O GÜN MANİSA YANIYOR, DÜŞMAN KAÇIYORDU 

Türk ordusu 8 Eylül 1922 günü, yanmış, harabeye çevrilmiş kenti teslim alırken, düşman İzmir yönüne doğru kaçıyordu. Türkiye'nin en gelişmiş kentleri arasına giren Manisa, bugün düşman işgalinden kurtuluşunun 95'inci yıldönümünü kutlamanın mutluluğunu yaşıyor.

O GÜN MANİSA YANIYOR, DÜŞMAN KAÇIYORDU 

banner216
Manisa'nın düşman işgalinden kurtuluşunun 95'inci yıldönümü bugün kentte törenlerle kutlanacak. 95 yılın sonunda yanmış, yıkılmış bir Manisa bugün modern bir kent görünümüne kavuştu. Manisa özellikle sanayisi ve tarımı ile Türkiye'nin önde gelen illeri arasında yerini aldı. 
Manisa ilinde 30 Ağustos 1922 tarihinde Demirci'den başlayan kurtuluş harekatı, 13 Eylül günü Soma'nın kurtuluşu ile sonuçlandı. 
Türk askeri, 8 Eylül 1922'de yanmış, harabeye dönmüş haldeki Manisa'nın merkezine girdi. 90 yıl önce bugün askerler şehri kurtardı. Yunan birlikleri Manisa'yı yakarak, bombalayarak terk ettiler. 

