MANİSA'DA DOĞU TÜRKİSTAN İÇİN DUA EDİLDİ

Çin, Doğu Türkistan’da 1 Ocak 2015 tarihi itibari ile namaz, başörtüsü, ezan gibi ibadetlerin tamamını yasaklandı. İnanç özgürlüğüne karşı getirilen bu yasakların dünya kamuoyuna duyurulmaması için despot Çin devletince sansür uygulanıyor.

 MANİSA'DA DOĞU TÜRKİSTAN İÇİN DUA EDİLDİ

Kim olursa olsun mazlumdan yana, kim olursa olsun zalime karşı duran Mana-Der (Manisa Araştırma Derneği) Anadolu Öğrenci Birliği bu kabul edilemez yasakları kınamak, yasakçı zihniyetleri lanetlemek için bütün Türkiye ve Bosna-Hersek, Almanya, Gazze ve Kıbrıs ile beraber Manisa Hatuniye Cami ve Nurlupınar Kuba Camiinde Doğu Türkistan için dua edildi.
 
Memur-Sen, İlim Yayma Cemiyeti, Ensar Vakfı, Anadolu Gençlik Derneği, Manisa İnsani Yardım Derneği, ÖNSİAD destek verdi.

 

“Doğu Türkistanlı kardeşlerimizi unutmadık, unutturmayacağız!” diyen Anadolu Öğrenci Birliğinden Mustafa Üzümcü, “Dünya 21.yüzyıla girerken Doğu Türkistan’da Barbar istilaları dönemini aratmayan zulümler yaşanmakta. Dünyanın gözü önünde 40 milyon insan yok edilmeye çalışılmakta, ne özgürlükçü Batı ne de İslam Dünyası feryatlarını duymamakta. Bir halkın yaşama hakkı, din ve özgürlükleri çıkar hesapları uğruna kurban ediliyor. Doğu Türkistanlılar sadece Müslüman oldukları için, kendi değerlerinden vazgeçmedikleri için, ibadetlerini yerine getirmek istedikleri için öldürülmekte, zindanlarda çürütülmekte, aç bırakılmakta, sürgüne gönderilmektedir” dedi.

Çin Devleti’nin son yıllarda uygulamaya soktuğu yasaklarla milyonlarca Müslüman’ın yaşadığı ülkeyi adeta esir kampına çevirdiğini kaydeden Üzümcü, “Devlet dairelerinde çalışanlara namaz kılmak, oruç tutmak, başörtüsü takmak yasaklandı. Müslüman ailelerin çocukları doğar doğmaz ellerinden alındı ve kaybedildi. Okul çağındaki çocuklar eğitim bahanesiyle götürüldü, bir daha kendilerinden haber alınamıyor. Nüfus planlaması adı altında doğumuna bir gün kalmış çocuklar bile kürtajla öldürülüyor. Kız çocukları okuma veya zorunlu çalışma bahanesiyle Çin’in başka bölgelerine esir gibi götürülerek, bir daha aileleri ile görüştürülmüyor. Okullarda anadilde eğitim yasaklandığı gibi, üniversite okumak isteyenlere de çok büyük engeller çıkarılıyor. Camiler birer birer kapatılıp, din adamları yoğun baskı altında tutuluyor. Devletin propagandasını yapmayan imamlar zindanlara tıkılıyor. Evlerinde dini kitap bulunduranlar ya hapse atılıyor ya da ağır para cezaları ödüyorlar.  Doğu Türkistan’da halkın çocuklarına dini eğitim aldırabileceği bir tane bile kurum bırakılmadı” diye konuştu.

Çin Devleti’nin Doğu Türkistanlılara karşı tam anlamıyla terör estirdiğini vurgulayan Üzümcü, sözlerini şöyle sürdürdü: “Polis sorgusuz sualsiz sokaklarda insanları tutuklayabiliyor, terörist diyerek öldürebiliyor. Tutuklanan insanlara yargısız infaz yapılıyor, gözaltından dönebilenlerin çok büyük kısmı bir daha eski sağlığına kavuşamıyor. Bugün Doğu Türkistan’da Hitler faşizmini aratmayan bir soykırım yaşanıyor. Bir millet yüzyıllar boyunca yaşadığı vatanında terörist, bölücü, haydut, hırsız, Çin düşmanı, radikal İslamcı gibi yaftalarla kara propagandaya tabi tutuluyor. Çin’in her yerinde Doğu Türkistanlılar üçüncü sınıf insan muamelesi görüyor. Devlet kendi zulmü yanında Çinlileri kışkırtarak Müslüman halkı katletmelerine, mallarını yağmalamalarına ortam hazırlıyor. Tıpkı İsraillilerin Filistinlilere yaptığı gibi toprakları planlı bir şekilde ellerinden alınarak, mülklerine el konuluyor, yerlerine Çinliler yerleştiriyorlar.”

ZENGİN KAYNAKLARA SAHİP

Çin’in en zengin petrol, doğalgaz ve diğer kaynaklarına sahip Doğu Türkistan bölgesinin sistematik olarak Müslüman halktan temizlenmeye çalışıldığına dikkat çeken Üzümcü, “Madenlerde karın tokluğuna çalıştırılarak halk açlığa mahkum edilmekte, zenginlikleri Çine taşınıyor. Çin dejenere bir Sosyalizm mantığıyla kendi vatandaşlarını sindirip dinlerini, geleneklerini, özgürlüklerini yok ettiği gibi Müslümanları da sindirip yok edeceğini hesap ediyor. Bunu başaramadıkça saldırganlığını ve zulmünü artırıyor.  Çin devleti, farklı etnik ve dini kökene sahip 1,5 milyar Çinliyi sosyalizme kurban ederek faşizmle köleleştirmiş olabilir. Ancak Çin faşizmi, Doğu Türkistan halkını yok edemeyecek, temel hak ve hürriyetleri, dini inançlarını yaşamayı ellerinden alamayacaktır” diye konuştu.

Anadolu Öğrenci Birliği olarak bütün dünya devletlerini ve toplumlarını Çin’in bu hukuksuz ve insanlık dışı uygulamaları karşısında harekete geçmeye davet ettiklerini ifade eden Üzümcü, sözlerini şöyle tamamladı: “Hiçbir jeopolitik bahanenin arkasına sığınılmadan Çin devletine temel insan haklarını ihlal etmesi nedeniyle baskı yapılmalıdır. Çin devleti bu cürümleri nedeniyle uluslararası mahkemelerde yargılanmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milletimiz de Doğu Türkistan’da yaşanan bu hukuksuzluklara karşı sessizliğini bozmalı, Suriyeli kardeşlerimize kucak açtığı gibi mazlum Doğu Türkistan halkının da hamisi olmalıdır. Yaşasın Doğu Türkistan halkının adalet ve özgürlük mücadelesi! Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin haklı mücadelesine selam olsun!”


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.