MTSO BAŞKANI COŞKUN 2014 YILINI DEĞERLENDİRDİ

Manisa Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Yaşar Coşkun, son beş altı senedir Türkiye’nin gündeminin siyasete kaydığını söyledi.

MTSO BAŞKANI COŞKUN 2014 YILINI DEĞERLENDİRDİ

Coşkun, Ülkenin ana gündeminin ekonomi ve kalkınma olması gerektiğini belirterek, reel sektör temsilcileri olarak her ne kadar seslerini duyurmaya çalışsalar da ikinci, hattâ üçüncü planda kaldıklarını, neredeyse altı ayda bir ülke genelini kapsayan çeşitli seçimler ve referandumlar gördüklerini ifade etti.

Ülkede düzmece dosyalarla, belgelerle askerî komuta kademesinin, polis şeflerinin ve gazetecilerin hapse atılmasına şahit olduklarını dile getiren MTSO Başkanı Coşkun, “E- muhtıralarla tanıştık. Ergenekon gündem oldu, ihracat değil. Balyoz, Sarıkız, Ayışığı gündem oldu, sanayileşme değil. Oda TV davaları gündem oldu, istihdam değil. Gezi olaylarını gördük. Milyonlarca insanın, tıpkı 80 öncesi gibi sokaklara döküldüğü bir tehlikeyi atlattık. O günlerde hangimiz kalkınmadan konuştuk, hangi dükkanda, hangi fabrikada, hangi gazetede gündemimiz ticaret oldu, sanayi oldu? Ardından 17 Aralık süreci geldi. Nasıl 28 Şubat sürecini ve etkilerini yaşadıysak ekonomik olarak, şimdi de 17 Aralık sürecinin etkilerini yaşıyoruz. Bizim söyleyeceğimiz tek şey, bu ülkede kim hırsızlık yapıyorsa eli kırılsın ama bu ülkeye kim hainlik yapıyorsa onun da kafası kırılsın. Artık yeter. Biz reel sektör temsilcileri olarak, bu ülkede gelirinin yüzde 40’ını vergi olarak devletiyle paylaşan, istihdam yaratan işadamları olarak, artık ülkenin gündeminin ekonomi, kalkınma, ticaret, istihdam, teknoloji, ar-ge, inovasyon ve ihracat olmasını istiyoruz” dedi.

GELİŞMİŞ ÜLKELER BÖYLE DEĞİL

Ekonomik kalkınmalarda en önemli unsurun, siyasi istikrar ve demokratik yaşamın sağlıklı devam etmesi olduğunu dile getiren Coşkun, “Bugün dünyanın kalkınmış ekonomilerine baktığınız zaman darbe, muhtıra gibi demokrasiyi sendeleten ve kesintiye uğratan olayları göremezsiniz. Ülkemize, 80 öncesi yaşananları hesaba katmazsak 1984 yılından beri, yani 30 yıldan beri yeni bir kardeş kavgası, yeni bir terör belası musallat edildi. Bu 30 yıllık süre zarfında terörle mücadele için harcanan rakama bakın, sadece mücadeleyle harcanan rakamı söylüyorum ki bu rakamlar resmi bütçe rakamlarıdır, 350 milyar dolar. Bu 350 milyar dolarla gündemdeki Sinop Nükleer Santrali'nden 16 tane yapılabilirdi, yani Türkiye’nin elektrik enerjisi açığı olmaz ve biz Rus doğalgazından elektrik üretmek için milyarlarca dolarımızı Rusya’ya vermek zorunda kalmazdık.” diye konuştu.

CEBİMİZDEN ÇIKTI

Yaşar Coşkun, şunları kaydetti: “Bu paralarla biz yeni bir Türkiye inşa edebilirdik. Bu 350 milyar dolar, direkt bütçeden ayrılan pay. Buna enerji açığı finansmanımız gibi kalemleri ve bölge coğrafyasında yaşanan ekonomik kayıplarımızı da ilave edersek, inanın abartmış olmuyorum, bu ülke son 30 yılda terör belasından dolayı tam 1 trilyon dolar kaybetti. Pekiyi bu para nereden bulundu? Bu paralar bizim paralarımız. Bunlar hepimizin vergileri, hepimize ait olan kamu mallarının gelirleridir. Bu ülke insanları ödedi bu paraları. İşçisi, memuru, çiftçisi, işvereni, sanayicisi, esnafı, tüccarı, işadamları ödedi, yani hepimiz ödedik.”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.