) komplikasyonları olarak kabul edilen retinopati(göz), nefropati(böbrek), periferik ve otonom nöropati(sinir) gibi mikrovasküler düzeydeki problemlerden kaynaklanan sorunlara yol açar. Diyabetin varlığı, ayrıca diyabete özgü olmayan koroner kalp hastalıkları, serebrovasküler hastalıklar ve periferik damar hastalıkları gibi makrovasküler sorunların daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına ve daha agresif seyretmesine de neden olabilir. Böylece diyabet , hastaların yaşam kalitesini düşürdüğü gibi yaşam süresini de kısaltabilir. Diyabet Prevelansı:2010 itibarı ile Türkiye erişkin (20-79 yaş) nüfusta diyabet prevelansı %7,4’tür . Dünya nüfus dağılımına göre standardize diyabet prevelansı %8,0 olarak hesaplanmıştır. tahminlerine göre şimdilerde 3.679.000 olan diyabetli nüfusun 20 yıl sonra 6 milyonu aşması beklenmektedir.  Risk Grupları: Aşağıdaki durumlarda diyabet riski yüksektir. Bu durumlarda Açlık Kan Şekeri normal sınırlarda olsa bile Yükleme testi yapılması önerilmektedir. Risk gruplarına dahil kişilerin daha genç yaşlardan itibaren ve daha sık aralıklarla araştırılması gereklidir. Sedanter yaşam sürmek, obezite-kilo fazlalığı (özellikle santral tipte), birinci derece akrabalarda diyabet varlığı(anne,babave kardeşler), iri bebek doğurma ya da gebelikte şeker hastalığı öyküsü, hipertansiyon-tansiyon yüksekliği (kan basıncı ≥140/90 mmHg ya da hipertansiyon tedavisi),dislipidemi-kolesterol yüksekliği (HDL-kolesterol <35 mg/dl ve/veya trigliserid >250 mg/dl), kadın yumurtalıklarında kistlerin varlığı, önceki testlerde kan şekeri değerinin yüksek saptanması, ağır insülin direnci ile seyreden sağlık sorunlarının varlığı, erken yaşta kardiyovasküler hastalık öyküsü, atipik antipsikotik ilaç kullanma, şizofreni öyküsü bulunan kişiler” ifadeleri yer aldı.   DİYABETİN BELİRTİLERİ NELERDİR? Özellikle diyabetin belitrileri konusunda uyarıda bulunan Atlı, “çok su içme, sık idrara çıkma, çok yeme, kilo kaybı, görme bulanıklığı, aşırı kaşıntı, tekrarlayan enfeksiyon, mantar enfeksiyonu gibi belirtiler diyabetin belirtileri arasındadır” dedi. Diyabet Tiplerini de açıklamadan geçmeyen Atlı, “ iki tip diyabet vardır. Tip 2 diyabet; toplumda daha sık görülen diyabettir. Tip 1 diyabet ise; daha çok çocuk ve gençlerde görülen diyabettir. Tedavisi ise diyet, yaşam tarzı değişikliği, ilaç, insülin, eğitim ve egzersizdir. Diyabetin yaşam boyu takip ve tedavisinin devam edeceği en önemli noktadır” dedi.   

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.