KILIÇDAROĞLU DÖRT İLÇEDE HALKA SESLENDİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Manisa’da aynı gün dört ayrı ilçede miting yaptı. Kılıçdaroğlu'nun ilk durağı Saruhanlı oldu. Ardından Soma ve Kırkağaç’ta vatandaşlara seslenen Kılıçdaroğlu, Akhisar’da binlerce kişiye hitap etti, Özgür Özel için oy istedi.

KILIÇDAROĞLU DÖRT İLÇEDE HALKA SESLENDİ

Partisinin seçim çalışmaları kapsamında Manisa'nın Saruhanlı ilçesinde düzenlenen mitingde konuşan Kılıçdaroğlu, "Başbakan Kemal" sloganları üzerine, "Sizin oylarınızla önümüzdeki seçimlerden sonra Sarunanlı'ya başbakan olarak geleceğim. Çünkü ben bu ülkeyi seviyorum, insanımı seviyorum. Herkesin kazanmasını istiyorum, herkesin cebi para görsün istiyorum, sadece başçalanın değil. Vatandaş zenginleşecek, siz para göreceksiniz" diye konuştu.

Meydanlarda, Başbakan Erdoğan'a yönelik sözlerinden dolayı aleyhinde dava açıldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Sanki ben ondan korkacağım, ya ayakkabı kutusundan sen korkuyorsun. Senden korkar mıyım. Küçük gençlerimizden, çocuklarımızdan korkuyor. Twit'i yasaklıyor, gençler düşüncelerini açıklamasınlar diye. Ne yaparsan yap, senin karizman çizildi kardeşim, seni artık bu ülkede kimse adam yerine koymuyor. Sen milleti soyan adamsın, aile boyu yolsuzluk yapan adamsın, kul hakkı yiyen adamsın. Az önce dedim ki 'sen kul hakkı yiyen adamsın, şöyle adamsın, böyle adamsın'.... Kusura bakmayın ben onu adam yerine koymuyorum ama lafın gelişi adam diyorum. Çünkü adam gibi adam evlatlarına çalışmaz, millete çalışır, milletine yalan söylemez. Yalancıdan başbakan olur mu, hırsızdan başbakan olur mu? Hem hırsız hem yalancıdan başbakan olur mu? O zaman kararımızı verdik demektir. Ayın 30'unda sandığa gideceğiz. El ele, kol kola, omuz omuza, barış havası içinde gideceğiz ve haramilerin iktidarını yerle bir edeceğiz. Mustafa Kemal'in sürdürdüğü idealin peşinden gideceğiz. Türkiye'yi namuslu, temiz, halkına hesap veren bir siyasete teslim edeceğiz. Hanımlar bahar ayı... Siz evde temizlik yaptınız, şimdi sıra geldi Türkiye'de temizlik yapmaya. Süpürgeyi alacağız, süpüreceğiz. Malum kadının elinin değdiği yerde kirlilik olmaz, temizlik olur. Hanımlar hep beraber, eşlerinizi yanınıza alacaksınız, gideceksiniz ve bu iktidarı biz temizleyeceğiz ve süpüreceğiz Türkiye'den. "

- "Umreye paralel devlet mi gönderdi"

Kılıçdaroğlu, Saruhanlı'nın üzümünün meşhur olduğunu, ancak üzümün İran'dan getirildiğini belirterek, "Kim getirdi, malı kim götürdü başçalan. Ya bırak bu ülkenin köylüsü biraz para kazansın, üç beş kuruş kazansın. Hayır diyor, o kazanmasın, İranlı kazansın diyor. Neden? Rıza Sarrafı biliyorsunuz değil mi? Dört bakan bir başçalan, parola bu, öyle işaret ediyordu. Dört bakanı rüşvetle satın alan bir Rıza Sarraf var" dedi.

