MANİSASPOR’A “BAŞAKŞEHİR” MODELİ YAKIŞIR

Manisa'nın en önemli değerlerinden birisi olan Manisaspor'un düştüğü durum malumunuz. Hepimizin malumu. Çünkü Manisaspor'u bu hale getiren sebeplerde hiç şüphesiz hepimizin payı var. Maçlara gitmedik, takıma destek vermedik, yani işin özü 12. adam olamadı

MANİSASPOR’A “BAŞAKŞEHİR” MODELİ YAKIŞIR

Manisa'nın en önemli değerlerinden birisi olan Manisaspor'un düştüğü durum malumunuz. Hepimizin malumu. Çünkü Manisaspor'u bu hale getiren sebeplerde hiç şüphesiz hepimizin payı var. Maçlara gitmedik, takıma destek vermedik, yani işin özü 12. adam olamadık! Ancak bu bir sosyolojik gerçektir. Seyirci maça eğlenmek için gider, üzülmek için değil. Daha doğrusu futbol izlemek için maça gidilir. Sahada futbol yoksa seyirci küser. Ve bu süreç takım düzelmedikçe devam eder. Yani durduk yere seyirci sayısı artmaz. Başarıya endekslidir her şey.

Tribünlerin özeti bu…

Gelelim arka plana; Mansiaspor’da son durum örneğine az rastlanır bir hal aldı.  Tarzanlar başarısız bir sezon geçirdi, olabilecek en kötü sonuca ulaşarak bir alt lige düştü. Ancak Abdullah Mergen başkanlığındaki mevcut yönetim birkaç istifanın dışında göreve devam etme kararı verdi. Ve o karardan sonra tuhaf bir direniş başladı. Olay son günlerde siyasi çekişmeye dönüştü. Hatta bu direniş Ak Parti’yle ilişkilendirilince parti de zarar görmeye başladı. Bunun en önemli sebebi mevcut başkan Abdullah Mergen ile İl Başkanı Zülfikar Gürcan arasındaki sıkı dostluk bağıdır. Doğaldır birlikte hareket etmeleri. Ancak bu bir kurumsal bağlılık gibi algılanıyor. Oysa değil. Olsaydı zaten durum bugün farklı olurdu. AK Parti’nin topyekun bu yönetimi desteklemediği hatta Zülfikar Gürcan’ın bile artık parti içinde tartışılan isim haline geldiği biliniyor. Yani işin özü aslında Manisaspor başta Abdullah Mergen ve onu destekleyenlerin hiç de hesaba katmadığı, istemediği bir duruma düştü veya düşürüldü. Bu durumda mevcut yönetimin tek bir çıkar yolu var.

İstifa!

Futbolda kural şudur; Başarılıysan devam edersin değilsen bırakırsın. Bu kurala uymayan iki başkan var şuan ülkemizde. Her seferinde bir sebep bulup (Bu kez bir gazete ilanı)tekrar aday olan Aziz Yıldırım. Diğeri ise Manisaspor Başkanı Abdullah Mergen… Her başkan gibi o da Manisaspor’dan iyi bir intiba ile ayrılmak istiyor veya farklı sebepler var bilemiyorum. Aldığı birçok ağır eleştiriyi tasvip etmiyorum sonuçta ortada bir emek var. Buna saygı duyulmalı. Varsa bir usulsüzlük araştırılır, incelenir. Hukuk içinde her şeyin cezası belli. Başarısızlık linç girişimine dönüştürülmemeli. Bunlara eyvallah… Ancak öbür tarafta Başkan Mergen ısrar ederek başta kendisine sonra Manisaspor’a ve dolaylı olarak da mensubu bulunduğu partiye zarar veriyor. Kendisini sever ve saygı duyarım. Bu çerçevede, bu samimiyete binaen istifa etmesinin en doğru karar olacağı kanısındayım.

Peki Abdullah Mergen istifa ederse Manisaspor kurtulur mu? Asıl ilgilendiğim detay da bu zaten. Kişilerle ilgili sorunlar çözülür gider de kurumsal bir yapı olmadan nereye kadar değil mi? İşte tam da bu sorunun cevabı nihayet dün cevabını buldu. 7 Haziran seçimlerine günler kala (ki bu da manidardır) Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, yıllardır ısrarla dile getirdiğim ve birçok Manisalının hayal ettiği hamleyi yapmaya karar vermiş. İnanın çok sevindim. Cengiz Bey her ne sebeple olursa olsun bu kararı vermiş ya ben on baktım.  Ergün 2009 yılında Manisa Belediye Bakanlığına seçildiğinde kendisine, "Manisaspor konusunda bir gün ihale tekrar size kalacak. Şehri yönetirken Manisaspor'u planlarınıza dahil edin" demiştim. Bugün ihale günü geldi çattı. Dün, Ergün’ün kamuoyuna yaptığı açıklama ihalenin ilanıdır. Cengiz Bey Manisaspor'u devralmak zorunda olduğunu fark etti, anladı veya buna kanaat getirdi. Çünkü Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Manisaspor’un mevcut durumuna daha fazla kayıtsız kalması artık kedisine ve partisine zarar vermeye başlamıştı. Bu bağlamda atılan adım geç kalınmış ancak doğru bir adımdır.

Süreç başladı…

Manisa Büyükşehir Belediyesi tüm imkanlarıyla Manisaspor’a destek vermelidir. Bu konuda diğer ilçe belediyeleriyle işbirliği yapılmalıdır. Mesir festivaline iki ilçe belediyesi 300’er milyon TL verdi. BŞB de 600 milyon TL vermişti. Manisaspor’un marka değeri bakımından mesir macunundan bir farkı yok. O halde neden Manisaspor için de aynı güç birliği yapılmasın? Protokol tribününde üç başkan neden yan yana oturup gol olduğunda ayağa fırlayıp beşlik çakmasın? Meclis toplantılarına sigara molası için bir araya gelen başkanlar Manisaspor için de bir araya gelebilir. Gelmeliler… 

Düzenli bir gelir ve kaliteli bir takım ve dolu tribünler hayal değil. “Başakşehir” modeli ortada. Ligi 4.bitirdiler. Üstelik seyircileri de yok. Bizde hepsi var. Ama ortak akıl yok. Bir kez ortak akıl oldu onu da kurnazlığa kullandık!

Bu sürecin Manisaspor-Manisa Büyükşehir Belediyespor birleşmesine kadar gitmesini temenni ediyorum. Bu şehrin siyaset üstü düşünüp Manisaspor için enerjisini birleştirmesi mecburi ve tek çözümdür!


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Erkan Dindar - 2 yıl önce

şehzadeler ve yunusemreye gerek yok büyük başkan bize yeter biz notumuzu verdik


Avatar
Uğur Rıfat ZELALEM - 2 yıl önce

Kimse kendi menfaatini ve partisinin menfaatini değilde Manisa'yı düşünürse çok güzel olur sizinde dediğiniz gibi. Ama böyle samimi bir üçlüye bence sayın çerçi katılmaz. Ama Sayın Cengiz Ergün ve Ömer Faruk Çelik Manisa'ya hizmet için herşey'i seve seve yapacaklarına gönülden inanırım..