ÖZDAĞ; "GÜLTAN KIŞANAK BALTAYI TAŞA VURMUŞTUR"

AK Parti Sosyal İşler Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, BDP Milletvekili Gültan Kışanak’ın Başbakan Erdoğan'ı eleştirdiği konuşmasında, 'Sözün sustuğu yerde neyin konuştuğunu sen benden daha iyi biliyorsun' ifadesinin çaresiz

ÖZDAĞ;

AK Parti Sosyal İşler Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, BDP Milletvekili Gültan Kışanak’ın Başbakan Erdoğan'ı eleştirdiği konuşmasında, 'Sözün sustuğu yerde neyin konuştuğunu sen benden daha iyi biliyorsun' ifadesinin çaresizliğin ve acizliğin bir göstergesi olduğunu belirtti.

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ; “Bugün sevginin, rahmetin, kardeşlik bağlarının, insani ilginin, insan hak ve özgürlüklerinin aşamayacağı engel yoktur. Kürtler kardeşimizdir dedikçe bazı çevrelerin, kişilerin rahatsızlıklarını hatırlıyor ve görüyoruz. Bunlardan bir tanesi Gültan Kışanak’tır. Gerçek kardeşliğin gücü her türlü saplantının üzerindedir. İnsan ideolojilere değil öncelikle insanlığa muhtaçtır. Gültan Kışanak gibi insanlara inananların sayısı her geçen gün azalmaktadır. Kendisinden olmayanları bile öldüren bir yapının, ‘davadan döneni öldürün’ diyen bir yapının gerçek kimliği ortaya çıktıkça siyasal Kürtçüler dahi bu yapıdan nefret edecektir. Bu sözleriyle Kışanak baltayı taşa vurmuştur ve asla bunu unutmamalıdır” dedi.

YASAKLARI TEK TEK ORTADAN KALDIRDIK

Türkiye’de özellikle son 30 yıldır kan aktığını kaydeden AK Parti Sosyal İşler Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ; “Siyasal Kürtçüler ve ırkçılar Türkiye’de dış güçlerin oyununa gelerek Türkiye’yi bölmek, parçalamak demokratik özerklik söylemleriyle vatan topraklarını parçalamak istemektedirler. Türkiye’de vesayetçilerin yanlışları nedeniyle bu şer odakları da palazlanmışlardı. 12 yıldır AK Partinin demokratikleşme hamleleri 12 yıldır AK Partinin insan hak ve özgürlükleri alanında yapmış oldukları, inanç, fikir ve teşebbüs hürriyeti noktasındaki reform ve devrimler ortada. En son demokratikleşme paketi ile vesayetçilerin oluşturduğu yasakçı kanunlar, yasakçı maddeler, yaşamın ve siyasetin alanını daraltan yasaklar ortadan kaldırılmıştır” şeklinde konuşan Özdağ açıklamasına şu şekilde devam etti;

KÜRTLERİN TEMSİLCİSİ BDP, PKK, KCK DEĞİLDİR

“Türkiye her geçen gün ekonomisini düzeltmekte, demokrasiyi tamir etmekte, insan hak ve özgürlüklerini genişletmekte, siyasetçinin itibarını yükseltmekte olup itibarlı devlet olma yolunda önemli adımlar atmaktadır. Akan kanın durdurulması noktasında bir çözüm süreci başlamıştır. Bazı Milletvekilleri yaklaşan yerel seçimler nedeniyle kaybedeceklerini ve kayıplarını anladıkları için bu ucuz söylemlere başvurmaktadırlar. Çünkü Kürtlerin temsilcisi BDP, PKK veya KCK değildir. O bölgede doğan, büyüyen, yaşayan vatandaşlarımızın üçte ikilik kısmı Türkiye’nin genelinde oyunu AK Partiden yana kullanmaktadır. Çünkü biz aynı milletin çocuklarıyız. Bin yıldır aynı coğrafyada yaşıyoruz. Aynı kaderi paylaşıyoruz. Aynı dinin mensuplarıyız. Ortak mazimiz, kaderimiz ve geleceğimiz var. Alparslan’dan beri beraberiz bu topraklarda. Şimdi bizi bölmek ve parçalamak isteyenlere karşı Kürt kökenli vatandaşlarımız bunlarla aralarını mesafe koymaya başlamışlardır. Şimdi BDP’li Gültan Kışanak gibi Milletvekillerinin Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ‘Söz susarsa ne konuşacağını biliyorsunuz’ gibi tehditvari konuşmalarını görüyoruz. Biz bu tehditkar sözleri daha öncede çok dinledik. Bunlar böyle hayal peşinde koşuyorlar. Daha önce Iğdır’da Iğdır Belediyesini aldıkları zaman yine bir Milletvekili çıkıp ‘Kürdistan’ın sınırlarını çizdik’ demişti. Bu Milletvekilleri üniter yapıya inanıyorlarsa, ay yıldızlı bayrağa inanıyorlarsa, Anadolu coğrafyasında Malazgirt’ten bu yana beraber olduğumuza inanıyorlarsa asla hayal peşinde koşmazlar. Emperyalistlerin ve sömürgecilerin oyununa gelmezler, alet olmazlar.”

