İDDİANAME İLE İLGİLİ NE DEDİ?

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 günü meydana gelen ve 301 işçinin şehit olduğu maden ocağı faciasıyla ilgili iddianamede, müştekilerin her birinin ayrı ayrı ifadelerinin alınmamasının, Savcılığın iddianamede özensiz davrandığını gösterdiğini söyledi.

İDDİANAME İLE İLGİLİ NE DEDİ?

Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014 günü meydana gelen ve 301 işçinin şehit olduğu maden ocağı faciasıyla ilgili iddianamenin, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmesini değerlendiren CHP’li Özel, “İddianamenin reddedilmesini bekliyordum, ümit ediyordum. Ama bu sebeplerle değil. Bu sebepler Savcılığın özensiz davrandığını gösteriyor. Geçen 7 aylık süreye rağmen, müştekilerin her birinin ayrı ayrı ifadelerinin alınmaması, suçlanan arasındaki bağın net şekilde ortaya koyulmaması özentisiz davranıldığının kanıtıdır. Ama iddianamenin ret gerekçeleri ortadan kalktığında iddianamenin ortadan kalkabileceği düşünülürse bile savcının yaptığı önemli bir eksiği mahkemenin de katılacağı anlaşılıyor.” dedi.

KABUL EDİLİR DEĞİL!

Özel şöyle devam etti: “Kazadan sadece 7 ay önce bu şirketin Türkiye'nin en güvenli madenlerini işlettiğini söyleyen ve sözde kefil olan Bakan Taner Yıldız ve yine kazadan 2 ay önce o madeni denetleyip de madende hiç bir kusur bulamayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kendisine bağlı Teftiş Kurulu’nun bu soruşturma dışarıda tutulması kabul edilebilir gibi değil. Bence en önemli eksiklik Savcının, Meclis’e fezleke yazarak, bu iki Bakanın bütün maden ruhsatları altında imzası olan Türkiye'deki madencilik ve enerji politikalarına yön veren dönemin Başbakanının soruşturmadığı böyle bir süreçte iddianamenin önemli eksikliği kapsam eksikliğidir. Bu iddianamede devrin Başbakanının, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanını ve onlara bağlı; Enerji Bakanlığı için Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı için İş Teftiş Kurulu Başkanlığı ve yine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı için Maden İşleri Genel Müdürlüğü üst düzey bürokratlarının da yargılama kapsamında olması gerekirdi. Ama onların yargılanmadığı bir yerde, maden teknikerlerinin, maden mühendislerinin yargılanıyor olması ve onlara müebbet hapis istiyor olmak sadece kamu vicdanını tatmini ve aldatmaya yöneliktir. Esas sorumluları onlar değildir. Elbette onlarda yargılanacaklar. Esas sorumlu bu madenlere ‘hadi hadi’ sistemini getiren, 1 milyon ton kapasitedeki madene ‘ne getirirsen alır’ diyen ama 3,5 milyon ton kömür çıkartan üretim planı ile hareket edenlerin mutlaka yargılanması gerekir”

ADİL YARGILAMA

Bu şirketin en üst düzey yöneticisinin İktidar Partisi’nin Belediye Meclis üyesi olduğunu aktaran Özel, “Bu iktidar partisidir ki, hangi görüşte olursa olsun zorla çalışanları mitinglere getirip baret sallatır. Bu siyasi partidir ki, Soma'daki bütün çalışmaları için bu şirket finansman olur. Bu şirketi siyasi ilişkileri araştırılmadan ve bunun üstüne gitmeyen bir yargılama yerine gelmez. Ben bunun üzerine gidilmesini beklerken, çerin-çöpün üzerine gidiyorlar. Bu yargılama burada başlar ama karar açıklanınca bitmez. Adil yargılama, AK Parti iktidardan gidince, ne zaman bu Bakanlar ve devrin Başbakanı yüce divanda hesap verir, Soma davası orada biter. Savcılar bütün bunları düşünmemiş, savcıların düşünmediği kadar düşündürtmeyenler de var. HSYK'daki bütün büyük mücadele boşuna değildi. Hükümetin HSYK'yı ele geçirmek istemesi bunun içindi. Hakimler ve Savcıların üzerindeki siyasi baskıyı artırmak ve onları ele geçirmek istiyorlar” diye konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.