17 Aralık'ta dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler ile oğlu arasında geçtiği iddia edilen konuşmaya da değinen Kılıçdaroğlu, dünyanın hangi ülkesinde bir İçişleri Bakanı'nın oğlunun evinde 1 milyon nakit para olduğunu sordu. Kılıçdaroğlu, AK Parti'ye oy verenlere seslenerek, şunları kaydetti:

"Elinizi vicdanınıza koyun öyle oy kullanın. Bu para helal mi haram mı? Ben de haram olduğunu biliyorum. Helal olsa götürür bankaya yatırır. Niye yatırmasın? Öğrenmesin kimse, bilmesin diye yapıyorlar bunu. Oyumuzu kullanırken helale mi ortak olacağız, harama mı ortak olacağız. O zaman Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren saygıdeğer vatandaşlarımıza sesleniyorum, hükümeti eleştiriyorum, çünkü kul hakkı yediler, yalan söylediler, geldiler dediler ki 'bize oy verin yolsuzluğu önleyeceğiz, yoksulluğu önleyeceğiz, yasakları kaldıracağız, güzel bir Türkiye yapacağız'. Verdikleri sözü tuttular mı, millete yalan söylediler, yolsuzluğu önleyeceğiz dediler, en başta kendisi. Ne diyordu '17 Aralık'ta paralel devlet bize darbe yaptı' diyor. Arkadaş senin bakanın koluna 700 milyarlık saati paralel devlet mi taktı? Senin bakanlarının çocuklarının yatak odalarına 7 kasayı paralel devet mi koydu, içine milyonlarca doları, avroyu paralel devlet mi yerleştirdi? Rıza Sarraf'ın uçağıyla, haram parayla seni umreye paralel devlet mi gönderdi? Bu sorunların hiçbirine cevap verebilmiş değil."

- "İki seçenek var"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, seçmenin önünde iki seçenek olduğunu ifade ederek, "Ya bu memleketi gerçekten huzurlu bir ülke haline getirceğiz ya bu memleketi soyanların iktidarına izin vereceksiniz" dedi.

Vatandaşlardan bölünmemelerini isteyen Kılıçdaroğlu, "Hepinizi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisinin çatısı altında bekliyorum. Eskiden bölünmeler vardı, şimdi yok. Yeni bir proje uyguluyoruz siyasette, Atatürk'ü seven, vatanını seven, ülkesinin seven, bayrağını seven herkesi CHP çatısı alında bekliyoruz. Gün ayrışma değil birleşme günü. MHP'den de DYP'den tüm temiz insaları CHP çatısı altına aldık, hepsi şu anda bizde siyaset yapıyorlar. Bu ülkeyi hırsızlardan kurtarma zamanı, bu ülkeyi gönderinde al bayrağın şanıyla dalgalanacağı bir üke haline getirme zamanı. Bunu yapabilirsek Türkiye'yi yeniden eski görkemli günlerine kavuşturabilirz. Bu başçalanın hiç işsizlikten bahsettiğini duydunuz? Bu ülkede işsizlik yok mu. Çünkü onların çocukları işsiz değilken ona göre işsizlik yok" diye konuştu.

Maydandaki "Twitter'ı kapatan gücünü dolardan alan, başçalan Recep Tayyip Erdoğan" sloganına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, "Eyvallah doğru söylüyorsun" dedi.

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Dünyanın neresine giderse gitsin onun unvanı bu. Benim üzüldüğüm bu. Neden bir ülkenin başbakanı meydanlarda hırsız olarak tanımlanır. Artık onun o koltukta oturmaması lazım. Şunu yapsaydı emin olun yanında olurdum. 17 Aralık operasyonu olduğu zaman şunu deseydi, 'Kardeşim rüşveti ister oğlum yesin, ister bakanlar, sonuna kadar gideceğim ve hesabını soracağım'. Vallahi derdim bravo, işte başbaşkan dediğin böyle olur. Ne yaptı? Üzerini örtmeye, kapatmaya çalışıyor. Polisleri, emniyet amirlerini sürdü, savcıları değiştirdi, hakimleri değiştirdi. Sanıyor ki ben bunu kapatacağım. Ya bunu kapatacak ben henüz dünyada üretilmedi."

Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde çiftçiye mazotun litresini 1,5 liradan vereceklerini söylediğinde Erdoğan'ın, "Sen parayı nereden bulacaksın" dediğini hatırlatarak, "Götürdüğün paranın miktarı 85 milyar avro, eski parayla 247 katrilyon. O parayı ondan alacağım, bu milletin çiftçisine vereceğim" dedi.