“BDP’nin, PKK’nın ve KCK’nın her geçen gün demokratikleşme hamleleriyle kürt kökenli vatandaşlarımızın aralarına daha büyük mesafe koyduklarına inanıyorum” diyen Özdağ; “Kışanak’ın ve diğer BDP’li Milletvekillerinin ifadeleri çaresizliğin ürünüdür. Kandan beslenenler, demokrasiye, hürriyete, özgürlüğe, insana değere inanmayanlar böyle konuşurlar. O bölgede sadece polis, asker, imam, öğretmen, koruyucu öldürülmedi. O bölgede kendilerine oy vermeyen insanları da öldürdüler. Kürt kökenli vatandaşlardan PKK’lı, KCK’lı olmayanları da öldürdüler bunlar. PKK acımasız bir örgüttür. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bunlara bir imkan, bir şans tanımıştır. Bu imkan bellidir. Gelin siyaseti konuşarak yapalım. Siyaseti sözle yapalım. Meclis’te yapalım. Ama bunlar hala tercihlerini kendileri yapacaktır. Söz mü, Silah mı? Söz mü, Kavga mı? Söz mü, Irkçılık mı? Kardeşlik mi, ırkçılık mı? Tercih kendilerinindir. Bunlar boş bir hayal peşinde koşuyorlar. Ne İran’da, ne Suriye’de, Ne de Türkiye’de bir devlet kurmaları mümkün değildir. İnsanca birlikte eşit şartlarda yaşama mümkündür. Bunun yolu da konuşmaktan geçer. Başbakan bunların tehditlerini çok gördü ama pabuç bırakmaz. Türkiye bu tehditleri çok gördü pabuç bırakmaz. ‘Yaklaşık 200 yıldır dağlardayız, isyan ediyoruz’ diyorlar. Bu isyanlara baktığımız zaman bir kısmının rejim karşıtı, bir kısmı egemen güçlerin oyuncağı isyanlar, bir kısmı eşkıyalık isyanları. Başarılı olamamışlardır. Türkiye’den toprak kopartmaları mümkün değildir” dedi.

IRKÇILIĞIN BAHANESİ VE ANLAMI YOKTUR

Irkçılık yapmanın evrensel hukuk kurallarında ve bütün dinlerde suç olduğunu belirten Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ; “Irk yarış atları için söylenir, insanlar için söylenmez. Bugün Türkiye’de hala ırkçılık peşinde koşanlar vardır. Alışkanlıkları terk etmek kolay değildir. 8-9 yıl içerisinde 30 yılın faşist alışkanlıklarından kurtulmak kolay değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devletini bölmenin, yıkmanın imkansız olduğunu herkes görmüştür. Silahların gölgesinde, siyaseti çeşitlendirmeden, tehditlerle, silahla insanları susturmak mümkün değildir. Bir süre susturursunuz. Kendilerinin şikayet ettiği Jakobenler vardı. Ama şimdi kendileri aynı hatalar üzerinden devam etmek istiyorlar. Ya siyaseti konuşarak yapacağız, farklılıklarımızı zenginlik kabul edeceğiz. Ya da kendi tercihlerini yapacaklar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti dün ne yapmışsa bugünde aynısını yapacak” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE’DE GÜÇLÜ BİR SİYASİ İRADE VAR

