MANİSA AYDINLAR OCAĞI KÖSE'Yİ AĞIRLADI

Manisa Aydınlar Ocağı, Mayıs ayı etkinlik programı kapsamında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Saffet KÖSE’yi ağırladı. Konuk konuşmacı, katılımcılarla beraber yenen akşam yemeğinden sonra “Ebu Hanife ve Hukuk Düşüncesi” başlıklı bir konferans verdi.

MANİSA AYDINLAR OCAĞI KÖSE'Yİ AĞIRLADI

Manisa Aydınlar Ocağı Başkanı Ergün TUATAY’ın konuk konuşmacıyı takdiminden sonra söz alan aynı üniversitenin öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr.Ahmet UTKUSEVEN, Prof.Dr.Saffet KÖSE’nin özgeçmişini ve konferansın genel çerçevesini dinleyenlerle paylaştı.

Prof.Dr.Saffet KÖSE, yaklaşık bir saat süren konferansında, ilk önce Ebu Hanife’nin yaşam öyküsünü ve yetiştiği ortamın özelliklerini katılımcılara aktardı. Daha sonra özetle şu açıklamaları yaptı.

“Bizans İmparatoru Justinien (ö.565), Roma Hukukunun, daha iyisi yapılamayacak bir şaheser olduğunu haykırıp dünyaya meydan okumuştu. Ancak sözkonusu şahsın ölümünden beş yıl sonra dünyaya gelen Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), bu meydan okumayı cevaplamış ve bu iddiayı geçersiz kılacak bir hukuk sisteminin köklerini oluşturmuştu. İmam Azam Ebû Hanîfe ise, Kur’ân-ı Kerîm’in ve Hz. Peygamber’in ilkelerini belirlediği bu hukuk nizamının kurumsal yapısını oluşturmuş ve onu dünyaya sunmuştur.

İmam Azam Ebû Hanîfe, fıkhı, din, ahlak ve hukuk bütünlüğünü ifade edecek bir zenginlikte “kişinin hak ve yükümlülüklerini bilmesidir” diye tanımlayarak dehasını göstermiştir.

Ebû Hanîfe devrinin büyük hocalarından ders almış, daha sonra, onların yerine geçerek bir akademi kurmuş, burada fıkıh (hukuk) ilminin somut şekle gelmesini sağlamıştır. Bu bağlamda fıkhın tasnifini yapmış, konularını belirlemiş, yöntemini ortaya koymuş ve ders anlatımında hoca-öğrenci ilişkilerinde bu gün dahi gıpta edilen bir süreci insanlığa armağan etmiştir.

Derslerinde öğrencilerinin fikirlerini özgürce ifade edebildiği bir ortam oluşturmuş, onların düşüncelerinde sabit kaldığı hallerde herkesin görüşünü ayrı ayrı kayda geçirtmişti. Bugün bu görüşler, İslam Hukuk mirasını zenginleştiren örneklerdir.

Ebû Hanîfe, hukuk bilimine birçok katkı yapmıştır. Mesela, kaba kuvvetin hakim olduğu bir dönemde, Hz. Peygamberin hayatını merkeze alarak “siyer” adını verdiği uluslararası hukuku o kurmuş, esaslarını en ince ayrıntılarına kadar belirlemiştir. İnsan zihni bugün onun bulunduğu noktaya yeni gelebilmiştir. Ancak ahlaki zeminden yoksun olan hukuk kurallarının işlevselliği bulunmadığı için günümüzde uluslararası hukukun herhangi bir etkisinden söz etmemiz imkânsız gözükmektedir.

Şu olay Ebû Hanife’nin verdiği fetvalarda son derece titiz olduğunu gösterir. Bir gün bir adam gelip kendisine sahabenin bile karar vermede ihtilafa düştükleri bir konuda nasıl kesin bir hükme vardıklarını sordu. Ona şöyle cevap verdi. “Sen zannediyor musun ki ben bu kanaate gelişigüzel vardım. Bu meseleyi 20 sene düşündüm, bununla ilgili bütün malumatı ve ilgili hükümleri topladım. Sahabenin (Hz.Peygamberin devrinde yaşayıp onu gören arkadaşları), bütün fikirlerini teker teker irdeledim.”

Kaynaklardaki bilgilere göre, maddi açıdan zengin bir insan olan Ebû Hanîfe, fakir öğrencilerini sürekli gözetmekte ve onlara destek olmaktaydı. Son derece cömert bir kişiliğe sahipti. Resmi bir görev kabul etmedi. Siyasilerin hatalarıyla mücadele etti. Bunun da bedelini ödedi.”

Konferans, soru ve cevapların ardından konuşmacıya hediyeler takdim edilmesiyle son buldu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.