Örnek şehir Manisa

Manisa Kültür Merkezi Lale Salonu’nda gerçekleştirilen ‘Yerel Yönetimler’ paneline Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Halil Memiş, ‘Yerel Yönetimlerde Büyükşehir Belediyesi’ konusunda açıklamalar yaptı.

Örnek şehir Manisa

Manisa Kültür Merkezi Lale Salonu’nda gerçekleştirilen ‘Yerel Yönetimler’ paneline Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Halil Memiş, ‘Yerel Yönetimlerde Büyükşehir Belediyesi’ konusunda açıklamalar yaptı.

Panele, Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Şehzadeler Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Halil Memiş, MASKİ Genel Müdürü Yakup Koç, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Aytaç Yalçınkaya, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Fuat Uzun, Manisa Büyükşehir Belediyesi Daire Başkanları, Başkan Danışmanları ve çok sayıda davetli katıldı. Moderatörlüğünü Manisa Birlik Başkanı Mustafa Pala’nın yaptığı panele konuşmacı olarak Şehzadeler Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu, ‘Yerel Yönetimlere Genel Bakış’, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Halil Memiş ‘Yerel Yönetimlerde Büyükşehir Belediyesi’, Prof. Dr. Süreyya Sakınç ‘AB Yolu’nda Yerel Yönetimler’, Kentsel Dönüşüm Proje Koordinatörü Taner Topçu, ‘Dünden Bugüne Kentsel Dönüşüm ve Yerel Yönetimler’ konularında katılarak açıklamalarda bulundular. Erdinç Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Yumrukaya’nın panele destek veren kurumlara teşekkür plaketi vermesinin ardından Moderatör Mustafa Pala’nın açılış konuşmasıyla başlayan panele, Şehzadeler Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu’nun ‘Yerel Yönetimlere Genel Bakış’ konusunu açıklamasıyla devam edildi.

Kaymakam Çorumluoğlu, “Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve yetkinin verilmesi çok kolay cümle gibi görünse de işin içine girildiğinde çok fazla da kolay olmadığını görüyoruz. Biz ülke olarak yerel yönetimleri güçlendirelim diyoruz ama iyi incelemeden yerel yönetimleri güçlendirdiğimizde ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalacağız. Eğer biz alt yapısını doldurmadan bu işe girersek, yeni çıkan yasayı yine değiştireceğimiz gibi bir gündemle karşı karşıya kalırız. Oysa yeni çıkan bir yasayı neden değiştirelim? Dolayısıyla yerel yönetimleri güçlendirirken aynı zamanda altını da doldurmamız gerekiyor” diye konuştu.

"YEREL İDARECİLİK BİR BUÇUK ASIR ÖNCE BAŞLADI"

Çorumluoğlu’nun ardından konuşan Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Halil Memiş, “İdare yapılarının gerek yerel idare gerek mahalli idare olmak üzere devletlerin kendi gelenekleri çerçevesinde düzenlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Nihayetinde Türk milleti köklü devlet geleneği olan ve referansını kendi tarihinde alabilecek bir güce sahiptir. Mahalli idarecilik özellikle Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde 1856 yıllarından sonra başlamış, bu anlamda çok köklü mü diye bakıldığında, bu topraklarda bir buçuk asırlık bir geçmişi vardır. Bu manada bizim milletimizin çok yol aldığını düşünüyorum” dedi.

"6360 SAYILI KANUN KÖYLERİ LAĞV ETTİ"

Avrupa birliği sürecinde özellikle şeffaflık, halkın katılımı ve hesap verebilirliğin çok önemli olduğuna değinen Memiş, “Biz, özellikle yerel yönetimler özerklik şartı çerçevesinde de halkın katılımını en üst düzeye yükseltelim derken aslında demokrasinin en temel, mikro düzeyde uygulandığı köyleri ne yazık ki kaldırdık. Bununla ayrıca ilgilenilmesi gerekir diye düşünüyorum. Dolayısıyla bugün konu ettiğimiz yerel yönetimler özellikle Büyükşehir Belediyeleri kanunla kurulmuştur. Ama biz mahalli idareleri şöyle bir tanımla ele almalıyız; Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere oluşturulan kamu tüzel kişileridir. Bu anayasal bir tanımdır. Son 6360 sayılı kanun yürürlüğe girdikten sonra bunun tartışılır hale geldiğini görüyoruz. En azından 30 ilimizde anayasanın bu kuralını uygulayamaz duruma geldik. 6360 sayılı kanunla İl özel idarelerini ve köyleri lağv etmiş durumdayız” diye konuştu. Memiş, “Bizim için Büyükşehir Belediyesi açısından iki evrilme aşaması vardır. Bunlardan bir tanesi 2008 yılında yürürlüğe konulan ve pergel yasası olarak kabul edilen yasadır. İkincisi ise 2012 yılının 6 Aralık’ta kabul edilen 6360 sayılı kanundur. Özellikle 2008 yılındaki kanunla İstanbul ve Kocaeli il sınırlarının büyükşehir belediyelerinin tüm il sınırlarını kapsaması düzenlemesi getirilmiştir. Onun haricindeki illerde merkeze yakın metropol olarak tabir edilen ilçeler Büyükşehir sınırları içerisine alınmıştır. Son geldiğimiz aşamada 6360 sayılı kanunla, Manisa’mızın da Büyükşehir olduğu kanunla, mevcut 16 Büyükşehir Belediyesi’nden İstanbul ve Kocaeli dışındaki 14 belediyenin ve yeni kurulan büyükşehir belediyelerinin sınırları il sınırlarına genişletilmiştir. Sonuçları, orman köyleri, il özel idareleri, bucak teşkilatları ve belde belediyeleri de mahalleye dönüştürülmüştür” diye ifade etti.

"MANİSA’NIN ÖRGÜT TEŞKİLATLANMASI ÖRNEK ALINDI"

Konuşmasının sonunda Merkezi idarenin bize göre 30 ildeki yetkisi sınırlandırıldığını vurgulayan Memiş, “Var olan mahalli idare sistemi de etkin hizmet sunması için kendi iç teşkilatlanmasını yapmak zorunda kalmıştır. İç örgütlenme olarak Büyükşehir yapılanmalarının yeterince güçlü hizmet götüremeyeceği eleştirilerini bertaraf etmek amacıyla Türkiye’de ilk uygulamasını Manisa’da başlattığımız ilçe teşkilatlanmalarını yaptık. Her ilçede oradaki hizmetlerimizi ve birimlerimizi sevk ve idare etmek üzere koordinatörlerimizi belirledik. Bu, öyle zannediyorum ki diğer Büyükşehir Belediyeleri tarafından örnek alınan bir uygulama olarak karşımıza çıkıyor. Bazı aksaklıkların giderilmesiyle alana daha hakim olan ve hizmetleri daha iyi yayan bir belediyecilik anlayışını geliştirebileceğimizi düşünüyorum. Ayrıca yerel ağırlıklı bir modelin benimsenmesi ile merkezi idarenin işlevsel olarak zayıflatılması siyasi bir tercih olarak ortaya konabilir ki, bunun ülkemizin geleceği açısından mantıklı bir tercih olmayacağı kanaatindeyiz” diye sözlerini noktaladı.

Panelin ardından katılımcılara teşekkür plaketi verildi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.