Özdağ: Hapishaneden geçmeyen yok!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, katıldığı bir programda 12 Eylül dönemini hatırlatarak, "Türkiye’de siyasette zirveye gelip de hapishanelerden geçmeyen adam yok" dedi.

Özdağ: Hapishaneden geçmeyen yok!

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, katıldığı bir programda 12 Eylül dönemini hatırlatarak, "Türkiye’de siyasette zirveye gelip de hapishanelerden geçmeyen adam yok" dedi.

AK Parti Manisa Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, memleketi Manisa’da Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge birimi tarafından Değerler Eğitimi Projesi kapsamında düzenlenen Değerlerimiz konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı. Manisa Milli Eğitim Müdürlüğü ek hizmet binasında düzenlenen konferansa Özdağ’ın yanı sıra Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Recep Dernekbaş, Manisa İl Kültür ve Turizm Müdür İbrahim Sudak, AK Parti Manisa İl Başkanı Zülfikar Gürcan, şube müdürleri ve Manisa Anadolu Kız İmam Hatip Lisesi öğrencileri katıldı. Konferansta hayat tecrübelerini ve deneyimlerini öğrencilere aktaran AK Partili Özdağ, 12 Eylül dönemini hatırlatarak, "Türkiye’de demokrasinin askıya alındığı dönemler var. Türkiye’de siyasette zirveye gelip hapishanelerden geçmeyen adam yok. Bülent Ecevit, beraber hapishanede kaldık. Başbakanlık yaptı. Necmettin Erbakan, hapishanelerde kaldı. Başbakanlık yaptı. Alparslan Türkeş, hapishanelerde kaldı. Başbakan Yardımcılığı yaptı. Recep Tayyip Erdoğan, hapishanelerde kaldı. Belki kısa bir süre ama Başbakanlık yaptı" diye konuştu.

"ŞAFAK PAVEY’İ O MEKTUPLA TANIDIM"

Özdağ, milletvekili olmadan önce CHP Milletvekili Şafak Pavey’in, yaşadığı kaza sonrasında annesi Ayşe Önal ile aralarındaki mektuplaşmaları okuduğunu belirterek şunları söyledi: "Milletvekili olmadan önce Şafak Pavey’in bir hatırasını okumuştum. Şafak Pavey şimdi CHP milletvekili. O zaman İsviçre’de okuyor. Annesi Ayşe Önal, eski bir Marksist. Daha sonra İslam’la tanışmış."

Önal’ın çocuğunu İsviçre’ye doktoraya gönderdiğini anlatan Özdağ, sözlerine şöyle devam etti: "Bir yaşlı kadına yardım edeyim derken ayağını metroya kaptırmış ve annesine mektuplar yazıyor. O mektuplarla tanıdım Şafak Pavey’i. Annesine diyor ki; ’Ben güzel bir kızdım. Herkes bana bakıyordu. Herkes bana iltifatta bulunuyordu. Şimdi hiç kimse bana bakmıyor. Ayağımı ve kolumu kaybettim. Şimdi ne yapmam lazım?’ Annesi de ona cevap yazıyor: ’Gerçek bir sufi olursan, gerçek bir derviş olursan yeniden hayata tutunabilirsin’ Ardından annesine diyor ki, ’Anne arkadaşlarım benimle alay etti doktora yaparken. Osmanlıca bilip bilmediğimi sordular. Ben de o dili bıraktığımı ve latinceyi aldığımızı söyledim. Onlar da latinceyi çok iyi bildiklerini söyledi. Anne ne yapayım? Osmanlıcayı nasıl öğreneyim?’ Annesi de, ’Gazetelere ilan verirsin. Ne bir Arap çıkar. Ne bir Türk çıkar. Ne bir İranlı çıkar. İsviçreli bir profesör çıkar. Şavak Pavey öyle öğrenir Osmanlıcayı bir İsviçreli’den. Benim de ilham kaynağım buydu. O mektupları kızıma okuduğum zaman benim bir doğum günümde bana Osmanlı Türkçesi kitabı aldı. Ben de milletvekili olduğum zaman Osmanlıcanın tüm liselerde seçmeli ders olarak okutulması yönünde kanun teklifi verdim."

Konferansın sonunda İmam Hatipli bir kız öğrenci tarafından Özdağ’a çiçek takdim edildi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.