Millet iradesinin üzerinde başka hiçbir iradenin olamayacağını ifade eden AK Parti Sosyal İşler Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ; “Türkiye’de artık güçlü bir siyasi irade var. Siyasi iradeye ram olmuş bir ekonomi, bir ordu ve bürokrasi var. Türkiye’de geçmişte her kurum bir devletti, şimdi hükümet devlettir. Hükümetin devlet oluşu ve millet iradesinin mecliste temsil edilmesiyle birlikte artık yumuşak karınlarımız ortadan kaldırılmaktadır. Demokratikleşme, hukuk, özgürlük hamleleri en iyi şekilde devam ediyor. Gültan Kışanak’ın bu konuşmasını seçmene selam olsun diye yaptığına inanıyorum. Ama Güneydoğu Anadolu’da ki vatandaşlar silahın olmadığı bir ortamda AK Partiye ve diğer partilere de oy vereceklerdir. Rızıklarıyla oynayanlara, kepenklerini kapatanlara, gelecekleriyle oynayanlara dur diyeceklerdir. İnsanlar özgür yaşamak, rahatlıkla seyahat etmek, rahatlıkla fikirlerini söylemek istiyorlar. Minareyi çalan eskiden kılıfını hazırlıyordu şimdi minareyi de çalamayacaklar çünkü artık kılıfları da yok ellerinde” dedi.

DEVLET BAŞA KUZGUN LEŞE! SÖZÜ DESTURUMUZDUR

BDP’li Gültan Kışanak’ın kiminle boy ölçüştüğünü iyi bilmesi gerektiğini kaydeden Özdağ; “Düne kadar şöyle böyle diyorlardı, şimdi hala silahlarla tehdit etmek istiyorlar. Bu yaklaşım çaresiz insanların, fikri olmayanların başvurdukları bir yoldur. Gültan Kışanak Türkiye’yi, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, AK Partiyi ve Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı öğrenmeli, idrak etmeli. Demokratikleşme hamlelerinin, çözüm sürecinin yanında olmalıdır. Her şeyi konuşarak yapmalı silaha ve dağa dair atıfta bulunmamalıdır. Silaha ve dağa atıfta bulunanlar kan ve gözyaşı sunmuşlardır. Gencecik çocukların dağa çıkışından hala rant devşirmek, siyasi çıkar gözetmek acizlere ve insan olmayanlara yakışır. O gençlerin sırtından milletvekili olmak, o gençlerin sırtından kabadayılık yapmak ucuzluktur, çaresizliktir, insanlık dışı bir ifade ve yaklaşımdır. Sözlerini misliyle kendisine iade ediyorum. Herkesi haddini bilmeye ve demokratikleşme hamlelerine destek vermeye davet ediyorum. Bir tek kişinin burnu kanamamalı, bir tek kişinin dahi saç teline zarar verilmemelidir. Kimse dağa çıkmamalı, dağdakiler ise inmelidir. Hiçbir askerimiz, polisimiz ölmemeli. Biz devlet başa kuzgun leşe! Sözünü kendimize destur kabul ediyoruz. Devlet baştadır. Herkes bu devletin içerisinde özgür yaşamalı, fikirlerini söylemelidir. Farklılıklarımızı zenginlik kabul etmeliyiz ama farklılıklarımızı derinleştirmemeliyiz. Biz Türkiye’de ideoloji denen deli gömleklerimizi üzerimizden çıkarmalıyız. Her fikre tahammül etmeliyiz. Tolerans nedir öncelikle onu öğrenmeliyiz diye düşünüyorum. Gültan Kışanak baltayı taşa vurmuştur, Gültan Kışanak gibi insanlara inananların sayısı her geçen gün azalmaktadır. Kendisinden olmayanları bile öldüren bir yapının, ‘davadan döneni öldürün’ diyen bir yapının gerçek kimliği ortaya çıktıkça siyasal Kürtçüler dahi bu yapıdan nefret edecektir. Türkiye’de Kürtçülük yapanlar dahi artık PKK’ya karşı tavır koymaktadırlar, zaten kürt kökenli vatandaşlarımız daha önceden koymuşlardır, koymaya da devam edeceklerdir” ifadesinde bulundu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.