İftarda Pankartlar Dikkat Çekti

AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ’ın Şehzadeler Belediyesinin destekleriyle Manisa Cumhuriyet Meydanında düzenlediği iftar yemeğine 2 Bin kişi katıldı.

İftarda Pankartlar Dikkat Çekti

Şehzadeler Belediyesi'nin katkılarıyla AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ’ın Cumhuriyet Meydanında düzenlediği iftar yemeğine Manisalılar yoğun ilgi gösterdiler. 

7 Haziran genel seçimlerinde HDP’nin Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde baskı ve dayatmalarla oy topladığını kaydeden AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, “Biz Güneydoğu Anadolu’da yapılan seçimlerin sağlıklı olduğunu düşünmüyoruz. Biz çözüm sürecine evet diyoruz. İnsanlar ölmesin, kan akmasın, çocuklar dağa çıkmasın, polis, asker ölmesin istiyoruz ama çözüm süreci askerin ve polisin bıraktığı fakat PKK’lıların sokaklarda keleşlerle gezdiği bir Türkiye değildir. Çözüm süreci silahların susması, akan kanın durmasıdır. Bu nedenle Güneydoğu Anadolu’da, Doğu Anadolu’da yaşayan vatandaşlarımız PKK’nın, HDP’nin insafına terkedilemez” dedi.

MANİSA’DAN UYGUR TÜRKLERİNE SELAM GÖNDERİYORUM

Uygur Türklerine Çin’in insanlık dışı katliamlarına devam ettiğini belirten Özdağ, “Komünist Çin tarafından katliama uğrayan Uygur Türklerini saygıyla anıyorum. Onlar orada 30 Milyonluk bir kitle. Bu insanlarımıza oruç tutturmuyorlar, namaz kıldırmıyorlar. Komünist Çin Devleti Uygur Türklerinin İslami vecibelerini yerine getirmesine mani oluyor. Bu insanlarımıza buradan selam gönderiyorum. Bağımsızlığını kazanan Türk Dünyası’nın Azerbaycan’ı, Kazakistan’ı, Özbekistan’ı gibi onlarda bir gün bağımsız olacaklar inşallah. Yine burada bir afişimiz var Başbağlar katliamının 33. Yılındayız. Başbağlar’da 33 insan PKK tarafından Camiden çıkartılarak kurşuna dizildiler. Beş kişide yakılarak öldürüldü. Bu insanlarımızı da rahmetle anıyorum” diye konuştu.

RAMAZAN’IN MESAJINI İYİ ANLAMALIYIZ

Ramazan ayının mesaj, muhasebe ve muhakeme ayı olduğunu kaydeden Özdağ, “Ramazan ayı bize iki mesaj veriyor. Birinci mesaj; nefsimizi terbiye etmek, insan olduğumuzu hatırlamak. Allah bizi insan olarak yaratıyor ama daha sonra ne kadar insan olarak kaldığımız önemli. Gece sahura kalkıyor ve top sesiyle birlikte niyetleniyoruz. Akşama kadar da nefis muhasebesi yapıyoruz. Fakirliği bu fani dünyada hatırlıyoruz. Baki olanın sadece Allah olduğunu düşünüyoruz. Akşam olunca da ailemizle, sevdiklerimizle birlikte iftar sofrasında ezan sesi dinliyoruz ve dualarımızla orucumuzu açıyoruz. Ramazan ayı bireysel mesajın yanında birde evrensel mesaj veriyor. Biz Müslümanlar ilk emri ‘Oku’ diyen bir dinin mensuplarıyız. Ne kadar okuyoruz ve Cezayir’den, Fas’a, Tunus’a, Nijerya, Nijer, Sudi Arabistan’a ve diğer komşu ülkelere doğru bir yay çizelim Allah’ın bahşettiği tüm yeraltı ve yer üstü zenginlikleri bu topraklarda. Doğalgaz, petrol, altın, uranyum burada, Peygamberimizin hadisinde bahsettiği gibi 5 kutsal nehir yine bu bölgede. Tüm bunlara karşın neden Müslümanlar fakir ve mezhep kavgası yapıyorlar? Etnik ve ideolojik parti kavgası yapıyorlar? Neden Müslümanlar dünya ayetlerini doğru okumazlar?  Aslında Kuran’ı Kerim bunun mesajını veriyor bizlere. Maalesef Müslümanlar bunu tam olarak idrak edemiyorlar. Ben her gün ‘Allah’ım devletimize ve milletimize zeval verme. İslam ve Türk Dünyasının tüm ülkelerini ilim, irfan sahibi cesur, ehliyetli ve liyakatli insanlar tarafından yönettir” diye dua ediyorum.  İslam Dünyasının en büyük acısı başka adamlar tarafından yönetiliyor olması. Maalesef İslam Dünyası ilimden, barıştan, kardeşlikten uzak. Bizim muhasebe yapan insanlara ihtiyacımız var. Beyin göçünü beyin gücüne dönüştürebilecek insanlara ihtiyacımız var” dedi.

