Özdağ: Darbeyi Bayram İlan Ettiler

7 Haziran genel seçimleri öncesinde Manisa’da esnaf ziyaretinde bulunan AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ’ın gündeminde 27 Mayıs 1960 darbesi vardı.

Özdağ: Darbeyi Bayram İlan Ettiler

Darbeci ve vesayetçi rejim anlayışının emellerine ulaşmak için siyasetçileri hedef tahtası yaptıklarını kaydeden Özdağ, “Bugün emek, halk ve demokrasi nutukları atanlar 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından  3 Nisan 1963’te 27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı ilan edilmiştir. O dönem İktidarda  İnönü’nün 2.  Koalisyonu, Cumhuriyetin de 27. hükümeti var. Yani,  CHP Genel Başkanı İsmet İNÖNÜ, Başbakan. Darbeyi “Bayram” ilan eden parti ise CHP’dir. Bu nedenle darbelerle Türkiye’yi karanlık günlere teslim edenlerin demokrasiden, insan hak ve özgürlüklerinden bahsetmeleri inandırıcı değildir” dedi.

27 Mayıs 1960'ın utanç verici bir hadisenin yaşandığı anın adı olduğunu söyleyen AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, 27 Mayıs 1960'da bazı askerlerin genellikle ordunun büyük bir çoğunluğunu tahrik ederek, arkalarına alarak darbe yaptıklarını ve diğer darbelerde olduğu gibi burada CHP zihniyetinin görüldüğünü belirtti.

Milletvekili Özdağ, yaptığı açıklamada, darbeyi yapan jakoben zihniyete sahip kişilerin siyasi iradenin üzerinde ipotek kurmak, siyasi iradenin üzerine kendi kirli emellerini alet ederek kendi amaçlarına ulaşmak istediklerini dile getirdi. Özdağ, "Ucuz yollu iktidara ulaşmanın adıydı bu. Özellikle 27 Mayıs öncesi Menderes ve arkadaşları Türkiye'de büyük hamleler yapmışlar, bu hamleler hem ekonomi, hem demokratik hem de hukuki anlamda hamlelerdi. Menderes ve arkadaşlarına yapılanlar ciddi bir demokrasi ayıbıydı. O günkü darbenin arkasında CHP'li bazı milletvekillerinin, CHP'ye gönülden bağlı bazı cuntacı askerlerin yine CHP'ye bağlı bazı aydınların, gazete patronlarının olduğunu gözlemliyoruz. Bunların hepsi millet iradesinin üzerine ipotek koymak isteyen kişilerdi." dedi.

CHP DARBEYİ BAYRAM İLAN ETMİŞTİR

CHP’li Koalisyon Hükümetinin darbenin hemen arkasından 3 Nisan 1963’te 27 Mayıs’ı Hürriyet ve Anayasa Bayramı ilanı ilan ettiğini kaydeden Özdağ, “Darbeyi bayram eden maalesef tek ülke Türkiye olmuştur. 1963-1980: 17 yıl bu ülkede cinayet “bayram” olarak kutlandı. Milli Bayramlardan biriydi. Okullar ve bütün resmi daireler tatil edilir, meydanlarda “kazanımlar” adına nutuk atılırdı. Hürriyet Bayramı, İttihat- Terakki’den alınmıştı 10 Temmuz 1909’dan 1935’e kadar kutlanmıştı. 55 yıl önce bugün, ordu içinde bir grup çete, devleti ele geçirdi.  Cunta, TBMM’yi kapattı, milletin vekillerini, Bakanlar Kurulu üyelerini, Başbakanını, Cumhurbaşkanını, Genel Kurmay Başkanını, Kuvvet Komutanlarını ve devletin bütün üst düzey bürokratını rehin aldı. Adını “ Türkiye Cumhuriyeti Milli Birlik Komitesi” koydukları “Organize Suç Şebekesi”, Yassı Ada’da uyduruk bir “mahkemede” “yargıladığı”, Başbakan Adnan Menderes’i, Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’yu astı. Bu, Mahkeme değil, bir sirki andırıyordu. “Mahkemenin” üyelerine hüküm çoktan dikte edilmişti. Cinayete, hukuk kılıfı hazırlamakla görevlendirilmiş, hukukçu görünümlü cellatlar, tetikçiler, çoktan sahnede yerlerini almışlardı. 55 yıl önce bu ülkenin boğazına bıçak saplayanlar, kendilerini kurtarıcı kabul ettirmek için iftiralara, yalanlara sarıldılar. Kendilerine “daimi senatörlük” ihdas ettiler, yıllarca bu halkın sırtında kene gibi yapıştılar, halkın, malını, servetini, zamanını heba ettiler. O gün de bugün Sisi’ye yaptıkları gibi  Batı dünyası bu darbeyi, darbeleri  alkışladı, cuntanın sırtını sıvazladı, cesaretlendirdi” şeklinde konuştu.