SOMA

Kılıçdaroğlu, seçim çalışmaları kapsamında ziyaret ettiği Soma ilçesinde, parti otobüsünden vatandaşlara hitap etti.

"Kemal Başbakan" sloganlarıyla karşılanan Kılıçdaroğlu, alanda toplananlara "Peki Türkiye'yi haramilerden temizlemek, kul hakkı yiyenlerden temizlemek, haram parayla umreye gidenlerden, koluna 700 bin liralık rüşvet saati alanlardan temizlemek istiyor musunuz" sorularını yöneltti.

Türkiye'de çiftçinin, esnafın, işçinin kazanması, alın terinin değerini bulmasını istiyorlarsa vatandaşlardan 30 Mart'ta sandığa gitmelerini isteyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Ayın 30'unda sandığa gideceğiz. El ele, kol kola, omuz omuza, bir bayram havası içinde gideceğiz, haramilerin iktidarını yıkacağız. Söz mü? Ben de söz veriyorum, sizin hakkınızı sonunu kadar koruyacağım, sizin için çalışacağım. Sizin için üreteceğim, sizin için çaba harcayacağım. Bu ülkeyi başçalandan kurtaracağız. Bazı vatandaşlarım diyor ki, 'ya çaldılar ama iş de yaptılar'. Şimdi ben bu yurttaşlarıma sesleniyorum; sen dükkanını hırsıza teslim eder misin, evini hırsıza teslim eder misin? O zaman niye bir ülkeyi hırsıza teslim ediyorsun, hırsıza teslim etme."

Kılıçdaroğlu, 30 Mart'ta yapılacak seçimlerle CHP olarak yerelde iktidar olacaklarını iddia ederek, şöyle devam etti:

"Sandığa gideceğiz. Barış havası içinde, kardeşçe gideceğiz. Düşmanlar çatlasın diye gideceğiz. Güzel bir ülkeyi beraber kuracağız. Beraber inşa edeceğiz güzel Türkiye'yi. Düne kadar kadının başörtüsü üzerinden siyaset yapıyordu, elinden aldım. Aramızda çok sayıda hanım kardeşim var, size sesleniyorum, bahar temizliğini evlerinizde yaptınız şimdi sıra geldi bahar temizliğini ülkede yapmaya, yapacak mısınız? Ben de söz veriyorum, ister başı açık olsun, ister başı kapalı olsun, bütün hanımların benim başımın üstünde yeri var." 

Konuşmasında taşeron işçiliğine de değinen Kılıçdaroğlu, "Taşeron işçiliğini biliyorum. Ne kadar sorunlu olduğunu da biliyorum. Bu çağdaş kölelik modelini söz veriyorum bitireceğim. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında daha güzel bir Türkiye, daha huzurlu bir Türkiye'yi, siyasetçinin zenginleşmediği, halkın zenginleştiği bir Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz" dedi.

- "Siyasetçinin zenginleştiği ülkede halk fakirleşir"

Kılıçdaroğlu, siyasetçinin zenginleştiği ülkede, halkın fakirleşeceğini dile getirerek, yapılan yolsuzluğun 85 milyon avro tutarında olduğunu iddia etti.

Başbakan Erdoğan'ın meydanlarda aleyhinde atılan sloganlar nedeniyle hakkında dava açtığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Sanıyor ki, ben ondan korkacağım. Sen ayakkabı kutusundan korkuyorsun. Ben senden ne korkacağım. Sen tweet atıyorlar, ondan korkuyorsun. Sen haram para yedin, sen onun hesabını vereceksin. Ben özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçen seçimlerde oy vermiş saygıdeğer yurttaşlarıma seslenmek istiyorum, gün birlik günüdür. Gün, siyaseti kirlilikten arındırma günüdür. Ayrışmayacağız. Ben hükümeti eleştiriyorum diye sakın ha bu eleştirileri siz üstünüze alınmayın. Sizler bu ülkenin namuslu yurttaşlarısınız. O size söz verdi, 'bana oy verin yolsuzlukları önleyeceğim, bana oy verin yoksulluğu önleyeceğim, bana oy verin yasakları önleyeceğim' dedi. 3Y’yi ne diye anladı, yemek olarak anladı size kazık attı. Şimdi gün, sizi aldatan, kandıran, kendisi zenginleşen, çocukları zenginleşen, haram para yiyen bu haram zadelerden 30 Mart’ta hesap sorma günüdür. O yurttaşlarımdan şunu istiyorum. 30’unda sandığa gideceksiniz. Elinizi vicdanınıza koyun, kul hakkı yemek günah mıdır, değil midir? Günahsa iki seçeneğiniz var, ya harama ya helale ortak olacaksınız. Neye ortak olacağız. Bu milletin irfanına güveniyorum. Bu milletin temizliğine güveniyorum. Bu millet, 7 düvele karşı mücadele etmiş bir millettir."