Manisa Yangını, Türk-Yunan Savaşı esnasında geri çekilmeye başlayan Yunan birliklerinin şehri ateşe vermesiyle başladı. 5 Eylül 1922 gecesi başlayan yangın 8 Eylül'e kadar devam etti. Şehrin yakılması Yunan ordusu tarafından organize edildi. Yangın hızla büyürken canını kurtarmak isteyen birçok Manisalı, güvenli yere ulaşmak için evlerini terk etti ve dağlara, tepelere doğru kaçmaya başladı. Bu kaos sırasında kimi Manisalılar Yunanlılar tarafından öldürüldü kimisi de yanarak can verdi.
8 EYLÜL KURTULUŞ GÜNÜ
Dağa kaçan halkın önemli bir bölümü birkaç gün boyunca dağlarda saklandı. Bu arada Türk ordusu hızla ilerlemeye devam etti ve bazı arta kalan Yunan birlikleri ile çatışmadan sonra Türk birlikleri 8 Eylül günü şehrin kontrolünü ele geçirdi. Ne yazık ki yaşanan yangın sırasında Türk kaynaklarına göre 4 bin 355 kişi yaşamını yitirdi, Manisa'da bulunan binaların yüzde 90'ı (yaklaşık 10 bin bina) yangının etkisiyle yıkıldı.
10 BİN EV YANGINDA YOK OLDU
Amerika Birleşik Devletleri Konsolos Yardımcısı James Loder Park, Yunan çekilişinden hemen sonra yaptığı gezide durumu şöyle açıkladı: "Manisa neredeyse tamamen yangında silindi. 10 bin 300 ev, 15 cami, 2 hamam, 2.278 dükkan, 19 otel, 26 villa imha edildi..."
Fransız hükümeti temsilcisi Henry Franklin-Bouillon ise şöyle demiştir: "Magnesia (Manisa) kentinde 11 bin evden sadece bini ayakta kalmıştır..."
TÜRK EDEBİYATI'NDA MANİSA YANGINI
Savaş döneminde küçük bir çocuk olan İlhan Berk, Deveciler Mahallesi'nde oturuyordu. Ablasını yangında kaybeden İlhan Berk, Uzun Bir Adam isimli kitabında hatıralarını yazdı. Yazar Falih Rıfkı Atay,  Türk-Yunan Savaşı sırasında büyük bir zayiata uğrayan Manisa'yı şöyle anlatmıştır: "Henüz çürümeyen cesetler ve neredeyse henüz tüten yangınlar içinden geçiyorduk. Yanıp külleri savrulan Manisa’ya, cetlerimizin şehrine iki eli böğründe bakakaldık. Yunanlılar çekilişlerinde yok edici bir tahrip yapmışlardı. Yanmayanlar, vakit bulup da yakamadıkları, yaşayanlar fırsat bulup da öldüremedikleri idi. İki millet arasında yalnız birinin arta kalacağı bir boğazlaşma geçmiş olduğunu görüyorduk. Yunanlılar Batı Anadolu’yu Türkler için oturulmaz bir çöle çevirmek istemişlerdi…"
ŞEHRİN İNŞAASINI MİMAR CEMALETTİN YAPTI
Yangından sonra harap Manisa çok sayıda insan tarafından gezildi. Türk hükümeti Tetkik-i Mezalim veya Tetkik-i Fecayi heyeti adında bir komisyon kurarak araştırıp ve belgeledi. Manisa tarihi öğelerinin birçoğunu kaybetti. Şehrin yapımını devralan Türrk Mimar Celalettin Manisa'yı modern bir plana göre yeniden inşa etti.
İşte o günlerde Manisa'da yaşananları iki ünlü isim, tarih kitaplarında anlattı. 
'ŞEHRİ YAKTILAR' 
Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Manisa'nın her tarafından duman ve feryatlar yükseldiğini belirterek, şunları naklediyor: "Yarım saat zarfında şehrin 5-10 noktasında birden başlayan ve müteakiben birbirine kol atagenişleyen yangın Manisa'yı bir yanardağ haline sokmuştu. Derinden derine yakılan evlerin çatırıları, bağrışan halkın vaveylası, silah sesleri ve bomba tarakaları hep bir araya karışarak bir bora esnasında ormanda duyulan mahuf uğultuları hatırlatıyordu. Kumandan Filipis, kendi şerefine ayin seyreden bir tacidar gibiydi. 
TÜRK ASKERİ KENTTE
Falih Rıfkı da yanmış yıkılmış Manisa'yı şu cümlelerle anlatır: "Gece mehtap var. Pencereden büyük, geniş bir harabeye bakıyorum. Geçen mehtapta burası bir şehirdi ve kim derdi ki bugün o mehtaptan bir ay sonra, Manisa'da bulunacağız. Bu şevki Manisa haında teneffüs etmek istiyorum. Ciğerlerimi yanmış ve müteaffin şeylerin keskin kokulan yakıyor. Geçen mehtapta taarruz başladığı vakit Manisalılar, gelecek asker için helva ziyafetleri nezretmişlerdi. Herkes bu şehri ayin için biraz para ayırıyor, genç kızlar gizli gizli Türk bayrağı dikiyordu. Şimdi en zengin Manisalı bir dilim ekmeğe muhtaçtır. Şimdi genç kızlar, 'bayrak' bulsalar, ayaz altında titreyen vücutlarını örtecekler ve altmış bin nüfustan artan aç, çıplak insanlar bu mehtapta koının ve ocaklarının enkazı içinde oyulmuş kavuklarında yatıyor. Evsiz, barksız kalan Manisalılar yanmış eşyaları içinde otururken Türk ordusu 8 Eylül 1922'de Manisa'yı düşmandan böyle teslim aldı."
MODERN BİR KENT DOĞDU
İşte böylesine yakılmış, harabeye çevrilmiş bir Manisa, Cumhuriyet döneminde, aradan geçen 95 yıl sonunda bugün ekonomik yönden ülkenin en gelişmiş ilk 10 şehri arasına girdi. Aynı zamanda Türkiye'nin en kalabalık ilk 14 ili arasında yer alıyor. 
Tarımda ve sanayide ürettikleri ile öncü oldu. Sanayi üretiminde Türkiye'de ilk 3 arasında yer alan Manisa, ülkemizin en çok televizyon, buzdolabı ve seramik ürünü üreten kenti oldu. Kuru üzümü, zeytini, pamuğu, kirazı ve domatesi ile Manisa Türk tarımının lider şehirlerinden biri haline geldi. Yarattığı katma değerlerle Türk ekonomisinin güçlenmesinde rol oynadı. 
Sanayisi, tarımı, sosyal aktiviteleri, tarihi, kültürel zenginlikleri ile de Manisa her geçen gün yurt genelinde öne çıkmaktadır. 50 bin öğrenci kapasiteli Celal Bayar Üniversitesi, 10 binlerce kişiyi istihdam eden ve ünlü markaları bünyesinde barındıran dünya devi OSB'si, küçük ve orta ölçekli sanayileri kentin gelişmişliğinde bir gösterge kabul ediliyor. Akhisar, Turgutlu, Salihli ilçeleri de tarıma dayalı sanayi kuruluşları ile katma değer yaratmaktadır. Manisa, sanayi ve tarımdaki gelişmişliğinin yanı sıra, kültürel yönden de çok zengin bir il. Manisa, bugün düşman işgalinden kurtuluşunun 95'inci yıldönümünü kutlamanın mutluluğunu yaşıyor.
 
 

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.