Özdağ Tatmin Olmadı!

AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ köşe yazdığı Vahdet isimli sitede Büyük Birlik Partisi Lideri Muhsin Yazıcıoğlu davasını kaleme aldı. Daha önce BBP'de Genel Başkan Yardımcılığı yapan Özdağ, mahkeme kararlarının kendisini tatmin etmediğini ancak olayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bağdaştırılmasının da akıl dışı olduğunu savundu.

Özdağ Tatmin Olmadı!

İŞTE O YAZI:
Yılan hikayesine dönen Yazıcıoğlu davası geçtiğimiz gün takipsizlikle sonuçlandı. Hemen söyleyeyim bu karar beni tatmin etmedi. Toplumu özellikle Yazıcıoğlu’nun sevenlerini de tatmin etmediği gelen tepkilerden, yükselen itirazlardan belli oluyor. Uzun yıllar merhum Yazıcıoğlu ile siyaset yaptım. Bu bakımdan bu meselenin şahsımı ilgilendiren boyutu da var. Bir dava arkadaşımın, genel başkanımın kanının yerde kalmasını asla istemem. Mahkemeler karar verirken dosyadaki delillere bakar. Kamuoyunda konuşulanların hiç bir önemi yoktur denilebilir. Ama eğer konuşulanlar somut gerçeklere dayanıyorsa kimse önemi yoktur diyemez. Yazıcıoğlu olayı ile ilgili sayısız yazı yazıldı, kitap çıkarıldı. Her biri kendi zaviyesinden kazayı değerlendirdi. Kahir ekseriyeti olayın kazanın ötesinde şüphe ve deliller barındırdığını söylüyor. Çok derine gitmeye gerek yok, geçen hafta Giresun’da bir helikopterimiz düştü, 7 insanımız şehit oldu. Kaza ile kaza yerine ulaşma arasında sadece yarım saatlik bir zaman farkı var. Onun için yaralılar zamanında hastaneye yetiştirildi, şehit sayısının artması önlenmiş oldu. Bugünkü teknolojiye dün de sahiptik. Ama Yazıcıoğlu ve arkadaşları doğru yer bildirimine rağmen yanlış yerde arandılar. Adeta bilinçli ve merkezi bir yönlendirme ile kurtarılabilecekleri bir sürede bulunmaları engellendi. İsmail Güneş’in telefon konuşmaları ise hepimizin kafasında çakılı duruyor. Güneş konuşurken birden ‘bu da ne, bunlar kim’ gibi şeyler söyledi. Kimse bu sözlerin mahiyetini araştırmadı, Güneş’in, ‘bu da ne’, şeklindeki ani tepkisinin nedenleri üzerinde durmadı. Kaldı ki benzer şüpheleri eski Cumhurbaşkanı Sayın Gül de taşıdığı için Devlet Denetleme Kurulu’nu devreye sokmuştu. DDK raporunda cevabı verilmeyen bir çok sorunun olduğu, helikoptere ait bazı cihazların sökülüp alındığı ifade edilmişti. Rapordan sonra soruşturma başka bir safhaya girmiş, kamuoyundaki suikast şüphesi pekişmişti. Helikopterin en önemli parçalarından birini alan kişi ifadesinde -hatıra olsun diye aldığını- söyleyecek kadar absürt, saçma, inandırıcılıktan uzak bir ifade vermişti. Bir helikopter parçasının neyi hatıra olur, hele bu parça olaya ışık tutabilecek bir parça ise. Yargılamanın bu noktaya gelmesinin bir nedeni de davanın aşırı  siyasallaşması, bazıları tarafından amaç dışı kullanılmasıdır. Yazıcıoğlu cinayeti üzerinden iktidara vurmak ne kadar yanlış ise iktidarı korumak için dosyayı kapatmaya kalkmak da o kadar yanlıştır. AK Parti’nin böyle bir olayla en küçük alakası olamaz. Dolayısıyla kapatalım parti yıpranmasın diye bir şey de olamaz. Cumhurbaşkanı Sayın  Erdoğan’ın kardeşim dediği bir insan için bırakınız yanlış düşünmek, dosyasındaki en küçük ayrıntının örtülmesine bile fırsat vermesi düşünülemez. Ama dosyanın bu şekilde kapatılması da negatif algı oluşturmakta mahir olan içerdeki kriptoların işine gelir. Provokatörlere gün doğar. Bunlar; “Gördünüz mü korktular dosyayı kapattılar” kanaatinin yerleşmesine zemin hazırlarlar. Bu bakımdan Yazıcıoğlu cinayetini aydınlatmak hem insanlık borcu hem de yanlış anlaşılmaları, haksız ithamları bertaraf etmenin bir gereğidir. Daha önce de aynı dosyada takipsizlik kararı verilmiş, başka bir mahkeme delilleri yargılama safhası için yeterli bulduğu için, bu kararı kaldırmıştı. Şimdi bu karara rağmen iki yıl sonra dönüp aynı kararı vermek ikna edici değildir. Yazıcıoğlu bu ülkenin yetiştirdiği yerli, dindar, demokrat yiğit siyasetçilerinden biriydi. Davasını takip etmek  başka cinayetleri, suikastleri, şüpheli kazaları önlemek ve insanlarımızı sahipsiz, savunmasız bırakmamak için şarttır. Unutulmamalıdır ki yargı ne karar verirse versin maşeri vicdan da kendince yargılama yapmakta bir karar vermektedir. Bu karar milli vicdanla da benim kendi vicdanımla da örtüşmemiştir.

 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.