Türkiye'nin, ortaya çıkan ses kayıtlarıyla ilk kez bir hükümetin devleti nasıl soyduğuna tanık olduğunu ileri süren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Fellik fellik geziyor, 'montajdır' diyor. Montajsa ortaya çıkarmak çok kolay. Telekomünikasyon Başkanlığı’nın kayıtlarını yayınlarsın. En başta ben, haksızlığa uğradıysan ilk önce ben, 'kimse Başbakan'a iftira atmasın' diye ben söylerim. Ama sen yayınlamıyorsun.Niye yayınlamıyor? Soma ne kadar gerçekse o ses kayıtları da o kadar gerçek. Sümeyye Erdoğan’ın hangi gün, hangi saatte, hangi tarifeli uçakla hangi koltuk İstanbul'a gittiğini biliyorum. Bilal Erdoğan’ın paralar sıfırlandıktan sonra 30 milyon avroyu nereye gönderdiğini biliyorum. İçişleri Bakanı da bilir bunu."

- "Hiçbir provokasyona gelmeyeceğiz"

Kılıçdaroğlu, ortaya koydukları "cumhuriyet projesi" çerçevesinde bütün temiz insanları Cumhuriyet Halk Partisi bayrağı altında topladıklarını ve vatandaşlardan da geçmişte hangi partiye oy vermiş olurlarsa olsunlar CHP'ye oy vermelerini istediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

"İstiyoruz ki Türkiye’yi yeniden eski görkemli günlerine ulaştıralım. İstiyoruz ki, Türkiye’yi yönetenler kirlilikten arınsın, temiz ve güzel bir Türkiye olsun. İstiyoruz ki, her evde tencere kaynasın, her evde mutluluk olsun, her kadın çocuğunu sabahleyin çocuğunu güler yüzle okula göndersin. İstiyoruz ki işsizlik belası olmasın, herkesin işi herkesin aşı olsun, sokağa çıktığımızda tanımadığımız bir yurttaşa güler yüzle selam verelim. Güler yüzle 'merhaba' diyelim, güler yüzle tokalaşalım. Mutlu, huzurlu bir Türkiye’yi birlikte inşa edelim. İlk yol, ilk adım 30 Mart. Sandığa gideceğiz, el ele, kol kola, omuz omuza. Hiçbir provokasyona gelmeyeceğiz. Bize saldırsalar bile biz saldırmayacağız. Sandığa gideceğiz, oyumuzu kullanacağız. Güzel Türkiye için çocuklarımıza daha güzel bir Türkiye bırakmak için mücadele edeceğiz."

KIRKAĞAÇ

Kılıçdaroğlu, seçim çalışmaları kapsamında Manisa'nın Kırkağaç ilçesinde vatandaşları selamladı. Ardından Akhisar'a geçerken seçim otobüsünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Onun sığındığı tek şey var, beğenmediği şeye montaj diyor. Erdoğan bu oyunun içinde, bütün bu kirli işlerin içinde. Ahlaksızlığın içinde. Bunu gayet net olarak biliyorum. Gözlüğünü takarak, açıkça ifade ediyorum, gözlüğünü takarak neleri izlediğini çok iyi biliyorum. Sağa sola yalpalamasın. Eğer ahlak kırıntısı kaldıysa o makamdan ayrılsın. İnsanların özel yaşamına müdahale etmek ne zamandan beri başbakanların görevi oluyor. Bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Olay ortaya çıktığında 'MİT'e talimat verdim, olay aydınlanacak' dedi. Ben daha sonra genel başkan olduktan sonra MİT'e, Erdoğan'ın böyle bir talimat vermediğini söyledim. Hiç ses çıkarmadı. Çünkü MİT isteseydi o olayı ortaya çıkarırdı ve suçluyu da Recep Tayyip Erdoğan olarak görürdü. Ama girmedi o işe."

