İyi takım olmak maç kazandırmaz

Tavşanlı Linyit için vasat, Manisaspor için iyi bir takım desem. Yanlış mı olur? Bence olmaz. Manisaspor bu ligin kaliteli olmasa da, iyi takımları arasındadır. Tavşanlı Lintyit’in ise gücü bellidir. Şu da unutulmamalıdır ki, bu öngörü sahada maçı kazandırmaz. Sahada iyi takım, ya da vasat takım değil, iyi oynayan takım kazanır.

İyi takım olmak maç kazandırmaz

Şimdi bunları niye yazdım. Şundan yazdım. Her haliyle, her hattıyla rakibinden iki gömlek üstün olan Manisaspor’un bir puanı son dakikalarda koparmasına şaşırdım da ondan yazdım. Denecektir ki, hiç puandansa, bir puan iyidir. İyidir de, bir takımın hedefi şampiyonluksa böyle maçlarda da takılmaması gerekir. Hoş bu takılmada iyi dediğim, takımın da katkısı ilk yarıda büyük oldu.

İlk önce maçı kopartacak pozisyon 11’de hem Murat’ın hem de Umut’un ayaklarına geldi. Ama olmadı. Sonrasında ise Tavşanlı’nın iki eksikle saha da mücadele eden Manisaspor üzerinde kurduğu baskısı geldi. İlginç olan ise, Tavşanlı baskı kurduğu anlarda değil, ummadığı anlarda golleri buldu. Önce Bekir atağa çıkacakken topu kaptırdı gol oldu. Sonra rakip kalede korner atışı kullanırken, dönen topla fark ikiye çıktı.

Rahmetli Turgut Özal’ın klişeleşen sözü ile açık, seçik ifade edeyim; iyi değdim bu takım hiçbir maçta Umut Sözen ve Murat Tosun’dan oluşan ikiliyi kaldırmaz. Ne kadar bu oyuncuların sağında solunda oynayan futbolcular iki kişilik mücadele etse de, bu ikilinin sahadaki yokluklarına çare bulamazlar. Kütahya’da bulamadıklarını ilk yarıda gördük.

Bizim genç muhabir arkadaşlarımız Simonek’in başını yemeye çalışıyorlar. Ben onlara şunu söyleyeyim, adamın dilinden anlayan bir Allahın kulu yok. Ne İngilizcesi var, Ne de Türkçesi. Takımla düne kadar tarzanca anlaşan bir oyuncu. Anlatabileceği tek bir dili var, o da futbolu. Biraz zaman verinde, adamcağız derdini hiç olmazsa saha içinde anlatsın.

Gelelim ikinci yarıya. Yürüyenlerin yerine koşanlar sahaya sürülünce, terazinin dengesi Manisaspor’a lehine dönüverdi. Önce Peroviç sonra Mikiç maçı eşitleyiverdi. Barbaros’un o anlamsız çekmesi olmazsa, maç farka giderdi. Ama acemice penaltı, sonrasında rakibin tempoyu düşürmek için her şeyi yapması maçı kilitledi. Neyse ki 90+5’te Hasan Ali sahneye çıktı. Bir puanı kurtaran isim oldu. Sonrasında ise yaptığı hareketler ise hiç hoş değildi. Hele Hasan Ali gibi bir oyuncuya hiç yakışmadı. Sanki sana şans vermeyenler yazar çizer grubuymuş gibi… Ben futboluna da beğendiğim kardeşime şunu söyleyeyim, ‘Yapma kardeşim. Kendine cephe açma. Attın golünü adam gibi sevin. Yazara çizere fazla bulaşma…’


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.