HEP ONLAR MI YAZACAK? - Azmi Açıkdil

Yerel basın bir tek gazete çıkarsa öyle 8 sayfa falan değil 14 veya 18 sayfa, haberlerden bir okumada bilgilensek. Bu durumun çok şeye değeceğine inanıyorum: Ekonomiye, hem kent hem semt ekonomisine (kağıt; böylece ağaçlar ayakta ölmez. Mürekkep, eleman, yazıyor yazıyorr) Vaktin namazda kıymetli, iş de sözde kıymetli olduğu günümüzde, zaman kaybı! Ayrıca reyting kaygısı da olmaz...

HEP ONLAR MI YAZACAK? - Azmi Açıkdil

Bazı tören bazı değil her törende temel atma, açılış, konferans, seminer, yemekli yemeksiz toplantılar, doğum günü... gibi özel günlerde gazete fotoğrafcılarının ense traşlarından hangi berbere gittiklerini, kaç beden pantalon giydiklerini, en çok hangi marka model pantalon; ütü istemeyen, sıkça yıkamak gerektirmeyen, kotları tercih ettiklerini öğrendim.

Etten duvar olan bu insanlarda şaka da şuka da deklanşör sesleri. Bu ses o kadar cezbedici olmalı ki Steve Jobs ve ondan sonra ki çakmacılar dahi cep telefon ve benzeri elektronik aletlere de uygulamışlar bu sesi, tabii böyle olunca kameralı cep telefonu sahiplerinin her biri bu sesin cazibesine kapılıp, fotoğrafçı kesilip etten duvara tuğla olma hevesine düşüyorlar. Onlarda "bi tuğlada benden" yarışındalar.

 

Göz kamerada, hafif öne eğilmiş vücutta, bel kırık, kalça çıkık, bir ayak önde bazen çapraz makas yapar vaziyette olabiliyor, şak olmadı şuk oldu. Tek ses duyarsanız sniper, bir kaç ses art arta duyarsanız belli ki bedelli yapmış. İşte bu esnada bedenler modeller tartışılıyor aliboros, top ense, asker saçı, bi de numara modelleri üç numara, iki numara, sıfır numara...

 

Şak şuk da olsa hala poz yakala hevesi, fotoğraf kahramanı o esnada farklı bir davranış gösterir kahraman da bu arada boş durmuyor tabii, bir sağa bakış, sola seğirtmece, arada göz göze gelmece alan satan memnun.

 

Anlamadığım çektin çekil git, olmaz belki bir başka poz yakalarım. İşte bu bir başka poz merakından geliyor ne geliyorsa duvarın dibinde oturanların başına. Memnun olmayanlar duvarın dibinde oturanlar; hal hatır sormaca, memleketin halini halletmece, maç kritikleri, böyle dalmış ortam unutulmuş giderken, bir ara alkış kopuyor. Kaçırdım mı? Deyip meraklanmalar. Ama etten duvar komut verilmiş gibi hep birlikte ayak değiştiriyorlar o esnada. Dizüstülerini hafiflettik diye öğünen teknoloji, fotoğraf makinalarını da hafifletse ya. Taşı taşı nereye kadar kol mu dayanır? Duvar dedik ama taş değiller ya arada bir makinaları askılarına bıraktıklarında enselere yük biniyor. Hani kendi işimi kendim görürüm hikayesi. (Hep politikacıların enseleri mi konuşulacak?)

Fotoğraf çekme pozisyonu ileri de meslek hastalığı oluşturabilir, olmasa da vücud dili bozuluyor.

 

"Oyle boyle deduler ayrilik defteruni elimuze verdiler" bu karıştı bi yerlerden, (aslında karışmadı bu yazıya Volkan Konak Konseri ilham kaynağı! olmuştu).Öyle böyle diyoruz da bazı kahramanlarda bundan rahatsız. Ertesi gün gazetelere baktığımızda bunca uğraş sonunda bir poz iki poz ama her gazetede aynı poz fotoğraflar birinden alınıp kopyala yapıştır yapılmış facebook alışkanlığımız var ya paylaşılmış meğersem.

 

Ne diye bel kırdın, kalçayı attırdın, makaslar boşunamıydı? Yoksa bir şey olacak diye geçiktirmek miydi makas yapmalar? Öyle etten duvar yıkılmasın diye onca zaman durursan makas yapıcan tabii, ama arkadakiler de bunu farketmekde ustalar.

 

Kısaca 8 sayfa yerine 18.

Bir çok uğraşla çekmek yerine paylaşmak. Feysde paylaşılınca herkese ulaşılmıyor mu?

Hayat bayram olsa demek bu olsa gerek.

Hem size yazana, çektirene, hem bize okuyana, çekene kolay.

 

Olay olur, vallahi olay.


Yazıyorrr, yazıyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
manisalı - 2 yıl önce
Manisa' nın imar sorununu yazalım, ulaşım sorununu yazalım, kentsel dönüşüm sorununu yazalım, daracık eski dar sokaklarda yıkılan tek katlı yer evlerinin yerine hiç bir değişim olmadan yapılan apartmanları yazalım, otopark sorununu yazalım, otoparka dönüşen kaldırımları yazalım. bence bunları yazalım ortak bir çözüm bulalım ne dersiniz sayın Manisa' lılar...