- "Baykal'ın avukatları kaldırdı"

Başbakan Erdoğan'ın bugün mitinginde "O görüntüleri ben kaldırttım" dediğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "Sen hakim misin? O görüntüleri kaldıran sayın Baykal'ın avukatları. Gittiler başvurdular ve kaldırdılar. Hala yalan söylüyor. Hayatımda bu kadar yalan söyleyen bir siyasetçiye hiç rastlamadım. Gerçekten bazen hayret ediyorum, bir insan nasıl bu kadar çok yalan söyleyebilir. Montaj diyor, ne montajı? Benim izlediğim görüntü sadece o değil, gözlüğünü takarak izlediği birden fazla görüntü var. Ben bunları gayet iyi biliyorum. Gün olacak onun önüne çıkarılacak zaten bunların hepsi. O nedenle diyorum izzetü ikbal ile oradan ayrılması lazım. Eğer kaldıysa bir miktar izzet. Hakaret ediyor, ne hakaret ediyorsun. Her türlü pisliğin içine bulaşmışsın hala çırpınıyorsun. Çırpındıkça batıyorsun. Çünkü bir bataklıktasın, bataklıkta çırpınan insanlar batarlar. Kurtulamazlar. Kendi kurtuluşu yok orada" diye konuştu.

- "Erdoğan'ın siyasetten ayrılması lazım"

Kılıçdaroğlu, artık Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'ye, topluma, namuslu insanlara yük olduğunu ve çekilmesi gerektiğini savunarak, "Siyasetten ayrılması lazım, hatalarını görmesi lazım, hesabını vermesi lazım" dedi.

Erdoğan'ın mahkemeden kaçtığını iddia eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Mahkemenden kaçan bir insanın dürüst olduğuna inanır mısınız? Şaibeli bir kişinin o makamda oturması doğru değil. Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışmıyor. Emin olun, bu gitse yarın bir başka ülkenin başbakanıyla yan yana gelse, o başbakan bunun için şöyle düşünecek, Türkiye'nin hırsızı geldi, Türkiye'de oğluna vakıf kurdurtup rüşvetleri oraya topladı, bu adam öyle bir adam. 'Ve aynı karede görünmek istemeyecektir. Bu benim ağrıma gidiyor. Onun ağrına gitmiyor. Çünkü o alışmış. Yalan söylemeyi biliyor. Rüşvet almayı biliyor. Oğluna telefon ediyor, paraları sıfırla diyor. 'Bunlar montaj'... Niye montaj? TİB'in kayıtlarını niye açıklamıyorsun? Senin bakanın çıktı konuştu, çok açık ve net bir şekilde 'sen söyledin ben yaptım' dedi. Bu da mı montaj. Senin yanında hala geziyor. Seni suçladı bu adam."

- Twitter'la ilgili karar

Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin İdare Mahkemesinin Twitter'la ilgili yürütmeyi durdurma kararı aldığını belirtip, konuyla ilgili görüşlerini sorduğu Kılıçdaroğlu, "Karar normal bir karar, olması gereken bir karar. Twitter yasağı 21. yüzyılda olur mu? Böyle bir anlayış olabilir mi?" yanıtını verdi.

- "Onu Hitler olarak görüyorlar"

AK Parti'nin, "yasakları kaldıracağım" diyerek iktidara geldiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Yasak getirenler oldular. İki buçuk milyon gencimiz ilk kez bu seçimlerde oy kullanacak. O gençlere şunu söylüyorum, önünüzde iki seçenek var oy kullanırken, ya özgürlükten yana oy kulanacaksınız, ya darbecilerden yana oy kullanacaksınız. Sizin özgürlüğünüze darbe yaptılar, twit atma hakkınızı elinizden aldılar. Böyle bir anlayış olabilir mi? Bütün dünya emin olun ona gülüyor. Onu Hitler olarak görüyorlar zaten. 21. yüzyılın dünyadaki Hitler'i, nerede Türkiye'de. Bunu anlamakta ben zorluk çekiyorum. İdare Mahkemesi karar vermiş, zaten vermesi gereken bir karardı. Olağanüstü bir durum yok, olağan bir süreç zaten bu."

