İSTİHBARAT NEREDE?

Manisa Barosunun çiçeği burnunda Başkanı Ali Arslan Çağlayan Adliyesinde yaşanan olayları değerlendirdi. Arslan, Çağlayan Saldırısı öncesinde istihbaratın görevini tam anlamıyla yapması halinde bu saldırının önlenebileceğini savundu.

İSTİHBARAT NEREDE?

HABER: BÜŞRA GÜRBÜZ
Manisa Barosu Başkanı Avukat Ali Arslan, "Biz terörist saldırılara her şekline karşıyız. Hangi örgütten gelirse gelsin, hangi amaçla yapılmış olursa olsun, haklılığını ya da haksızlığını araştırmadan bu tür saldırıları şiddetle kınıyoruz" dedi. 

Arslan, "Çağlayan Adliyesindeki rehin alma olayını kaygıyla, korkuyla izledik. Tabi elektriklerin de kesik olması net bir bilgi almamızı, sağlıklı bir bilgi almamızı engelledi. Elektrik kesintileri sadece İstanbul'da ya da Çağlayan'da olmadı. Kesintilerin belki bu olayla alakası yoktur. Ama tabi ki bu Türkiye'yi sessizliğe boğmuş oldu. Bir çok kesim akşam elektrikler geldikten sonra olayı öğrenmiş oldu" dedi.  

BAŞARILAN BİRŞEY YOK 

Olayın iç yüzünün tam anlamıyla aydınlatılması gerektiğini belirten Baro Başkanı Ali Arslan, "Olay değişik şekillerde anlatılıyor ve yapılan başarılı bir operasyonla olay sonuçlandı deniliyor. Ama elde edilen sonuçta başarılı hiç bir şey yok. Savcımızı kaybettik. Böyle bir olayda savcımız kurtulmuş olsa başarılı bir operasyondan bahsedilebilirdi. Ama operasyonun sonucunda elde edilen bir şey yok. Biz savcımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Eşi ailesi ve tüm yargı camiasına başsağlığı diliyoruz" dedi.  

HEDEFLİ BİR SALDIRI 

Çağlayan olayının planlı ve hedefli olduğunu iddia eden Arslan, "Adliyelerde her yerde güvenlik önlemleri vardır. Bu önlemleri değişik şekillerde arttırabilirsiniz. Fakat bunun hedefli bir saldırı olduğu aşikardır. İstihbarat bilgileriniz yoksa hedeflenen hiçbir saldırıyı engellemek mümkün değildir" dedi. 

Saldırganların adliyeye avukat cübbeleriyle girdikleri yönündeki söylemlere de açıklık getiren Başkan Arslan, "Bu konuda avukat cübbesi, avukat kimliği kullanılarak içeri girildi diye söylemler var. Olay bu şekilde olmasa bile değişlik şekillerde yine adliyeye girilmesi mümkündür. Çağlayan adliyesi büyük bir adliye ve günde 15 bin kişi buraya girip çıkıyor. Böyle bir adliyeye hedefli bir saldırı yapılıyorsa bunu önlemek istihbaratın görevidir" dedi. 

İSTİHBARATIN GÖREVİ 

istihbaratın görevini tam anlamıyla yapması halinde bu saldırının önlenebileceğini iddia eden Arslan, "Aksi halde bunu engellemek mümkün değildir. Adliyelere güvenlik kontrolünden geçmeden girebilmek sadece avukatlara tanınan bir hak değil. Hakim ve savcılarımız da aynı şekilde bu haktan yararlanıyor. İdari personel de aynı şekilde kartını gösterip içeri girebiliyor. Bu tür girişlerde ne yazık ki kolay oluyor. Biz avukatlar olarak her zaman şunu söylüyoruz. 'Eşitlik anlamında eğer adliye hakime savcıya güveniyorsa onlar güvenlik cihazlarına girmeden, gerekli güvenlik tedbirleri alınmadan girebiliyorsa avukatların da bu şekilde girmesi gerekir' dedi. 

KATKI VERİRİZ 

AErslan son olarak, "Avukatlar da yargı camiasının üç ayağından biridir. Ama tabi ki önümüzdeki süreçte Türkiye Barolar Birliğinin de görüşlerinin alınarak ortak çıkış yolları bulmak mümkündür. Çünkü güvenlik önlemleri  bu günün sorunları değildir. Önümüzdeki süreçte herkese eşit şekilde bir düzenleme ve yeni güvenlik önlemleri getirilecekse de biz gerekli katkıyı vermeye her zaman hazırız"


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.