"KÖKLÜ BİR REFORM OLMADAN DERSHANALER KAPATILAMAZ"

CHP Manisa Mİlletvekili Özgür Özel Dershanelerin kapatılmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu.


Milletvekili Özel;"Kiminde dershaneler sayesinde köyde çalışan sıradan bir insan olmaktan kurtulup öğretmen olduğuna ilişkin örnekler, kiminde zengin aile çocuklarının yine iyi bir geleceğe sahip olabileceğini ama yoksul aile çocuklarının ise bu gelecekten mahrum kalacağına dair sitem dolu sözler,  kiminde ise üniversite hayalleri kuran kaygı dolu bir öğrencinin soruları yer alıyor. Ama hepsi şu noktada birleşiyor: Anneler, babalar, öğrenciler, öğretmenler veryansın ediyor! Peki neden? Çığ gibi büyüyen bu haklı tepkiler, aslında çarpık eğitim düzeninin nasıl da yeni bir düzen yarattığını gösterirken, bizler sosyal devlete inanlar olarak dershanesiz bir eğitim sistemini savunurken şimdi neden hayır diyoruz ve vatandaşlarımız neden feryad ediyorlar?

Çünkü bugün olan, bir sistem, bir plan ve hedef doğrultusunda uzun vadede dershanelerin kapatılması yerine, ‘dedim oldu, yaptım oldu’ mantığıdır. Çünkü bugün Milli Eğitim Şurasında falan tartışılarak bu karar alınmamıştır. En az 5 yıllık bir geçiş aşamasından sonra, eğitim sistemi dershaneye ihtiyaç duymayacak hale getirildikten sonra böyle bir karara varılması gerekirken, AKP çocuklarımızın geleceğini ‘intikam’ almak için maşa olarak kullanmıştır" şeklinde konuştu.

Özgür Özel sözlerini şöyle sürdürdü;" Dershaneler ilk açıldığında bir fırsat eşitsizliği yaratıyor diye tartışılırken bugün dershanelerin kaldırılmasının bir fırsat eşitsizliği yarattığını tartışıyoruz. Bu nedenle temelde çarpık olan eğitim sistemimizde köklü bir reform yapılmadan, dershanelere neden ihtiyaç duyulduğu dahi tartışılmadan, böyle bir karara imza atılarak kimsenin hele hele çocuklarımızın mağdur edilmesini istemiyoruz.
Bizler, orta uzun vadede dershanesiz bir sistem öngörüyoruz ama şimdi hiçbir hazırlık yapılmadan, atyapısı olmayan bu projeye destek vermenin özellikle gariban vatandaşı mağdur etmekten öteye gitmeyeceğini de çok iyi biliyoruz. Başbakan’ın söylediğinin aksine, bugün bir dershaneye iki bin, iki bin beşyüz lira verilirken, dershaneden dönüştürülecek yeni özel okullara verilecek paranın ancak on bin liradan başlayacağı ve olanın yine gariban vatandaşa olacağı aşikar olduğu için bu fikre karşı çıkıyoruz! Yine yeni kurbanlar yaratılacağının, çocuklarımızın son 10 yılda eğitim hayatlarının ve dahi geleceklerinin yap-boz tahtasına döndüğünün ve bu sefer milyonlarca öğrencinin, velinin, ailenin, öğretmenin yıllardır harcadıkları maddi-manevi emeklerin de bir anda yok olacağının farkındayız.  Ülkemizin hali hazırda yüzbinlerce öğretmene, yüzbinlerce dersliğe ihtiyacı varken, Milli Eğitim Bakanlığı henüz öğrencilerimizin uluslararası sınavlardaki başarı seviyelerini yukarı çekememişken, dershaneleri kapatmak olsa olsa sistemdeki çatlağın bir köşeden başka bir köşeye taşınması manasına gelecektir. Üstelik, tüm bu tartışmaların ötesinde, verilen karar Başbakan’ın intikam duygularının ve otoriter tavrının bir eseridir. Çünkü, AKP adeta bu yolla birilerine ayar vermeye çalışmaktadır.  Yöntem daha önce Gezi olaylarında yaşadığımız,  bugüne kadar sayısız kere karşı karşıya kaldığımız intikam yöntemi ile benzeşmektedir. Bugün bu ülkede, kendisine az da olsa muhalefet eden her kimse, ondan mutlaka intikam alan bir Başbakan vardır ve bu sefer intikam oklarını cemaate saplamıştır. Oysa dershanelerin kapatılması bir cemaat-hükümet çatışması sorunu değil bir milli eğitim sorunudur.  Eğitim politikasını da eğitimciler tartışır, bilim adamları tartışır.  Birilerinin canını yakmak, intikam almak, had bildirmek için verilen bu karar filler tepişirken, çimenlerin ezilmesine iyi bir örnektir. Olan yine öğrenciye, veliye, öğretmene yani vatandaşa olacaktır. Bu işten bir tek zarar görecek olan kitle vardır, o da vatandaştır!

Geçtiğimiz senelerde 4+4+4 eğitim sistemini parlamento dışında hazırlattırıp kimsenin katkı ve eleştirisini dilemeden tekme tokat geçirdikleri için,  bugün ortaya çıkan sorunların altında bu olanlar yatmakta iken, şimdi de yeni bir hır gür ile dershanelerin kapatılmasını istemektedirler. Ancak , bilinmelidir ki; eğitime ayrılan pay yatırımlar bazında artmadan, öğretmen açığı, derslik açığı kapanmadan , okullar arasındaki eşitsizlikler giderilmeden, öğrencileri bir yarış atına döndüren sınav sistemini değiştirmeden, naylon gündemlerle eğitim sisteminin tartıştırılmasına izin vermeyeceğiz. Bu nedenle hükümet ve akabinde Milli Eğitim Bakanlığı önce dersini çalışsın, ödevini yapsın, sonra gelsinler bunları konuşalım!"


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.