Kasım’da geldiler, Kasım’da gidecekler

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “7 Haziran’da yaşananlar 1 Kasım’da yaşanmayacaktır” sözlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel “Cumhurbaşkanı üstü örtülü olarak vatandaşa seçimdeki kullanacağı oy konusunda istikamet gösteriyor” dedi.

Kasım’da geldiler, Kasım’da gidecekler

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP’nin eski milletvekili, İstanbul Bağımsız Milletvekili İhsas Özkes’in katıldığı Saray’da düzenlenen 30 Ağustos resepsiyonunun ardından attığı tweetler ve 1 Kasım seçimleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Özgür Özel: “Allah kimseyi İhsan Özkes’in durumuna düşürmesin” dedi. İhsan Özkes’in geçen Nisan ayında yaptığı konuşmada siyasetin içinde herkes açısından fevkalade kutsal olan değerleri ve kavramları kullandığını kaydeden Özel, “Bu kavramları bu kadar kolay kullanmamak lazım. Bu konuya 'dini siyasete alet etme, zaman zaman MHP’yi de dini muhalefete alet etme' diye hep eleştirmişimdir. İhsan Hoca'nın dünkü açıklamalarını gördüğümde de bir kez olsun böyle bir ifade kullanayım bundan sonra da böyle bir şey kullanmamaya gayret edeceğiz: Allah kimseyi İhsan Hoca'nın düştüğü duruma düşürmesin” dedi. 

İSTİKAMET GÖSTERİYOR

Cumhurbaşkanı’nın “Hiçbir şey 7 Haziran gibi olmayacak” sözlerini de eleştiren Özel şöyle devam etti: “7 Haziran seçimlerinin sonucunu yani AKP’nin iktidardan uzaklaşmış olmasını tek başına iktidar olamamasını bir başka şeyle ilişkilendirip seçim güvenliği sosuyla bulandırıp vatandaşa kararını yeniden gözden geçir yaklaşımını da fevkalade tehlikeli görüyoruz. Cumhurbaşkanı zımnen üstü örtülü olarak vatandaşa seçimdeki kullanacağı oy konusunda istikamet dayatmaktadır ve kararını beğenmedim bunu bir daha düşün demektedir. Bunu da demokrasi açısından son derece tehlikeli buluyoruz.”

DARBECİ KARŞIMIZDA

“1 Kasım tarihinin savaş gerekçesi bahane gösterilerek ertelenmesi' ile ilgili iddiaların sorulması üzerine Özgür Özel şunları kaydetti: “7 Haziran’da bir seçim yaptık. Bugün ise 13 yıldır iktidarda bulunanlar o partinin kurucu başkanı olan şimdiki Cumhurbaşkanı 7 Haziran iradesini Meclis'e yansımaması ve vücut bulmaması için elinden geleni yaptı. 7 Haziran’da vatandaş 'tek başınıza yönetmeyeceksiniz, bir koalisyon olacak, en az 2 parti bir araya gelecek' dedi. Bu mesaj doğru okunmalıydı, bu vatandaşın yüzü güldürülmeliydi. Onun yerine, seçimden önce de 'koalisyon kaos, felakettir' diyenlerin söylemlerine uygun olarak birileri düğmeye bastı. Türkiye kan gölüne döndü. Kan ve gözyaşı var. Bir an önce Türkiye’nin bir hükümete ihtiyacı var. Bu konuda CHP, AKP’nin seçmenine duyduğu saygıdan dolayı onlarla görüştü, görüşmeye devam etti, masadan kalkmadı. Kendisine ilişkin talepleri değil, vatandaşların taleplerini sürekli masada tuttu. Vatandaşa verdiği sözleri, emekliliğe, çiftçiye, atanamayan öğretmene, taşerona verdiği sözleri hiçbirini unutmadan masada tuttu. Ama bu konuda AKP ile anlaşmak mümkün olmadı. Onlar bize 'bir koalisyon ortaklığı değil, seçim hükümeti' önerdiler. O seçim hükümetinin de eli kolu bağlı, özel gündemli bir gözü ankette, bir gözü seçim sandığında olan bir hükümet olacağını biliyorduk, bu yüzden kabul etmedik. Gelinen bu noktada hükümetin göreve başlamasıyla birlikte daha ilk Bakanlar Kurulu yapılmadan Başbakanlık genelgesi yayınlandı. Atamaların yasaklandığına ilişkin. Yeni gelen birkaç bakanın atama yapmasının önüne geçecek hazırlanmış bir genelge var. Yani muhataplarını hiçe sayan kendisini esas aktör, diğer partileri figüran gören anlayışın 'devlet benimdir, erk benimdir, güç benimdir, kimseyle paylaşmam' diyen birisi.”

BİR KASIM GÜNÜ GELDİLER, 1 KASIM’DA GİDECEKLER!

 “Bugün gelinen noktada seçime gitmeden en az kaygı duyacak parti CHP’dir. Seçim meydanlarında bu görülecek. Şu an anketlerde CHP’de 3-4 puanlık artış görülüyor. Artış trendi hızlanarak devam ediyor. AKP'nin 1-2 puan yükselir miden şimdi acaba oyları nereye kadar düşecek tartışmaları gündemde. Seçim isteyen, daha doğrusu bu Parlamento çalışmasın isteyenlerin neden istemediğini eğri oturup doğru konuşalım. Çünkü Parlamento çalışırsa soruşturma komisyonları kurulabilir. Kurulursa dört bakan çorap söküğü gibi her şeyi anlatabilir, 4 bakanın çocukları yeniden yargılanabilir ve iş 17-25 Aralık soruşturmaları sürecinin sonunda 25 Aralık denildiğinde Bilal Erdoğan’a gelebilir ve telefon görüşmeleriyle ilgili başta montaj dedikleri şimdi gerçekliği herkes tarafından resmi kurumlar tarafından kabul edilmiş bir noktaya gelebilir. Bu ülkede, bu Parlamento'nun çalışmasını istemeyen bir darbeci var karşımızda. Darbeyi askerle yaparsanız askeri darbe olur, tankla, topla yaparsanız, ama bürokrasideki gücünüzle ve devlette size tanınan güçle yetkilerle yaparsanız sivil darbe olur. Bugün Anayasa'ya uymayan, 'ben Anayasa'ya uymuyorum, Anayasa'yı bana uydurun' diyen ve sonraki süreçle ilgili her şeyi göze alan birisi var. Ama herkes şunu bilsin ki bir Kasım günü geldiler, 1 Kasım’da gidecekler. Kimse endişelenmesin” dedi


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.