MİLLET İRADESİNE İPOTEK KOYANLARA TAVİZ VERİLMEYECEK

Millet iradesinin üzerine ipotek koyduktan sonra darbe yapıldığını ifade eden Özdağ, dönemin başbakanı ve iktidar partisinin milletvekillerinin tamamının suçlandığını, bu insanlara öcü muamelesi yaptıklarını kaydetti. Bu insanların toplumdan tecrit edildiğine işaret eden Özdağ, bunlar yaşandığında tek partili döneme tekrar dönüldüğüne dikkat çekti. Özdağ, şöyle devam etti: "İktidar partisinin başbakanının ve milletvekillerinin onurları çiğnenmişti. Daha sonra da Menderes ve arkadaşlarını astılar. Bu darbenin arkasında ne yazık ki CHP zihniyetinin olduğunu gözlemliyoruz. Bu darbenin arkasında emperyalist güçlerin kirli ellerinin olduğunu gözlemliyoruz."

MİLLET KAN AĞLARKEN DARBECİLER KOKTEYL YAPTI

Darbeleri yapanların, sadece hukuk karşısında değil, millet vicdanında da cezalandırıldığına dikkat çeken Özdağ, "Darbe yapanların isimleri teker teker okullardan, caddelerden ve diğer kamu yerlerinden kaldırılırken, darbeciler tarafından asılan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan'ın ve diğer demokrasi şehitlerinin isimleri tekrar kazandırılıyor." diye ifade etti.

“27 Mayıs 1960 darbesinin ardından 17 Eylül 1961’de idamları infaz ettiler. Millet kan ağlarken, infazı yapanlar öbür tarafta bunu kokteyle kutladılar” diyen Özdağ sözlerini şöyle sürdürdü; “ Aynı zihniyet sahipleri 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan, Gezi, 17-25 Aralık, bu odakların maşalığını yapıyorlar. Bundan dolayı bugün de aynı “çatı” altında darbeciliğe devam ediyorlar. Bugün Cumhurbaşkanı Sayın, Recep Tayyip Erdoğan’a, Başbakan Sayın, Ahmet Davutoğlu’na idam sehpalarını gösterenlerin cibilliyetini bilmek, bildirmek vatan borcudur, hak ve adalet borcudur. Dikta yalanlarıyla  seçilmiş iktidarları düşürenlerin maskelerini düşürmek bu halka yapılacak en büyük hizmetlerden biridir.

14 Mayıs 1950’de başlayan “milletin kıyamı ve dirilişi”, Yeni Türkiye ve Yeniden Türkiye olma yolunda emin adımlarla devam edecektir. Bu dava sadece Türkiye’nin değil, ümmetin ve insanlığın davasıdır. Anadolu insanının azmi, mücadelesi, duası, göz yaşı  bizi tufandan kurtaracak, “başkanlık sistemiyle” mamur ve müreffeh kılacaktır. 27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı 34 yıl önce kutlanıyordu. 12 Cuntasının ele başısının cenazesine katılmayanların geçmişlerini biliyoruz, maskelerini indiriyoruz.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.