HASBİ KARDEŞLERİMİZ YANLIŞI TERKETMELİ

Sözlerinde paralel yapıyı da sert bir şekilde eleştiren Özdağ, “Geçmişte bizlerde bunlara destek verdik. Bu insanların hasbi olanları vardı. Yani uhulet ve ihlas içerisinde çalışanları vardı. Bir de hesabı olanlar vardı. Hesabı olanlarla mücadelemiz devam edecek. Yani kim vesayetçiliğe soyunursa onlarla Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve hükümetler olarak mücadele edeceğiz. Ama hasbi olanlar bizim kardeşimiz onlara bir kez daha oraları terk etmeye çağırıyorum. ‘Onlarla beraber olmayız’ diyoruz. Kim ki egemen güçlerin uşaklığını yapar, kim ki vesayetçiliğe soyunur, kim ki sandıkları terbiye etmek isterse onlara müsaade etmeyeceğiz. Türkiye’de vesayetçiler zaman zaman şehir değiştirdiler. Zaman zaman darbeler yaptılar. Zaman zaman sermaye dünyası siyasetçileri terbiye etmek istedi. Ama onlara direndik, bundan sonra da direneceğiz. Gezi olaylarında, Kobani’de, 17-25 Aralık’ta olduğu gibi paralel yapıların hepsiyle mücadele edeceğiz. O nedenle onlarla geçmişte beraber olanlar muhasebelerini yapsınlar, muhakeme yapsınlar ve buraları terketsinler” şeklinde konuştu.