AKHİSAR

Kılıçdaroğlu, Akhisar ilçesinde partisince düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Akhisar'ın bir dönem tütünün başkenti olduğunu, fiyatların burada açıklandığını, şimdi tütünden eser kalmadığını belirterek, "Bütün üretici kardeşlerime sesleniyorum. Senin elinden tütünü kim aldı" dedi.

Akhisar'ın şu anda zeytinin başkenti olduğunu, 10 yıldır fiyatların artmadığını ancak girdi fiyatlarının devamlı yükseldiğini savunan Kılıçdaroğlu, "Elinizi vicdanınıza koyun ve oyunuzu öyle kullanın. 10 yıldır zeytinin fiyatı niye doğru dürüst artmıyor diye. Cevabı belli. O zenginleşiyor siz fakirleşiyorsunuz. Siyasette siyasetçi zenginleşirse halk fakirleşir. Bunu ezberleyeceğiz. Her yerde söyleyeceğiz" diye konuştu.

Günde 24 saat çalıştığını, sadece kendisinin çalışmasının yetmediğini, ülkesini, çocuğunu seven güzel bir Türkiye düşleyen herkese görev düştüğünü dile getiren Kılıçdaroğlu, geçen seçimlerde farklı partilere oy veren kişilerin ikna edilerek CHP'ye oy vermelerinin sağlanmasını istedi.

"Birileri malı götürüyor. Milyonları, milyarları götürüyor. Türkiye'de siyaset kirlendi, 'Gelin beraber Türkiye'yi yeniden aydınlığa kavuşturalım' diyeceksiniz, insanları ikna edeceksiniz" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Onun unvanını herkes biliyor. Bütün dünya biliyor. Miting meydanlarında 'Hırsız Tayyip' dendiği için aleyhime dava açmış. Sanki ben korkacakmışım gibi. Sen ayakkabı kutusundan korkuyorsun. Siz hiç ayakkabı kutusundan korkan bir başbakan gördünüz mü? Bizde var. Siz hiç twitterdan korkan başbakan gördünüz mü? Bizde var. Adı başçalan, malı götürüyor çünkü. 'Ben yürütme organının başıyım' diyordu. Biz senin neler yürüttüğünü çok iyi biliyoruz.

Yine diyorlar ki, 'Şu CHP var ya, gelirse dolar yükselirmiş'. Son 2 ayda yüzde 20 devalüasyon oldu, sen yaptın. Şimdi onun faturasını da bize çıkarmak istiyor. Yiyor, yiyor mağdurları oynuyor. Götürüyor mağdurları oynuyor. Şu teklifi gelin hep beraber yapalım. Çağrıda bulunayım; sevgili başçalan, kaç lirayla doyacaksan bana haber ver. Vallahi bir kampanya açacağım, uluslararası kampanya. Parayı toplayacağım sana vereceğim, şu milletin yakasından düş. Emin olun kabul etmez. Çünkü doymak bilmiyor ki. Rakamın bir sınırı yok onda."

"CHP'nin iktidara geldiğinde devleti yönetemeyeceği" söylemine tepki gösteren Kılıçdaroğlu, "Devleti kuran parti nasıl devleti yönetemez? Sen daha doğmadan önce bu devleti kurdu bu parti. Kuvayi milliyeciler kurdu bu devleti. Sen sonradan geldin. Sen devleti soymak üzere geldin, devleti yönetmek üzere değil" ifadelerini kullandı.

Bu seçimlerde 2,5 milyon gencin ilk kez oy kullanacağını anımsatan Kılıçdaroğlu, gençlere seslenerek, "Ya özgürlükten yana ya darbeden, baskıdan yana oy kullanacaksınız. Demokrasiden yana oy kullanacaksanız adresiniz, yeriniz belli. Mustafa Kemal Atatürk'ün partisi Cumhuriyet Halk Partisi. Gençler düşüncelerini özgürce twitter aracılığıyla anlatıyorlar. Onlara şükran borçluyuz. Ama o korkuyor. 140 karakterden korkan adam. Çırpındıkça batıyor. Niye batar çünkü bataklıkta, çünkü doğru yerde değil. Oturduğu yeri bilmiyor, anlamını bilmiyor, halka hizmet etmiyor, kendisine ve ailesine hizmet ediyor, onlar köşeyi dönüyor" şeklinde konuştu.

Geçmişte farklı partilere oy verenlere de seslenerek onların da ellerini vicdanlarına koyarak oy kullanmalarını isteyen Kılıçdaroğlu, ayrışma lükslerinin olmadığını vurguladı.

17 Aralık soruşturmasına da değinen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Sabahın 07.30'u. İçişleri Bakanı Muammer Güler oğluna telefon açıyor. Oğlu, 'Babacağım polisler bastı' diyor. 'Evde kaç para var', 'Sen biliyorsun' diyor. 'Oğlum ne kadar para var', 'Birkaç kuruş para var babacağım' diyor. 'Oğlum kaç lira var', '1 trilyon civarında para var' diyor. Bunlar mahkeme kararıyla tespit edilen konuşmalardır. TBMM'ye gönderilen fezlekenin içinde vardır. O fezlekeyi görüştürmemelerinin nedeni bunun açıklanmasını istememeleridir. Yarın sandığa gideceksiniz. Elinizi vicdanınıza koyun ve şu kararı verin; ben helale mi ortak, harama mı ortak olacağım.

4 bakanı Rıza Sarraf denen bir kişi rüşvetle satın almıştır. Aldıkları rüşvetin miktarları fezlekelerde vardır. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan 28 seferde 52 milyon dolar götürmüştür, İçişleri Bakanı 10 seferde 10 milyon dolar götürmüştür. Bu Sarraf'a aynı zamanda kuryelik yapmıştır. Egemen Bağış, hani 3 seferde 1,5 milyon dolar para alan. Buna az geliş nedeni çikolata kutusu olduğu için. Sarraf telefonda söylüyor; 'Ona 500, 500 gönderin, çikolata kutusunun içine koyun' diyor. Bu kişinin geçenlerde bir ses kaydı daha düştü. Allah'ın kelamıyla dalga geçen kişi... Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy verenlerin vicdanlarına sesleniyorum; sandığa gideceksin, çoluk çocuğunun yüzüne bakacaksın, ülkenin çocuklarını, inancını düşünü, imanına bak düşün ve oyunu öyle kullan. İstiyorum ki bu ülkede huzur, barış, siyasette temizlik olsun. Kirli işler olmasın."

Kadınların bahar ayında bahar temizliği yaptığını, siyasette de bahar temizliği yapılmasını isteyen Kılıçdaroğlu, her partiden kişinin CHP çatısı altında belediye başkan adayı olduğunu ifade ederek, "Tek aradığımız şart dürüst ve namuslu olmaları. Türkiye çok ayrıştı, çok kamplaştı. Birbirimize düşman gibi bakmaya başladık. Bunu kabul etmiyorum. Bu ülkeye huzur getirmek, barışı getirmek istiyorum. Her evde tencere kaynasın istiyorum. Çiftçiler ürettikleri ürünün karşılığını alsınlar istiyorum. Bütün insanlarımı seviyorum. Hiçbir ayrım yapmıyorum. Ben ayrımcı, bölücü değilim. Ben kişinin rengi, inancı ne olursa olsun insanı Allah'ın yarattığı en değerli varlık olarak görür ve başımın üstünde ona yer açarım" şeklinde konuştu.

Konuşmasının ardından Kılıçdaroğlu'na Akhisar Belediyespor'un forması ve kaşkolu hediye edildi. Kılıçdaroğlu, beraberindeki milletvekilleri ve belediye başkan adaylarıyla birlikte vatandaşlara karanfil verdi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mk kartal - 3 yıl önce
slm başkanım recep tayıp erdogan diyorki .0.18,yaşarası çocuklarda mayne üçretiyok amamiletbilmiyor 8tl üçretalıyorlar bunu dilegetir