HADLERİNİ BİLMEYENLERE HADLERİNİ BİLDİRECEĞİZ

Demokrasilerde son sözü sandığın söylediğini kaydeden AK Parti Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ 7 Haziran’da gerçekleşen genel seçimlerde 258 Milletvekili çıkardıklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti. “Öz eleştiri yapmamızda icap ediyor. Kendi hatalarımızda vardı. Ama en çok herkesin saldırıya geçtiği bir ortamda Paralelciler, PKK’lılar, vesayetçiler, egemen güçler karşımıza bir parti ile çıkmak istediler. Meclise bir partiyi taşımak istediler. Kısmen de başarılı oldular. Her partiye saygı duyarız ama silahtan medet umanlara, hala koruyuculara dönüp, ‘O silahları size çevirmesini biliriz’ diyen sözde Milletvekillerini de biliyoruz biz. Daha dün bir Milletvekili ‘Keşke Kürtler Hıristiyan olsaydı’ diye sesleniyor. İstanbul’da gaylere, homoseksüellere, transseksüellere özgürlük diyenler, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’da Hüdapar’lılara özgürlük demiyorlar. AK Partililere özgürlük demiyorlar. MHP’lilere, CHP’lilere özgürlük demiyorlar. Oralarda sandıklarda hile yaptılar ve bu hilelerin hepsi meydana çıkacak inşallah. Sandıklara giderek, ‘Açık oy kullanacaksınız, 1946 yıllarına döneceksiniz’ diyenlere de savcılar gereğini yapacak. Biz Güneydoğu Anadolu’da yapılan seçimlerin sağlıklı olduğunu düşünmüyoruz. Biz çözüm sürecine evet diyoruz. İnsanlar ölmesin, kan akmasın, çocuklar dağa çıkmasın, polis, asker ölmesin istiyoruz ama çözüm süreci askerin ve polisin bıraktığı fakat PKK’lıların sokaklarda keleşlerle gezdiği bir Türkiye değildir. Çözüm süreci silahların susması, akan kanın durmasıdır. Kürtler bizim kardeşimizdir. Ne kadar özgürlük varsa Kürtçe konuşulmasından eğitimine kadar bütün özgürlükleri AB müfredatına ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dik duruşuna ve özgürlüklere sevdalı tavrına borçluyuz. Onlar ‘Silah elimizdeydi, bu hakları silahla aldık’ zannetmesinler. Türkiye bir bütündür. Onlar, ‘Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da etnik temizlik yapacağız. Orada AK Partiye oy verenlerin çocuklarını dağlara kaçıracağız. Onları kendi kurduğumuz mahkemelere çağıracağız, yargılayacağız ve daha sonra da buraları terkettireceğiz. Ardından da yerel yönetimlere özgürlük değil yerel topluluklara özgürlük diyeceğiz. Sonra da özerkliği ilan edeceğiz. Fırat’ın öbür tarafında özerklik, bu tarafında ortaklık diyeceğiz’ Yok öyle yağma! Türkiye bütündür. Hesabını çok ağır görürüz. Ya beraberce yaşayacağız bu topraklarda ya da Kandil’dekilerde, Öcalan’da, PKK’da, KCK’da, HDP’de mutlaka haddini bilecek. Bilmezlerse Kürt’üyle, Türkmen’iyle, Arap’ıyla, Çerkez’iyle hadlerini bildirmek mecburiyetindeyiz.”

ERKEKÇE KONUŞ; OKUYACAK MISIN, OKUMAYACAK MISIN

 Konuşmasında HDP’li Milletvekillerinin Meclis’in açılışında İstiklal Marşını okumamasına ve Meclis Başkan Adayı olan Dengir Mir Mehmet Fırat’ın bir gazetecinin İstiklal Marşını okuyup okumayacağına ilişkin sorusuna cevap verme biçimini de değerlendiren Özdağ, “Bizim bir vatanımız, bir Türkiye var. Bir devlet, bir bayrak, bir bayrak, bir millet var. Hem özgürlük diyeceksiniz hem de vatandaşa açık oy kullandırtacak, baskı yapacaksınız. Hatta oyları kendiniz atacaksınız ondan sonra da kalkıp barıştan söz edeceksiniz. Türkiye partisi olmaktan söz edeceksiniz. Ondan sonra da kalkıp Türkiye Büyük Millet Meclisinde Arnavut Akif’in İstiklal marşını okumayacaksınız. Dengir Mir Mehmet Fırat diye densizin biri Meclista Başkan Adayı oldu. Gazetecinin biri, ‘Şayet Meclis Başkanı olursanız İstiklal Marşını okuyacak mısınız’ diye sordu. Sorunun cevabını veremedi, okuyacağım ya da okumayacağım diyemedi. Erkek gibi cevap veremiyor, Okuyacağım diyemiyor, okumayacağım diyemeyecek kadar da yüreksiz bu adam. Sorunun cevabını veremediği gibi ’12 Eylül’de zulüm vardı’ diye lafı başka yerlere götürmeye çalışıyor. Şimdi zulüm mü var?” ifadesinde bulundu.

DEVLET HÜKÜMETSİZ KALMAZ

Meclis Başkanı belli olduktan sonra Hükümet kurma çalışmalarına ağırlık verildiğini kaydeden Özdağ, “Koalisyonu kurmak için azami gayret sarfedeceğiz. Herhangi bir ön şartımız olmadığı gibi başkaları da ön şartla gelmemelidir. Biz Türkiye’yi hükümetsiz bırakmamak için CHP ve MHP ile görüşmeye hazırız. Daha görüşmeler başlamadan görüşler beyan etmek, siyasi dayatmadır gibi sözler sarfetmek, bir başka partiyi suçlamak doru değildir. Bunlar ön yargılardır. Ön yargısız konuşulmalı, tartışılmalı ve uzlaşılmalı” dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.